İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/1648 E. 2018/2994 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/1648
Karar No
2018/2994
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/560 Esas KARAR NO :2024/774 DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), DAVA TARİHİ:24/08/2022 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ...E - ... K SAYIILI DOSYASI DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:09/11/2022 KARAR TARİHİ:05/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil, görevli elektrik tedarik şirketi olan dava dışı ... Satış A.Ş.’nin abonesi olduğu, son düzenlenen (...) normal tüketim elektrik faturalarından anlaşıldığı üzere ticarethane grubu üzerinden ticari işletmesi ... tesisat/hizmet numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullandığı, İstanbul Avrupa yakası bölgesinde lisanslı elektrik dağıtım şirketi olan davalı/birleşen tarafından, “yapılan kontrolde sayaç giriş kofrasından ‘harici hat’ çekildiği, kontaktör vasıtasıyla kumanda edildiği tespit edildi.” iddiasını içeren 08.08.2022 tarihli ve H/... numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlendiği, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına dayanılarak 09.08.2022 tarihli, 370.419,84-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ve aynı tarihli 86.781,46-TL bedelli kaçak ek tüketim faturası toplam 457.201,30-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin (EPTHY) m.43/5 hükmü uyarınca, “kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esas” olduğu gibi, aynı yönetmeliğin 45/7 hükmü uyarınca da, “bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemlerin kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanması” gerektiği, kaçak tespit tutanağındaki haksız ve mesnetsiz iddianın aksine kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığı, davalı haksız eylem nitelikli kaçak elektrik kullanım iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu, tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkilin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağı, bu hâliyle emsal Yargıtay içtihatlarına göre tek başına ispata elverişli ve yeterli delil vasfında olmadığı gibi davalı şirketin tarafı olduğu somut uyuşmazlıkta, kendi iddiasını kendi düzenlediği bir belge ile ispatına cevaz verilebilmesi olanaksız olduğu, kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığı, davaya konu faturalar ile tahakkuk ettirilen borcun tamamından sorumlu ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, kanaatin aksi yönde oluşması halinde ise; tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim borcu, Yönetmelik gereği m.42 ilâ m.49 hükümlerine aykırı olarak fazla hesaplandığı, keyfiyet, bilirkişi incelemesi ile sübuta ereceği, bilirkişi marifetiyle haksız ve hukuka aykırı olduğu tespit edilen kısmından sorumlu ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, Huzurdaki menfi tespit davası, HMK.m.109 hükmü uyarınca hukuken mümkün olduğundan “kısmi dava” olarak ve ayrıca, menfi tespit davaları zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi olmadığından, arabulucuya başvuru yapılmaksızın açıldığı, HMK.m.109/2 hükmünün, 01.04.2015 tarihli ve 6644 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yürürlükten kaldırılması sonucunda, taraflar arasında çekişmesiz ve açıkça belirli olsa bile, bölünebilir nitelikli olan talep konusu parasal miktarın sadece bir kısmı hakkında kısmi dava açılması olanaklı hâle getirildiği, İddia edilen kaçak elektrik kullanımının gerçekleşip gerçekleşmediği, faturalardan dolayı sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise sorumluluk miktarı, özel ve teknik uzmanlık gerektiren bu konuda uzman bilirkişi tarafından, EPTHY hükümleri, EPDK kararları ve tarifeleri ışığında yapılacak inceleme, değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda belirlenebilecek olup davada menfi tespit talebine konu borç miktarı, tamamen ihtilaflı olduğu gibi davacı