İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/37 E. 2016/9317 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/37
- Karar No
- 2016/9317
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2023/236 Esas KARAR NO:2024/824 DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:29/03/2023 KARAR TARİHİ:25/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile banka arasında pos anlaşması yapıldığını, bankanın anlaşma gereği postan tahsil edilen paralar yönünden 1,68 komisyon aldığını; 08/04/2019 – 28/01/2020 tarihleri arasında binlerce ticari iş ve işlemler sonucu pos cihazından toplam 24.200.961USD çekim için toplamda 406.576,14 USD komisyon kesintisi yapılması gerekirken komisyon veya çekim ücreti adı altında çok daha fazla kesinti yapılarak haksız kazanç sağlandığını; müvekkilinin bahse konu kesintileri fark etmesi üzerine bankaya 28.09.2022 tarihinde ... 63. Noterliği’nin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ihtar göndererek haksız kesilen bedellerin iadesini talep ettiğini, ihtara cevap verilmediğini, yapılan arabuluculuk başvurusu sonucunda anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 USD’nin, haksız kesinti tarihlerinden itibaren uygulanacak kademeli faizi ile döviz hesaplarına uygulanan ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davamızın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaklardan yosun bulunduğunu, davacının tacir olduğunu, beyanlarının aksine ticari müşterilerden alınan komisyon, masraf ve pos işlem ücretlerine ilişkin olarak Finansal Tüketiciler hakkında düzenlenen yönetmelik/tebliğ hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, tacir olan mudilerden tahsil olunan komisyon ve masraflar için 01.04.2020 tarihine kadar Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (2006/1 sayılı) Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Uygulama Talimatının tatbik edildiğini; Davacının dayanak olarak gösterdiği (Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik "Dayanak" başlıklı 3. Md., "Tanımlar" başlıklı 4-1/d md; Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in "Dayanak" madde başlıklı 3. Md., "Tanımlar" başlıklı 4-1/e md.) söz konusu Yönetmelik ve Tebliğ’in tüketici işlemlerine uygulanacak düzenlemeleri içerdiğini, davacının buna göre alacak talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, Üye İş Yeri Sözleşmesi eki olan Üye İş Yeri Sözleşmesi Ürün ve Hizmet Bilgilendirme Formu'nda POS komisyon oranının BSMV hariç 1,60 olduğunun açıkça yer aldığını, POS masrafları yönünden davacının dilekçesinde tahsilattan 1,68 oranında komisyon alınacağının kabul edildiğini, POS masraf tahsilatları yönünden sözleşmede belirtilen (BSMV dahil) 1,68 komisyon tahsil edildiğini, davanın reddi gerektiğini (Y.11. HD’nin 05.12.2016 tarihli 2016/37 E., 2016/9317 K.; Y. 11. HD’nin 08.01.2018 tarihli 2016/8793 E., 2018/13 K.) ; Efektif Çekim (Döviz Çekim) ücreti yönünden işlemlerin müşteri talimatları, sözleşmeler ve yürürlükteki yasal mevzuata uygun olduğunu, müşterinin 08.11.2019 tarihinden 29.01.2020 tarihine kadar toplam 784.535,17 USD efektif (Döviz) çekim işlemi gerçekleştirdiğini, bu işlemler nedeniyle 26.048,09 USD efektif çekim (döviz çekim) ücreti tahsil edildiğini, bu tarihler dışında başka işlem bulunmadığını, davacının davaya konu işlemlerle ilgili, "Hesap ekstresini okudum inceledim anladım mutabıkım" açıklamasıyla (10.12.2019 ve 29.01.2020) ekstreyi imzalayarak işlemlerle