İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/625 E. 2021/390 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/625
Karar No
2021/390
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/625 Esas KARAR NO : 2021/390

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/11/2015 KARAR TARİHİ : 15/06/2021

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; ... tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken davalı ... adına kayıtlı ve yine kendisinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç, vekil edenin aracına çarpmak suretiyle maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana gelmesine yol açtığını, diğer davalı ... İse ... nolu poliçe ile kazaya karışan ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının yaptırıldığı şirket olduğunu, meydana gelen kazada kırmızı ışıkta geçen davalı ... trafik işaretlerine uymamak suretiyle tam kusurlu olduğunu, olay nedeniyle Antalya ... Sulh Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ...'in mahkumiyet kararı aldığını, kaza nedeniyle müvekkilinin bilincini kaybettiğini, sağ femur kemiği kırığı, bacaklarının çeşitli bölgelerinde ezik ve oyuklar, vücudunun ve kafatasının bir çok bölgesinde kalıcı ezik ve şişlikler meydana geldiğini, bel bölgesinde kalıcı hasar ve ameliyat olmayı zorunlu kılacak büyüklükte birden çok bel fıtığı oluştuğunu, müvekkilinin geçini ... yapmak suretiyle sağladığını, müvekkilini sağlık durumu nedeniyle çalışmadığını, kazanın üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen halen uzun sürü ayakta duramadığını ve uzak mesafe yürüyemediğini, meydana gelen kaza nedeniyle % 11 oranda malul kaldığını, bu nedenle çalışma gücünün sürekli azaldığını, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkiline ait motosiklette oluşan hasarın tamiri için yapılan giderlerin bir kısmı karşılanmış sa da yapılan kesinti nedeniyle bir kısım giderler bakımından müvekkilinin alacağının halen devam ettiğini, müvekkilinin yaşamış olduğu acı ve ızdırabın bir nebze dahi olsa azaltılması için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ...-TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak müvekkiline verilmesini talep ettiklerini, uğranılan zararın temin etmek amacıyla meydana gelen kaza kullanılan ... plakalı aracın kaydına ihtiyati tedbir ve davalının taşınır ve taşınmaz mallarıyla 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, vekil edenin kaza nedeniyle yapmış olduğu tedavi giderleri, ödenen vergi cezaları, mahkum kalınan gelirler, araçta meydana gelen zararın tazmini ve malullük nedeniyle çalışma gücünün sürekli azalmasına bağlı tazminat talepleri dahil maddi zararlara karşılık ileride arttırılmak üzere şimdilik ...-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... tarihinde kendisine yeşil ışık yanması nedeniyle hareket ettiğini, ancak bu sırada davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen ... geçiş ihlali yaparak müvekkilinin idaresindeki araçla yaralanmalı kazanın meydana geldiğini, her ne kadar davacı yan ışık ihlali hususunda kendisine yeşil ışık yandığını iddia etse de bu husus ceza yargılamasında açıklığa kavuştuğunu, kesinleşen Antalya ... Sulh Ceza Mahkemesinin dosyasında alınan raporlara göre belirlenen kusur oranına göre maddi ve manevi tazminat talebinin haksız olduğunu, davalı müvekkilinin kırmızı ışıkta geçtiği ve tam kusurlu olduğuna ilişkin her hangi bir delil bulunmadığını, trafik kazası sonrası davacının aleyhine çıkan vergi cezaları ile gelir kaybına ilişkin iddiaları arasında uygun illiyet bağı olmadığını, tazminat talebine esas olarak gösterilen özür raporu ile trafik kazasının sebep sonuç ilişkisi ile davalının iş gücü kaybı açık ve kesin olarak belli olmadığını, davacı tarafın manevi tazminata ilişkin taleplerinin fahiş ve yersiz olduğunu, davalı müvekkiline ait ... plakalı araç üzerine konan tedbirin kaldırılmasına, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi Vekili cevap dilekçesinde; kazaya karşına ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde hem Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile hemde Kasko ( ihtiyati Mali Mesuliyet ) poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup, bedeni zararlar halinde maddi tazminat talepleri için şahıs başına azami poliçe teminat limiti ...-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Kasko ( ihtiyari mesuliyet poliçesi) ile sigortalı olduğunu, mezkur poliçede yer alan manevi tazminat kaza başına azami limit ...-Tl ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat talebinden doğan sorumluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat mal varlığına ilişkin olmayan fakat zarar verici olay dolayısıyla kişinin duygusal aleminde durduğu acı ve ızdırap nedeniyle maruz kaldığı zararların tazminine yönelik olup, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayacak şekilde belinlenmesi gerektiğini, davacının araçta takılması zorunlu olan koruma kastı takıp takmadığının dolayısıyla ortaya çıkan sonuçta mütefarik kusurlarının bulunup bulunmadığı hususlarının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tememrüde düşmediği gibi dava açılmasına sebebiyet vermediğini; davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirketi aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte aleyhe hüküm kurulması halinde ve poliçe limiti sigortalının kusuru oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, red edilen kısım için ise yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle Zmms poliçesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının maddi tazminat istemli dava dilekçesi; davacının aracında meydana gelen zarar, çalışma gücünün kaybı nedeniyle meydana gelen sürekli iş gücü kaybına bağlı zarar, tedavi giderleri, mahrum kalınan gelirler ile ödenen vergi cezalarına dayanmaktadır. Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. Borçlar Kanunu Md. 47’ de ‘Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık bir tazminat verilmesine karar verebilir’ denilmiştir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunun bu hükme karşılık gelen 56. maddesi ise şöyledir:“Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825K. Sayılı ilamı) Mahkememizce kusur belirlemesi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış; Antalya ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin .../... esas .../... karar sayılı ilamı ile davalı ...'in kırmızı ışıkta geçerek kazaya sebebiyet verdiği hususu maddi vakıa yönünden sabit olduğundan, davalının ceza dosyası ve tanık beyanlarıyla dava konusu kazada tam kusurlu olduğu kanaatine varılarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememiz dosyasında makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; mevcut bilgi ve belgelere dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda; ... tarihli ve ... nolu fatura ... tarafından tespit edilen ve değiştirilmesi gerek görülen hasarlı parçaların fotoğrafları ve kazanın meydana geliş şekline uygun olduğu, söz konusu faturada yazılı yedek parça değerlerinin de faturanın düzenlendiği tarih itibariyle piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşıldığından dava konusu ... plakalı motosiklette toplam ...-TL lik hasarın oluştuğu sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Makine Mühendisi bilirkişi ... tarihli ek raporunda özetle; tespit konusu motosiklette ... kaza tarihi itibari ile toplam ...-Tl ( KDV Dahil) ilk hasar meydana geldiği, Hasarlı kıymet Hurda bedeli ...-TL olarak belirlenmiş olup, sovtaj kapsamında hasar hesabına dahil edildiği sonuç ve kanaatine varmıştır. Mahkememiz dosyasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden davacının maluliyet oranının tespiti amacıyla rapor tanzim edilmesi istenmiş; düzenlenen ... tarihli raporda özetle; davacının iş göremezlik oranının %6 olduğu, olağan yaşama dönebilmesi için ihtiyaç duyduğu sürenin 6 ay olduğunun bildirildiği görülmüştür. Dosya davacının trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; Mevcut belgelere göre; ... oğlu, ... doğumlu ...’ın ...tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının .../... karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin ... tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası iş göremezlik raporlarının arasındaki çelişkinin giderilerek maluliyet oranı hususunda ... Üst Kurul tarafından rapor düzenlenmesi istemiyle ilgili kuruma gönderilmiş, Adli Tıp ... Üst Kurulu tarafından hazırlanan ... tarihli raporda özetle; Mevcut belgelere göre; ... oğlu, ... doğumlu ...’ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının .../... karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin ... tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmüştür. Aktüerya Bilirkişi ve Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; ... tarihinde trafik kazası sonucu kalıcı sakatlık oluşmayan ve 9 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı ...'ın, kaza öncesi gelirinin ... TL asgari ücretin 1,6782 katı seviyesinde olduğu, sürekli İşgücü kaybına bağlı zararı olmadığı. geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının ... (TL) olduğu, SGK dışı tedavi giderlerinin ...(TL) olduğunun bildirildiği görülmüştür. Aktüerya Bilirkişi ve Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli ek raporda özetle; kaza sonrası 2008 yılı gelirlerinin yerleşik Yargıtay kararlarına göre esas alınamayacağı, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zarar hesabında ana rapora göre değişikliğe gidilecek bir husus bulunmadığı, (ana raporda hesaplanan 2007 yılı ortalama gelirinin baz alındığı), iş bu davanın konusu olup / olmadığı sayın mahkemenin takdirlerinde olmak üzere; davacının ödediği iddia olunan Vergi cezaları zararlarının toplamının ... TL olduğu ancak ödeme makbuzlarının dosya kapsamına sunulmadığının bildirildiği görülmüştür. Somut olayda yaralama trafik kazası nedeniyle davacı taraf maddi ve manevi tazminatı istemi ile dava açmıştır. ... günü davalı ...'in sevk ve idaresine bulunan ... plakalı aracı ile kırmızı ışıkta geçmek suretiyle davacı sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklete çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği, davalı ...'in dava konusu kazada kırmızı ışıkta geçerek kurallara riayet etmediği, bu nedenle tam kusurlu olduğu, davacının ise kazada kusurunun bulunmadığı ceza dosyasındaki tespitler, kaza tutanağı ve tanık anlatımları ile anlaşılmaktadır. Adli Tıp ... Üst Kurulu tarafından hazırlanan ... tarihli rapora göre de Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği görülmektedir. Kusur oranlarına ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranlarına göre aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile davacının gelir durumu vd. Hususlar nazara alındığında ve SGK tarafından ödenen bedellerin güncellenerek düşülmesi halinde davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği maddi tazminat miktarının ... (TL) olduğu, SGK dışı tedavi giderlerinin ...(TL) olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı tarafça dava konusu araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla bir kısım faturalar ibraz edilmiş ve bu doğrultuda araçta meydana gelen hasar tespiti yapılmış ise de faturaların davacı adına düzenlenen faturalar olmadığı, faturaların kazadan yaklaşık 3 yıl sonra düzenlenen faturalar olduğu, faturalarda yapılan masrafların kazaya konu motosiklete ilişkin olduğu hususunda bir ibarenin bulunmadığı, araç tamirinin kazadan 3 yıl sonra yapılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, sürenin makul olmadığı bu nedenle davacının söz konusu hasarı usulüne uygun deliller ile ispat edemediği kanaatine varıldığından hasar bedeline ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca her ne kadar davacı tarafça mali müşavir olarak görev yapması nedeniyle mükelleflerine ait beyannameleri süresinde veya hiç veremediği iddiası ile bu sebeple kesinlen vergi cezaları talep edilmişse de bu zararların davalı sigorta yönünden zmss poliçesi kapsamında kalmayacağı, diğer davalı yönünden ise davacı tarafın mükellefleri aleyhine çıkan cezalara ilişkin herhangi bir beyanname ya da ödeme belgesinin dosyaya ibraz edilmediği, davacı tarafın yalnızca dava konusu kaza nedeniyle bu cezaların kesildiği hususunu yazılı delil ve belgelerle ispat edemediği kanaatine varıldığından buna ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde tarafların maddi durumu, davacının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, maluliyet oranı, kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilerek sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, -Sabit olan ... TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydı ile ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar açısından kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, 2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, -Takdiren ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleycek yasal faizi ile birlikte davalı ...' den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, 3-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken ... TL karar ve ilam harcının davalı ...' den tahsili hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Reddine karar verilen maddi tazminat miktarı yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Reddine karar verilen manevi tazminat miktarı yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 10-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan bilirkişi ücreti, Adli Tıp Fatura Bedeli ve posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%20,31) göre hesaplanan ... TL’ sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/06/2021

Katip ... E imzalı

Hakim ... E imzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/625, K. 2021/390, T. 15.06.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-625-e-2021-390-k-ccd7617bd9fd