müvekkil yönünden belirlenebilir de olmadığı, dolayısıyla kısmi dava olarak açılması mümkün olduğu, İstanbul 13. ATM 2022/560 Bilirkişi Raporu Huzurdaki davanın açılmasından önce talep üzerine, .... Asliye Ticaret Mah.’nin ... D. İş sayılı ve 18.08.2022 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile “müvekkilin belirtilen kullanım yerinde kullanmakta olduğu elektrik enerjisinin, davaya konu mezkûr faturaların borçlarından dolayı kesilmemesi” yönünde tedbir kararı verildiği ve 23.08.2022 tarihli dilekçe ile tedbir kararının uygulanması talep edildiği, HMK.m.397/1 hükmüne göre, davaya konu faturalardan doğan uyuşmazlığın esası hakkındaki menfi tespit davasının, tedbir kararı uygulanması talep edilen tarihten itibaren 2 haftalık sürede açılması gerektiği ifade edilerek, HMK.m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacı müvekkilin, davalı tarafından davaya konu 09.08.2022 tarihli, ... no’lu ve 370.419,84-TL bedelli ve 09.08.2022 tarihli, ... no’lu ve 86.781,46-TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen toplam 457.201,30-TL’nın şimdilik 500,00-TL kısmından borçlu olmadığının tespiti, HMK.m.397/4 ve m.323/1-ç hükümlerine göre, Huzurdaki asıl dava dosyasının eki olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D. İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderleri de dâhil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usul yönünden ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak aranan zorunlu Arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadan huzurdaki dava açıldığı, davanın ticari dava olduğu kuşkusuz olduğu, zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmemiş olması sebebiyle Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, Huzurdaki davanın kısmi dava olarak açılabilmesi mümkün olmadığı, Dava dilekçesi incelendiğinde 457.201,30-TL'lik kaçak ve ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiği ve davacının 500,00 TL borçlu olmadığının tespitini istediği görüldüğü, davanın konusu olan mezkur faturaların değerinin 457.201,30-TL olduğu gözetildiğinde davacı tarafa eksik harcın tamamlattırılması için süre verilmesi gerektiği, Esas yönünden; Müvekkil şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucu, davacı tüketicinin kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğine yönelik yapılan tespitte ve buna istinaden yapılan tahakkuklandırmalarda herhangi bir hata bulunmadığı, davacıya ait ... hizmet numaralı "..." adresli ticarethane niteliğindeki adreste, şirket görevlileri tarafından 08/08/2022 tarihinde yapılan kontrolde; "sayaç giriş kofrasından 'harici hat' çekilerek kontaktör vasıtasıyla kumanda edildiği ve bu suretle kaçak elektrik kullanıldığı" hususunun tespiti üzerine H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiği esnada yürürlükte bulunan EPTHY hükümleri uyarınca hesaplama yapılarak 09/02/2022 - 08/08/2022 tarihleri arasındaki 180 günlük süre için 55.440 kWh karşılığı 370.419,84 TL kaçak elektrik tüketim faturası ve 08/08/2021 - 09/02/2022 tarihleri arasında 185 günlük süre için 56.980kWh karşılığı 86.781,46-TL ceza bedelsiz ek kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirildiği, Kaçak elektrik tüketiminin tespit edildiği esnada kaçak elektrik kullanımını gösterir şekilde sayaç görüntüleri fotoğraflanarak kayıt altına alındığı, kayıtlar dosyaya sunulduğu, EPTHY 42.,43.,44., maddesinde tespitlerin nasıl yapılacağı belirlendiği, mevzuat hükümleri doğrultusunda 180 gün x 22 kW x 14 saat = 55440 kWh, ek kaçak elektrik tüketim faturası ise 185 gün x 22 kW x 14 saat = 56980 kW üzerinden hesaplandığı, herhangi bir hata bulunmadığı, İstanbul 13. ATM 2022/560 Bilirkişi Raporu Davacı adına düzenlenen tek Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı dava konusu H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı olmadığı, 06/09/2022 tarihli H/238740 seri numaralı Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı da bulunduğu, kaçak elektrik