İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/4087 E. 2015/317 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/4087
- Karar No
- 2015/317
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/932 Esas KARAR NO : 2023/349 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/10/2022 KARAR TARİHİ : 11/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, fatura alacağına dayalı takibe itirazın iptali davasıdır. Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalıya malzeme satışı yaptıklarını, satışlara ilişkin fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmemesi üzerine takip başlattıklarını, davalının haksız şekilde takibe itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının tetkikinde davacı/alacaklı ... Kimya San.A.Ş. tarafından davalı/borçlu ... Ve Dış Tic.A.Ş.ye yönelik 1.411,28-TL alacağının tahsili için takip yapıldığı, alacağa avans faizi işletilmesinin talep edildiği, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK.nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. İtirazın iptali davasının görülebilmesinin ön şartı, geçerli bir icra takibinin mevcut olmasıdır. Bu kapsamda; icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ve bu hususta karar verilmemiş olması halinde, itirazın iptali davasının görülebilmesine için icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılıp yapılmadığı hususunun mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalının icra dairesinin yetkisine itirazının incelenmesinde; davanın mal satımından kaynaklı bir para alacağına ilişkin olduğu TBK.89 atfıyla para alacağından doğan davalının alacaklı yerleşim yerinde de takip edilebileceği, davacının yerleşim yerinin Esenyurt olduğu ilgili ilçenin Bakırköy İcra Dairesi yetki alanında olduğu değerlendirildiğinden yetki itirazı yerinde görülmemiş, davaya konu geçerli bir icra takibinin mevcut olduğu değerlendirilmiştir. Uyuşmazlık; davacının mal satımı nedeniyle düzenlediği faturalar ve cari hesap kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı ile icra takibine yapılan itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Uyuşmazlık kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, alınan bilirkişi raporu ile; Davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve süresinde tasdik işlemlerinin gerçekleştirildiği, Davacı ticari defterlerinde davacının davalıdan 12.10.2020 tarihli fatura nedeniyle 1.411,28-TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Somut olayda; davalı şirkete, TTK.83/2 maddesinin yollamasıyla HMK.220.maddesinde yer alan hususları içerir şekilde ticari defterlerini sunması, defterlerini sunmaması halinde davacı defterlerinin lehine delil kabul edilebileceği hususunda tebliğ ile ihtarat yapılmış fakat davalı tarafça ticari defterleri mazeretsiz olarak incelemeye sunulmamıştır. Yargıtay 15.HD.nin 2016/4087 E. 2017/261 E. sayılı kararının “…Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. Maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir. Bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın ispatlandığı halde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesi ile, Yargıtay 23.HD’nin 2014/2785 E. 2015/317 K. sayılı kararının “HMK.nın 220. Maddesi bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini ön görmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK.nın 220.maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır.” şeklindeki gerekçesi ile verilen ve süregelen emsal kararlar kapsamında uyuşmazlık değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; davalının HMK. 220 çerçevesinde yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini süresinde sunmaması nedeniyle usulüne uygun tutulan ve uyuşmazlık konusu faturayı içeren davacı defterleri lehine delil olarak değerlendirilmiş, defter kayıtları kapsamında davacının davalıdan 1.411,28-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Davalı takibe itirazında haksız çıkmakla, alacağın faturaya dayalı likit alacak olması sebebiyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte olması nedeniyle alacağa avans faizi işletilmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir. edildiği anlaşılmakla, davacının davalıdan 41.649,12-TL miktarı ile alacaklı olduğunun kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular aleyhine yürütülen icra takibine yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, toplam alacak miktarı olan 1.411,28-TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, Devamına karar verilen 1.422,28-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Davalılar itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 1.411,28-TL toplam alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 282,25-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 96,41.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 80,70.-TL peşin harç mahsubu ile eksik kalan 15,71.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL başvurma harcı ve 24,10.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 1.791,50.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.411,28.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın 2023 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/04/2023 11:14:50 TASHİH ŞERHİ: İşbu hükmün birinci fıkrasının 3. satırında yer alan "Devamına karar verilen 1.422,28-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine," bölümünde maddi hata yapılarak "1.422,28-TL" yazıldığı görülmekle, gerekçeli kararın yazılmasından önce tespit edilen bu maddi hatanın düzeltilerek, hüküm kısmının birinci bölümün üçüncü satırında yer alan bölümün HMK.nın 304. Maddesi uyarınca "Devamına karar verilen 1.411,28-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine," olarak tashih edilmesine karar verilmiştir. 27.04.2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır