İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/12244 E. 2017/2368 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/12244
Karar No
2017/2368
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/755 KARAR NO : 2025/746 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/11/2024 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar, 16.10.2023 tarihinde Temizlik Hizmet sözleşmesi akdettiklerini, bu sözleşmeye göre müvekkili temizlik hizmeti vermeyi, davalı da temizlik hizmeti almayı ve bunun karşılığında tarafların anlaştığı bedeli müvekkile ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı almış olduğu hizmetlere karşılık sözleşmeye uygun olarak ödemelerini yaptığını, ancak dilekçe ekinde bulunan faturaları eksik ödemiş en son faturaları ise hiç ödemediğini, müvekkili davalının bünyesinde çalıştırdığı işçilerin maaşlarını ödemişse de davalı şirketten ödeme alamadığını, ödeme alınmamasına istinaden sürekli bir diyalog halinde olunmuş ancak davalı kötüniyetli olarak süreci sürekli uzattığını, müvekkiline ödeme yapmadığını, ödeme alamayan müvekkili işçilere ödeme yapamayınca da işçiler müvekkili şirket aleyhinde dava yoluna gittiklerini, ödeme alamayan müvekkili en sonunda ödenmeyen faturalar ve davalı ile aralarında akdettikleri sözleşmeye istinaden Bakırköy Adliyesinde İcra takibi(Bakırköy ... İcra Dairesi ...E.) açtığını, ancak davalı, sözleşmedeki yetki belirlemesinden dolayı yetki itirazında bulunduğunu, dosya yetkisizlikle kapatılınca da müvekkili tarafından yetkili icra dairesi olan İstanbul ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile takip işlemlerine başlanıldığını, ödeme emri davalıya (borçluya) 18.06.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalıda süresinde icra takibine haksız ve yersiz olarak itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davalı bu takibe kötüniyetli olarak haksız itiraz ettiğini, davalının Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına sözleşmeye atıfta bulunarak yetki itirazında bulunması sözleşmeyi ve alınan bir hizmetin varlığını kabul ettiğini gösterdiğini, ancak davalı yine de salt kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, davalının muaccel olmuş alacakları müvekkiline ödememesi salt kötüniyetinden kaynaklandığını, davalının önceki dönem kesilen faturalara istinaden yaptığı ödeme dekontları dilekçe ekinde sunulduğunu, faturaların müvekkili şirkete ödenmediğini, duran icra takibine devam edebilmek için işbu davanın açılması ve borçlunun borca yaptığı itirazının iptalini talep etmek zarureti hasıl olduğunu, davalı şirket ile bu konuda arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirilmiş ancak tarafların anlaşmaya varamadığını, Yukarıda arz ve izah olunan nedenlere ve re'sen gözetilecek hususlar dikkate alınarak davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ...E. Nolu dosyasına yapmış olduğu açıkça haksız ve mesnetsiz olan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan enflasyon ve paranın değer kaybı göz önünde bulundurularak yasa gereği takip konusu alacağın %40’ ından az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, alacağın tahsilini teminen davalının mal kaçırma ihtimaline binaen; hüküm kesinleşinceye kadar davalının üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, menkul ve gayrimenkul mallarına tensiple birlikte ihtiyati haciz konulmasına, vekâlet ücreti ve sâir yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... Hastanesi ismiyle İncirli E-5 metro ve metrobüs ulaşım araçlarının hemen yanında 35 yılı aşkındır faaliyet vermekte olan köklü bir özel hastane olduğunu, davacı şirket ise temizlik hizmeti sunan firma olup taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkili şirkete yüklenen mali yükümlülüklerin hepsi tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, akabinde icra takibi ve fatura alacaklarının ödenmediği iddiası ile karşı karşıya kalan müvekkili şirket, davacıya karşı herhangi bir borcu olmaması nedeni ile yaşanılan sürece anlam veremediğini, alacağa konu gösterilen faturaların tamamı davacının tek yanlı hazırlamış olduğu belgelere dayandığını, bu durumda borcun varlığını ispatlamaya elverişli olmadığını, dava dilekçesinde delil olarak gösterilen faturaların tamamına itiraz ettiklerini, nitekim fatura satıcı/hizmet veren olduğunu ileri süren taraf tarafından tek taraflı olarak hazırlanan ve borcun ileri sürüldüğü belgeden ibaret olduğunu, alıcı/hizmet alan tarafından kabul edilmiş ve/veya muvafakat edilmiş bir belge olmadığını, bu sebeple davacının tek taraflı olarak hazırlamış olduğu faturaların borcun varlığını ispatlamaya elverişli olmadığını, huzurdaki davanın türü, itirazın iptali olduğundan alacağın varlığını ispat külfeti alacaklı/davacı tarafında olduğunu, ancak davacı üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmediğini, kaldı ki huzurdaki dava yönünden ispat külfeti davacının üzerinde olup faturaların bedelin sözleşme ile mutabık kalınan oranlara tanzim edilip edilmediğine, gerçekliğine dair tarafların imzası bulunan herhangi bir belge sunmadığını, faturalara konu hak ediş bedellerinin doğduğuna dair herhangi bir sözleşme sunulmadığını, izah edilen nedenlerle cevapları doğrultusunda haklılıklarının sabit olduğundan İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline yönelik haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen huzurdaki davanın takip değerinin %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-...Vergi Dairesinden gelen davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait BA/BS formları ve faturanın düzenlendiği aylar olan 11/2023-12/2023-01/2024-02/2024-03/2024-04/2024 dönemleri KDV beyannamelerine ait bilgisayar çıktısı, 2-Bakırköy ...İş Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası, 3-...Kurumlar Vergi Dairesinden gelen davalı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait BA/BS formları, 4-İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, 5-Bilirkişi kök raporu, 6-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası itrazın iptali davasıdır. Davacı vekili davalı ile imzalanan temizlik hizmet sözleşmesi uyarınca davacının edimini yerine getirmesine rağmen, davalının bedel ödeme borcunu kısmen yerine getirmediğini, bir kısım fatura bedellerinin kısmen ödendiğini, son faturaların ise hiç ödenmediğini ileri sürerek davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından tek taraflı düzenlenen faturaların, fatura konusu hizmetin yerine getirildiğini ispatlayamayacağını, davacının öncelikle sözleşmeye konu işin yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında fatura ve sözleşmeye dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen fatura ve taraflar arasında imzalanmış sözleşmeye dayanmıştır. Taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmişse de davalı tarafından ticari defterler sunulmamıştır. Davalı vekili her ne kadar davalı şirketin ticari defterlerinin yerinde incelenmesini talep etmiş ise de, taraf defter ve kayıtlarının görevlendirilen bilirkişi tarafından Mahkememizce belirlenen saatte Mahkememiz duruşma salonunda incelenmesinin tarafların incelemeye katılabilmeleri ve incelemenin Mahkememiz huzurunda yapılması gerektiği, ayrıca davalının ticari defterlerini dijital ortamda dahi ibraz edebileceği, ayrıca uygulamada görevlendirilen bilirkişiler tarafından yerinde inceleme için taraflara müracaat edilip edilmediği, eş deyişle inceleme yapılacak adrese gidilip gidilmediği, ticari defterleri yerinde incelenecek tarafın defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine tam ve eksiksiz olarak ibraz edip etmediği, hususları Mahkememizce fiilen denetlenemediğinden davalının vekilinin yerinde inceleme talebinin reddine karar verilşmiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır Dosyaya ibraz edilen ve bir mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 26.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinin ise açılış ve kapanış tasdiklerinin eksik olduğu, bu haliyle sahibi lehine delil niteliğini haiz olmadığı, davalının takibe dayanak faturalara ilişkin kısmen ödeme yaptığı ve davacı tarafından düzenlenen faturalardan 15.04.2024 tarih ve 183.143,21 TL bedelli fatura dışındaki faturaları bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan ettiği, faturalara itiraz etmediği, iade faturası düzenlemediği, davacının davalıdan 1.530.286,73 TL alacaklı göründüğü bildirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2020/526 Esas 2021/1517 Karar) Ayrıca Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, 2016/12244 E., 2017/2368 K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1028 Esas 2024/4126 Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığı,davacının ticari defterlerinin ise açılış ve kapanış tasdiklerinin eksik olduğu, bu haliyle sahibi lehine delil niteliğini haiz olmadığı, davalının takibe dayanak faturalara ilişkin kısmi ödeme yaptığı ve davacı tarafından düzenlenen faturalardan 15.04.2024 tarih ve 183.143,21 TL bedelli fatura dışındaki faturaları bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan ettiği, faturalara itiraz etmediği, iade faturası düzenlemediği, bu durumda her ne kadar davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulmamış ise de, davalının 183.143,21 TL dışındaki faturaları bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan ettiğinden bakiye fatura bedelleri yönünden kısmi ödemeler mahsup edildikten sonra bakiye kısım yönünden davacıya borçlu olduğu değerlendirilmiş, buna göre davacının takibe dayanak fatura toplamının 2.196.514,47 TL olduğu, davalının bu faturalardan birisi hariç olmak üzere toplam 2.013.371,26 TL’lik faturayı bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan ettiği, davalı tarafından yapılan ödemelerin toplam 666.227,74 TL olduğu, bu ödeme davalı tarafından beyan edilen toplam fatura tutarından mahsup edildiğinde 1.347.143,52 TL bakiye alacağının bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, Davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 1.347.143,52 TL asıl alacak yönünden iptaline, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen miktar yönünden itiraz haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 269.428,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 92.023,37 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 17.989,48 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 74.033,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 200.600,09 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 6.350,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 5.743,09 TL yargılama gideri ile 17.989,48 TL peşin harç ve 427,60 TL başvuru harcı toplamı 24.160,17 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.255,93 TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 344,07 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/10/2025 KATİP. ¸e-imzalıdır HAKİM. ¸e-imzalıdır Harç/ Masraf Dökümü Peşin Harç : 17.989,48 TL Karar Harcı : 92.023,37 TL Noksan Harç : 74.033,89 TL Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 8.150,00 TL Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 00,00 TL Yargılama Gideri Detayları Bilirkişi Ücreti : 6.000,00 TL Posta Giderleri : 350,00 TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/12244, K. 2017/2368, T. 15.04.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-12244-e-2017-2368-k-a4bece288495