kullanımının davacı tarafça alışkanlık haline getirildiğini kanıtlamanın yanında yapılacak faturalandırmaların Yönetmeliğin 46/3 maddesi uyarınca mükerrer kaçak kullanım hükmü çerçevesinde tahakkuklandırılması gerektiği, Şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanaklar yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu, kaçak elektriğe ilişkin tespit ve tahakkukta hata bulunduğunu iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiği, Davacı taraf aksini kanıtlayabilecek herhangi bir ispatı sunamadığı, tutanaklar incelendiğinde davacı tarafça kaçak elektrik kullanıldığı hususu sabit olduğu, öncelikle belirtmek isteriz ki; davacı taraf her ne kadar .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasında tedbir kararı verilmiş ise de söz konusu tedbir talebinin 15/11/2022 tarihinde mürafaalı olarak değerlendirilmesine karar verildiği, kararın kesinleşmediği, dosyaya dayanak teşkil edemeyeceği, Davacı taraf her ne kadar elektriğin kesilmemesine yönelik tedbir talebinde bulunmuş ise de; iş bu talebinin, ihtiyati tedbir şartları oluşmadığı gerekçesiyle reddi gerektiği, davacı yargılama ile elde edilebilecek sonucu ihtiyati tedbir yolu ile sağlamaya çalıştığı, İhtiyati tedbir şartları oluşmadığından ve davacı davasında haksız ve kötü niyetli olduğundan Mahkemece yerinde olmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği ifade edilerek, Haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi talep edilmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalı yanca kullanılan ... numaralı sayaçta 08/08/2022 tarihinde yapılan kontrollerde sayaç giriş kofrasında harici hat çekilmek ve kontaktör vasıtasıyla kumanda edilmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, H/... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının tutulduğunu, 09/02/2022 08/08/2022 tarihleri arasında 180 günlük süre için 55440 kWh karşılığı 370.419,84 TL kaçak faturası ve 08.08.2021-09.02.2022 tarihleri arasında 185 günlük süre uçun 56980 kWh karşılığı da 86.781,46 TL ceza bedelsiz ek fatura olmak üzere toplam 457.201,30-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, kaçak elektrik bedeline 19.08.2022 son ödeme tarihli düzenlenen 86.781,46 TL ve 370.419,84 TL tutarındaki faturaların gecikmiş gün faizi ve 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 24/C maddesinde Katma Değer Vergisi matrahına dahil unsurlar sayıldığını, bunların içinde faiz de sayılmıştır. İşbu faizin KDV'si ilave edilerek 462.596,28-TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, Davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, ara buluculuğa başvurulduğunu görüşme sonunda anlaşmanın sağlanamadığını, davalı tarafından işbu davaya konu kaçak elektrik bedelinden sorumlu olunmadığının tespiti maksadıyla İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/560 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açılmış olduğunu, dava konusunun aynı olması davalar arasında irtibat bulunması nedeniyle dosyanın HMK m.166 gereği birleştirilmesini, davalı yan taşınır taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, itirazın iptali ile takibin devamına yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı şirketin ticarethane grubu sözleşmeli abonesi olarak ... tesisat numaralı kullanım yerinde elektrik enerjisi kullandığını, davacı yanca müvekkilinin bu kullanım yerinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile 08/08/2022 tarihli kaçak elektrik kullanım tespit tutanağını düzenlemiş olduğunu, müvekkili adına toplam 457.201,30-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirilmiş olduğunu ve bu bedelin işlemiş faizi, faizin KDV’si ile birlikte tahsili için .... İcra Müd.’nün ... E. sayılı dosyası müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanımında bulunmadığını, davacı yanını bu iddiası ispat yükümlülüğünün bulunduğunu, müvekkilinin imzasının bulunmadığı davacı yanca tek taraflı olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının ispata el verişli olmadığını, haksız ve hukuksal mesnetten yoksun talep ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Kaçak Elektrik tüketiminden borçlu olunmadığının tespitine yönelik açılan Menfi Tespit davasıdır. Birleşen dava; Kaçak Elektrik kullanıldığı iddiasıyla alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiden alınan 14/11/2023 tarihli raporunda; "..ASIL DAVA ve BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN: 1. Davacı/birleşen davalı tesisatında yapılan kaçak elektrik tüketim tespiti yönünden şartların oluştuğu, davalı/birleşen davacı şirketin mevzuata göre işlem tesis ettiği, kaçak tüketimin somut olduğu, 2. Davalı/birleşen davacı şirket tahakkuklarının mevzuat uyarınca gerçekleştirildiği, çalışma saati yönünden tesisin iki vardiya işyeri olması dolayısıyla 14 saat üzerinden işlem yapıldığı, aksine bir kayıt dosyada bulunmadığı, mevzuat buna elverdiği, 3. Davalı/birleşen davacının kurulu güç tespiti yapmış iken, cihazların hangileri sayaçtan geçen devre, hangileri kaçak bağımsız devrede olduğu belli olmadığı, etiket değerleri dosyaya eklenmediği, zaten elde tespit anındaki anlık güç tüketim değeri olduğu, teknik olarak ölçüm sonucu ile elde edilen değer üzerinden tahakkuk yapılması gerektiği, 4. Mükerrer tüketim ile ilgili dosyada başkaca bir kaçak tespiti yer aldığı, mükerrer kaçak tüketimi de somut olduğu, 5. Kaçak tahakkuku yönünden son ödeme tarihi 19.08.2022 tarihi itibariyle 08.08.2022 – 09.03.2022 arası 180 günlük 173.810,38 TL, ek tahakkuk yönünden 185 günlük 40.644,19 TL olmak üzere 214.454,57 TL toplam alacaktan söz edilebileceği, 6. İlave bilgi ve belgelerin dosyaya eklenmesi ile değerlendirmelerde farklı durumlar oluşabileceği, 7. Asıl dava yönünden davacı/birleşen davalının asıl alacak yönünden 242.454,57 TL menfi tespit talebi uygun olabileceği, 8. Birleşen dava yönüyle davalı/birleşen davacının 01.09.2022 takip tarihi itibariyle 214.454,57 TL asıl alacak, 2.144,55 TL işlemiş faiz, 386,02 TL KDV olmak üzere alacağı bulunduğu, itirazın iptali talebinin alacağı nispetinde kısmen uygun olduğu..." Bilirkişinin 27/05/2024 tarihli ek raporunda özetle; "... ASIL DAVA ve BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN: 1. Kök raporda yapılan tespitlerin aksini ortaya koyacak bir itiraz, bilgi, belge bulunmadığı, 2. Kaçak tahakkuku yönünden davacı-birleşen davalı ve davalı- birleşen davacının itirazlarına dair gerekçeli değerlendirmeler rapor içeriğinde ayrıntılı sunulduğu, 3. Davacı-birleşen davalının kaçak tüketim yaptığı somut olduğu, davalı-birleşen davacının kaçak tüketim tespiti yapmasında bir hata bulunmadığı, 4. Davalı/birleşen davacının kurulu güç tespitine ilişkin kayıtlara dayanak belgelerin dosyada yer almadığı, elde harici hat anlık güç değeri bulunduğu, kaçak tüketim tahakkuku bu değerler esas alınarak yapılması gerektiği, 5. Kaçak tahakkuku yönünden son ödeme tarihi 19.08.2022 tarihi itibariyle 08.08.2022 – 09.03.2022 arası 180 günlük 173.810,38 TL, ek tahakkuk yönünden 185 günlük 40.644,19 TL olmak üzere 214.454,57 TL toplam alacaktan söz edilebileceği, 6. Asıl dava yönünden davacı/birleşen davalının asıl alacak yönünden 242.454,57 TL menfi tespit talebi uygun olabileceği, 7. Birleşen dava yönüyle davalı/birleşen davacının 01.09.2022 takip tarihi itibariyle 214.454,57 TL asıl alacak, 2.144,55 TL işlemiş faiz, 386,02 TL KDV olmak üzere alacağı bulunduğu, itirazın iptali talebinin alacağı nispetinde kısmen uygun olduğu; ..." tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekili 17/07/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "...Huzurdaki kısmi menfi tespit davası olarak açılan asıl davada; 1. Davacı müvekkilin, davalı tarafından düzenlenen 09.08.2022 tarihli, ... no’lu ve 370.419,84-TL bedelli ve 09.08.2022 tarihli, ... no’lu ve 86.781,46-TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen 457.201,30-TL’nın 242.746,73-TL kısmından borçlu olmadığının tespitine, 2. HMK.m.397/4 ve HMK.m.323/1-ç hükümlerine göre, Huzurdaki asıl dava dosyasının eki olan .... Asliye Ticaret Mah.’nin ... D. İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasının giderleri de dâhil olmak üzere, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yüklenmesine..." talep etmiştir. (Yargıtay 19. HD. 28.05.2018 tarih 2017/1648 E. 2018/2994 K., Yargıtay HGK. 10.10.2019 tarih 2017/13-688 E. 2019/1054 K. Sayılı kararları ) buna dair yakın zamanda verilen İstanbul Bam 16. Hukuk Dairesi'nin 2021/271 Esas, 2023/55 Karar sayılı ilamında "İlk derece mahkemesinin 2015/649 Esas - 2017/18 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin 24/01/2020 tarih ve 2017/3697 Esas - 2020/145 Karar sayılı ilamıyla; "Davacı, dava dilekçesinde harca esas değer olarak 1.000,00 TL göstermiştir. Menfi tespit davalarının kısmi dava olarak açılması mümkün değildir. İcra takibi toplam 248.773,34 TL üzerinden başlatılmıştır. Buna göre mahkemece takipte istenen tutar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesi gereğince peşin nisbi harcın tamamlatılması gerekir. Bu durumda harç ikmali yapıldıktan sonra yargılamaya kaldığı yerden devam edilip bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine" karar verilmiştir. İstinaf kararı sonrası ilk derece mahkemesi tarafından devam eden yargılamada davacı vekilince 07/04/2020 tarihinde eksik harcın ikmal edildiği anlaşılmıştır." Yargıtay ve BAM ilamı göz önüne alındığında ; davacı vekili tarafından harca esas değerin 500 TL olarak gösterildiği, ancak sonuç istem kısmında davacının HMK.m.109 hükmü uyarınca kısmi dava olarak “fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak” kaydıyla; davacı müvekkilin, davalı tarafından davaya konu 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 370.419,84-TL bedelli ve 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 86.781,46-TL bedelli faturalar ile borç olarak tahakkuk ettirilen toplam 457.201,30-TL'nın şimdi 500,00-TL kısmından borçlu olmadığının tespiti talep edildiği, Menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılamayacağı anlaşılmakla, davacı vekiline 457.201,30 TL üzerinden hesap edilen 7.807,85 TL'den başlangıçta peşin alınan 85,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.722,15 TL eksik harcı tamamlaması için HMK 120. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre verildiği,verilen kesin süre içerisinde eksik harcın tamamlandığı görüldü. Asıl davada davacı /birleşen davalıya ait işyerine tanzim edilen kaçak elektrik tüketim tutanaklarının hatalı şekilde düzenlenerek tahakkuk eden faturanın mevzuat hükümlerine aykırı tanzim edildiği ifade edilerek faturalardan dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiği , davalı/birleşen davacı yapılan kaçak elektrik tüketim tespitlerinin mevzuata uygun olduğu, buna göre gerçekleştirilmiş kaçak elektrik tüketim tahakkuku ve ek tahakkuk olmak üzere fatura düzenlendiğini belirterek davanın reddini talep ettiği , Mahkememizce yargılama devam ederken ; dava dosyamız ile .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmasından ve aynı olaydan kaynaklanması nedeniyle yargılama da beraberliğin sağlanması açısından ilgili dosyada 26.04.2023 tarih ve... sayılı karar ile dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği , .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında davacının ... A.Ş davalının ... olduğu .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ve takibin devamı istemine ilişkin olduğu ; Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller , aldırılan bilirkişi kök ve ek raporu ve asıl-birleşen dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; Davacı/birleşen davalı tesisatında yapılan kaçak elektrik tüketim tespiti yönünden şartların oluştuğu, davalı/birleşen davacı şirketin mevzuata göre işlem tesis ettiği , kaçak tüketimin somut olduğu, davalı/birleşen davacı şirket tahakkuklarının mevzuat uyarınca gerçekleştiği ,çalışma saati yönünden tesisin iki vardiya işyeri olması dolayısıyla 14 saat üzerinden işlem yapıldığı, aksine bir kayıt dosyada bulunmadığı, mevzuat buna elverdiği, Kaçak tahakkuku yönünden son ödeme tarihi 19.08.2022 tarihi itibariyle 08.08.2022 - 09.03.2022 arası 180 günlük 173.810,38 TL, ek tahakkuk yönünden 185 günlük 40.644,19 TL olmak üzere 214.454,57 TL toplam alacaktan söz edilebileceği, kaçak elektrik tüketim bedeli 173.810,38-TL ve ek tüketim bedeli 40.644,19-TL olmak üzere toplam 214.454,57-TL tutardan sorumlu olduğu davaya konu mezkür faturalarla tahakkuk ettirilen 457.201,30-TL'nın (457.201,30-TL — 214.454,57-TL) 242.746,73-TL kısmından davacının sorumlu ve borçlu olmadığı , birleşen dava yönüyle davalı/birleşen davacının 01.09.2022 takip tarihi itibariyle 214.454,57 TL asıl alacak, 2.144,55 TL işlemiş faiz, 386,02 TL KDV olmak üzere toplam 216.985,14- TL alacağı bulunduğu, itirazın iptali talebinin alacağı nispetinde kısmen uygun olduğu dosya kapsamına uygun hükme dayanak bilirkişi ek raporu da göz önüne alındığında aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir. Birleşen dosya davacısının İcra inkar tazminatı yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun iti- razının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince ;eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.Somut olayda , davacının haksız fiil niteliğindeki kaçak tüketimden kaynaklanan ve yargılama gerektiren alacağı likid alacak niteliği arz etmediğinden icra inkar tazminatı şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-a)Davalı tarafından düzenlenen davaya konu 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 370.419,84-TL bedelli ve 09.08.2022 tarihli, ... no'lu ve 86.781,46-TL bedelli faturalar sebebiyle davacının davalıya 242.746,73 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, a)Karar tarihi itibariyle alınması gereken 16.582,02-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL ve 7.727,15 -TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 8.774,17 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafından yapılan 80,70 -TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 7.727,15-TL tamamlama harcı, 11,50 -TL vekalet harcı, 192,00-TL tebligat/ posta gideri, 4.750,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.842,05 -TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 6.023,69-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, c)Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 38.839,48-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 34.312,73-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 2-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının davanın KISMEN KABULÜ ile; a).... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalı ...'un itirazının 214.454,57 TL asıl alacak, 2.144,55 TL işlemiş faiz ve 386,02 TL KDV olmak üzere toplam 216.985,14 TL alacak üzerinden iptali suretiyle takibin talep gibi devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)İcra inkar tazminatı talebinin reddine, c)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 14.822,25 -TL harçtan peşin alınan 5.587,01 -TL, mahsubu ile bakiye 9.235,24-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, d)Davacı tarafından yapılan 80,70 -TL başvurma harcı, 5.587,01 -TL peşin harç, 11,50 -TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.679,21-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, e)Davacı tarafından yapılan 389,00 -TL davetiye giderinin ve 750,00- TL delil avansının davanın red ve kabul oranına göre 581,16-TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, f)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 34.717,62 -TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, g)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 39.297,78 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-)Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/1648, K. 2018/2994, T. 09.08.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-1648-e-2018-2994-k-929d89ad2dfb