İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/19570 E. 2018/5727 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/19570
- Karar No
- 2018/5727
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/230 Esas KARAR NO : 2024/227 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 07/11/2017 KARAR TARİHİ : 06/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; tarafların "..... Mah. ..... Cad. No:91 D:9001 Bahçelievler/İstanbul" adresi için 13/06/2016 tarihinde gaz abonelik sözleşmesi akdettiğini ve gaz açma işleminin 22/06/2016 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkilinin yaptığı gaz tüketimine ilişkin fatura bedellerini zamanında hiçbir gecikme zammına sebebiyet vermeden ödediğini, ancak gaz tüketimini gösteren sayacın bir çok kere hiçbir sebep gösterilmeksizin davalı tarafça değiştirildiğini ve bu konuda müvekkilinin bilgilendirilmediğini, müvekkilinin bu sayaç değişikliklerinden sonra da faturalarını düzenli bir şekilde ödediğini, ancak müvekkilinin abone olduğu adrese gelen ...... nolu fatura ile ödenmemiş faturalar olduğu belirtilerek gaz arzının durdurulduğunu, müvekkilinin bu faturaya 13/07/2017 tarih ve ...... kayıt numarası ile maddi hata yapıldığı gerekçesiyle itiraz ettiğini, davalı şirketin bu itirazına 25/07/2017 tarihli yazı ile cevap verdiğini, yine ...... nolu sayaç ile ilgili olarak 30/09/2017 tarihli ve ..... nolu fatura ile 31/03/2017-27/07/2017 tarihleri arasında fatura bedeli ve cezai miktar olarak 18.780,00-TL tahakkuk ettirildiğini, müvekkiline herhangi bir kaçak gaza ilişkin tutanak imzalattırılmadığını ve söz konusu tespit tutanağının kullanım yerine bırakılmadığını, müvekkilinin şayet kaçak olarak doğal gaz kullanmak için sayaç üzerinde değişiklik/oynama yapmış olsaydı bu eylemini 3 kez değiştirilen sayaçlar için tekrarlamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkiline kaçak doğal gaz kullanımı nedeniyle usulüne uygun bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin gayreti sonucunda söz konusu fatura borç tutarlarının sebebinin anlaşıldığını, iş bu faturaların geçmişe dönük herhangi bir hesaplama ve detaylı bir tetkik içermediğini, müvekkilinin bugüne kadar ki aylık gaz tüketimi ve fatura bedelleri incelendiğinde gaz tüketimlerinin ve ödediği fatura bedellerinin birbirine yakın olduğunun anlaşılacağını, davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen fatura ve cezai bedellerin haksız ve dayanaksız olduğunu iddia ederek; müvekkilinin davalı şirketten satın aldığı doğal gazı kaçak olarak kullanmadığının ve borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle; .....'ın 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve ikincil mevzuata göre İstanbul genelinde doğal gaz dağıtım faaliyetini sürdüren, EPDK ve SAYIŞTAY denetimlerine tabi, hisselerinin tamamı İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait bir ticari şirket olduğunu, davacının ...... Mahallesi ..... Caddesi No:91 Bahçelievler adresinde bulunan fırın işletmesi için 13.06.2016 tarihinde Ticari(Üretim Amaçlı) olarak doğal gaz abonelik sözleşmesi yaparak işletmesinde gaz kullanmaya başladığını, dava konusu yerin davacının ticari işletmesine ilişkin olduğunu ve davacının tüketici sıfatı bulunmadığını, davacı tacir olduğundan huzurdaki husumette görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, 30.03.2017 tarihinde gaz kullanım mahallinde yapılan kontrolde abone tesisatında takılı olan G4 tipi ...... numaralı sayaca "mühür kesilmek suretiyle müdahale edildiği"nin tespit edildiğini, ilgili teknik birimlerince aynı tarihte sayacın değiştirildiğini, abonenin sayaç okuma bilgileri ve faturalarının detaylı incelemeye tabi tutulduğunu ve sayaç göstergesinin müteaddit defalar geriye alındığının ve bu durumun anlaşılmaması amacıyla da tarafına tahakkuk ettirilen faturaları hatalı okuma sebebiyle iptal ettirdiğinin anlaşıldığını, yapılan inceleme neticesinde davacının tesisatında takılı G4 tipi ...... nolu sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle doğal gaz kullandığının tespit edildiğini ve Doğalgaz Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 52. vd maddesi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 06.08.2004 tarih 25545 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Kaçak veya Usulsüz Doğal Gaz Kullanımı Durumunda Uygulanacak Usul ve Esaslar Tebliği" 'ne göre 23.06.2016 ila 30.03.2017 dönemi için sayaç okuma raporlarına esas tüketimleri üzerinden hesap yapılarak dönem içi tüketimi düşüldükten sonra 16.788 m3 tüketim karşılığı ve mevzuat ve sözleşme gereği %200 kaçak kullanım bedelli 66.343,00 TL fatura tahakkuk ettirildiğini, davacı tarafça anılan faturanın ödenmediğini, yapılan bu tespite rağmen daha sonra yine 27.07.2017 tarihinde gaz kullanım mahallinde yapılan kontrolde, önceki müdahale sebebiyle sökülen sayacın yerine takılmış olan G4 tipi ..... nolu sayaca aynı şekilde "sayaç mührüne müdahale edildiği" ve sayaç okuma raporlarından da bu durumun açıkça anlaşılması üzerine 11.05.2017 tarihli okumada sayaç göstergesi 546 m3 iken daha sonraki 09.06.2017 tarihli okumada 218 m3 olduğunun tespit edildiğini, abonenin tekraren tesisatına takılan olan sayaca müdahale ettiği tespit edildiğinden 31.03.2017 ila 27.07.2017 dönemini kapsar tüketim hesabı yapıldığını ve 3.654 m3 karşılığı ve kaçak kullanım bedelini içerir 18.780,00 TL bedelli faturanın tahakkuk ettirildiğini ve anılan faturanın ödemesinin gerçekleşmediğini, ...... tarafından yapılan işlemlerin ve tahakkuk ettirilen kaçak kullanım faturasının mevzuata uygun olduğunu savunarak; öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, ayrıca haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça davanın Bakırköy ....... Tüketici Mahkemesinin ..... Esasında açılmış olduğu; Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesinin 29/01/2018 tarihinde kesinleşen 02/01/2018 tarih ...... E. ..... K. Sayılı ilamı ile "... Dava konusu uyuşmazlığın davacının işletmekte olduğu fırın işletmesine it olduğu, bu nedenle tüketici uyuşmazlığı niteliğinde bulunmadığı" gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; doğalgaz abonesi davacının, kaçak kullanım nedeniyle tahakkuk ettirilen borç nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. ...... 'tan; davacıya ait abone işlem dosyasının bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek taraflar arasında abonelik sözleşmesi kapsamında davalının davacıdan tüketim bedeli faturası nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu buna göre menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmek üzere elektrik-elektronik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...davalı kuruluş tarafından tanzim olunan tutanak ile dosya münderecatına göre davacının abonesi olduğu ...... sayılı tesisata bağlı G4 Tipi ...... seri numaralı sayaca mührü kesilmek suretiyle sayaca müdahale edildiği, bu dönemin 23/06/2016-30/03/2017 olup, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği-Kaçak ve Usulsüz Doğal Gaz Kullanımı-Kaçak doğal gaz kullanımı madde 52-sayaca müdahale edilerek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle davacı tarafça 30/03/2017 ve 27/07/2017 tarihli dönemler için yapılan eylemin kaçak gaz kullanıldığının kabul edilmesi gerektiği, 30/03/2017 ve 27/07/2017 tarihli tutanak dönemleri için %200-%300 ilaveli kaçak tahakkuklarının yanı sıra davacının ihtilafsız dönem tüketim ortalamaları dikkate alınarak eksik tüketim hesaplamaları da yapıldığından davalı kurumun zarara uğramayacağı, mevcut durum itibariyle davacının 21.613,79 TL borcunun bulunduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Mahkememizce İTÜ'ye yazı yazılarak 3 'lü heyetten rapor alınmasına karar verilmişse de taraflarca verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücreti yatırılmamış olduğundan inceleme yaptırılamamıştır. KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE: Mahkememizin ...... Esas 16/09/2020 tarih ve ...... Sayılı kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi incelemesinde dava konusu aboneliğe ilişkin kayıtlar, düzenlenen tutanaklar sayacın eksik tüketim kaydettiği dönem ve hesaplama öncesi tüketim kayıtları ile hesaplama sonrası tüketim kayıtları değerlendirme ve Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 52.maddesine göre eksik tüketimin ilişkin olduğu 30/03/2017-27/07/2017 dönemi için yapılan hesaplamada kaçak tüketim faturası bedelinin 33.578,48 TL olması gerektiği, mevcut durumda davacının 21.613,79 TL borcunun bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporuna göre davacının dava konusu fatura nedeniyle menfi tespit talebinin 21.613,79 TL yönünden yerinde olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; davalının davacıya kestiği 30/03/2017-27/07/2017 dönemine ilişkin 21.613,79 TL bedelli doğal gaz faturası nedeniyle 21.613,79 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE: Mahkememizin ...... Esas ..... Karar sayılı dosyasından verilen 16/09/2020 tarihli kararı, davalı vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas 17/02/2/2022 tarih ve ..... Sayılı kararı ile: "... Medeni Kanun madde 6 gereğince; "Kural olarak herkes, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. "Davacı taraf, delil listesinde bilirkişi incelemesine dayanmış ve bu şekilde de iddiasını ispat yönünden bu dayandığı delilin değerlendirilmesini talep etmiştir. Bu durumda, bilirkişi ücretini yatırması hususunda mehil verilecek kişi davalı değil, davacı taraf olmalıdır. İlk derece mahkemesi tarafından oluşturulan ara kararda bilirkişi raporuna karşı itirazlar nedeniyle yeniden inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi delili bakımından HMK'nın 266. maddesindeki özel düzenleme uyarınca, sadece bilirkişi deliline münhasır olmak üzere mahkemenin, uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli görmesi halinde talep olmaksızın kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına da karar verebileceğinden, bu kısma ilişkin masrafların ileri de haksız çıkan taraftan alınmak üzere suç üstü ödeneğinden karşılanması yoluna da gidebilecektir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2016/19570 E. - 2018/5727 K.) Bu itibarla; somut olayda davalının yeniden bilirkişi raporu alınması talebinde bulunduğu ve mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiği kanaatinin açıklanmış olması nedeniyle artık bilirkişiye yönelik giderin taraflarca yatırılmaması halinde, usul yasasındaki düzenleme gereğince bu delile özgü olmak üzere, masraflarının suç üstü ödeneğinden karşılanarak temini yoluna gidilebileceği de gözetilmelidir. Bilirkişi raporunun mahkemece yetersiz olduğu kabul edildiğine göre, öncelikle bilirkişi inceleme gideri için sürenin davacıya verilmesi gerektiği, yatırılmaması halinde ise davanın ispatlanamadığının da değerlendirilebileceği halde, davalı tarafa süre verilerek ve hatalı sonuçla karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir ..." gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılarak, dosya içerisinde bilirkişi raporunun fiziki olarak bulunmadığı gibi UYAP sisteminde de raporun kayıtlı olmadığı, bu nedenle rapor denetimi yapılamadığından raporun dosya içine alınmasının sağlanarak davacı tarafa, iddiasını ispat yönünden yani bilirkişi incelemesi giderlerinin ikmali için süre verilerek, rapora itiraz nedeniyle itirazları karşılar şekilde üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınması, kaçak kullanım olup olmadığının belirlenmesi için yeniden HMK 266. maddesi kapsamına uygun bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesini temin için dosya Mahkememize gönderilmiştir. Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. 22/06/2022 tarihli celse ara kararı ile; Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalının savunması, dosyaya sunulan deliller, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu, İstanbul B.A.M. ...... HD.'nin ..... Esas ve ...... Karar Sayılı Kaldırma kararı ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda; taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazları da değerlendirilmek suretiyle; kaçak kullanım olup olmadığı, davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında hükme ve denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlenmek üzere Mahkememizce ...... Üniversitesi Rektörlüğü tarafından bildirilen öğretim üyelerinden re'sen seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 14/11/2023 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 14/11/2023 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Yukarıda detayı verilen “kaçak tespitlerine yönelik değerlendirmeler” başlık altında tespit edilen hususlar doğrultusunda, 30.03.2017 ve 27.07.2017 tarihli Saha kontrol ve tespit tutanak kayıtları kapsamında her iki tutanak döneminde de tesisata takılı bulunan sayaçlara müdahale edilerek kaçak gaz kullanıldığı kanaati doğrultusunda, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği - Kaçak ve Usulsüz Doğal Gaz Kullanımı - Kaçak doğal gaz kullanımı Madde 52- sayaca müdahale edilerek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle davacı tarafça 30.03.2017 ve 27.07.2017 tarihli dönemler için yapılan eylemin kaçak gaz kullanıldığının kabul edilmesi gerektiği, yukarıda her kaçak dönemi için ayrı ayrı yapılan değerlendirmeler kapsamında, EPDK, Kaçak veya Usulsüz Doğal Gaz Kullanımı Durumunda Uygulanacak Usul ve Esaslar hükümleri doğrultusunda KAÇAK OLARAK DOĞAL GAZ KULLANMA SÜRESİNİN TUTANAK ÖNCESİNDE YAPILAN “sayaç okuma” işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süre olduğunun açık hükme bağlandığı, yani davalı ...... tarafından her iki tutanak öncesinde sayaç okuma işlemi yapıldığını, bu durumda kaçak doğalgaz kullanım süresini tutanak öncesindeki en son sayaç okuma tarihinde sabitlemesi gerektiğine kanaat getirildiği, en son sayaç okuma tarih öncesine ise %200 ve %300 kaçak kullanım cezası uygulanmaksızın eksik tüketim tahakkuku yapılması gerektiği, şayet bu şekilde hesaplama yapılmamış olsa, davalı ...... tarafından olabildiğince geç kaçak tespiti ortaya çıkartılıp kaçak kullanım süresi müsaade edilen en fazla süre olan 12 aya kadar çıkartılarak bu süreye % 200 - %300 ceza katsayısı uygulanmak kaydıyla sebepsiz zenginleşmeye mahal verilebileceği, 30.03.2017 ve 27.07.2017 tarihli tutanak dönemleri için %200- %300 ilaveli KAÇAK TAHAKKUKLARININ yanı sıra davacının ihtilafsız dönem tüketim ortalamaları dikkate alınarak EKSİK TÜKETİM HESAPLAMALARI da yapıldığından davalı kurumun zarara uğramayacağı, açıklanan nedenlerle bu hususta nihai karar Mahkemeye ait olmak üzere, 30/03/2017 tarihli tutanak için davacının 25.958,08 TL'den sorumlu tutulabileceği, 27/07/2017 tarihli tutanaktan ise davacının sorumlu tutulması gereken miktarın 7.620,40 TL olması gerektiği, davacı tarafça toplamda 21.613,79 TL. menfi tespit talep edebileceği, davacı vekilinin kök rapor sonrasındaki itirazları bakımından; yapılmış olunan hesaplamalarda kaçak dönemleri kaçak ve eksik tüketim hesabı olmak üzere ikiye ayrıldığı, davacı sayacının kayıt ettiği tüketim eksik tüketim hesabı başlık altında her bir tutanak dönemi için düşüldüğü, kök rapordaki (yukarıda sonuç bölümü) hesaplamalar yönünden kanaatin aynen devam ettiği, davalı vekilinin kök rapor sonrasındaki itirazları bakımından; her bir sayaç okuma işleminin sayaç başında bir kontrol olanağı sağladığı, bu nedenle her bir tutanak öncesindeki sayaç okuma işleminin kaçak kullanım başlangıç tarihi olacağına ilişkin kanaatin aynen devam ettiği, sayaç okuma işlemi esnasında sahte mührün fark edilebileceği, üstelik sayacın geri kayıt yaptığı hususunun tespitinin sadece sayaç başında değil yukarıda tablo 1 içeriğinde görülebileceği üzere endeks döküm kayıtlarından da çok rahat tespit edilebileceği, bu tespiti geç yapmanın %200 %300 uygulama süresini uzatmakta, davalının lehine bir durum teşkil ettiği, özetle sayacın geri tüketim kayıt etmesinin 1 fatura dönemindeki sayaç okuma esnasında gerek endeks okuyarak gerekse görsel tespitle sağlanabileceği, huzurdaki olayda ise 280 gün ve 118 gün boyunca %200 %300 kat ceza bedeli uygulandığı, davalı tarafın kaçak tespitini olabildiğince geç yaparak %200 %300 kat ceza bedeli ile tarafına menfaat sağlayabileceği, bu gerekçe ile ortak kanaatin %200 %300 ceza oranının tutanak öncesinde en son yapılan sayaç okuma tarihinde son bulması olduğunu, davacının 21.613,79 TL. menfi tespit talep edebileceği yönündeki kanaatin aynen devam ettiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı süresinde beyanda bulunulmamıştır. 14/11/2023 havale tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunmuştur. 03/11/2002 tarih ve 24925 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doğal Gaz Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin; "Sayaç" başlıklı 40. maddesinde; “ Sayaçların takılması, sökülmesi, değiştirilmesi, kontrolü ve benzeri her türlü işlem, dağıtım şirketi tarafından gerçekleştirilir. Abone sayaçlarında meydana gelen ve gaz arzının sürdürülmesini engelleyen tüm arıza ve sorunlar dağıtım şirketine arıza bildirimi yapıldıktan sonra en geç 24 saat içerisinde giderilir. Müşteri, sayaca hiçbir şekilde müdahale edemez. Sayaçlara dışarıdan yapılan müdahale sonucu oluşacak zarar ve ziyan müşteri tarafından karşılanır." "Sayaçların Kontrol Edilmesi" başlıklı 43. maddesinde; "Dağıtım şirketi, sayaçların sağlıklı işleyişini bir yılı geçmemek kaydıyla kontrol eder. Sayacın 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu hükümleri doğrultusunda dağıtım şirketi tarafından, her türlü ayar ve bakımı için periyodik olarak muayene ettirilmesi esastır. Sayaçların arızalanması veya ölçme hassasiyetinden şüphe edilmesi halinde müşteri sayacın muayenesini talep edebilir. Bu talep, dağıtım şirketi tarafından 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu hükümleri çerçevesinde karşılanır. Müşterinin haklı olduğu durumlarda muayene bedeli dağıtım şirketi tarafından ödenir. Dağıtım şirketi, sayaçları gerekli gördüğü zamanda müşterinin nezaretinde olsun veya olmasın her zaman kontrol edebilir. Yapılan kontrolde, sayaçta arıza tespit edilirse, endeks değerini de içeren tutanak düzenlenerek çalışır durumda başka bir sayaç takılır. Müşterinin adresinde bulunmadığı durumlarda sayaçla ilgili olarak, dağıtım şirketi tarafından herhangi bir işlem yapılmış ise müşteri adresine bildirim bırakılır. Müşteri, gerekiyorsa bildirim ile birlikte dağıtım şirketine müracaat eder. Dağıtım şirketi, güvenlik açısından tehlike arz eden durumlarda, müşteri veya inceleme yapılan yerde ikamet eden kişinin izni ile sayaçtan sonraki doğal gaz tesisatını kontrol edebilir. İzin alınamaması halinde, dağıtım şirketi tehlike giderilinceye kadar müşterinin doğal gazını keser.", "Kaçak Doğal Gaz Kullanımı" başlıklı 52.maddesinde ;"Dağıtım sistemine veya sayaca ya da tesisata müdahale edilerek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, tüketimin eksik veya hatalı ölçülerek ya da hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak doğal gaz kullanımı olarak kabul edilir. Kaçak doğal gaz kullanımının tespit edilmesinde, dağıtım şirketinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak doğal gaz kullanıldığının tespit edilmesi halinde, dağıtım şirketi tarafından tutanak düzenlenir ve kaçak kullanımın engellenmesi için gereken önlemler alınır. Dağıtım şirketi, kaçak doğal gaz kullandığı tespit edilenlerin doğal gazını keserek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabilir. Kaçak doğal gaz kullanım bedeli, yapılan tespit çerçevesinde, ölçüm ve kontrol sonuçlarına göre düzenlenen belgelere dayanılarak hesaplanmak suretiyle, kullanım süresi ve bu süre içerisinde tüketilen doğal gaz miktarı dikkate alınarak dağıtım şirketi tarafından müşteriye tahakkuk ettirilir." düzenlemeleri yer almaktadır. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yürürlüğe konulan “Kaçak veya Usulsüz Doğal Gaz Kullanımı Durumunda Uygulanacak Usul ve Esaslar” Tebliğinde de; kaçak kullanım tüketim hesabının bir yılı aşamayacağı ve kaçak olarak kullanılan gaz miktarının Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. maddesi (a) ve (b) bentlerine göre hesaplanacağı ve dağıtım şirketinin Müşterilerle yapacağı anlaşma ve sözleşmelerde kaçak doğal gaz kullanım miktarının % 200'üne kadar, tekerrürü halinde % 300'üne kadar kaçak doğal gaz kullanım bedeli" uygulanabileceğine ilişkin hükümlere yer verebileceği "düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ...... Esas 17/02/2/2022 tarih ve ...... Sayılı kararı, iddia, savunma, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, sunulan ve toplanan deliller, 14/11/2023 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının dava konusu ...... tesisat numaralı adreste ticari-üretim amaçlı olarak 13/06/2016 tarihinde davalı ...... ile doğal gaz kullanım sözleşmesi yaparak doğalgaz kullanmaya başladığı, davacının faaliyet gösterdiği adreste yapılan kontrol neticesinde düzenlenen 30/03/2017 tarihli Saha Kontrol ve Tespit Tutanağı'nda: "...... nolu tesisatınıza ait G 4 tipi ...... nolu sayacınız saat 10:13 de kontrol edilmiş ve yapılan kontrol sonucunda mühür kesilmek sureti ile sayaca müdahale edildiği tespit edilmiştir. Sayacınız ...... tarafından değiştirilecektir" denildiği ve sayaç göstergesinin 7970 olarak tespit edildiği, aynı adreste 27/07/2017 tarihinde yapılan kontrol neticesinde düzenlenen 27/07/2017 tarihli Saha Kontrol ve Tespit Tutanağı'nda ise: " ...... nolu tesisatınıza ait G 4 tipi ..... nolu sayacınız saat 10:35 de kontrol edilmiş ve yapılan kontrol sonucunda sayacın mührüne müdahale edildiği okuma raporlarından 11/05/2017 tarihinde 546 m3 te okunmuş iken 09/06/2017 218 m3 olarak okunmuş olarak tespit edilmiştir. Sayacınız ...... tarafından değiştirilecektir" denildiği ve sayaç göstergesinin 1273 olarak tespit edildiği, yargılama sırasında alınan 14/11/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacının tüketim kayıtları kapsamında ilerleyen tarih dönemlerinde tüketime bağlı olarak endeks değerinin artması gerekirken endeks değerlerinde düşüş gözlemlendiği, sayaç mührü ile oynanmış olduğu da gözetilerek davacının her iki tutanak döneminde de sayaca müdahale ederek kaçak gaz kullandığı, davacının sayacının doğru tüketim kayıt ettiği ihtilafsız dönem tüketim ortalamasının 42,04 m3/gün olduğu, kaçak doğalgaz kullanım süresi tutanak öncesindeki en son sayaç okuma tarihinde sabitlenerek ve en son sayaç okuma tarih öncesine ise %200 ve %300 kaçak kullanım cezası uygulanmaksızın eksik tüketim tahakkuku yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, davacının her iki tahakkuk yönünden toplam 21.613,79-TL borçtan sorumlu olduğu, davacının dava konusu tahakkuk ve faturalardan dolayı 21.613,79-TL menfi tespit talebinde bulunabileceği hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla teknik bilirkişi raporunun dosya kapsamına, hak ve çıkarlar dengesine uygun ve hüküm vermeye yeterli nitelikte olduğu anlaşıldığından, Mahkememizce bu rapora itibar edilerek; bilirkişi raporlarında ayrıntıları belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı şirketçe düzenlenen 17/06/2017 tarihli ...... nolu 66.343,00-TL bedelli fatura ile 30/09/2017 tarihli ...... nolu 18.780,00-TL bedelli faturanın 21.613,79-TL'lik kısmı itibariyle borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacının davalı şirketçe düzenlenen 17/06/2017 tarihli ...... nolu 66.343,00-TL bedelli fatura ile 30/09/2017 tarihli ...... nolu 18.780,00-TL bedelli faturanın 21.613,79-TL'lik kısmı itibariyle borçlu olmadığının TESPİTİNE, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.476,43 TL harçtan peşin alınan 1.472,04 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 4,39 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, 3-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 2.500,00-TL bilirkişi ücretinin 1.873,25-TL'sinin davacıdan; 626,75-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 1.472,04 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.507,94 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 395,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 99,22 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan 693,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 519,26 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024 Katip ...... Hakim ......