İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/206 E. 2020/631 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/206
Karar No
2020/631
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/206 Esas KARAR NO : 2020/631

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/03/2016 KARAR TARİHİ : 03/12/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, ... tarihinde, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halindeyken, yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışan müvekkili ...'a çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, müvekkilinin kaza tarihinde, ... - ... bölümü ... sınıf öğrencisi olduğunu, o yıl okula gidemediğini, okulu bırakmak zorunda kaldığını, müvekkilinin tedavisine ilişkin giderlerin tümünün kurum tarafından karşılandığını, yakınlarının yardımına ihtiyaç duyduğunu, bakıcı gideri ve tedavi masraflarının davalı ... dan talep ettiklerini, kaza nedeniyle sürücü ... hakkında, Antalya ... Sulh Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açılmış olup, yapılan yargılamada, davacı sürücünün kazada asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin kusuru olmadığını, bu sebeplerle, davanın kabulünü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde, dava konusu kazanın ... tarihinde gerçekleştiğini, motorlu araç kazalarından doğan zararlar nedeniyle tazminat taleplerinin zaman aşımı süresinin KTK ve ... Yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca 2 yıl olduğunu, davanın zaman aşımı süresi geçtikten sonra açıldığı için usulden reddini, davaya bakmakla ... Mahkemeleri yetkili olduğundan davanın yetki yönünden reddini, davacının yolun karşısına geçerken yola çıkacağı anda yolu kontrol edip yol üzerinde güvenle durduramayacak kadar yaklaşmış araçlar varsa bu araçların geçişini bekleyip yolun boş olduğundan emin olduktan sonra yola çıkması gerekirdi. Ancak yayanın tam aksine yolu kontrol etmeden dikkatsizce yola çıktığı anlaşıldığından Madde 68 Yayaların uyacakları kuralların, taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmelerinin yasak olduğunu, yayaların, bu yerlerden geçerken; Işıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve göz önüne almak, zorunda olduklarını, ancak yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayaların, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilecekleri kusurunu ihlal ettiğini; ayrıca davacının yolun karşısına geçerken ilk geçiş hakkının araçta olması nedeniyle yolu kontrol edip yol üzerinde gelen araç varsa bu aracın geçişini beklemesi yolun boş olduğundan emin olduktan sonra geçişini tamamlaması gerekirken aksine yol üzerinde seyir halinde olan aracı dikkate almadan yola çıkıp kazaya sebebiyet verdiğini kazada Karayolları Trafik Kanununa göre asli kusur halinin mevcut olduğunu, kazaya sebep olduğu bildirilen aracın olay tarihini kapsayan mecburi mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen araçların motor ve şasi numaraları da belirtilmek suretiyle Mecburi Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin araştırılmasını zira aracın kaza tarihi itibarıyla geçerli bir Mecburi Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi olması halinde, müvekkil kurumun herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmayacağından müvekkil aleyhine husumet yöneltilemeyeceğini davacının geçici işgöremezlik zararları teminat kapsamında olmadığını, bu sebeplerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, ceza dosyasında da belirtildiği üzere kaza tespit tutanağında vekil edenin anılan dosya da tali kusurlu olarak kabul edildiğini, ancak dosya kapsamı itibari ile davacı tarafın kırmızı ışıkta geçmiş olması ve vekil edenin önünde başka bir arabanın olması ve vekil edenin kırmızı da durduktan sonra yeliş ışık yanması dolayısı ile hareket etmesi, vekil edenin hızının şehir içi hız limitinden kat be kat aşağıda olması nedeniyle vekil edenin anılan kazada kusursuz olduğunu, bu nedenle davacı tarafça vekil edenden talep edilen maddi tazminatı kabul etmediklerini, davacı tarafın, estetik ameliyatı yapılması için tazminat talebini kabul etmediklerini, davacı tarafın estetik yolla düzeltilmesi gerekli herhangi kaza sonucu oluşan bir durumu söz konusu olmadığını, aksi olsa bile ... sayılı kanun ile değişik ... kanunu uyarınca estetik ameliyatların kapsamına alındığını ve bu nedenle ... dan öncelikle talep edilmesi gerektiğini, bu nedenle vekil edene karşı talep edilen işbu tazminat kaleminin yasaya aykırı olacağını, davacı tarafın okula gitmemesinin tamamıyla kendi isteği ile gerçekleştiğini, her ne kadar kaza ile okula o dönem itibari ile gidememiş olması kabul edilse bile sonrasında davacı kendi isteği ile okuluna devam etmediğini, bu nedenle gerek hayata geç ayılmasından dolayı gerekse kazanç kaybından dolayı talep edilen tazminatları kabul etmediklerini, davacı tarafın kaza nedeniyle herhangi bir iş göremezlik durumu söz konusu olmadığını, müvekkilinin defaatle davacı tarafa başsağlığı dilemek ve yanlarında olmak adına bir çok kişi ile haber gönderdiğini, ancak davacı tarafın hiçbir şekilde kabul etmediğini, manevi tazminatın, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminat olmadığını, davacı tarafın talep ettiği miktarı kabul etmenin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde, ... tarihinde meydana gelen kaza neticesinde yaralanan davacı tarafından açılan maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davada; davacının kuruma rücu hakkı bulunmadığından istemi yasal dayanaktan yoksun olup, husumet yönünden reddi gerektiğini, ...'