mutabık olduğunu beyan etmesinden sonra hukuki dayanağı olmayan huzurdaki davayı açmasının basiretli davranma yükümlülüğü ile bağdaşmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, davanın reddi gerektiğini (Y. 19. HD’nin 20.01.2013 tarihli 2012/13287 E., 2013/1525 K.; Y.19.HD’nin 16.06.2015 tarihli, 2015/2205 E., 2015/8916 K.; Y.11.HD’nin 25.03.2015 tarihli ve 2015/1751 E., 2015/4168 K. );ayrıca, davacı şirket yetkilisinin 18.11.2019 tarihinde yapılan telefon görüşmesinde USD hesaplarından nakit çekilmesi durumunda %3,15+BSMV oranında efektif çekim ücreti tahsil edilmesine uygunluk verdiğini, davacı ile imzalanan Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi'nin Temel Hükümler Başlıklı 1. Maddesinin "f" ve "g" bendlerinde bankanın ses kaydı alma hakkını haiz olduğu ve ses kayıtlarının belge niteliğinde olduğu hususlarının belirtildiğini1,HMK’nın 199. Maddesinde de ses kaydının belge olduğu belirtildiğini, Davacının mutabakatı ve sözlü talimat/onay kapsamındaki oranlardan fazla tahsilat yapılıp yapılmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılmasını, taraflarca kararlaştırılan oranda tahsilat yapılmış olması nedeniyle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tahsil edilen efektif çekim (döviz çekim) ücretleri ile ilgili olarak Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (2006/1 sayılı Tebliğ) hükümleri kapsamında inceleme yapılması, Yargıtay içtihatlarına göre öncelikle taraflar arasında komisyon ve masraflar yönünden sözleşmede oran belirlenip belirlenmediği, belirlenen oran varsa bu oranda tahsilat yapılıp yapılmadığının tetkiki, sözleşmede oran yer almaması halinde TCMB’ye bildirilen oranın araştırılması, bildirilmemiş ise emsal araştırması kapsamında tahsil edilen bedeller yönünden ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Davacı tarafından hesaptan para çekme yetkisi verdiğini beyan ettiği kişilere ilişkin bankaya gönderilen talimatlarda "......'a .... USD (hesaptan masraf düşüldükten sonra kalan bedelin) ödeme yapılmasını rica ederiz" şeklinde açıklama yer aldığını, bunun hesaplardan para çekim işlemlerinde para çekim masrafı alındığının ve masraf düşüldükten sonra para teslim edildiğinin bilindiğinin talimatlarla da kabul edildiğini gösterdiğini, davacının çekincesiz imzalayarak kabul ettiği para çekme ücretlerinin iadesini talep etmesinin hukuki dayanağı olmayan kötü niyetli talep olduğunu belirterek davacının usul ve yasaya aykırı davasının reddine, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, alacak davasıdır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 18/09/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının kabulünde olan 406.576,14-USD Erken Çekim Komisyonu miktarı düştükten sonra kalan (1.141.853,92-406.576,14=) 735.390,53-USD tutarın anlaşmazlık konusu POS işlemleri Erken Çekim Komisyonu miktarını oluşturduğu; itiraz edilen Efektif Çekim Ücretleri toplamı olan 43.768,88-USD ile birlikte davacının itiraz ettiği işlemlerin miktarının (735.390,53+43.768,88=) 779.159,41-USD olarak tespit edildiğini, uyuşmazlık konusunun sağlıklı incelenebilmesi açısından; üye İşyeri Sözleşmesinin, işlemlerin ücretlendirilmesine ilişkin 08.04.2019-29.01.2020 dönemini kapsayan eklerinin; 10.02.2021 tarihli Üye İşyeri Sözleşme Ürün ve Hizmet Bilgilendirme Formu (ÜHBF) öncesine ilişkin -özellikle uyuşmazlık konusu işlemlerin ait olduğu 08.04.2019-29.01.2020- dönemi kapsayan ÜHBF veya bunun yerini