İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/5 E. 2025/62 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/5
- Karar No
- 2025/62
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/5 Esas
KARAR NO : 2025/62
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 05.01.2016
KARAR TARİHİ: 06.02.2025
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında 04.11.2009-04.11.2010 tarihleri arasında geçerli olmak üzere...plakalı aracan ... poliçe no'lu Karayolları Motorlu araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası tanzim edildiğini, bu poliçeye göre sigortacı ... Sigorta Anonim Şirketi, sigortalı ise davalı ... olduğunu, sigortalı aracın sürücüsü...'ın 20.09.2011 tarihli kazaya sebebiyet verdiği ve bu kaza esnasında ehliyetsiz olarak...plakalı aracı kullandığı 09.08.2010 tarihli kaza tespit tutanağı ile ortada olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca davacı şirketin poliçeden kaynaklanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitleri kadar temin edeceğini, bu sorumluluğu uyarınca davacı şirketçe ehliyetsiz sürücü...'ın yapmış olduğu kazada doğan zararlar sebebiyle davacı şirketin SGK tarafından ikame edilen İzmir ... İcra Dairesi'nin 2015/9803 sayılı İcra dosyasına 4.201.73 TL ve...'ün maluliyeti sebebiyle 54.994,16 TL ödeme yapılmış olup bu ödemelerin rücuen tahsili için açılan davanın ikamesinin zaruretinin doğmakta olduğunu, söz konusu kaza sebebiyle davacı şirketin bahsedilen ödemelerin haricinde 51.910,31 TL ödeme yaptığını, ödemenin tahsili için İzmir ...İcra Dairesi'nin 2011/10364 sayılı İcra dosyası ile takip başlattığını ve takibe itiraz edilmesi sebebiyle, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının başlatıldığını, halen davanın derdest olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle ödenen tazminatların rücuen tahsilini talep etme haklarının bulunmakta olduğunu, davacı şirketçe sigortalıya gönderilen ihtarnamenin neticesiz kaldığını, davalının mal varlığı üzerine ödenilen ve rücuen talep edilen meblağ ölçüsünde ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı davacı şirketçe ödenen 59.195,89 TL'nin fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, davalının malvarlığı üzerinde davacı şirketin alacaklı olduğu meblağ ölçüsünde ihtiyati haciz uygulanmasını, harç, yargılama giderleri vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAPLAR: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket, davalı taraf adına kayıtlı ... plakalı Trafik Kazasında yaralanan,...'ün maluliyeti nedeni ile, kendisine 54.994,16 TL, ve SGK'nın İzmir ... İcra Dairesi'nin nezdinde açtığı 2015/9803 sayılı İcra takip dosyasında...'ün tedavi giderleri için 4.201.73 TL tazminat bedeli yatırdıklarından bahisle, ... sayılı Zorunlu Trafik Poliçesi Kapsamı nedeni ile davalı şirket davalıdan araç maliki olması sıfatı ile, davalı taraftan toplam 59.195,89 TL rücuen tazminat talebinde bulundukları anlaşılmakta olduğunu, davacı şirketin ... Sigorta Anonim Şirketi ile davalı ... arasında Zorunlu Trafik Poliçesi tanzim edilmemiş olduğunu, Zorunlu Trafik Poliçesi, ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılmış olduğunu, Rücuen tazminat davasını açan şirket ise, poliçenin tarafı olan Dubai Gruop Sigorta Anonim Şirketi olmayıp, farklı bir tüzel kişilik olan ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından açıldığını, bu nedenle poliçenin tarafı olmayan ... Sigorta Anonim Şirketi'nin dava açma ve husumet yöneltme ehliyetinin bulunmamakta olduğunu, bu nedenle davacı şirketin sıfat ehliyeti ve husumet yöneltme ehliyeti yoksunluğu açısından, açtığı davaya itiraz ettiklerini, davalı taraf ...'nın tacir sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davanın İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde açılmasının gerekir iken, davacı şirketin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açmasının yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle Mahkemeye görev noktasında itiraz ettiklerini, Mahkemenin görevsizlik kararı vererek, talep halinde dava dosyasını İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin gerektiğini, yaralanmalı trafik kazası 09.08.2010 tarihinde meydana geldiğini, trafik kazasından kaynaklanan tazmin taleplerinin, zaman aşımına uğramasından ve olay tarihinden altı sene geçtikten sonra davalı aleyhine rücuen tazminat davası açılmasını yasaya aykırı bulduklarını, dava konusu talep zaman aşımına uğradığını, davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, trafik kazasında karışan, davalı tarafa ait araç, kaza anında davalı tarafından kullanılmamakta olup, araç... tarafından kullanılmış olduğunu, davacı şirketin, davalı tarafın araç maliki olması ve kusursuz sorumluluk esasına göre, sorumlu olmasından dolayı hakkında bu davayı açtığını, ancak trafik kazasının meydana gelmesinde, karşı aracın ve yolda doğal gaz çalışması yapan 3. şirketin müterafik kusurunun var olduğunu, trafik kazası Kemalpaşada meydana geldiğini ve kazanın tarafları arasında ana tazminat davası İzmir Kemalpaşa ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı, davası olup, müterafik kusur esasına göre hüküm kurulduğunu ve karar, kusur ve sorumluluk ve tazminat miktarı yönünden taraflarca temyiz edilmiş olup, dosya Yargıtay incelemesi aşamasında olup, karar ve kusur oranının henüz kesinleşmemiş olduğunu, trafik poliçesinin tanzimcisi ve asıl tarafı olan ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı ... Esas sayılı ilk rücuen tazminat davasında, İzmir Kemalpaşa ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı, ana tazminat davasının kesinleşmesi, bekletici mesele olarak karara bağlanmış ve dosyanın kesinleşmesinin beklemekte olduğunu, izah edilen nedenle davalı tarafın aracını kullanan...'a isabet eden kusur oranının henüz kesinleşmiş olmadığını, esasa girilecek ise, İzmir Kemalpaşa ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesinin gerektiğini, kazada yaralanan...'ün tedavisi için harcadığı iddia edilen dava konusu 4.201.73 TL tedavi bedeli ve...'ün kendisine ödediği iddia edilen 54.994,16 TL'lik maluliyet bedeli, çok fahiş bir bedel olduğunu, bu nedenle dava konusu edilen tazmin bedellerinin, uygunluğunun ve yerindeliğinin, bilirkişi incelemesi ile netlenmesi gerektiğini, istenen rücuen tazmin bedellerinin çok fahiş olduğunu, fazla ödeme yapıldığını, mevcut yaralanma sebebi ile yargılama neticesinde İzmir Kemalpaşa ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararı ile... lehine 15.000,00 TL tazminata hükmedilmiş iken, davacı sigorta şirketince...'le ilgili 59.195,89 TL rücuen tazminat talebinde bulunması fahiş ve yanlış olduğunu,...'e yasal hakkından fazla ödeme yapıldığını, bilirkişi aracılığı ile gerçek maluliyet oranı ve tazmin miktarının tespit edilmesi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin trafik kazasına karışan sürücülerin ve yolda doğal gaz hafriyat işlemi yapan Taşeron ... Firmasının, müterafik karşılıklı kusurları olmasına rağmen, sadece davalı tarafın, müteselsil objektif sorumluluğa dayanılarak sadece davalı taraf hakkında dava açılmasının yanlış olduğunu, İzmir Kemalpaşa ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı kararının kesinleşmesinden sonra, kusuru kesinleşecek, sair kusurlu olacak şahıs ve şirketlerinde davaya dahil edilmesi veya davanın ihbar edilmesi gerekir inancında olduğunu, müteselsil sorumluluk, kusur oranının kesinleşmesinden sonra ortaya çıkacak bir sonuç olduğunu, sigorta şirketinin yaptığı ödemeden davalı tarafın müteselsilen ve objektif olarak sorumlu tutulabilmesi için araç sürücüsünün kusurunun sabit olması ve tazmin bedelinin denetlenmesi gerektiğini, ancak davalı tarafın aracını kullanan...'ın kazadaki kusur oranın henüz kesinleşmiş olmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve nazara alınacak sebepler ile itirazların kabulü ile, görevsizlik kararı verilerek, dava dosyasının talep halinde İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, görevsizlik itirazının reddi halinde, ilk itirazlarının kabulü ile ehliyeti husumet yöneltmedeki eksiklik ve zaman aşımı nedeni ile davanın reddini, ilk itirazlarının reddi halinde, İzmir Kemalpaşa ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kararının kesinleşmesinin beklenilmesini, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan İzmir Doğalgaz Dağıtım Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketince ödenen bedelin rücuen davalı ...'dan tahsili istemine ilişkin olduğunu, davalı tarafın yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş, adı geçen mirasçılar tarafından davanın ihbar olunan şirkete ihbarı istenilmekle dava taraflarına ihbar olduğundan, ihbar talebi ve davaya karşı beyan ve cevaplarının sunulması gerektiğini, davaya konu edilen alacak zaman aşımına uğramış olup Mahkemece bu yön özetilerek davanın reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, rücu davasında teselsül olmayacağından açılan davanın ihbar olunan şirkete ihbarının hukuken bir hüküm ifade etmediği gibi davanın ihbarında davalı tarafın hukuki yararının da bulunmadığını, ihbar olunan şirketin dava konusu kaza ile ilgisi bulunmayıp doğalgaz yapım işi eser sözleşmesi gereği diğer ihbar olunan ... İnşaat Turizm Nakliyat Gıda ve Ticaret Limited Şirketi'ne bakıldığında taraflarınca husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, ihbar olunan şirketin somut olayda herhangi bir kusurunun bulunmaması nedeniyle sorumluluğu yoluna gidilmesinin mümkün olmadığını, iddia olunan zarar ile ihbar olunan şirketin herhangi bir faaliyeti arasında illiyet bağının bulunmamakta olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, TTK.'nın 1472. maddesinde yer alan koşullar somut olayda mevcut olmadığını, davacı şirketçe talep konusu edilen meblağ fahiş olup, bu meblağın tespitinde hangi kriterlerin esas alındığının açık olmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, davacı şirketin haksız iddiaları karşısında açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İzmir ... İcra Dairesi'nin 2015/9803 sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
İzmir ...İcra Dairesi'nin 2011/10364 sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
İzmir Kemalpaşa ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında gerekçeli karar ve kesinleşme şerhi UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
İzmir Tapu ve Kadastro III. Bölge Müdürlüğü'nden davalı Mirasçı ...'nın takbis kayıtlarına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ...Hukuk Müşavirliği'nden Mirasçı ...'nın tebligata yarar adresinin bildirilmesine ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nden Mirasçı Anıl KAYA'nın tebligata yarar adresinin bildirilmesine ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Davalı Müteveffa ...'nın Nüfus kayıt örnekleri UYAP sistemi üzerinden sorgulanmıştır.
Sigorta Konusunda Uzman Bilirkişi Tuğba TÜREL'den ve Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman ...'den oluşan bilirkişi heyetinden 22.09.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
-22.09.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle:
Mahkeme tarafından T.C. İzmir Kemalpaşa ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında, ... Karar sayılı ve 16.05.2018 tarihli kararı ile takdir olunan kusur oranlarının uygun olduğu takdir edilmesi durumunda;
Maddi hasar bakımından yapılan uzman değerlendirmesi neticesinde davalı tarafından ödenen hasar tazminat tutarı üzerinden kusuru oranında yapılan hesaplama neticesinde 8.879,38 TL tutar üzerinden rücu imkanının olabileceği,
Mahkeme tarafından T.C. İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında ... Kara sayılı ve 20.06.2023 tarihli kararı ile takdir olunan kusur oranlarının uygun olduğunun takdir edilmesi durumunda;
Davalı tarafa kusur atfedilmiş olduğundan davacı tarafın rücu imkanının olmayacağı yapılmış olan tespitlerin nihai ve hukuki takdiri Mahkemeye ait olmak üzere kanaate varılmıştır.
GEREKÇE :
Dava, sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın rücuen tazmini amacıyla açılan itirazın iptali davasıdır.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelemesinde davacının ... Sigorta Anonim Şirketi, davalıların ... mirasçıları, ... olduğu, İhbar olunanların İzmir Doğalgaz Dağıtım Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi, diğer İhbar olunanın ... İnşaat Turizm Nakliyat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, dava tarihinin 30/09/2011 olduğu, dava dışı ...ve bebeğinini ölmesinden dolayı ödenen tazminatın dava konusu edildiği, söz konusu dava ile davanın kabulüne karar verildiği ve takip borçlusunu ...'nın İzmir ...İcra Dairesi'nin 2011/10364 sayılı İcra dosyasında yaptığı itirazın iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 51.910,31 TL asıl alacak, 4.044,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 55.955,05 TL üzerinden devamına karar verildiği, verilen kararın 09/09/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşıldı.
İzmir Kemalpaşa ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı dosyasında davacıların... Olduğu, Davalıların... İzmir Doğalgaz Dağıtım Anonim Şirketi, İhbar olunan ... İnşaat Turizm Nakliyat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, davanın Cismani Zarar Nedeniyle Manevi Tazminat ve Maddi Tazminat İstemine ilişkin olduğu, Maddi Tazminat taleplerinin davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, Manevi Tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek 22/06/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşıldı.
Bu davada ise dava dışı...'e yapılan ek ödeme ve SGK'ya yapılan ödemelerin dava konusu edildiği ve davalıların mükerrer ödeme yapıldığına ilişkin iddialarının yerinde olmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyaya celp edilen İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas, ...Karar, 30/09/2014 Tarih sayılı kararında; "Soruşturma aşamasında yaptırılan bilirkişi incelemesi ile ...'ın sürücü belgesinin olmadığı, olayda asli kusurlu olduğu, yol üzerinde çalışma yapan ... İnşaat şirketinin kusursuz olduğu belirlenmiştir. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile ...'ın asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporlarına yönelik itirazların değerlendirilmesi amacıyla Ankara Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla inceleme yaptırılmış, ...’ın asli kusurlu olduğu bildirilmiştir. Olay tarihinde ...’ın ... plakalı araçla Kemalpaşa-İzmir istikametinde seyir halinde iken karşı yönden gelen ... yönetimindeki araçla çarpıştığı, olay yerinde İzmirgaz tarafından taşeron firma ... İnşaat aracılığıyla kazı çalışması yapıldığı, olay yerinde İzmir-Kemalpaşa yönünde yolun sağında toprak yığınlarının bulunduğu, kaza sonucu bir kişinin öldüğü ve birden fazla kişinin yaralandığı, ...’ın olay sırasında hızını yol ve trafik durumuna uygun şekilde azaltmadığı, viraja girişi sırasında aracını kendi gidişine ait şeritte tutmayı sağlayamadığı ve karşı şeride tecavüz ettiği, böylece tam kusurlu olarak kazaya neden olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü halde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü halde başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlike hali bilinçli taksir olarak değerlendirilir. Dava konusu olayda sanığın gerçekleşmesini istemediği sonucu öngördüğü hususunda delil bulunmadığı, sırf sürücü belgesinin olmamasının bilinçli taksirle hareket edildiğine işaret etmeyeceği kanaatine varılmış, sanık hakkında TCK. 22/3 maddesi uygulanmamıştır. Açıklandığı üzere ...’ın kaza yerine geldiği sırada hızını mahal şartlarına uygun olacak şekilde azaltmadığı ve aracın kontrolünü kaybedip karşı şeride geçerek ... yönetimindeki araca çarparak bir kişinin ölümüne ve birden çok kişinin yaralanmasına neden olduğu, bu haliyle olayda tam kusurlu olduğu ve atılı suçu işlediği sonuç ve kanaatine varılmış, kusurunun yoğunluğu, meydana gelen kaza sonuçlarının ağırlığı gözetilerek cezası asgari haddin üzerinde tayin edilmiştir." şeklinde karar verilmiş, verilen karar Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
6098 sayılı TBK.'nın 74. maddesi ceza mahkemesi ile hukuk mahkemesi kararları arasındaki ilişkiyi düzenlemiştir. Bu kapsamda, Ceza mahkemesince kabul edilen kusur değerlendirmesi ve zararın kapsamına ilişkin belirleme hukuk hakimini bağlamaz. Ancak ceza mahkemesinde ileri sürülen maddi vakıalar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığını saptayan ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşımaktadır.
Kemalpaşa ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar, 16/05/2018 Tarih sayılı kararı ile; "Dosya kapsamına bu haliyle sunulu olan raporların birbirleriyle çelişkili olmaları nedeniyle mevcut çelişkilerin giderilmek suretiyle rapor tanzimi için dosya İTÜ. Mak. Müh. bölümüne gönderilmiş, bilirkişi heyeti 02/12/2013 tarihli raporlarında; ... plaka sayılı aracın ehliyetsiz ve davalı sürücüsü...'ın meydana gelen kaza sonucu ... plakalı araçtakilerin yaralanması ve ölümünden % 60 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın plaka aracı sahibi ve aracın içinde bulunan ...'nın meydana gelen kaza sonucu ... plakalı araçtakilerin yaralanması ve ölümünden % 15 oranında kusurlu olduğunu, ... İnşaat ve İzmir Gaz firmaları meydana gelen kaza sonucu ... plakalı araçtakilerin yaralanması ve ölümünden % 25 oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise meydana gelen kaza sonucu ... plakalı araçtakilerin yaralanması ve ölümünde kusursuz olduklarının tespit edildiği anlaşılmıştır... " şeklinde karar verilmiş, verilen karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
İşleten Karayolları Trafik Kanunu'nun tanımlar başlıklı 3. maddesinde; "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı , ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse , bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK.)'nun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu düzenlenmiştir. "İşleten ve Araç İşleticisinin Bağlı Olduğu Teşebbüs Sahibinin Hukuki Sorumluluğu” başlıklı söz konusu maddenin ...fıkrasında; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmü, aynı maddesinin son fıkrasında "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmü yer almaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Trafik tescil kayıtlarına göre kaza tarihi itibariyle davalı araç sahibi ilgili hükümler çerçevesinde işleten sıfatıyla sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen tazminle yükümlüdür.
Yargıtay 17...Esas, ... Karar, 09/07/2020 Tarih sayılı kararında belirtildiği üzere; TBK. 74 maddesinde haksız eylemin "kusur" öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup birincisi "kusur bulunup bulunmadığına", öteki "kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye" ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre "kusurun varlığını" araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre "kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede" tam bağımsız kılınmıştır.
HMK. 266. madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları gözönüne almalıdır. Buna göre mahkemece kusur konusunda rapor aldırılmasına gerek bulunmayıp dosya kapsamında bulunan delillere göre, tarafların kazanın meydana gelmesinde kusurlarının derecesi mahkemece belirleneceğinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yapılan değerlendirmede kaza tespit tutanağına ve dosyada mevcut ceza dosyasında alınan bilirkişi raporuna, 03/08/2012 tarihli ATK. raporundaki tespitlere göre araç sürücüsü...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken kaza mahalline geldiğinde sevk ve direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı istikametten gelmekte olan aracın önünü kapatarak şeride tecavüz etmek suretiyle kazanın meydana gelmesine %75 oranında kusurla sebebiyet verdiği, dava dışı ... İnşaat ve İzmir Gaz firmalarının ise yolun doğalgaz çalışması yapılan bölümünde gerekli güvenlik önlemlerini almadıklarından dolayı % 25 oranında kusurlu oldukları Mahkememizce kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalının(müteveffanın), sürücünün kusuru oranında meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, TTK.'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK. 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmü uyarınca davacının talebinde haklı olduğu, dava dilekçesinde talep edilen 59.195,89 TL'nin % 75'i oranda davalı mirasçıların sorumlu olduğu, davacının dava dilekçesinde hangi tarihten itibaren faiz talebinde bulunduğunu belirtmemesi, dava dilekçesi ekinde sunduğu ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin evrakı sunmaması ve dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin belge sunmadığı anlaşılmakla dava tarihinden itibaren faiz talebi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda sürücü ile işletenin farklı olduğu ve kusurun buna göre belirlenmesine ilişkin yanlış tespitlerde bulunulduğu, davalıların sorumluluğuna ilişkin kusur oranının tespitinin hakimin takdirinde olması nedeniyle raporun teknik kısımları dikkate alınarak kusur konsundaki değerlendirmeler dikkate alınmadan karar verilmiş olup yeniden ek rapor aldırılmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
44.396,91 TL alacağın dava tarihi olan 5/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı Mirasçılardan alınarak Davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.032,75 TL nispi harçtan, peşin alınan 1.010,92 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.021,83 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı, 1.010,92 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.040,12 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 997,10 TL tebligat ve posta gideri ve 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.997,10 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 4.666,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 14.798,98 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalılara eşit olarak verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 20.02.2025
Katip...
E-imza
Hakim ...
E-imza