ın ... tarihindeki geçirdiği trafik kazası olayından dolayı kurum kayıtlarında herhangi bir işlem kaydına ve açılmış bir dosya kaydına rastlanmadığını, bakım sözleşmesi giderlerinin kurum mevzuatları içerisinde yer almadığını, Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler ile refakatçilere mücavir alan yerleşim yeri içindeki nakiller için yol ve gündelik gideri ödenmediğini, bu sebeplerle, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. DELİLLER: Dosyada tüm deliller toplanmış, Antalya ... Sulh Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, dosya davacının maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda, 1-... ve ... oğlu, ... doğumlu ...'ın ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak Gr1 I (18Ba........35) A % 39x2/5= %15.6 E cetveline göre %12.1 (yüzdeonikinoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2-İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceğini bildirir rapor sunulmuştur. İş bu rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli, oluşa ve yasaya uygun görüldüğünden hükme esas alınmıştır. Dosya tarafların kusur oranlarının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli raporda, Sürücü ...'ın %75(yüzdeyetmişbeş)oranında kusurlu, Yaya ...'ın %25(yüzdeyirmibeş)oranında kusurlu olduğunu bildirir rapor sunulmuştur. Daha sonra İ.T.Ü Öğretim Üyelerince tanzim olunan ... tarihli raporda davalı sürücü ile davacı yaya eşit derecede olmak üzere %50 oranında kusurlu bulunmuştur. Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için aldırılan İstanbul ATK Trafik İhtisas Kurulunun ... tarihli raporunda; "Dava dosyası tümü ile tetkik edildiğinde olayın, yukarıda "OLAY" kısmında açıklanan şekli ile meydana geldiği, her ne kadar yaya geçidi mahallini kullanarak karşıdan karşıya geçmekte ise de yaklaşan vasıtaların hız ve yakınlığını yeterince kontrol etmeyip dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan davacı yaya ile sola dönüşe geçerek kavşaktaki yaya geçidi mahalline geldiğinde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan davalı sürücünün olayda alt düzeyde tali derecede kusurlu oldukları, Trafik kazası tespit tutanağında kazanın özeti bölümünde kavşaktaki yaya ışıkları ampullerinin sönük olduğu dolayısı ile yanmadığı, ışıklı trafik işaret cihazlarındaki bu olumsuzluğun sonuç üzerine asli derecede etkili olduğu heyetimizce mütalaa edilmekte olup aşağıda belirtilen kanaate varılmıştır. Buna göre; A-Davalı sürücü ... yönetimindeki otomobil ile yeşil ışıkta sola dönüşe geçerek kavşaktaki yaya geçidi mahalline geldiğinde hareket alanını yeterince kontrol altında bulundurmayıp dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olmakla olayda alt düzeyde tali derecede kusurludur. B-Davacı yaya ..., her ne kadar yaya geçidi mahallini kullanarak karşıdan karşıya geçmekte ise de yaklaşan vasıtaların hız ve yakınlığını yeterince kontrol etmeyip dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olmakla olayda alt düzeyde tali kusurludur. C-Olay mahalli ışıklı trafik işaret cihazı ile kontrollü kavşakta; yaya ışıkları ampullerinin sönük olduğu dolayısı ile yanmadığı, ışıkların koordineli olarak çalışmadığı anlaşılmış olup bu olumsuzluğun sonuç üzerine asli derecede etkili olduğu mütalaa edilmektedir. SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A-Davalı sürücü ... 'ın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, B-Davacı yaya ... 'ın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, C-Işıklı trafik işaret cihazı ile kontrollü kavşaktaki ışık probleminin sonuç üzerine %70 (yüzde yetmiş) oranında etkili olduğu" kanaatini bildirir Dosya daha sonra aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve mahkememize sunulan ... tarihli bilirkişi raporunda, rapor sunulmuştur. İş bu rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli, oluşa ve yasaya uygun görüldüğünden hükme esas alınmıştır. ... tarihinde trafik kazası sonucu %12,1 oranında sürekli ve 12 ay geçici iş gücü kaybı gelişen davacı ...'ın %15 kendi kusurunun dışında kalan zararı hesaplandı. -Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zararı ...(TL), -Sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan talep edebileceği maddi zararı ...(TL) olarak hesaplanmıştır. -bakıcı gideri yönünden bakıma ihtiyaç duyula süre tespit edilmediğinden hesaplama yapılamamıştır. - Estetik amleyat giderlerinin tespiti açısından, Plastik Cerrahi Uzmanı doktor bilirkişiden sorulmasının uygun olacağını bildirir rapor sunulmuştur. İş bu rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli, oluşa ve yasaya uygun görüldüğünden hükme esas alınmıştır. Davacının talep artırım dilekçesi sunduğu ve buna ilşkin harcı ikmal ettiği görüldü. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, TBK 49 vd. Maddelerine dayalı haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle zarar gören tarafından kazaya karışan aracın sürücüsü , işletenine ile aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası olmaması nedeniyle ... na ve ...' ya açılan maddi tazminat ile işleten - sürücü aleyhine açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2.maddesi ve Yönetmeliğin 9. maddesi gereğince riziko tarihinde karayolu zorunlu mali mesuliyet sorumluluk sigortası yaptırılmaksızın kişilere verilen bedensel zararlarların ... nın sorumluluk kapsamı içinde olduğu düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu , öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 6098 sayılı TBK 54.maddesinde de bedensel zararlar "bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1-Tedavi giderleri, 2-Kazanç Kaybı, 3-Çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, 4-Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" olarak belirtilmiştir. Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının uğradığı zarar ile kusurlu araç sürücüsünün fiili arasında illiyet bağı bulunması nedeniyle davalı gerçek kişiler ile ...'nın yukarıdaki açıklamalar ve kanun maddeleri gereği davacıya karşı sorumlu olduğu kanaatine mahkememizce varılmıştır. Mahkememizin bu kabulü doğrultusunda; hüküm kurmaya ve denetime elverişli oluşa ve yasaya uygun , kusur , maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları sonucu davacının kaza nedeniyle uğradığı geçici iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zararı ...(TL), sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan talep edebileceği maddi zararı ... üzere toplam ... TL olarak bulunmuş ve bu miktar üzerinden davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının ATK raporuna göre bakıcı ihtiyacı oluşmadığı anlaşıldığından ...'ya yöneltilen bu talebin reddi gerekmiştir. Davacının terditli olarak açtığı estetik ameliyat ücreti ve buna ilişkin tedavi gideri talebinin sübut bulmaması ve diğer terditli talep olan sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat davası yönünden değerlendirme: TBK 56. Maddede Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir, düzenlemesi öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin Duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Yukarıdaki kanun maddesi, emsal içtihat ve açıklamalarda belirtilen ilkeler çerçevesinde davalı tarafın kazanın ve zararın meydana gelmesindeki kusurunun azlığı nazara alınarak davacı lehine takdiren ... TL manevi tazminata karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde maddi tazminat manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... ...'na yöneltilen davanın REDDİNE, 2-Diğer davalılara yöneltilen MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile ... TL maddi tazminatın; davalı ... açısından poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla ve dava tarihinden, davalı gerçek kişiler açısından kaza tarihinden (...) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, 3-MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile ... TL manevi tazminatın kaza tarihinden (...) işleyecek yasal faizi ile birlikte gerçek kişi davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat davası için alınması gereken ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL harç ile ıslah ile alınan ... TL harç düşüldükten sonra bakiye ... TL harcın davalılar ..., ..., ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5-Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat davası için alınması gereken ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL harcın birleşen davada alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye TL harcın ... harcın ... ve ...'dan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince maddi tazminat davası için davacı lehine hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ...'dan tahsili davacıya VERİLMESİNE, 7- Davacının maddi tazminat davasında reddedilen talepleri terditli olması nedeniyle davalı ... ve davalı gerçek kişiler lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8- Davacı manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince manevi tazminat davası için davacı lehine hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 9-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince maddi tazminat davası için davalı ... lehine red miktarı üzerinden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ya VERİLMESİNE, 10-Davalılar ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince manevi tazminat için davalılar lehine takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'a VERİLMESİNE, 11-Davacı tarafından maddi tazminat için yapılan ... TL davetiye, ... TL posta gideri, ... TL bilirkişi gideri, ... TL ilk dava masrafı, ... TL ıslah harcından ibaret toplam ... TL yargılama giderinin davalılar ..., ..., ...'dan tahsili davacıya VERİLMESİNE, 12-Davacı tarafından manevi tazminat için yapılan ... TL ilk dava masrafının davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, davalı ... için yapılan ve bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 13-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/12/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/206, K. 2020/631, T. 04.12.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-206-e-2020-631-k-fc80bbc55650