İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/808 E. 2021/68 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/808
- Karar No
- 2021/68
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/808 KARAR NO : 2021/68
DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/12/2016 KARAR TARİHİ : 03/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... tarihli ve ... numaralı "... ... Sözleşmesi" ile davalı şirketin, davacı kooperatife ait, "... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... ada, ... numaralı parselde" bulunan ... inşaatın beton parke ve bordürle zemin döşenmesi yapım işini üstlendiğini, toplam ... TL'ye sözleşme birim fiyatından yapılıp işin ... tarihinde teslim edileceği, ödemenin ... TL sinin nakit kalan kısmının 9 eşit taksitle senet karşılığı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin işe zamanında başlamadığı gibi ... tarihinde teslim edileceği sözleşmede öngörülmüş olmasına karşın yüklendiği işi, eseri ve işleri tamamlamadan, iş teslim etmeden, bu hususta hak ediş belgeleri de düzenlenmeden ... tarihinde davalının şirketin işçi ve teknik ekibinin fiilen şantiyeyi terk ettiğini, 2 kez yazılı uyarıya rağmen de işe devam etmediğini, yapılması gerekenler yapılmadığı gibi, hatalı imalatların sökülerek işlevine uygun imalat yapılması gerektiği hususunun yazılı olarak davalıya ihtar edildiği, davalı yüklenicinin cevap ihtarnamesi gönderdiğini, buna da davacı tarafça cevap verildiğini, davalının olumsuz tavrı üzerine Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... d. İş esas sayılı dosyada delil tespiti yaptırdıklarını, bu dosyada eksikliklerin/ayıpların belirlendiğini, davacı tarafından, davalı şirkete ... TL miktarlı sıralı bonolar verildiğini, iş bu davanın açıldığı tarih itibariyle ... TL miktarlı 3 ayrı bononun henüz ödenmemiş olmakla ... TL-... TL = ... TL nin bonolarla ödendiğini, eft ile ödenen ... TL ile birlikte toplam ... TL nin davalıya ödenmiş olduğunu, bilirkişi tarafından belirlenen toplam iş bedeli olan ... TL den yapılan ödemeler mahsup edildiğinde, ... TL fazla ödeme yapıldığının sabt olduğunu, bu fazla ödemeden ayrı, ... TL miktarlı 3 adet bono henüz tahsil edilmemiş olduğundan, davalı tarafından icra takibine geçilerek tahsili mümkün olacağından borçlu bulunmayan miktarın ... TL olduğunun saptanacağını beyan ederek; davalıya ... TL borçlu bulunmadıklarının tespitine, ... TL fazla ödemenin istirdatına, parke taşlarının ayıplı haliyle kullanılmasının kabul edilebilir olduğu kabul edilirse ayıp oranında indirim yapılması ve ... TL ayıp oranında indirime karar verilmesini, ayıplı haliyle kullanılması mümkün değilse, ... TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B. CEVAP: 2.Davalı cevap dilekçesinde özetle; iddiaların tümünü reddettiklerini, her ne kadar işe başlama tarihi ... olarak belirtilmişse de davacının işin yapılacağı alanı işe başlamaya hazır halde müvekkiline teslim etmediğinden, her ne kadar müvekkili ... tarihinde işe başlayamamış ise de edimini sözleşmedeki bitim tarihinden önce tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, davacının kullanılan malzemenin TSE standartlarına uygun olmadığı ve gizli ayıplı olduğu iddialarını reddettiklerini, döşenen parkelerde çökmelerin ortaya çıkmasına kendi kusuru ile davacının sebebiyet verdiğini, öte yandan bu işleri yaparken müvekkilinin parke ve bordürleri sökerek gerçekleştirdiğini, taleplerine istinaden Antalya ... Sulh Hukuk mahkemesinin .../... d. İş esas sayılı dosya kapsamı ve burada düzenlenen bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere, yapılan işlerin imalat tutarının ... TL olduğunu, bu rapor doğrultusunda davacının fazla ödeme iddiasına itibar edilemeyeceği gibi, eksik ve ayıplı yapıldığı iddiasına da itibar edilemeyeceğini, faturaları aldıktan sonra süresi içinde itiraz etmeyen davacının müvekkilinin bakiye alacağını istedikten sonra iyi niyetle bağdaşmayan davranışlarda bulunarak davayı açmasının kötü niyet olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 3.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan, alacak/tazminat, menfi tespit talebinden ibarettir. 4.Eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda, uygulanması gerekli ilkeler ve kurallardan kısaca bahsetmek gerekmektedir. 5.6098 sayılı TBK gereği; Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. şsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi olduğu uyuşmazlık dışıdır. Sözleşmenin kapsamı konusunda tanıkla ispat mümkündür (Yargıtay 15. HD., 2018/3346 E., 2018/4404 K.) Sözleşme ilişkisinde uyuşmazlık yoksa, yapılan veya yapılmayan işlerin ne olduğu, fazla yapılan iş olup olmadığı; konusu hukuki işlem niteliğinde olmadığından, bu nedenle senetle ispat kuralına tâbi bulunmadığından tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir(Yargıtay 15. HD., 2016/1874 E., 2017/1749 K.) Yüklenicinin imalat bedeline hak kazanabilmesi için sözleşme ile üstlendiği edimini eksiksiz olarak tamamlayıp teslim etmesi gerekir. Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında, tarafların hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir (Emsal Yargıtay 15. HD., 17.02.2015 T 2014/2254 E 2015/782 K;17.12.2014 T 2014/681 E 2014/7323 K; 01.12.2015 T 2015/1884 E 2015/6112 K içtihatları). 6.Eser sözleşmesinin eksik veya ayıplı ifa edilip edilmediği, eksik iş ve ayıplardan dolayı talep haklarının ne olduğu ve hangi koşullarla istenebileceği yönünden, sözü edilen eksik ve kusurların eksik iş, açık ayıp ve gizli ayıp olup olmadığının saptanması gerekir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işlerin bedeli, teslim tarihine bu işlerin ikmâl edilebileceği sürenin ilavesiyle bulunan tarihteki rayiç bedellerle talep edilebilir. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek bulunmamaktadır. Eksik işler yönünden BK’nın 359 ve 362. maddesindeki hükümler uygulanmaz. Açık ayıp, eserde dikkatli bir inceleme sonunda görülebilen ve anlaşılabilen bozuklukları, gizli ayıp ise dikkatli bir inceleme ile ortaya çıkmayan ve sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıpları ifade eder. Yüklenicinin açık ayıplar nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için teslimden itibaren makul sürede (işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir zaman süreci içinde) eserin muayenesini yaptırıp varsa ayıplarını ihbar etmesi gerekir (BK.md.359). Aksi halde yüklenici ihtirâzi kayıtsız eseri kabul etmiş sayılacağından ayıba bağlı hakları yitirir (BK.md.362). Sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların da ayıba vakıf olunur olunmaz derhal bildirilmesi gerekir. Aksi halde iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır ve ayıba bağlı hakları düşer (BK.md.362). Sözleşmede garanti (teminat) süresi kararlaştırılmışsa ayıp ihbarı bu süre içinde de yapılabilir. Süresinde ayıp ihbarı yapılmışsa, açık ayıplı imalatın bedeli eserin teslim edildiği ve ayıp ihbarının yapıldığı, gizli ayıplı imalatın bedeli de gizli ayıbın ortaya çıktığının anlaşıldığı tarihteki rayiçlerle istenebilir. Şayet sözleşmede özel düzenlemeler varsa öncelikle sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir. (Yargıtay 15. HD., 2016/1874 E., 2017/1749 K.) 7.Somut davaya dönüldüğünde, Antalya ... Sulh Hukuk mahkemesinin .../... d. İş sayılı dosyası ile, Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... d. İş sayılı dosyaları, dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... Sulh Hukuk mahkemesinin .../... d. İş sayılı dosyasına, orada karşı taraf olarak yer alan iş bu davadaki davacının itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Yargıtay 3. HD nin 2017/9181 esas, 2019/5802 karar sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere; Delil tespiti isteyenin haklarını korumak içi zorunluluk varsa veya acele hallerde mahkemece karşı tarafa tebligat yapılmadan delil tespiti yapılabilir, ancak bu durumda mahkemece delil tespiti tutanağının ve bilirkişi raporunun bir sureti derhal karşı tarafa tebliğ edilmelidir. Ancak tebligat yapılmış olsa bile cevap dilekçesinde kabul edilmemiş delil tespiti raporuna dayanılarak hüküm verilmesi kanuna aykırılık oluşturur. Yargıtay 3. HD nin 2017/10278 esas, 2019/5981 karar sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere; Delil tespitinin konusunu maddi vakıalar oluşturur ve bilirkişi raporunda belirtilen zarar miktarı davacı lehine kazanılmış hak oluşturmaz. Yani delil tespiti kesin delil niteliğinde değildir. 