İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/15161 E. 2018/1370 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/15161
Karar No
2018/1370
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2020/205 Esas KARAR NO:2024/502 DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:19/03/2020 KARAR TARİHİ:10/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil aleyhine, .... İcra Müdürlüğü'nden ... E. sayılı dosya kapsamında ... Bankası A.Ş. .../... şubesine ait ... seri no'lu 25.000,00TL'lık 20.12.2019 keşide tarihli çeke istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, ardından davalı- alacaklı tarafından takibe dayalı olarak .... Asliye Ticaret Mah. ... D.İş Esaslı - ... sayılı ihtiyati haciz kararı ile hacze gelinmiş ve üçüncü kişilerce haciz mahallinde müvekkil namına icra dosya miktarı olan 35.000,00.TL bedel ödenmek zorunda bırakıldığını, müvekkili şirketin haczin yapıldığı adreste şube olarak faaliyette bulunan iş yerini ticari faaliyet çerçevesinde ve sektöriyel iktisadi darboğaz nedeniyle kapattığını, müvekkilinin şubeyi kapatmasından sonra aynı adreste ticari faaliyete başlayan müvekkil şirketin yetkilisinin kardeşi olan ...'nın işletmesine haciz işlemi uygulandığını, yapılan işlemin kanuna aykırı olduğunu, kardeşinin haber vermesi üzerine müvekkil ihtiyati haciz kararına dayalı olarak hacze gelindiğini öğrendiğini, müvekkili şirket yetkilisinin kardeşi olan ve hacze gelindiği sırada orada bulunan ... haciz işleminin yapılacağı korkusuyla, olayın mahiyetini dahi bilmeden müvekkil namına parayı ödemeyi kabul ettiğini, ... icra dosya miktarının üzerinde bir bedel ile davalı-alacaklı vekiline 10.01.2020 tarihinde parayı ödediğini, Davalı- alacaklının ihtiyati hacze konu yaptığı çekin arkasına ilgili banka tarafından keşidecinin imzasının olmadığına dair şerh düşülmüş olmasına rağmen haksız olarak alınan ihtiyati haciz kararıyla hacze gelindiğini, ... ise cebri icra tehdidi altında bulunduğundan alacak miktarının tamamını ödemeyi kabul ettiğini, takibe konu çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkil aleyhine kötü niyetli olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığını, yapılan takibe istinaden haksız ve mesnetsiz olarak ihtiyati haciz kararı alındığını, müvekkilinin çekten kaynaklı bir borcu olmadığı ve çekteki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek, haklı davanın kabulüne, İhtiyati haciz sonucunda davalıya haricen ödenen 35.000,00 liranın tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp tarafımıza verilmesine, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, cebri icra tehdidi altında ödenen bedelin müvekkiline yasal faizi ile istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf olduğu ve bire bir aynı maddi vakıalara dayanarak açtığı diğer davaların (...ATM... E. ve birleşen...ATM ... E.) husumet yokluğundan reddedildiğini, İİK.md.72 metni açık olup; borçlunun İstirdat Davası açabilmesi için ''borcu kendisi tarafından ödemesi'' gerektiğini, yani icra dosya borcunu ödemeyen borçlunun, 3.kişinin yaptığı ödemeyi sanki kendi yapmış gibi istirdat davasına konu etmesi usulen ve hukuken mümkün olmadığını icra dosyasına yapılan ödemenin dava dışı 3.kişi ... tarafından yapıldığını, davayı borcu ödeyen 3kişi ...'nın açması gerektiğini, dosya borcunu ödemeyen davacının ödemediği bir parayı istirdat davası adı altında talep etmesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının kendi namına ödemediği bir paranın istirdatını talep edemeyeceği açık olmakla birlikte; imza itirazı da haksız ve kötü niyetli olduğu, bizzat davacının sunduğu 27.11.2019 tarihli TTSG kaydında görüldüğü üzere; çekin vadesine yakın bir sürede Pay Devri yapılarak, ortak ve yetkili değişikliği yapıldığını, ... şirketteki tüm hisselerini ...'ya devrederek temsil yetkisini sona erdirdiğini, Faktoring İşlem Belgelerinden anlaşılacağı üzere; takibe konu çek Pay Devri ve Yetki Devrinden önce keşide edildiğini, Çekin, eski yetkili ... döneminde keşide edildiği, keşide tarihinin yaklaşması üzerine ödeme yapmamak ve alacaklıları zarara uğratmak için şirketin temsile yetkisinde değişiklik yapıldığını, dolayısıyla imza incelemesi yapılması halinde; davacı şirketin eski yetkilisi ...'yı da kapsar şekilde imza incelmesi yapılması gerektiğini belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile icra dosya