İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/1117 E. 2018/151 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1117
- Karar No
- 2018/151
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1117 Esas
KARAR NO : 2018/151
DAVA : İtirazın İptali (Deniz Ticaretinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 20/09/2016
KARAR TARİHİ: 13/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilen 27/07/2016 tarihli dilekçe ile, ... A.Ş'ne ait nakliyat emtiası poliçesi ile davacı şirket nezdinde sigortalı bulunan emtianın davalı tarafından nakliyesi esnasında konteyner içerisine giren su nedeni ile paslanması sonucunda hasarlanması nedeni ile zarar meydana geldiğini, yaptırılan ekspertiz çalışmasına göre taşınan emtiada oluşan hasar tutarının 4.454,00-TL olduğunu, bu tutarın sigortalıya ödendiğini, böylelikle davacının sigortalının haklarına halef olduğunu, bu tutarın tahsili için İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine girişildiğini, davalının haksız itirazı nedeni ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, dosya İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas numarasını almıştır.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesince ... Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, dosya karar kesinleştikten sonra mahkememizin ... Esas numarasını almıştır.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile, davalı ... A.Ş.'nin ... merkezli deniz yolu ile konteyner içinde yük taşıma işi ile iştigal eden ... S.A.'nın Türkiye Acenteliğini yaptığını, taşıma sözleşmesinde davalı şirketin acente sıfatı ile hareket ettiğini, öncelikli olarak pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerektiği, ayrıca yetki itirazında bulunulduğu, yapılan sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili Mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak belirlendiğini, bu nedenle davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, taşımaya konu mallarda oluştuğu iddia edilen hasarda davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, davacı tarafından hasar ile ilgili olarak taşıyana TTK Md. 1185 gereğince süresinde bir ihbar yapılmadığını, her iki tarafın da katıldığı bir tespit de bulunmadığını, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, malların yükleme limanına taşıtan sorumluluğunda davalı firma dışında bir firma ile taşındığını, ilk taşımanın davalı şirketin sorumluluğunda olmadığı için iddia edilen hasarın malların yükleme limanına taşındığı sırada oluşmuş olabileceğini, ayrıca konteynerın ambar içinde taşındığını ve yağmur almasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından malların hangi aşamasında hasarlanmış olduğuna dair herhangi bir delil sunulmadığını, söz konusu konteynerların taşıtana hasarlı olarak teslim edilse dahi yüklemeyi yapan taşıtanın basiretli bir tacir olarak konteynerların söz konusu taşımaya uygun olup olmadığı hususunda denetleme sorumluluğu bulunduğunu, emtiaların taşındığı konteynere ilişkin ne yükleme limanında ne de boşaltma limanında herhangi bir hasar tutanağı bulunmadığını, davalı şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davacının kötü niyetli olduğunu ve %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın yetkili Mahkemede açılmamış olması nedeniyle öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde haksız davanın reddine, kötü niyetli açılan takip nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
Davalı vekili tarafından taşımaya ilişkin konşimento kopyasının noter onaylı tercümesinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Dava konusu hasarın dayanağı olduğu iddia edilen taşımaya ilişkin ... no'lu konşimento çevirisi üzerinde Mahkememizce yapılan incelemede konşimentoda taşıyıcı olarak ... S.A ad ve namına ... S.A.'nın imzasının bulunduğu, imzanın taşıyan şirket adına atıldığı, bu şekilde davalı şirketin doğrudan imzacı olmadığı, taşıma sözleşmesinin 10. Maddesi 3 no'lu bendinde "Tüccarın açtığı herhangi bir davanın... taşıyıcının açtığı herhangi bir davanın Londra Yüksek Mahkemesi'nin inhisari yetkisinde olduğu ve İngiliz Kanunlarına tabi olduğu kabul edilmiştir." şeklinde beyanın bulunduğu görülmüş, taraflarca konşimentonun geçerliliğine ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmadığı taraf beyanlarından anlaşılmıştır.
Dosyada taraflar arasında geçerliliği konusunda herhangi bir ihtilaf olmayan konşimentoda davalı şirketin taşıyan adına hareket ettiği ve imzasının olduğu, kendi adına hareket ettiğine dair ve sorumluluk aldığına dair bir beyan ve bilginin bulunmadığı, davanın doğrudan davalı acente aleyhine açıldığı, oluştuğu iddia edilen ve halefi olunan zarardan davalı acentenin sorumlu olduğunun iddia edildiği görülmüştür.
Mahkememizce iş bu dava dosyasında öncelikli olarak davanın görüleceği yetkili Mahkemenin tespitine ilişkin inceleme yapılması gerektiği anlaşılmış, buna göre geçerliliği konusunda taraflar arasında uyuşulan konşimento hükümlerinin göz önüne alınması gerektiği, konşimentonun 10.3 no'lu bendinde belirtildiği üzere, yetkili Mahkemenin Londra Yüksek Mahkemesi olarak gösterilmesi nedeniyle Mahkememizin yetkisinin tartışmalı hale geldiği, HMK Md. 17 hükmü uyarınca taraflarca kararlaştırılan yer Mahkemesinin yetkili olduğu hususunun kabulü gerektiği görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı şirket tarafından sigortalı emtianın davalı taşıyan tarafından taşınması sırasında zarar gördüğü ve davacı şirketin sigortalısına zarar bedelini ödediği, bu bedelin davalıdan tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, davalı tarafından pasif husumet yokluğu ve yetki itirazında bulunulduğu, dava konusu emtianın gemide taşındığı kısım itibariyle böyle bir hasar görmesinin mümkün olmadığı ve malların yükleme limanına taşıtan sorumluluğunda davalı firma dışında bir firma ile taşıdığı, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığı hususlarında beyanda bulunulduğu, tazminat istemine konu malların taşınması ile ilgili düzenlenen konşimentoda davalı şirketin ... SA adına hareket ettiği ve bu sıfatla imzasının olduğu, davalı şirket aleyhine doğrudan bu davanın açılmasının hukuken mümkün olmadığı, zira taşımada doğrudan bir sıfatının bulunmadığı, pasif husumetin oluşmadığının kabulü gerektiği, yine dayanılan konşimento içeriğine göre söz konusu taşımaya ilişkin oluşması muhtemel uyuşmazlıkta İngiliz Hukuku'nun uygulanacağı ve Londra Yüksek Mahkemeleri'nin insihari yetkisinin olduğunun kabul edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan malın hasar görmesi nedeniyle hasar bedelinin dava dışı 3. kişiye ödenmesi ile sigortalının halefi sıfatıyla dolaylı olarak konşimentodan kaynaklanan uyuşmazlıkta taraf sıfatını elde ettiğinin kabulü gerektiği, bu kabul üzerine konşimento hükümleri gereğince yetkiye ilişkin hususun davacıyı da bağlayacağı, HMK Md. 17. ve 18.'de gösterilen hususlar ile bu hükümlerin paraleli olan MÖHUK Md. 47. uyarınca muhtemel uyuşmazlıklar yönünden seçilen Mahkemenin belirlendiği, Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğunun açıkça kabul edildiği, açıklanan hususlara göre, açıklanan hususlara göre davanın gerek pasif husumet yokluğu gerekse Mahkememizin yetkisiz olduğu hususu dikkate alınarak, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın pasif husumet yokluğu ve yetki yönünden reddine,
Taraflar arasında geçerliliği konusunda ihtilaf olmayan ve taşımaya konu konşimentoda yetkili mahkemenin Londra Yüksek Mahkemesi olduğu gösterildiği görülmekle; davanın mahkememizin YETKİSİZLİĞİ NEDENİYLE REDDİNE,
Peşin alınan harcın red harcına mahsubu ile bakiye 18,62 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/02/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı