İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/2106 E. 2017/7547 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/2106
Karar No
2017/7547
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/404 Esas KARAR NO : 2023/624 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/03/2021 KARAR TARİHİ : 11/07/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kendisine ait olan araç ile ... Mah. ... Cad. No:... ..., ... adresinde faaliyet göstermekte olan ... Hastanesi’nin servis taşıma işlerini üstlendiğini, ... Hastanesi’nin servis taşıma işleri müvekkili ile aynı surette servis işi yapan kişiler aracılığıyla ve fakat zaman içerisinde taşıma ihalelerini alan firmalar adı altında gerçekleştirildiğini, davalı da işbu taşıma ihalesini alan firmalardan biri olduğunu, müvekkili üstlenmiş olduğu servis taşımacılığı işini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, son iki ayı içeren hizmet bedeli faturasını davalı şirket adına düzenlediğini, müvekkili, servis taşımacılık hizmetini davalı şirket ile yapılan anlaşma uyarınca zamanında, eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen müvekkilinin son bir aya ait hizmet fatura bedeli faturaları ödenmediğini, davalı şirket tarafından fatura iadesi de yapılmadığını, sözleşme süreci içerisinde müvekkilinin eksiksiz bir şekilde servis taşıma hizmetini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı tarafından fatura bedeli karşılığı ödemeler yapılmayarak sözleşmeye açıkça aykırı hareket edildiğini, bu nedenle alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz sonucu takibin durduğunu, beyan ederek; a) İtirazın iptali ile takibin devamına, b) Davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Servis taşımacılığı sektöründe hizmet vermekte olan davalı müvekkili, dava dışı kurum, şirket, okul vs. gibi yerlerin personel ve öğrenci taşıma işini yaptığını, müvekkili şirket servis hizmetinin yürütülmesini kendi öz malı araçları ile gerçekleştirdiği gibi kimi zaman da bir başka servis aracını şoförü ile beraber kiralamak suretiyle gerçekleştirdiğini, bu kapsamda müvekkili şirket, davacı ile de ... Hastanesine vermiş olduğu personel servis taşımacılığı hizmetinin ifası için 20.12.2018 başlangıç tarihli “Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi” imzalandığını, davacı ile davalı müvekkili arasında yapılmış olan “Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi” ile davalı müvekkil ... Plakalı servis aracını ... isimli şoförün kullanımıyla birlikte kiraladığını, yukarıda arz ettiğimiz sözleşme kapsamında yapılan işin şoförü ile beraber araç kiralama işi olması sebebiyle davaya bakmakta görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu hususta Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 18.05.2017 tarih ve 2017/2106E. 2017/7547 K. Sayılı kararı ile; personel taşımacılığı yapmakta olan şirketin davacıdan araç kiraladığı, buna ilişkin ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu ifade edildiğini, bu sebeple öncelikle görev hususunun mahkemece değerlendirilmesi ile dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesini arz ve talep edildiğini, davacı tarafın davalı müvekkilinden herhangi bir alacağı bulunmadığını, tam aksine müvekkilinin ticari defter ve kayıtları ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince müvekkilinin davacıdan alacağı olduğunu, davalı müvekkili tarafından davacı tarafından dava dışı üçüncü şahıs ... Hastanesi’ne verilen personel servisi işinde kullanılmak üzere 20.12.2018 başlangıç tarihli “Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi” ile davacıdan servis hizmeti alındığını, ... Hastanesi tarafından Aralık 2019’da yapılan personel servis ihalesini müvekkili şirketin kaybettiğini, servis ihalesini dava dışı ... Turizm’in kazandığını, davalı müvekkili ile sözleşmesi devam eden davacı ve davacı gibi bir kısım servis tedarikçisi müvekkil ile aralarındaki sözleşme hükümlerine aykırı şekilde herhangi bir bildirim yapmaksızın fiilen sözleşmeyi feshederek, ... Hastanesi’nin personel taşıma işini alan ... Turizm’le çalışmaya başladığını, taraflar arasındaki Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesinin 6. Maddesinde sözleşme sona erme tarihi 20.12.2019 olarak belirlenmiş ve fesih bildirimi yapılmaması halinde sözleşmenin aynı şartlarla devam edeceği belirtildiğini, hal böyle iken davacı sözleşme süresi içerisinde herhangi bir haklı sebep bildirmeksizin, herhangi bir bildirim yapmaksızın eylemli olarak işe gelmediğini ve müvekkilinin taşıma işini bıraktığı ... Hastanesi taşıma işini alan ... Turizm isimli firma ile anlaşarak ... Hastanesi taşıma işinde çalışmaya devam ettiğini, taraflar arasındaki Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi’nin “Fesih” başlıklı 11. Maddesinin 4. Paragrafında, sözleşmenin ancak 60 gün önceden bildirimde bulunmak şartı ile feshedilebileceği belirtildiğini, aynı maddenin 5. Paragrafında ise Tedarikçinin bu şarta uymadan yapacağı fesih durumunda “son bir aylık hak edişinin ödenmeyeceği, ayrıca 3 aylık hakkedişi tutarındaki bedeli cezai şart olarak ödeyeceği belirtildiğini, yine taraflar arasındaki sözleşmenin “Sorumluluk” başlıklı 13. Maddesinin 8 nolu (son) paragrafında “İşverenin taşıma işini yaptığı kurum ve kuruluşlar arasındaki sözleşmenin yenilenmemesi halinde Tedarikçi işverenin hizmet verdiği kurum ve kuruluşların taşıma işini hiçbir şekilde, kendi adına hiçbir surette gerçekleştirmeyecektir” hükmünün yer aldığını, davacı hem sözleşmeyi belirtilen şartlara uymaksızın süresinden önce feshettiğini, hem de müvekkilin taşıma işini bıraktığı ... Hastanesi’nde yeni firma olan ... Turizm adına taşıma işini yaptığını, sözleşmenin iki farklı maddesini ihlal eden davacının sözleşmede belirtilen cezai şartı ödemesi gerektiğini, açıkça sözleşmeye aykırı hareket eden, sözleşmeyi ihlal eden davacının davalı müvekkilime ödemesi gereken cezai şart bedelleri bulunmakta iken, alacaklı olduğunu iddia etmesinin kabul edilemez olduğunu, öğrenci ve personel taşımacılığı hizmeti veren firmaların çoğunluğu yürüttükleri servis projelerinde kendi araçları ile beraber şoförlü araç kiralama yolu ile başka servisleri de kullandığını, sektörde tedarikçi aracı bulmak, yeterli araç sayısını sağlayabilmek ve her bir güzergah için servis araçlarını koordine etmek servis firmaları için yoğun bir emek ve çaba gerektirdiğini, bu sebeple servis sektöründe tedarikçiler ile imzalanan Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmelerinde, tedarikçilerin direkt olarak servis hizmeti verilen firmayla (... Hastanesi) doğrudan çalışmasını veya dolaylı olarak kendilerinden sonra işi alan rakip servis firmalarında aynı projede (... Hastanesi taşıma işini alan ... Turizm firmasında) çalışmaları yasakladığını, davaya konu olayda da dava dışı ... Turizm, yeni ihalesini aldığı ... Hastanesi işinde müvekkil şirketin kurduğu güzergah sistemini ve müvekkilin anlaştığı servis araçlarını kullanarak hazır sistem üzerinden para kazandığını ve haksız rekabete sebep olduğunu, bu tür haksız rekabete sebebiyet verilmemesi adına da davalı ve davacı arasında imzalanan sözleşmenin 13. Maddesinin 8. Paragrafında davacı için açıkça rekabet etmeme hükümleri düzenlendiğini ve cezai şart olarak 50.000,00 TL belirlendiğini, davacı da imzaladığı sözleşme şartlarına ve servis sektörünün uygulamalarına aykırı davrandığı ve haksız olduğunu bildiği için dava dilekçesinde “Uyuşmazlığa Konu Süreç Hakkında Açıklamalarımız” başlığı altındaki açıklamaları yapma gereği oluştuğunu, söz konusu açıklamalarda davacı ... Hastanesi’nin işlerini yaptıkları ve davalı müvekkil olmaksızın sanki hizmeti doğrudan ... Hastanesi’ne verdikleri kanısını uyandırmaya çabaladığını, davacı doğrudan ... Hastanesine hizmet veriyor idiyse o halde ücretini de ... Hastanesinden istemeli davayı da ... Hastanesine yönlendirmesi gerektiğini, yine davacı sanki davalı ile işveren ilişkisi var da ... Hastanesi Asıl/Üst işverenmiş gibi ifadeler kullanarak, yine yaptığı sözleşmeye aykırı davranışını ve haksız rekabetini kapatmaya çalıştığını, davacının ne işçi ne tüketici olduğunu, bu sebeple davacı serbest iradesiyle imzalamış olduğu Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi hükümleri ile bağlı olup, sözleşmeye aykırı davranışlarından da sorumlu olduğunu, davacı dilekçesinde açıkça ... Hastanesi’nin servis hizmetini müvekkili şirketten sonra alan ... Turizm’le çalışmaya başladığını kabul ettiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranışına ilişkin açıklamalarının kabul edilir bir yanı bulunmadığı gibi kendisini belirlenen cezalardan kurtarmasının da söz konusu olmadığı, aynı şartlardaki servisçi ile yapılan sözleşmedeki cezai şartın geçerli olduğuna dair Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarih ve ...E ...K. Sayılı kararı dilekçemiz ekinde sunduğunu, davacı kendisine yapılan havale ödemelerini ve yakıt ödemelerini alacağından mahsup etmediğini, şöyle ki; servis sektöründe sıkça uygulandığı üzere davacı; davalı müvekkilin anlaşmalı olduğu ...’ten yakıt aldığını, davacının ... plakalı aracına tanımlı ... nolu ... karttan davacı yakıt aldığını, ödemeler davalı müvekkili tarafından davacı adına yapılarak, cari hesabından düşüldüğünü, davacı söz konusu yakıt bedellerini faturalardan mahsup etmediği gibi müvekkil şirket tarafından kendisine yapılan havale ödemesini de hiç hesaba katmadığını, cezai şart alacaklarının dikkate alınmadığını, söz konusu havale ödemeleri ve yakıt bedelleri mahsup edildiğinde dahi davacının iddia ettiği gibi bir alacağı çıkmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, "Tedarikçi Araç Kiralama Sözleşmesi"nden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın icra takibine konu faturalar karşılığında davacı şirketin cari hesap alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 3.938,96 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Alınan bilirkişi raporuyla davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin tam olduğu, ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfında olduğu, davalının ticari defterlerine göre 26.08.2020 takip tarihi itibariyle davacının 47.100,90TL davalıdan kayden alacaklı göründüğü, davacının takibe dayanak fatura davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmakla ayrıca bir teslim/tebliğ şerhi aramaya mahal olmaksızın davacı faturalarının davalı aleyhine borç doğurduğu, davalının cezai şart faturasına ise davacı tarafından 8 günlük yasal süresi içinde Bakırköy .... Noterliğinin .... Yevmiye sayılı 21.02.2020 tarihli ihtarnamesi ile itiraz edilmiş olmakla davalı faturasının davacı aleyhine borç doğurmadığı, buna göre davacının takibe dayanak faturasının akabinde davacı hesabına 1.000,00TL akaryakıt bedeli ve 1.778,05TL havale bedelinin borç kaydedildiği de nazara alınarak davacının takip ve dava tarihi itibariyle 2.899,10TL davalıdan alacaklı olduğu, gerek taraflar arasında akdi faiz yönünden bir sözleşme olmadığından gerekse de takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl alacağın 2.899,10 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiştir. Talep edilen asıl alacak miktarı ile bilirkişi raporunda tespit edilen asıl alacak miktarının farklı olduğu, asıl alacağın rapor ile birlikte belirlendiği ve buna göre likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Küçükçekmece ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 2.899,10-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 198,03TL ilam harcından peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 138,73TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 59,30TL başvuru harcı, 59,30TL peşin harç olmak üzere toplam 118,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesine göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 971,52TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesine göre alınan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 348,48 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 800,00TL bilirkişi ücreti, 197,53TL posta masrafı olmak üzere toplam 997,53TL den kabul red oranına göre hesaplanan 734,18TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.899,10TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.039,86TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/2106, K. 2017/7547, T. 21.02.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-2106-e-2017-7547-k-8996384449e1