borcu takip dışı ... tarafından haciz baskısı nedeniyle malların haczinin ve muhafazasının önlenmesi amacıyla kendi namına yatırıldığından ve kendi namına dosya borcunu ödemeyen davacının ödemediği bir paranın istirdatını talep etmesi İİK.md.72 gereğince mümkün olmadığından; HMK.md.114/1-d ve 115 gereğince açılan davanın Aktif Husumet Yokluğundan reddine, aksi halde; hukuki dayanaktan yoksun ve haksız davanın esastan reddine, haksız dava nedeniyle davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, .... İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasında yürütülen takip sırasında icra edilen ihtiyati haciz işlemi sırasında 3. Kişinin haricen davalı vekiline ödediği bedelin iadesine ilişkin istirdat davası olduğu anlaşılmıştır. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... İnşaat Nakliye İhracat İthalat Limited Şirketi, ... aleyhine 18/04/2024 tarihinde 25.000-TL çek alacağı + 227,05-TL faiz, 2.500-TL çek tazminatı + 75,00-TL komisyon olmak üzere toplam 27.802,05-TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibi olduğu anlaşılmıştır. ... ve ...'nın imza örnekleri toplanarak ve mahkeme huzurunda imza örnekleri alınarak ... Bank, 9523- ... Şubesi, ...-20.12.2019 keşide yeri ve tarihli, ... İnş. Ltd.Şti. emrine, ... Seri Nolu, 25.000 (yirmi beş bin) TL tutarlı, ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına keşideci imzalı çek aslının ön metninde yer alan imzalar ile ... ve ...'nın imza örneklerinin karşılaştırılması, aidiyetin belirlenmesi hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinin 05/08/2022 tarihli raporunda özetle; İnceleme konusu belgede sorulan husus doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılarak sonuç bildirir rapor tanzim edilebilmesi için; ... ve ...'nın inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın (2019) ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek mevcutlar ve adli dosya ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususunu bildirilmiş, 26/09/2023 tarihli raporunda; İnceleme konusu çekte "... İNŞAAT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ." adına atılı keşideci imzası ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı, söz konusu imza, atan şahsın tanı unsurlarını ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ...'nın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği hususu bildirilmiştir. İmza incelemesi yaptırılmak üzere oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 22/12/2023 tarihli raporunda özetle; İnceleme konusu ... Bank, 9523- .../... Şubesi, ...-20.12.2019 keşide yeri ve tarihli, ... İnş. Ltd.Şti. emrine, ... Seri Nolu, 25.000 (yirmi beş bin) TL tutarlı, ... ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. adına imzalı çek aslı metninde yer alan keşideci imzası ile ...'nın mukayese imza örnekleri arasında (Resim 2 a, 3), imza eğim ve ölçüsü, başlangıç ve bitiriliş özellikleri, grama örgüsünün iç gövde büklümlerinin şekil ve biçimlendirilişi ile bağlantı ve orantıları, aralıklar, baskı ve işleklik gibi unsurlar bakımından yeterli düzeyde benzerlik olmadığı belirlendiğinden, keşideci imzasının ...'nın eli ürünü olmadığı takliden atılmış olduğu, İnceleme konusu çekin Sol alt kısmında yer alan imza ile ... ve ...'nın mukayese imza örnekleri arasında (Resim1, 2 b, 3, 4) kaligrafik ve grafolojik özellikler bakımından ilgi ve irtibatın olmadığı kanaatine oybirliği ile varıldığı hususu bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Dosyayla eklenecek evraklar arasında bulunan 13/10/2021 tarihli yazı cevabında davacı şirketin tek ortaklı olduğu ve hissedarının ... iken 21/11/2019 tarihli toplantıda hisselerinin ...'ya devredildiği ve10 yıllığına münferiden yetkili kılındığı görülmüş, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, 10/01/2020 tarihli haciz tutanağı incelendiğinde davacı olan borçlu ... Ayakkabıcılık ... Ltd Şti adresi olarak belirlenen yerde hacze gidildiği ve haciz mahallinde ...'nın bulunduğu belirtilmiş, tutanak içeriğine göre ... borçlu şirketin yetkilileri ile akrabalık bağının bulunduğu ve bunun dışında şirket ile bir bağının olmadığını, haciz mahallindeki malların kendisine ait olduğu ve istihkak iddiasında bulunduğunu belirttiği görülmüş, ayrıca haciz tutanağında ... tarafından ödeme yapıldığına dair bir beyan bulunmayıp, takip dosyasının uyap sistemindeki evrakları incelendiğinde de ... tarafından yatırılan herhangi bir tutara ilişkin tahsilat makbuzu bulunmadığı gibi alacaklı vekili tarafından 05/03/2020 tarihinde haricen tahsil bildiriminde bulunulmuş ve tahsil harcı yatırılmışsa da haricen yapılan ödemenin kim tarafından yapıldığı bildirilmemiştir. Davacı taraf iddiasında ödemenin ... tarafından yapıldığını belirtmiş, davalı taraf da cevap dilekçesinde ödemenin dava dışı üçüncü kişi ... tarafından yapıldığını belirtmiştir. Bu durumda ödemenin ... tarafından yapıldığı hususu taraflar arasında çekişmesiz olup, davalı taraf cevap dilekçesinde davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını ve bu hususta tarafları aynı olan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasını ve bu dosyada verilen 2021/172 karar sayılı aktif husumet yokluğundan davanın reddi kararını örnek göstermişse de, anılan kararın istinaf incelemesini yapan İstanbul BAM 16. HD 23/09/2021 tarih 2021/1084 Esas 2021/1593 Karar sayılı ilamında; "...Asıl ve birleşen dava ile; davacı şirketin borçlu olmadığı halde haksız ihtiyati haciz sonucunda icra dosyalarına üçüncü kişi ... tarafından ödenen bedellerin davalıdan istirdadının talep edilmektedir. Davacı, ihtiyati hacze konu çekte keşideci imzası bulunmadığından bahisle muhatap banka tarafından durumun çekin arkasına şerh düşülmesine rağmen ihtiyati haciz kararı verildiğini, takiplere konu çekler üzerindeki imzaların kendi şirket yetkilisine ait olmadığını, davalı tarafın gerçek bir alacağının olduğunu ispat etmesi gerektiğini iddia etmiştir. Davalı, davacının istirdat davası açabilmesi için borcu kendisi tarafından ödenmesinin gerektiğini, üçüncü kişinin yaptığı ödemeyi davacı sanki kendisi yapmış gibi istirdat davasına konu etmesi hukuken mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.03.2021 tarih ve ... sayılı kararıyla; "Davanın, dava dışı üçüncü şahıs tarafından ödenen dosya borcu nedeniyle takip borçlusu tarafından açılan bedel istirdadı davası olduğu, asıl ve birleşen davalarda davacı taraf icra takibinde borçlu olup icra tehditi altında ödeme yaptığı iddiasıyla ödenen paranın istirdatını talep etmekteyse de, somut olayda dava dışı ... ödemeyi üçüncü kişi sıfatıyla yaptığı, dolayısıyla davacı borçlu şirket tüzel kişiliğinden çıkmış herhangi bir paranın söz konusu olmadığı, İİK 72. maddesi uyarınca istirdat davasını da ancak ödemeyi bizzat yapmış olan takip borçlusu açabileceğinden dava ve takip dışı ...'nın icra takip dosyasına ödediği bedeli davacı borçlu şirketin davalı ... A.Ş.'den geri isteme hakkı bulunmadığı ve asıl ve birleşen davaların bu nedenle aktif husumet (sıfat) yokluğu nedeniyle reddi gerektiği" gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine." karar verildiği görülmüştür. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, borçlu olunmayan tutarın icra baskısı altında ödendiği iddiasıyla açılan istirdat davasıdır. Davacı adına ödemeyi dava dışı ... isimli kişinin yaptığı, davacının icra dosyasının tarafı olduğu ve takibe konu çeklerdeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını iddia ettiği, ilk derece mahkemesinin "dava dışı üçüncü şahıs tarafından ödenen dosya borcu nedeniyle takip borçlusu davacı tarafından istirdat davasının açılamayacağı" yönündeki değerlendirmesinin yerinde olmadığı, İİK 72.maddesi uyarınca davacının bu davayı açma hakkının bulunduğu, buna göre ilk derece mahkemesi tarafından davanın esasına girilerek toplanacak delillerin sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Yukarıda alıntılanan, aynı mahiyetteki uyuşmazlığa, yani dava dışı ve takipte üçüncü kişinin yaptığı ödemenin takip borçlusu olarak istirdadı talebine ilişkin iş bu davada, İstanbul BAM 16. HD 23/09/2021 tarih 2021/1084 Esas 2021/1593 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının dava açma hakkının bulunduğu değerlendirildiğinden davacının aktif husumete ilişkin itirazı yerinde görülmemiş ve davanın esasına girilmiştir. Davanın esası yönünden yapılan değerlendirmede, davacı tarafın çek üzerindeki davacı şirket adına atılı imza yönünden imza inkarında bulunmuş olup, çekte bulunan keşideci imzasının sahte olduğu iddiası mutlak def'ilerden olup hamilin iyi niyetli olup olmadığına bakılmaksızın her hamile karşı ileri sürülebileceğinden, davacının imza inkarı nedeniyle imza incelemesi yaptırılmış, ATK raporunun açık olmaması ve taraf vekillerinin itirazları üzerine üç kişilik grafolog bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve grafolog bilirkişi heyetinin sunduğu raporda da davacı şirket adına atılı imzanın şirketin ilk ve sonraki yetkilileri ... ve ... eli ürünü olmadığı belirlenmiştir. Somut olayda yapılan imza incelemesinde çekte keşideci imzası olarak görünen imzanın davacı şirketin yetkililerinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Çek, davacı şirketin yetkilisi olmayan kişilerce rızası hilafına keşide edilerek sahte imza ile tedavüle konulmuştur. Sahtelik def'i mutlak defilerden olduğundan, iyi niyetli olsa dahi hamile (davalı ... şirketine karşı) karşı ileri sürülebilecektir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20703/2018 tarih ve 2016/15161 E., 2018/1370 K.; 15/03/2018 Tarih ve 2016/9223 E., 2017/2108 K. Sayılı kararları) Ayrıca (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 01/04/2019 tarih ve 2018/836 E., 2019/2151 K.) dava konusu çekte, davacı keşideci, davalı ise hamil konumundadır. İmza defi, mutlak defilerden olmakla birlikte davacının menfi tespit talebinde bulunmadığı, doğrudan çek nedeniyle takip dosyasında yapılan haciz işlemi nedeniyle üçüncü kişi ... tarafından yapılmış olan ödemenin tamamını istediği görülmüş olup, bu durumda davacının davalıdan istirdat talebinde bulunabilmesi için, hamilin bu çeki kötüniyetle bir başka deyişle keşideci imzasının davacıya ait olmadığını bile bile hareket ettiğini ispatlanması gerekir. Takip dosyasının uyap sistemi üzerinden incelenmesinde takip dosyası içerisinde bulunan çek sureti incelendiğinde, çekin arka yüzünde, ibraz üzerine "çek üzerindeki imza hesap sahibine ait olmadığından işbu çek hakkında herhangi bir işlem yapılamamıştır. 23/12/2019" ifadesi yazılmış ve ...Bankası A.Ş. Çek Senet Merkezi İstanbul kaşesi vurularak imzalanmıştır. İbraz üzerine ...Bankası A.Ş. tarafından 23/12/2019 tarihinde çekin üzerine (arka yüzüne) keşideci imzasının tutmadığı ifadesi belirtildikten Davalı Şirket tarafından 07/01/2020 tarihinde takip başlatılmış olup, hamilin, yani davalı şirketin bu çeki kötüniyetle bir başka deyişle keşideci imzasının davacıya ait olmadığını bile bile takibe koyduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıda değinildiği üzere tarafların iddia ve savunmaları ile takip dosyası içeriğinden, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe konu çek ile ilgili olarak takip alacaklısına dava dışı ve takipte üçüncü kişi konumunda olan ...'nın haricen ödeme yaptığı hususu çekişmesiz olup, dava dışı ve takipte üçüncü kişi ...'nın haricen ödeme yaptığı tarih dosya kapsamından sunulan belge ve bilgilerden belirlenememekle birlikte takip dosyasında alacaklı vekilince 05/03/2020 tarihinde haricen tahsil bildirimi yapıldığından, dava dışı takipte üçüncü kişi ... tarafından ödenen 35.000,00-TL'nin 05/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine verilmesine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca takibe konu çekin ibraz üzerine "çek üzerindeki imza hesap sahibine ait olmadığından işbu çek hakkında herhangi bir işlem yapılamamıştır. 23/12/2019" ifadesini içeren ...Bankası A.Ş. Çek Senet Merkezi İstanbul kaşesine rağmen davalının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu değerlendirildiğinden takip konusu 27.802,05-TL'nin %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kabulüne, Dava ve takibe konu ... ... Şubesine ait ... seri nolu 20/11/2019 tarihli 25.000,00TL bedelli çeke ilişkin olarak dava dışı ve takipte üçüncü kişi ... tarafından .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına istinaden haricen ödemiş olduğu 35.000,00-TL'nin 05/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Takip konusu 27.802,05-TL'nin %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken -2.390,85-TL harçtan peşin alınan 597,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.793,13-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.320,00 -TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 760,70-TL tebligat/ posta gideri, 8.250,00 -TL bilirkişi ücreti,54,40-TL başvurma harcı, 597,72-TL peşin harç, 7,80- TL vekalet harcı olmak üzere toplam 9.670,62-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/15161, K. 2018/1370, T. 03.03.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-15161-e-2018-1370-k-0ed6d2338fff