8.Söz konusu hususlar karşısında, davanın niteliği de düşünülerek, mahallinde inşaat mühendisi, mali müşavir, bir hukukçu eşliğinde keşif icra edilmiştir. Dosyada aşamalarda tanıklar da dinlenmiştir. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre yüklenici tarafından yapılan ...*...*... cm ... ... imalatında kullanılan beton parkelerin ve altındaki dolgu malzemelerinin yapılan deneyler sonucunda TSE standartlarına uygun olduğu, asgari şartları taşıdığı ancak sahada ve yollarda çökme ve dalgalanmanın olduğu, bunun zemininin terazisinde veya dolgu miktarının azlığından kaynaklandığı, bu kısımlardaki imalatın sökülerek dolgusunun terazisinde yapılarak yeniden döşenip sıkılaştırılmasının gerektiği, sahaya döşenen beton parke dayanımının yapılan test sonucnuda ... ... ...nın .../mm2 olduğu, asgari standartı olan .../mm2 yüksek olmasına rağmen site girişinde güvenlik kulübesinin bulunduğu kısımda parkelerde aşınma göründüğü, bunun kullanılan parkelerin prizinin tam almadan döşenmesinden kaynaklanmış olabileceği, bu nedenle bu kısımda aşınan beton parke taşlarının değiştirilmesi gerektiği,vaziyet planı üzerinden yapılan metrajlama sonucunda davalı yüklenici firma tarafından dava konusu inşaatta yapılan ...*...*... cm beton parke taşı imalat miktarının ... m2 ...*...*... cm ... ... imalatının da ... metre olduğu, bu imalatların tutarının da %18 KDV dahil, ... TL olduğu, sahadaki çökmelerden ve aşınmadan kaynaklanan ayıpların yüklenici firmaca giderilmemesi halinde hesaplaması yapılan ... TL nefaset tutarının yüklenicinin hak edişinden kesilmesi gerektiği, davacının davalıya nakit olarak ... TL ve muhtelif vadeli toplam ... TL tutarında senetler ile toplam ... TL ödeme yaptığı, davalıya verilen senetlerden 3 adedini (... TL) ödemediği, buna göre, (...-...) =... TL tutarında net ödeme yaptığı, inşa yönden yapılan tespitlere göre, yapılan iş miktarının bedelinden hatalı üretim bedelinin düşülmesi sonucunda davalının net hak ediş tutarının (...-...) ... TL olduğu, davacının net ödemesi ile davalının net hak ediş tutarının (...-...) ... TL olduğu, davacının ödemediği 3 adette toplam ... TL tutarındaki senetlerin bedelsiz kaldığı, davacının, davalıdan dava tarihi itibariyle ... TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. 9.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır. 10.İtirazların değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmıştır. 11. ... tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; kök rapordaki tespitlerin geçerli olduğu, itirazların yerinde olmadığı belirtilmiştir. 12.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır. 13.Mahkememizce, ... tarihli duruşmada bakiye harcın yatırılması için davacı vekiline süre verilmiştir. 14.Davacı vekili, ... tarihli dilekçesi ile bu konuda açıklama yapmış, ara kararın hatalı olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca , faturalı iş bedelinin ...-TL olarak kararlaştırıldığı ancak delil tespiti sonucunda davalının hak edebileceği iş bedelinin ...-TL olarak tespit edilmesi nedeniyle ...-TL borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiklerini, iş bu ...-TL’nin ...-TL’sini; dava dilekçesinin 2.b bendinde belirtilmiş olan dava tarihine kadar davalıya yapılan ...-TL ödemeden delil tespiti sonucunda davalının hak edebileceği iş bedeli olan ...-TL’nin mahsubu sonucu yapılan fazla ödeme oluşturmakta, ...-TL’sini ise; müvekkil tarafından davalıya verilmiş ancak henüz tahsil edilmemiş bedelsiz kalmış 3 ayrı bononun oluşturduğunu beyan etmiştir. Esasen, mahkememizin verdiği ara karar ilk bakışta, yerindedir. Dava dilekçesinin yazımından kaynaklanan anlam/anlatım eksikliği, bozukluğu nedeni ile bu ara kararın kurulduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi üzerinde bir bütün olarak yorum yapıldığında, talep netleştirme dilekçesindeki bir bir talep durumunun mevcut olduğu anlaşılmakta ise de ilk bakışta anlaşılabilecek bir talep anlatımı mevcut değildir. Açıklama için süre verilmeden, harç için verilen süre nedeniyle davacı vekili, dolaylı olarak taleplerini netleştirmekle, usuli sonuca varılmıştır. Aşamalarda ... tarihli duruşmada da talep netleştirme yapılmıştır. Talep anlaşılmıştır. 15.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 16.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi kök ve ek raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporlarında, değişik iş dosyalarının da incelendiği/değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Hatta, ek raporda Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... d. İş dosyasında yapılan hesaplama ile dosyadaki metraj hesaplamasının bire bir olmasa da birbiri ile uyumlu olduğu belirtilmiştir. Esas yargılama mahkememiz dosyasıdır ve dosyada alınan raporun değişik iş dosyası ile bire bir uyumlu olması amacı mutlak amaç değildir. Net çelişkilerin olup olmaması, raporun hükme, denetime elverişli olup olmaması üzerinde durulması gereken husustur. Mahkememizce dosyada aldırılan raporlar, yukarıda da anlatıldığı gibi, hükme ve denetime elverişlidir. Kök bilirkişi raporunda eserde gizli ayıbın söz konusu olduğu, tarafların bir çok kez birbirlerine ihbar niteliğinde beyanda bulundukları görüldüğünden, ayıp ihbarı şartının yerine getirildiği, ayıbın kullanımdan kaynaklandığı yönündeki beyanlarının haklı olmadığı hususları belirtilmiştir. Hesaplama yönteminde de somut bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 17.Tüm dosya kapsamı, dosyada aldırılan kök ve ek bilirkişi raporları gereğince, Davanın kısmen kabulü ile; davacının dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarına ve bonoların iptaline ilişkin talebinin kabulü ile; ... vade tarihli, ... TL bedelli, keşidecisi davacı olan; ... vade tarihli, ... TL bedelli, keşidecisi ... olan; ... vade tarihli,... TL bedelli, keşidecisi ... olan, üç adet bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının fazla ödeme yaptığına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile; ... TL'nin dava tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının, dava dilekçesinde parke taşlarının standartları sağlamadığı, çekme dayanımlarının düşük olduğu hususlarına bütün olarak dayandırdığı terditli olarak sunduğu talebinin, bilirkişi raporunda bedel hesap edilirken hatalı üretimin miktarının düşülmesi dava dilekçesindeki talep içeriği gereği de zaten gerçekleştiğinden hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davacının dava konusu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarına ve bonoların iptaline ilişkin talebinin KABULÜ İLE; a) ... vade tarihli, ... TL bedelli, keşidecisi davacı olan; b) ... vade tarihli, ... TL bedelli, keşidecisi ... olan; c) ... vade tarihli,... TL bedelli, keşidecisi ... olan, üç adet bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Davacının fazla ödeme yaptığına ilişkin talebinin KISMEN KABULÜ İLE; ... TL'nin dava tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Davacının, dava dilekçesinde parke taşlarının standartları sağlamadığı, çekme dayanımlarının düşük olduğu hususlarına bütün olarak dayandırdığı terditli olarak sunduğu talebinin hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 4- Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 7-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi-keşif ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan avansın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat ... TL'nin haklılık durumu gereği; ...TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan avansın davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı hukuki yarar yokluğundan reddedilen talep miktarı bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (AAÜT m. 7/2, 13) 12-Davalı, davacının diğer esas talepleri yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-Taraflarca yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 14-Dosya arasında bulunan Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... d. İş esas sayılı ve Antalya ... Sulh Hukuk mahkemesinin .../... d. İş esas sayılı dosyalarının karar kesinleştiğinde mahalline iadelerine, Dair, davacı vekili ... ve davalı şirket yetkilisi ... ve vekili ...'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/02/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır