İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/4405 E. 2016/15076 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/4405
Karar No
2016/15076
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/133 KARAR NO : 2019/854 DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2015 KARAR TARİHİ : 17/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası içerisinde bulunan protokoller gereğince davacıya verilmek üzere 3 adet ... TL'lik bono alındığını, ancak davacının lehdar olduğu bonolar teslim edilmediği gibi bedelinde kendisine ödenmediğini, teslim edilmeyen ve bedeli ödenmeyen bonolar hakkında muhtelif davalar açıldığını, bonoların bedelini müvekkile değil porotokolde adı geçen şahıslara ödendiğinden bahisle, davacı hakkında dava açıldığını, davacının sorunun çözülmemesi üzerine icra takibi başlattığını, borçlular tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, alacaklı olduğu protokolle sabit olduğundan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız yere itiraz edildiğinden ve alacak likit olduğundan karşı tarafın alacak miktarının yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin ekinde bulunan protokolde imzası bulunan ... ve ...'a husumetin yöneltilmediğini, davacının alacaklı olduğu senetlere ödeme yapılıp yapılmadığının protokol içeriğinden anlaşılamadığını, senetlerin ... tarihli tutanakla ... tarafından ... ...'a teslim edildiğini, senetlerin teslim edilmediği yönündeki iddiaların ...'a yöneltilmesi gerektiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. Sayılı dava dosyasının ... tarihli celsesi ile Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği'nin .../... soruşturma dosyasında ... tarihinde verilen ifadede yine Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı dosyasında ... tarafından düzenlenmiş ... tarihli bilirkişi heyet raporunun bulunduğunu, davalının da protokol gereğince ... TL ödediğini geri almak için de kendisinin de Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyasında davasının bulunduğunu belirterek davanın reddine ve davacının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının ... ve ...'a dava açmayarak kendine dava açtığını, davacının protokolde imzasının bulunmadığını, kendisine yapılan bir ödeme bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kendine herhangi bir bedel, çek, senet vb verilmediğini, protokolün para alışverişini sağlamadığını, protokolün sadece üyeler arasındaki ortalama sayıyı belirlemek için yapıldığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı olarak yer aldığı Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyasında dava dilekçesinin 4. Maddesinde ...'a ... TL ödeme yapıldığının belirtildiğini, protokolün ödeme belgesi veya ibraname olmadığını, esnaf ile yapılan, ortalama sayının belirlenmesi için yapıldığını, ... ve ...'a davanın yöneltilmediğini, davacının ödem yaptığını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. Sayılı dava dosyasının reddolunduğunu ve Yargıtay ... Hukuk Dairesince onanmasına karar verilerek kararın kesinleştiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekilin talebi dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı, borçluların da davalılar olduğu görülmüştür. Benzer iddialarla açılan davalarda Antalya Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında görev uyuşmazlığı doğmuş, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararında, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararında, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararında, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin .. tarih .../... E. .../... K. sayılı kararında, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararında, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararında, yargı yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna karar verilmiş ise de, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararında ise yargı yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararında; "...Somut olayda, davacı, ... ile ... arasında düzenlenen protokol uyarınca bono düzenleyerek gerçek kişi olan davalıya verdiğini ve daha sonra da ...-TL olan bono bedelini ödediğini, ancak protokolün iptal edildiğini ve karşı tarafın edimlerini yerine getermediğini belirterek, haksız olarak ödenen bono bedelinin tahsilini talep etmiştir. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için kural olarak illetten mücerret olan bononun illete bağlı kabul edilip edilemeyeceğinin, protokoller ile bono arasındaki ilişkinin; başka bir anlatımla bonoya dayalı olarak ödenen miktarın istirdadının mümkün olup olmadığının tartışılması ve çözüme kavuşturulması gerekmektedir. O halde dava, kambiyo hukukunun uygulanmasını gerektiren ve kambiyo senedi özelliklerini taşıyan bonodan kaynaklanmakta olup, TTK'nın 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereğince, mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın ticaret mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekmektedir..." denilmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Kötü niyet tazminatı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. Maddesinde hükme bağlanmıştır. İtirazın iptali davasında, davanın reddine karar veren mahkeme, alacaklının haksız ve kötü niyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanısına varırsa, alacaklıyı, borçluya red olunan alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum eder. Alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/03/2010 tarih 2010/19-123 E. 2010/154 K. sayılı kararı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/12/2011 tarih 2011/13-576 E. 2011/747 K. sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/03/2013 tarih 2012/19-778E. 2013/250K. sayılı kararı). Mahkememizin ... tarihli celsesinde dinlenen tanık ... beyanında; "Ben ... ... olarak 2012 yılından önce çalışıyordum. ... ile ... arasında yapılan protokol'den bilgi sahibiyim. ... tarihli protokolde belirtildiği şekilde bende ... TL'lik senet tanzim edip ... nin yetkililerine teslim ettim, sonrasında da senet bedelini bu yetkililere ödedikten sonra senedi geri aldım, Ben dava konusu senette alacaklı olan ...'u görmedim, Senet tamamen protokol gereği yönetim tarafından tanzim edildi" demiştir. Mahkememizin ... tarihli celsesinde dinlenen tanık ... beyanında; "Ben ... esnafı olarak 2012 yılından önce çalışıyordum. ... ile ... arasında yapılan protokol'den bilgi sahibiyim. ... tarihli protokolde belirtildiği şekilde bende ... TL'lik senet tanzim edip ...nin yetkililerine teslim ettim, sonrasında da senet bedelini bu yetkililere ödedikten sonra senedi geri aldım, Benim ödeme yaptığım kişiler ... yönetiminde ..., ..., ... ve ...'tu. Ben dava konusu senette alacaklı olan ...'u görmedim, Senet tamamen protokol gereği yönetim tarafından tanzim edildi ve ödemede yönetime yapıldı,... tarihli protokoldeki imza bana aittir" demiştir. Mahkememizin ... tarihli celsesinde dinlenen tanık ... beyanında; "Ben 2012 yılında yani protokolün tanzim edildiği ... tarihinde ... (...) ...nın ... ... yapıyordum, ... ... ile ... arasında protokol tanzim edildi, bu protokol gereği 4 ... esnafı bir ... esnafına ... TL'lik senet vermesi kararlaştırıldı, bu senetlerde ... yönetimi tarafından tanzim edildi ancak ben senetlerin Kooperatif yönetimi tarafından üyelerine dağıtılıp dağıtılmadığını ve tahsilatının yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi sahibi değilim. ... tarihli tutanaktaki imza bana aittir, Senetler ... ne teslim edilirken bir teslim ve tesellim belgesi düzenlenmiştir" demiştir. Mahkememizin ... tarihli celsesinde dinlenen tanık ... beyanında; "Ben halen ...na (eski ...na) kayıtlıyım ve ... sahibiyim. Tarihini tam olarak hatırlamamakla birlikte ... ... ile ... arasında birleşmeye yönelik bir anlaşma yapılmıştı, her ... sahibinden bu anlaşma kapsamında ... TL bedelli senetler alındı, bu senetlerin ne amaçla verildiğini tam olarak bilmiyorum, daha sonra anlaşma gerçekleşmedi, ayrıca birleşme için bizden para istediler bizde ... ... yönetimine ... TL para vererek senedimi geri aldım, parayı ..., ... ve ...'ın aldığı ortamda verdim, benim konu ile ilgili bilgim bunlardan ibarettir" demiştir. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME)'nin ... tarihli genel kurul kararı ile (dosyada mevcut) ... İlinde faaliyet gösteren ...+... oturma kapasiteli ... yerine, ...+... oturma kapasiteli araç olarak değiştirilmesi ve yenilenmesi hususunda karar alındığı, daha sonra alınan bu kararların Antalya ... İdare Mahkemesinin .../... esas ve .../... karar sayılı ilamı ile işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça dosyaya sunulan ... tarihli tutanak başlıklı belge incelendiğinde ... ile ... arasında imza edildiği, evvelce imzalanan ön protokol, uzlaşma protokolü ve ... tarihli protokol gereklerinin ifası amacıyla taraflarca imza edildiğinin belirtilerek ... tarihli protokolün 2.fıkrasında anılan senetlerin tanzim edilerek ...'a tutanak imzalanarak 575 adet senedin teslim edildiği, her iki kurumun tek çatı altında toplanıp ortak hareket etmelerinin kararlaştırıldığı, bu süreçte hat ve güzergahlarının ortak kullanımının amaçlandığının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. ... tarihli protokol başlıklı belge de aynı taraflar arasında imzalanmış olup buna göre protokol gereği ... ne verilecek 72 araç için araç başı ...-TL bedel belirlendiği, ...-TL bedelli ... ödeme tarihli senet verileceği, ... üyenin kişi başı ...-TL ödeyeceği, buna göre toplam ... TL ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. ... tarihli uzlaşma protokolü incelendiğinde; ... kapasite artırımı yapması sonucunda ...nin görmüş olduğu zarara karşılık olmak üzere ... tarafından bedeli karşılanarak ... adet ... ön protokol kapsamında ... sahiplerine verileceğinin kararlaştırıldığı, söz konusu protokolün altında ... yönetimi üyelerinin imzalarının olduğu, bu kişiler arasında davalının isim ve imzasının da bulunduğu anlaşılmıştır. Yine davacı tarafın delilleri arasında dosyaya sunulan ... tarihli protokol başlıklı belge incelendiğinde; davalının da ... üyeleri adına ödemeyi teslim alan sıfatıyla isim ve imzasının bulunduğu, buna göre ... esnafına devir ve teslimi gereken ... adet araca karşılık bu güne kadar ... ruhsat sahibinin ...-TL ödeyerek senetlerini ... üyelerinin aldıkları ayrıca ... tarihinde ...-TL'den 10 kşi adına toplam ...-TL ödeme yapıldığı, toplamda ... üye adına ödeme yapılıp senetlerinin alındığı, diğer ödeme yapmayanlarının senetlerinin de tahsili için çalışmalar yapılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararında; "...Mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller neticesinde, ... ile ... sahiplerinin bir araya geldikleri ve ... nı kurdukları, odanın faaliyete geçtiği, oda yönetiminde ... ...dan da kişilerin bulunduğu, sonuçta birleşmenin sağlandığı, taraflar arasında düzenlenen ... tarihli uzlaşma protokolünün icra sefahatinde ... ...nin görmüş olduğu zarara karşılık olmak üzere oda tarafından bedeli karşılanarak ... adet ... verilmesinin kararlaştırıldığı,... adet ... verilemediğinden, bunların değeri belirlenerek, belirlenen değerin üye sayısına bölünmesiyle, bulunan miktar olan araç başına ...TL'lik senetlerin ... ... tarafından ... üyelerine verilmek üzere düzenlendiği, ... üyeleri tarafından senetler imzalanarak yapılan protokoller kapsamında ... ...ne üyelerine dağıtılmak üzere verildiği, bir kısım senet bedellerinin ödenmediği, Antalya Mahkemelerinde menfi tespit davalarına konu edildiği, bir kısım senet bedellerinin de ödenip istirdat davalarına konu edildiği, her ne kadar davacı taraf yapılan anlaşmaların ve protokollerin geçerli olmadığını ileri sürmüş ve geçersizliğinin tespitini talep etmiş ise de verilen senetlerin ve bu senetlere mahsuben yapılan ödemelerin ... yılından itibaren ... fazla kapasitede çalışmaları nedeniyle, ...ne doğmuş zararlarına istinaden ödendiği gerekçesiyle sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına... " denilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 03.03.2017 tarih 2015/2E. 2017/1K. Sayılı kararında; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde "sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller" gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa "yemin teklifinde bulunma hakkı"nı hatırlatamayacağına," karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm'ün 07/07/2015 tarih 2013/3244 sayılı başvuru kararında; "...43. Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu birtakım güvenceler içermesi gereklidir. Belirlilik ilkesi hukuksal güvenlikle bağlantılı olup, birey, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu, kanundan öğrenebilme imkânına sahip olmalıdır. Birey, ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörüp davranışlarını düzenleyebilir. Hukuk güvenliği, kuralların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de kanuni düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (Abdulhalim Karavil, B. No: 2013/849, 15/4/2013, § 34)...hukuk kurallarının yorum ve uygulanmasının “öngörülemez” nitelikte olması nedeniyle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı ... tarihli protokole dayanarak ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, itiraz üzerine de itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Davacı yersiz yere ödendiği iddia edilen bonolardan kaynaklanan alacak iddiası ile icra takibi yapmıştır. Bonoya dayalı olarak ödenen miktarın istirdadının mümkün olup olmadığının tartışılması ve çözüme kavuşturulması gerekmesi; dava, kambiyo hukukunun uygulanmasını gerektiren ve kambiyo senedi özelliklerini taşıyan bonodan kaynaklanmakta olup, TTK'nın 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereğince, mutlak ticari dava niteliğinde olması nedeni ile dava esastan incelenmiştir. Antalya Büyükşehir Belediyesi UKOME'nin aldığı karar doğrultusunda ... plakalı ... taşıma kapasitesinin artırılarak ... sınıfına geçirilip, ... ile aynı statüde çalışmaya başladıkları, alınan kararlar doğrultusunda ... plakalı ... fazla kapasitede yolcu taşıması yaptıkları, kooperatif üyeleri tarafından UKOME kararlarının iptali için dava açıldığı ve bunun sonucunda İdare Mahkemesi tarafından alınan kararın iptal edildiği, ... iptal kararının uygulamaya geçildiği takdirde bu kapasitede çalışamayacakları ve protokoller kapsamında kooperatif üyelerinin davadan da feragat etmedikleri, taraflar arasındaki yapılan protokoller, dosyada bulunan tüm yazışmalar, getirtilen belgeler, benzer dosyadaki belge örnekleri birlikte değerlendirildiğinde, ... ile ... sahiplerinin bir araya geldikleri ve ...nı kurdukları, odanın faaliyete geçtiği, oda yönetiminde ... ...dan da kişilerin bulunduğu, sonuçta birleşmenin sağlandığı, taraflar arasında düzenlenen ... tarihli uzlaşma protokolünün icra sefahatinde ... ...nin görmüş olduğu zarara karşılık olmak üzere oda tarafından bedeli karşılanarak ... adet ... verilmesinin kararlaştırıldığı, ... adet ... verilemediğinden, bunların değeri belirlenerek, belirlenen değerin üye sayısına bölünmesiyle, bulunan miktar olan araç başına ... TL'lik senetlerin ... tarafından ... üyelerine verilmek üzere düzenlendiği, ... üyeleri tarafından senetler imzalanarak yapılan protokoller kapsamında ...ne üyelerine dağıtılmak üzere verildiği, bir kısım senet bedellerinin ödenmediği, Antalya Mahkemelerinde menfi tespit davalarına konu edildiği, bir kısım senet bedellerinin de ödenip istirdat davalarına konu edildiği anlaşılmaktadır. Davacı ödediğini iddia ettiği bonoları ve ödediği kişileri ispat edememiştir. Davacı taraf açıkça "yemin" deliline dayandığını belirtmediğinden yemin teklifinde bulunma hakkı hatırlatılmamıştır. Bunun gibi benzer iddialarla açılan bir başka davada ödemelerin ... yılından itibaren ... fazla kapasitede çalışmaları nedeniyle, ...ne doğmuş zararlarına istinaden ödendiği gerekçesiyle sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir. Davacı tarafın iddasını ispat edememesi, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine de nazara alınarak davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının REDDİNE, 2. Davacıya kötüniyet tazminatı yükletilmesi talebinin REDDİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcın peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davalılar ..., ..., ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 3/2. maddesi gereğince davanın aynı hukuki nedenle reddolunduğu da nazara alınarak hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak eşit oranda davalılar ..., ..., ... ve ...'a verilmesine, 7. Karar kesinleştiğinde Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. Sayılı dava dosyasının mahkemesine iadesine, 8. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 9. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair davacı vekili ile birkısım davalılar vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Usulen anlatıldı.17/12/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/4405, K. 2016/15076, T. 03.03.2017, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-4405-e-2016-15076-k-8edf702562c3