alan Üye İşyerinin (Davacının) ücretlerden bilgilendirildiğini gösteren dökümanın; Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin eksiksiz bir suretinin, Ankara 63.Noterliği’nin 28.09.2022 tarihli ve 32073 yevmiye numaralı ihtarnamesinin muhatabına tebliğini gösterir tebliğ şerhinin, gerek Efektif Çekim Ücreti, gerekse POS işlemleri Erken Çekim Komisyonları açısından, 08.04.2019-29.01.2020 uyuşmazlık dönemine ilişkin emsal banka uygulamalarının temininin gerektiği eksiliklerin tamamlanmasına göre, haksız olarak davacıdan tahsil edilen tutarın varlığına bağlı olarak faiz hesaplaması yapılabileceğini belirtmişlerdir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; banka ile yapılan anlaşmaya göre bankanın 08/04/2019 – 28/01/2020 tarihleri arasındaki toplam 24.200.961 USD pos cihazından yapılan çekime karşılık 406.576,14USD komisyon kesintisi yapması gerekirken çok daha yüksek kesintiler yaparak haksız kazanç sağladığı iddiası ile ‘fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 USD’nin faizi ile tahsilini’ dava ettiğini, T.C.Merkez Bankası’nın POS işlemlerinde alınacak ücretlere ilişkin üye işyerine uygulanacak komisyon oranının yüzde 1,60’ı geçemeyeceğine ilişkin 01.11.2019 tarihinde yürürlüğe giren -2006/1 sayılı Tebliğde değişiklik yapan- 2019/18 sayılı Tebliğinden önce bir düzenleme bulunmadığı, konunun banka ile üye işyeri arasında yapılan sözleşmelerde düzenlendiği, davalı banka ile davacı arasında ‘pos’ işlemlerini kapsayan Üye İşyeri Sözleşmesi (ÜİS)’nin 08.04.2019 tarihli olduğu, sözleşmeye göre, sözleşmenin ek 1-2-3’de belirlenen komisyon oranları ve ücretlerin, üye işyerine önceden bildirilmesi kaydıyla değiştirilebileceği (Söz.Md.6.5), fiziki dosyada (CD dahil) ve dosyanın UYAP kaydında, pos işlemlerinde alınacak ücrete ilişkin ‘ÜYE İŞYERİ SÖZLEŞMESİ ÜRÜN VE HİZMET BİLGİLENDİRME FORMU’nun 10.02.2021 tarihli suretinin bulunduğu, ÜİS’nin imzalandığı tarihte pos işlemlerinden alınacak ücretin ne olduğuna ilişkin bir açıklık bulunmadığı, %7 ve %5 oranlarında uygulanan pos erken çekim (peşin) ücretleri bakımından emsal araştırmasının mahkemenin takdirinde olduğunu, davaya konu edilen Efektif Çekim Ücretlerinin POS’tan yapılan bir çekim olmadığını, POS işlemleri dışında, davacının talimatı ile ilgili şirket çalışanı veya bizzat şirket yetkilisi tarafından hesaptan çekilen tutarlarla ilgili olduğunu; bu ücretlere ilişkin taraflar arasında imzalanan ÜİS ve Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi (TBHS)’de düzenleme bulunmadığı; davalı Banka’nın 01.11.2019 tarihinden itibaren alınan Efektif Çekim Ücretlerine davacının 18.11.2019 tarihli telefon görüşmesi ile onay verdiğine ilişkin ses kaydına dosyada rastlanmadığı, davalı Banka tarafından uygulandığı ifade edilen %3,31 oranındaki Efektif Çekim Ücretine ilişkin emsal araştırmasının mahkemenin takdirinde olduğunu, POS işlemlerinden yüzde 1,60 ücret alınacağına ilişkin davacı tarafın yanlar arasında anlaşma bulunduğunu ifade etmesine karşılık, yargılama konusu işlemlerin gerçekleştiğini, özellikle 01.11.2019 tarihinden öncesini kapsayacak yüzde 1,60 oranında ücret alınacağına ilişkin taraflar arasında bir mutabakata dosyada rastlanmadığı; dosyada bulunan ve Banka tarafından sunulan 10.02.2021 tarihli ‘ÜYE İŞYERİ SÖZLEŞMESİ ÜRÜN VE HİZMET BİLGİLENDİRME FORMU’nda ücretin BSMV hariç yüzde 1,60 olarak ifade edildiğini, yüzde 1,60 oranının BSMV ile birlikte %1,68 oranına ulaştığı, POS işlemlerine,Banka ile yapılan anlaşmaya göre bankanın 08/04/2019 – 28/01/2020 tarihleri arasındaki toplam 24.200.961USD pos cihazından yapılan çekime karşılık 406.576,14USD komisyon kesintisi yapması gerekirken çok daha yüksek kesintiler yaparak haksız kazanç sağladığı iddiası ile ‘fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 USD’nin faizi ile tahsilini’ dava ettiğini, T.C.Merkez Bankası’nın POS işlemlerinde alınacak ücretlere ilişkin üye işyerine uygulanacak komisyon oranının yüzde 1,60’ı geçemeyeceğine ilişkin 01.11.2019 tarihinde yürürlüğe giren -2006/1 sayılı Tebliğde değişiklik yapan- 2019/18 sayılı Tebliğinden önce bir düzenleme bulunmadığı, konunun banka ile üye işyeri arasında yapılan sözleşmelerde düzenlendiği; Davalı Banka ile Davacı arasında ‘pos’ işlemlerini kapsayan Üye İşyeri Sözleşmesi (ÜİS)’nin 08.04.2019 tarihli olduğu, sözleşmeye göre, sözleşmenin ek 1-2-3’de belirlenen komisyon oranları ve ücretlerin, üye işyerine önceden bildirilmesi kaydıyla değiştirilebileceği (Söz.Md.6.5), fiziki dosyada (CD dahil) ve dosyanın UYAP kaydında, pos işlemlerinde alınacak ücrete ilişkin ‘ÜYE İŞYERİ SÖZLEŞMESİ ÜRÜN VE HİZMET BİLGİLENDİRME FORMU’nun 10.02.2021 tarihli suretinin bulunduğu, ÜİS’nin imzalandığı tarihte pos işlemlerinden alınacak ücretin ne olduğuna ilişkin bir açıklık bulunmadığı, %7 ve %5 oranlarında uygulanan pos erken çekim (peşin) ücretleri bakımından emsal araştırmasının mahkemenin takdirinde olduğunu, davaya konu edilen Efektif Çekim Ücretlerinin POS’tan yapılan bir çekim olmadığı, POS işlemleri dışında, davacının talimatı ile ilgili şirket çalışanı veya bizzat şirket yetkilisi tarafından hesaptan çekilen tutarlarla ilgili olduğu; bu ücretlere ilişkin taraflar arasında imzalanan ÜİS ve Temel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi (TBHS)’de düzenleme bulunmadığı; davalı Banka’nın 01.11.2019 tarihinden itibaren alınan Efektif Çekim Ücretlerine davacının 18.11.2019 tarihli telefon görüşmesi ile onay verdiğine ilişkin ses kaydına dosyada rastlanmadığı, davalı Banka tarafından uygulandığı ifade edilen %3,31 oranındaki Efektif Çekim Ücretine ilişkin emsal araştırmasının mahkemenin takdirinde olduğunu, POS işlemlerinden yüzde 1,60 ücret alınacağına ilişkin davacı tarafın yanlar arasında anlaşma bulunduğunu ifade etmesine karşılık, yargılama konusu işlemlerin gerçekleştiği, özellikle 01.11.2019 tarihinden öncesini kapsayacak yüzde 1,60 oranında ücret alınacağına ilişkin taraflar arasında bir mutabakata dosyada rastlanmadığı; dosyada bulunan ve Banka tarafından sunulan 10.02.2021 tarihli ‘ÜYE İŞYERİ SÖZLEŞMESİ ÜRÜN VE HİZMET BİLGİLENDİRME FORMU’nda ücretin BSMV hariç yüzde 1,60 olarak ifade edildiği, yüzde 1,60 oranının BSMV ile birlikte %1,68 oranına ulaştığı, POS işlemlerine,2019/18 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe girdiği 01.11.2019 tarihinden itibaren uygulanan ücretin BSMV dahil %1,68 olduğunu, Efektif Çekim Ücreti/Komisyonu/Masrafı olarak 04.11.2019 - 29.01.2020 tarihleri arasında yapılan kesintinin toplam 43.768,88-USD olarak tespit edildiği,davacı firma yetkilisinin mutabakatını bildirdiği 01.12.2019-31.12.2019 ve 01.01.2020-31.12.2020 tarihli iki adet ekstrede yer alan işlem tutarları olan 10.854,14-USD’ın, toplam çekilen tutardan düşmesi ile kalan 32.914,74-USD miktarın davacının itiraz ettiği miktar olarak tespit edildiğini, POS -Erken Çekim Ücretli olarak davacıdan tahsil edilen: %7 -iadeler düştükten