İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/5988 E. 2016/5950 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/5988
- Karar No
- 2016/5950
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/484 Esas KARAR NO : 2021/235 DAVA : Kooperatifin İhyası DAVA TARİHİ : 05/10/2020 KARAR TARİHİ : 18/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Kooperatifin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının terkin edilen ve ihyasını talep edilen ... isimli ... pay sahibi olduğunu, ... ve ... isimli isimli ... numarası ile ... tarihinde tecsil edildiğini, bahsi geçen ... yapmış olduğu ilanen tebligatla ... tarihinde tasfiye haline alındığını, söz konusu kooperatifin, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince, (son 5 yıl olağan genel kurul yapılmaması nedeniyle münfesih ... tarihinde re’sen terkin edildiğini, kooperatif hesabına gayrimenkül ve ortaklık için yatırmış bulunduğu makbuzlar bulunduğu ve ... terkin edilirken ortaklara bildirim yapımaması sebebiyle terkin usulsüz tasfiye edildiğini, ortada kurulmuş bir tüzel kişilik bulunduğundan, tasfiye gerekliliği ve diğer hususlar yönünden farklı muameleyi gerektiren bir duru bulunmadığını, ... kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceğini, 5 yıllık zamanaşımının süresi başlamadığını belirterek ... ....’un ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacıya yapılan ihtara rağmen TTK geçici 7. Madde uyarınca yapılan ilana rağmen son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantısı kooperatifin ... tarihinde ... resen terkine karar verildiğini, husumetin davalıya yöneltilmesinin mümkün olmadığını, terkin işleminin usulüne uygun yapıldığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, kooperatifin ihyası istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesinde belirtilen görev ve yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... ihyası istenilen kooperatifiin ticaret sicil dosyası getirtilmiş, ihyası istenen kooperatifin "..." tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesi gereğince resen terkin edildiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/1-d. maddesi şöyledir; "Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/2. maddesi şöyledir; "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi şöyledir; "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. maddesi şöyledir; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2016 tarih 2016/5988E. 2016/5950K. sayılı kararında; "...Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ...'nce resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; geçici 7. maddenin 15. bendinin son cümlesinde "... kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda; ihyası istenilen şirketin ... tarihinde sicilden terkin edildiği, davanın yasada belirtilen beş yıllık süre içerisinde açıldığı, davacının terkin öncesinde ihyası istenilen şirketi temsile yetkili kişi olması nedeniyle davada taraf ehliyetinin bulunduğu hususları sabittir. Dosya kapsamında davacı delilleri arasında yer alan tapu kaydından dava dışı şirket adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ...Mahallesi, ... ada ve ... parselde kaim ... metre kare yüz ölçümlü, ... apartman vasfında taşınmaz bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece; geçici 7. madde uyarınca öngörülen yasal işlemlerin yapıldığı ve geçici 7. maddenin 15. bendi uyarınca haklı sebep bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, bu işlemlerin usulüne uygun yapılması durumunda dahi tasfiyesiz terkin edilen şirket adına kayıtlı taşınmaz nedeniyle 15. bendin son cümlesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan..." denilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi uyarınca ticaret sicilden kaydı resen silinen şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Bu süre hak düşürücü süre olup, terkin işlemi sırasında derdest dava ve/veya icra takibi bulunmaması halinde aynı yasanın geçici 7/2. maddesinin uygulanması da mümkün değildir (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 30/11/2020 tarih 2020/1447E. 2020/1076K. sayılı kararı, aynı mahiyette Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 03/11/2020 tarih 2020/842E. 2020/1325K. sayılı kararı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2020 tarih 2020/3E. 2020/624K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/1-d. maddesi gereğince resen terkin edilen kooperatifin ihyası istemi ile dava açmıştır. İhyası talep edilen kooperatif "..." tarihinde resen terkin edilmiş, dava ise "..." tarihinde açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi uyarınca ... resen silinen kooperatifin alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Bu süre hak düşürücü süre olup, terkin işlemi sırasında derdest dava ve/veya icra takibi bulunmaması halinde aynı yasanın geçici 7/2. maddesinin uygulanması da mümkün değildir. Davacı 5 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/15. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürede açılmadığından usulden REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gereken ...TL karar harçtan peşin alınan ...0TL'nin mahsubu ile bakiye ...TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/03/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır