İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1163 E. 2018/394 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1163
Karar No
2018/394
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/1163 Esas - 2018/394 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/1163 Esas KARAR NO : 2018/394

HAKİM : ... KATİP : .....

DAVACI : ... SİGORTA A.Ş. - Tatlısu Mah. Arif Ay Sok. No:6 Aşağı Dudullu Ümraniye/ İSTANBUL VEKİLİ : Av. .......- Ankara Yolu Cad. Evke Trade Tower Kat:13 D:56 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... TİCARET A.Ş. - Büyükdere Cad. No:199 Levent 34394 Şişli/ İSTANBUL VEKİLLERİ : Av.......- Büyükdere Caddesi No:199 Levent 199 Şişli Şişli/ İSTANBUL DAVA : İtirazın İptali (Acentalık Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2017 KARAR TARİHİ : 22/03/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/03/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentalık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili sigorta şirketi tarafından konut paket poliçesi ile sigorta edilen konutun içerisinde bulunan ve davalı yanın üreticisi bulunduğu buzdolabında ait elektrik tesisatında oluşan kısa devre nedeniyle çıkan yangın sonucu ağır şekilde hasarlandığını, bu olay nedeniyle hasara uğrayan sigortalı konutta yapılan ekspertiz incelemesi sonucu belirlenen hasar bedelinin tahsili için davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu ancak sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olayın müvekkili şirket tarafından kaynaklanmadığını, olay ile ürün arasında herhangi bir nedensellik bağıda bulunmadığını, dava konusu edilen üründe imalat hatasının olduğunu somuş şekilde ispatlayacak hiçbir veri de bulunmadığından hukuka aykırı olan rücu taleplerinin tümüyle redde matuf oludkları gerçeği karşısında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, poliçe, olay tutanakları, yangın raporları, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 4. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyasında, 33.048,65-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûen ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 52 üncü maddesine de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarihli ve 37 E./9 K. Kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir."(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 2017/1488 E.-2017/1478 K. sayılı ilamı) Davacı sigorta şirketi olup, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacı sigorta şirketi ile davalı arasında bir sigorta sözleşmesi bulunmadığı, bu itibarla sigorta şirketinin haksız fiil sorumlusu olduğunu iddia ettiği davalıdan rücuan tazminat talebinde bulunmasında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekeceğinden mahkememizin görevsiz olduğu, davanın usulden reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılıp aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın BURSA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/03/2018

Katip .... ¸e-imzalıdır

Hakim .... ¸e-imzalıdır

Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip ... ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1163, K. 2018/394, T. 22.03.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1163-e-2018-394-k-adfa43ebc367