İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/351 E. 2020/30 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/351
Karar No
2020/30
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/351 Esas KARAR NO : 2020/30

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/06/2017 KARAR TARİHİ : 14/01/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihli dava dışı ... ile .... ve ... arasında sözleşmesi imzalanan ‘‘... Yapımı ve İşletilmesi İşi’’ İşin Kapsamı başlıklı madde 6, İş yerinin hak lehdarına teslim edilmesine müteakip hak lehdarı tarafından sahanın işletilmesi ile ... Belediye Başkanlığı ve ... ... Belediye Başkanlıklarınca toplanıp katı atık bertaraf sahasına nakledilen atıklar dışında diğer belediyeler ve gerçek ve tüzel kişilerce sahaya getirilen atıklardan ihale tarihinde yürürlükte olan ve belediyece tahsil edilen Katı Atık Bertaraf Bedeli (Bu Bedel ... yılı için ... TL/ton dur.) ilk yıl aynı kalmak üzere takip eden yıllarda her yıl ÜFE (üretici fiyat endeksi)(bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde değişim oranı) oranında artış uygulanarak belirlenecek bedeli geçmemek üzere, hak lehdarı tarafından belirlenip tahsil edilmesi’’ hükmünün olduğu, Belediye tarafından tahsil edilen atık su bedeli ile fatura edilen katı atık bertaraf bedeli birbirinden ayrı hukuki düzenlemelere ve işlemlere haiz olduğu, 2872 sayılı Çevre Kanununun 11/11. Fıkrası ‘‘... belediyeleri ve belediyeler ... tarihli ..., .... ve ... arasında sözleşmesi imzalanan ve ... tarihinde devir sözleşmesi ile ...’ ye devredilen ‘‘... Yapımı ve İşletilmesi İşi’’ evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işletmekle yükümlüdürler. Bu hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacaklar, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım, onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlüdür. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınır.’’ Belediyelerin bu alandaki görevlerini 3. kişilere gördürebileceği ve ilgili tesisleri işlettirebileceği, fatura tutarının ilgili belediye tarafından düzenlenen tarifelere uygun olarak fatura düzenlendiği, davalı şirketin katı atığı toplayan ve taşıyan olduğu belirtilse de davacının işletmekte olduğu katı atık bertaraf tesisine çöpleri boşalttığı, yukarıda da belirtilen sözleşme hükmü gereği katı atığı sahaya getiren gerçek ve tüzel kişilerden bertaraf ücreti tahsil edileceği, bu bağlamda hukuka aykırılık bulunmadığını, bu alacağın tahsili için Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlunun itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu faturanın bertaraf ücretine ilişkin olduğunu, bertaraf değil düzenli depolama yapıldığını, fatura açıklamasında ... yazdığını, sadece yemek artığı şeklinde basit evsel atıkların döküldüğünü, fatura kesen şirketin işi ihale ile aldığını, ihale konusunun bertaraf tesisi yapımı ve işletilmesi işi olduğunu, bertaraf tesisi henüz kurulmadan çöp bertaraf ücreti istenemeyeceğini, fatura kesen şirketin ücret alma yetkisi olmadığını, ... sınırları içerisinde ki yerlerden çöpler için ücret isteyemeyeceğini, bu konu ile ilgili benzer davaların ...’ nın ...-... nolu İdare Mahkemelerinde açıldığını ve konu ile ilgili olarak tahakkuk edilen bedellerin iptal edildiğini, davalardan çıkan kararlarda; belediyenin çöpü alınan oteller ile yatak sayısı kullanım kapasitesi gibi hususlarda düzenleme yaparak yeni bir tarife hazırlaması gerektiği, bu bedelin çöpü üretenden alınması gerektiğinin belirtilmiş olduğunu, çöpü üretenin de Çevre Temizlik Vergisi ve Su Faturaları ile bunu ödediğini, yaptıkları işin çöpün otelden toplanması, çöpün depolama sahasına nakli olduğunu, çöpü üreten ve kirleten olmadıklarını, çöpün ... ... ne ait olduğunu düzenlenmiş olan faturanın yasal olmadığını, tarifenin neye göre hangi kritere göre kesildiği belirtilmeden fahiş fiyatla fatura kesildiğini, belirtilen nedenlere istinaden düzenlenen faturaya yasal süresi dahilinde itiraz edildiğini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. vd. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL için takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. ... tarihli ..., .... ve ... arasında sözleşme imzalandığı, ... tarihinde devir sözleşmesi ile ‘‘... Yapımı ve İşletilmesi İşi’’ nin ...’ ye devredilmiştir. Taraflar ticari defterlerini sunmuşlar ve dosya bilirkişiye tevdi olunmuştur. Bilirkişi SMMM ...'ın ... tarihli raporunda özetle; "...Davacının ticari defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun ve zamanında yapıldığını, sahibi lehine delil özelliği taşıdığı, davacının davalı adına düzenlediği faturaların davalının defterinde de kayıtlı olduğu, faturaların açık fatura şeklinde kesildiğini, davacı ticari defterlerinde ödeme kaydına rastlanmadığını, davacının ticari defterlerine göre davalı 2017 yılı sonu itibari ile davacıya ... TL borçlu olduğunu..." belirtmiştir. Bilirkişi Çevre Yüksek Mühendisi ... ve SMMM ...'nun ... tarihli müşterek raporlarında özetle; "...davacının 2017 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının 2017 yılı sonu itibariyle davacıya ... TL(... ... TL ve ... ... TL) borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, davalının ibraz edilen 2017 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre davacının düzenlediği faturaların ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, davalı tarafın davacı tarafından gönderilen ... tarihli ... sıra numaralı faturayı kabul etmemiş ve ... tarihli Antalya ... Noterliği ... yevmiye nolı ihtarname ile davacıya faturayı iade etmiş olduğu bu ihtarnameye cevap olarak davacının davalıya ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile ‘davacı tarafından tanzim edilen faturada yer alan miktarların yasal mevzuata ve taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olarak düzenlendiği, fatura gereğinin derhal yerine getirilmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği’, dava dışı ... ile .... ve ... arasında sözleşmesi imzalanan ‘‘... Yapımı ve İşletilmesi İşi’’ nde davacı .... tarafından davalı ...’ne tahakkuk ettirilen ‘‘...’’ ücretinin “Çevre Kanunu”, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, ... tarih ve ... sayılı Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmelik”, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ... ... tarihinde resmi internet sitesinde yayınlanan “Evsel Katı Atık Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz” hükümlerine ve Karar Sayısı: .../..., Bakanlar Kurulu Kararına uygun olarak düzenlendiğini..." belirtmiştir. Bilirkişi Çevre Yüksek Mühendisi ... ve SMMM ...'nun ... tarihli müşterek ek raporlarında özetle; kök rapordaki sonuçları tekrar etmişlerdir. Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında, itirazın iptali davası ile Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerini kısaca açıklamakta fayda bulunmaktadır. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. Kötü niyet tazminatı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. Maddesinde hükme bağlanmıştır. İtirazın iptali davasında, davanın reddine karar veren mahkeme, alacaklının haksız ve kötü niyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanısına varırsa, alacaklıyı, borçluya red olunan alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum eder. Alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/03/2010 tarih 2010/19-123 E. 2010/154 K. sayılı kararı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/12/2011 tarih 2011/13-576 E. 2011/747 K. sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/03/2013 tarih 2012/19-778E. 2013/250K. sayılı kararı). 2872 sayılı Çevre Kanunun 11/11. maddesi şöyledir; "... belediyeleri ve belediyeler evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlüdürler. Bu hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacaklar, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım, onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlüdür. Bu hizmetten yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, katı atıkla ilgili hizmetler dışında kullanılamaz." Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde tanımlar yapılmıştır. Buna göre; Atık üreticisi: Faaliyetleri sonucu atık oluşumuna neden olan kişi ve/veya atığın bileşiminde veya yapısında bir değişikliğe neden olacak ön işleme, karıştırma veya diğer işlemleri yapan herhangi bir gerçek veya tüzel kişiyi, Atık sahibi: Atık üreticisini veya atığın sahibi olan gerçek ve tüzel kişileri, Hizmet: Hanehalkları, kamu kurumları veya herhangi bir ekonomik faaliyet için; 1) Atıksu toplama ve yüzey sularına deşarj ile sonuçlanacak arıtma faaliyetleri, 2) Katı atık toplama, taşıma, aktarma, geri kazanım ve bertaraf hizmetlerini, Kirleten: Faaliyetleri sırasında veya sonrasında doğrudan veya dolaylı olarak çevre kirliliğine, ekolojik dengenin ve çevrenin bozulmasına neden olan gerçek ve tüzel kişileri, Kirleten öder ilkesi: Atıkların oluşturduğu veya oluşturması muhtemel çevresel kirlenme ve bozulmayı önlemek, sınırlandırmak, gidermek ve çevrenin iyileştirilmesini sağlamak için yapılan ve/veya yapılacak tüm yatırımların ve harcamaların kirletenler veya bozulmaya neden olanlar tarafından karşılanacağı ilkesini, ifade eder. Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik'in 18. maddesi şöyledir; "(1) Evsel katı atık hizmetleri için ücretlendirme yapılırken tam maliyet ve kirleten öder esasları kullanılır. Bu esasların uygulanmasına yönelik detayları içeren ve tam maliyet esaslı tarifelerinin belirlenmesinde faydalanılabilecek usul ve esaslar Bakanlık tarafından Evsel Katı Atık Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz adıyla Bakanlığın internet sayfasında yayımlanır. (2) Evsel katı atık hizmetlerine ait ücretler belirlenirken, atık üreticisinin ürettiği atık miktarı aşağıdaki birimlerden biri veya birkaçı kullanılarak tespit edilebilir: a) Atık ağırlığı, b) Konteyner sayısı, konteyner hacmi, konteyner doluluk oranı ve atık toplama sıklığı, c) Atık toplama aracı sayısı, araç hacmi, araç doluluk oranı ve atık toplama sıklığı, ç) Atık üreticilerinin hanehalkı büyüklüğü, hastanelerde yatak sayısı, okullarda öğrenci sayısı gibi belirli özelliklerine göre belirlenebilecek sabit atık üretim değerleri" Danıştay 6. Dairesinin 09/10/2019 tarih 2019/16092E. 2019/8843K. sayılı kararında; "...katı atık toplama ücretine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan bir davada, Uyuşmazlık Mahkemesinin, 09/05/2016 günlü, E:2016/266, K:2016/305 sayılı kararıyla söz konusu ücretin, idareyle kişi arasında abonman sözleşmesi ile kurulan özel hukuk ilişkisi çerçevesinde ve hizmet karşılığında maliyet-kar esasına göre idarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücret olduğu, idarenin faaliyet alanıyla ilgili olarak yürürlüğe koyduğu yönetmelik ile buna dayanan tarife kararlarının yargısal denetiminin idari yargı yerinde -idare mahkemeleri; abonman sözleşmesine dayanan bir alacak- borç ilişkisi kapsamındaki katı atık toplama bedelinin tahsiline ilişkin davaların ise adli yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerektiği..."belirtilmiştir. Davamıza gelince, davacı evsel katı atık bertaraf edilmesi için düzenlenen faturanın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Davalının katı atık taşıyıcısı olduğu noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık katı atık taşıyıcısının katı atık bertaraf ücreti ödeyip ödemeyeceği ile davacının bu ücreti talebe hakkının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. ... tarihli ..., .... ve ... arasında sözleşme imzalandığı, ... tarihinde devir sözleşmesi ile ‘‘... Yapımı ve İşletilmesi İşi’’ nin...’ ye devredilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; anılan Yönetmelik ve Kılavuzda belirlenen usul ve esaslara göre toplam sistem maliyetlerinin tarifelere yansıtılacağı, tam maliyet ve kirleten öder esaslarının kullanılarak belediye tarafından belirlenecek sabit veya değişken tarife esas alınarak evsel katı atık ücretinin belirlenebileceği, anılan Yönetmelik ve Kılavuzdaki usul ve esaslara göre evsel katı atık ücret tarifesinin belirleneceği, tarifeler belirlenirken yatırım, bakım, onarım, toplama, taşıma, geri kazanım ve bertaraf gibi işletme kalemlerinin dikkate alınacağı anlaşılmaktadır. Öte yandan, katı atık idaresince bu hizmetlerden yalnızca bir kısmının yerine getirilmesi halinde, yalnızca verilen hizmetlere ilişkin maliyetlerin tarifeye yansıtılabileceği açıktır. Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik'in 18/2. Maddesi gereğince; Evsel katı atık hizmetlerine ait ücretler belirlenirken, atık üreticisinin ürettiği atık miktarına bağlı olarak ve yönetmelikte kullanılan yöntemlerle ücret belirlenecektir. Katı atık ücreti "atık üreticisin"den istenebilecektir. "Atık üreticisi" ise faaliyetleri sonucu atık oluşumuna neden olan kişi ve/veya atığın bileşiminde veya yapısında bir değişikliğe neden olacak ön işleme, karıştırma veya diğer işlemleri yapan herhangi bir gerçek veya tüzel kişidir. "Kirleten" de faaliyetleri sırasında veya sonrasında doğrudan veya dolaylı olarak çevre kirliliğine, ekolojik dengenin ve çevrenin bozulmasına neden olan gerçek ve tüzel kişilerdir. Davalı ise yönetmelikte tanımı yapılan atık üreticisi değil, bilakis "hizmet" tanımında yer alan "Katı atık toplama, taşıma" işi ile uğraşan bir tüzel kişidir. Başka bir ifade ile yalnızca atığı tesise taşıyan, kirleten öder ilkesinde tanımlanan kirleten ve/veya atık üreticisi olmadığından davaya konu ücretin talep edilmesi mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. İtirazın iptali davasında, davanın reddine karar veren mahkeme, alacaklının haksız ve kötü niyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanısına varırsa, alacaklıyı, borçluya red olunan alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum eder. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir, bu sebeple davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının REDDİNE, 2. Davalının davacıya kötü niyet tazminatı yükletilmesi talebinin REDDİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 Sayılı HMK'nin 341 maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/01/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/351, K. 2020/30, T. 14.01.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-351-e-2020-30-k-f2f462da6230