sonra- oranındaki ücretlerin 468.000,02-USD olduğu, bu miktarın -davacının kabulünde olan %1,68 oranına karşılık hesaplanan- 151.660,79-USD (=toplam işlem miktarı 9.027.427,85 x 1,68:100) düşmesi ile kalan 316.339,23-USD (=468.000,02-151.660,79) tutarın, %1,68 oranı üzerinde, davacının itirazına konu fazla tahsilat olduğunu, %5 oranındaki ücretlerin 679.298,38-USD olduğu, bu miktarın -davacının kabulünde olan %1,68 oranına karşılık gelen göre hesaplanan- 227.929,20-USD (= toplam işlem miktarı 13.567.214,48 x 1,68:100) düşmesi ile kalan 451.369,17-USD (=679.298,38-227.929,20) tutarın, %1,68 oranı üzerinde, davacının itirazına konu fazla tahsilat olduğunu, %1,68 oranı üzerinden davacı hesaplarından mahsuben tahsil edilen 18.414,95-USD (= toplam işlem tutarı 1.421.035,45 x1,68= 23.873,39- iade edilen 5.458,44) tutarın ihtilaf konusu olmadığını, %1,68 oranı üzerinden işlem ücreti olarak tahsil edilmesi gereken tutarın 398.004,94-USD (18.414,95+151.660,79+227.929,20) hesaplandığı, tahsil edilen toplam 1.165.713,35-USD (=18.414,95+468.000,02+679.298,38) tutara göre, 767.708,40-USD (=316.339,23+451.369,17) tutarın, %1,68 oranını aşan tahsilat olarak tespit edildiğini, buna göre, davacının itirazında olan ücret/komisyon/masraf toplamının; Efektif çekim ücreti 32.914,74-USD, + POS erken çekim ücretleri 767.708,40-USD, olmak üzere 800.623,14-USD olduğunu, davacının alacağının varlığı ve bu alacağa taraflar arasındaki sözleşmede banka alacağı için öngörülen faizin uygulanacağının kabul edilmemesi halinde, bu alacağa 3095 sK’nın 4.a maddesine göre faiz hesaplanabileceği, davacının ihtarına göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 04.10.2022 tarihinde kamu bankalarının bir yıl vadeli USD mevduata uyguladığı %4,20 faiz oranın temerrüt faiz oranı olacağı, buna göre dava tarihi itibariyle davacının talebine konu zararının tabloda gözüktüğü üzere;dava tarihi itibarı ile 800.623,14-USD asıl alacak ve 16.214,26-USD faiz olmak üzere toplam 816.837,40-USD hesaplandığını, davalı banka tarafından davalıya Hesap Bildirim Cetvellerinin bildirilmiş veya davacının ifade ettiği gibi bildirilmemiş olması halinin dışında, Davacının tacir olduğu, her basiretli tacir gibi işletmesinin gelir-giderlerini takip edeceği ve bu açıdan banka hesap hareketlerini izlediği, bu kapsamda Banka tarafından alınan ücretlerden bilgisinin olmasının beklenen olağan hal olduğu, hesap hareketlerinden bilgi sahibi olmasının, o arada Banka tarafından tahsil edilen ücretleri gider olarak kayıtlarına almasının işlemlere daha sonra itiraz etmesinin davacının, Banka tarafından uygulanan işlem ücretlerini önceden kabul ettiğini, ancak sonradan kötüniyetli olarak itiraz ettiği anlamına geldiğine ilişkin davalı beyanlarının değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde bulunduğunu, hesap hareketlerinde, 2019/18 sayılı tebliğin yürürlüğe girmesinden önce %5-%7 oranında uygulanan ‘Erken Çekim Komisyonu’nun, 01.11.2019 tarihinden itibaren BSMV dahil 1,68 olarak uygulandığı; %1,68 oranının Tebliğe uygun olmakla birlikte, %5-%7 oranlarındaki POS Erken Çekim komisyonları ve %3,31 oranında uygulanan Efektif Çekim ücretlerinin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun görülemediğini, dosyada bankanın ilan ettiği ve internet sitesinde de yer verdiğine ilişkin kayıt bulunmadığını, bu açıdan emsal araştırmasının mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmişlerdir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 24/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalı banka ile davacı arasında yapılan başta sözleşmelere, TCMB'nın yayımladığı 2006/1 ve 2019/18 sayılı tebliğ hükümlerine, uygun olarak pos komisyonu ile efektif çekim ücreti tahsil edildiğini, gerek pos komisyonu ve gerekse de efektif çekim ücreti davacının başta sözleşme eki onay formlarına, yazılı talimat ve sözlü telefon talimatları ile ekstre bazında onay ve genel kabulleri çerçevesinde tahsil edildiğini, bu komisyon ve ücret tahsillerinden kaynaklı olarak davalı bankaya bir kusur isnat ettirilememiş olması nedeniyle davacının alacak ya da ücret ve komisyon iade talebinin yerinde olmadığını belirtmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı banka ile pos anlaşması yaptığını, yapılan anlaşma gereğince davalının pos cihazından tahsil edilen paralar yönünden kesinti yaptığını, ancak bu kesintilerin herhangi bir sözleşme olmadan ve mevzuata aykırı şekilde yapıldığını belirterek yapılan kesintilerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davacı ile davalı arasında 05/04/2019 tarihinde üye işyeri sözleşmesinin imzalandığı ve bu sözleşmeye istinaden davacı üye işyerine pos cihazı bağlandığı, Üye İşyeri Sözleşmesinin 6.1.maddesinde "Banka, Üye İşyerinin POS ve imprinter aracılığı ile gerçekleştirilen kendisine ulaştıracağı satış belgeleri toplam tutarı üzerinden, iş bu sözleşme eklerinde(EK 1-2-3) belirtilen oranlarda komisyon tutarını resen, satış belgeleri bedellerinden mahsup suretiyle tahsile yetkilidir." hükmünün bulunduğu, sözleşmenin 1 nolu ekinde Standart Pos Çalışma Şartları tablosunun bulunduğu, bu tabloda yurt içi işlemler için % 2,5 ve yurtdışı işlemler için % 7 komisyon alınacağının düzenlendiği, bu oranların Standart Pos Çalışma Şartları tablosunun davacı tarafından imzalanması suretiyle davacı tarafından kabul edildiği, yine sözleşmenin eki olarak davacı tarafından imzalanan Üye İşyeri Sözleşmesi Ürün ve Hizmet Bilgilendirme Formunun 2.sayfasında BSMV hariç 1,60 oranında pos komisyonu uygulanacağının düzenlendiği, Üye İşyeri Sözleşmesinin imzalandığı sırada yürürlükte bulunan ve TCMB tarafından yayınlanan 2006/1 sayılı tebliğin 4. maddesinde faiz dışında belirlenecek diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelik ve sınırlarının serbestçe belirleneceğinin düzenlendiği, bu tebliğ hükümlerinin 2009/18 sayılı tebliğin yürürlüğe girdiği 01/11/2019 tarihine kadar geçerli olduğu, davalı bankanın 01/11/2019 tarihine kadar 2006/1 sayılı tebliğ hükümlerine kadar yurtdışı işlemler için serbestçe belirlediği %7 oranının ve 2019/18 sayılı tebliğ hükümlerine göre uyguladığı 1,60 (BSMV dahil 1,68) oranındaki pos komisyonu uygulamasının sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu, efektif çekim ücretleri yönünden efektif çekim ücretlerinin de yer aldığı hesap ekstrelerinin davacı tarafından okudum, "inceledim, anladım ve mutabıkım" şerhi yazılmak suretiyle imzalandığı, bu şekilde davacının kesilen efektif çekim ücretini herhangi bir itirazda bulunmadan kabul ettiği anlaşıldığından, davacının sözleşme ve mevzuata uygun olarak kesilen pos komisyonu ve efektif çekim ücretinin davalıdan iadesini talep edemeyeceği gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 5.000 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.917,02 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.120 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır