İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/1853 E. 2016/4236 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/1853
Karar No
2016/4236
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/693 Esas KARAR NO : 2024/697 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/10/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Mahkememizde görülen Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından müvekkili ... ... aleyhine .... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı dosyasında Rücuen Tahsil Talepli genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, dava konusu takip dosyasına bakıldığında takip talebinde ''13/10/2019 tarihinde maliki / sürücüsü bulunduğunuz ... plakalı aracınızla karıştığınız kaza neticesi zarar gören 3. şahsa ödenen tazminatın ehliyetsiz araç kullanılarak poliçe umumi hükümleri ihlal edildiğinden rücuen tahsili talebidir.'' yazdığını, ancak, müvekkilinin zorunlu trafik sigortasının tarafı değil sadece araç sürücüsü konumunda olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu KTK’nın 95. maddesine göre sigortalı kişinin prim borcunu ödememiş olması, limit artışı gerçekleştikten sonra ek poliçe yaptırmaması, sigortası bittikten sonra sigorta poliçesinin yenilenmemesi, yeni limitlerle ya da sözleşme süresinin sıfırlanmasının ardından ödeme yapılmış ise bu ve benzeri durumlarda sigorta şirketi, sorumluluklarını yerine getirmemiş olan sigortalıya karşı rücu hakkını kullanılabildiğini, müvekkilin .... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı dosyasından davalı ... Anonim Şirketi herhangi bir borcu olmadığının tespitine, .... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı dosyasının iptaline, müvekkili hakkında kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davalı aleyhine takip çıktısı miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilerek taraflarına ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... 'ya ait ... plakalı araç, müvekkili şirket tarafından ... numaralı 18/07/2019 -18/07/2020 başlangıç ve bitiş tarihli karayolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, 13.10.2019 tarihinde sürücü ... ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı traktör ile ... Mahallesi İstikametinden gelerek ... Sokağı takiben ... Caddesine çıktığı esnada traktörde takılı olan römorkun arka sol tekerlek kısmına ... Caddesine takiben ... Camisi istikametşne gitmekte olan sürücülüğünü ... 'in yaptığı ... plakalı motosikletin ön kısı ile çarpışması sonucu ... plakalı motosiklet sürücüsü ... ... 'in ölümü ile sonuçlanan çift taraflı, ölümlü, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza sonrası olay yerine gelen kolluk ekiplerince kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, kaza tespit tutanağı, soruşturma esnasındaki bilirkişi raporlarları neticesinde meydana gelen kazada davacının asli kusuruyla trafik kazasına sebebiyet verdiği sabit olduğunu, işbu nedenlerle müvekkili şirketin davaya konu icra takibini başlatmakta kötüniyetli olmadığını davacının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini belirterek; haksız davanın reddi ile icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça 18.03.2024 tarihinde tamamlama harcı dosyaya yatırılmıştır. Dava: Rücuen Tazminat İstemine İlişkindir. .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından 13.10.2019 tarihinde ile meydana gelen ZMMS sigortacısı konumunda bulunan ... plakalı traktörün kaza yapması neticesinde üçüncü kişilere ödediği bedeli sürücü ve işletenden rücuen tazmin talepli ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçlu asile tebliğ edildiği, borçlu asilin itiraz etmeyerek takibin kesinleştiği ve davacı tarafça 11.10.2023 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Davacı; kaza tespit tutanağı ışığında yapılan tespitte ... plakalı aracın kaza yaptığı esnada sürücüsü konumunda bulunmaktadır. Kaza yapan araç; zirai amaçlı traktör oluşu karşısında ticari iş olarak kabul edilmiş ve mahkememizin görevli olduğu tespit edilmiştir. Motorlu taşıtını sigorta ettiren kişi öncelikle sigorta bedelini ödemekle yükümlüdür. Sigorta bedeli; prim, Karayolu Trafik Garanti Sigortası hesabına katılma payı ile sigorta sözleşmesine, bedeline veya primine ilişkin olarak mevcut ve ileride konulacak vergi, resim ve harçlardan oluşur. Sigorta bedelinin tamamı, sözleşme yapılır yapılmaz,poliçenin teslimi karşılığında peşinen ödenir.Kural olarak, sigorta bedeli peşin ödenir. Ancak, sigortacı kabul ederse, primler taksitle de ödenebilir. Sigortacının sorumluluğu her iki halde de poliçenin düzenlendiği andan itibaren başlar. Sigorta ettiren sözleşmeyi imzalarken rizikoyu etkileyecek hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Bununla birlikte, sözleşme yapıldıktan sonra da sigorta ettiren, rizikoyu artıran veya azaltan durumları sigortacıya haber vermekle yükümlüdür. Aksi halde, sigortacı artması gereken prim değeri kadar sorumluluktan kurtulur. Ödemesi gereken tazminatı ödedikten sonra sigorta ettirene rücu edebilir. ZMSS Genel Şartları uyarınca, sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesi halinde bir kısım hususları yerine getirmekle yükümlüdür. Eğer zarar gören sigortacıya karşı doğrudan tazminat davası açarak zararının giderilmesini istemişse, zarara neden olan sigorta ettiren kişi bu davaya feri müdahil olarak sigortacının yanında katılabilmelidir. Çünkü bu davada sigortacı aleyhine verilecek tazminata ilişkin hüküm daha sonra sigortacı tarafından açılacak rücu davasında esasa konu olacaktır. Ayrıca sigorta ettiren, üçüncü kişilerin zarara ilişkin talepleri halinde, sigortacının yazılı muvafakati olmadan zararı kısmen veya tamamen kabul etmemek zorunda olduğu gibi, ödemede bulunmamak zorundadır. Sigorta ettiren bu yükümlülükleri yerine getirmediği için sigortacı zarar görene gereğinden fazla tazminat ödemişse, sigortacı bu fazla kısım için sigorta ettirene TTK m. 1301/2 uyarınca rücu edebilir. Zarar gören kişiler sigorta şirketine karşı tazminat talep haklarını doğrudan kullanabilecekleri gibi dava yoluyla da kullanabilirler (KTK m. 97). Sigortalıya (zarar görene) ödemede bulunan sigorta şirketinin sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar, halefiyet prensibi gereği, sigorta ettirene (zarar sorumlusuna) karşı rücu hakkı vardır. Rücu hakkı, zarar gören alacaklıya karşı sözleşmeden veya haksız fiilden dolayı diğer kişiler ile birlikte tazminat sorumluluğu taşıyan ve zararın telafisi İçin kendisine müracaat edilen borçlunun bunu ödedikten sonra diğer borçlulara hisseleri oranında başvurmasıdır. Sigorta şirketi, rücu hakkını dava yoluyla da kullanabilir. Bu davaya rücu davası adı verilir. ZMSS’deki rücu hakkının ve bu hakkın kullanılacağı rücu davasının esası halefiyet prensibidir. Halefiyet hakkının kaynağı TTK m. 1301 ve sigorta sözleşmelerindeki genelşartlardır. ZMSS’deki rücu hakkının, halefiyete dayalı bir hak olduğu Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları’nın B.3. maddesinde de belirtilmiştir. Burada, esas itibarıyla, sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davası, onun halefi sıfatı ile sigortacı tarafından açılır. Bu suretle, zarar gören sigortalının aynı zarar için iki defa tazminat alarak haksız zenginleşmesi önlendiği gibi, sigortalıya zarar veren kimsenin sorumluluktan kurtulması gibi haksız bir durumun ortaya çıkması da engellenmiş bulunmaktadır. Halefiyet prensibi gereği işletenin halefi durumundaki sigortacı, kendisine karşı açılacak tazminat davasında KTK m. 86/I’ deki işleteni sorumluluktan kurtaran veya azaltan sebepleri öne sürebilir. Zarar görenin kusuru varsa, bu durum sigorta şirketinin ödeyeceği tazminatta indirim nedenidir. Zarar gören sigortalıya karşı dava yoluna başvurmuş ise ZMSS Genel Şartlarının B.2. maddesi uygulanır. Sigortacı; ZMSS kapsamında ödediği tazminatı, zarara neden olan sigorta ettirenden, halefiyet prensibi gereğince, ZMSS Genel Şartları B.4. hükmünde belirtilen durumlardan herhangi birisi varsa geri alabilir. Bu durumlardan hiçbirisi gerçekleşmemişse, sigorta şirketi, rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara ve bundan doğan tazminata kendisi katlanmak zorunda kalacaktır. Genel şartların B.4. Maddesinin c fıkrasına göre aracın mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sigorta ettirene rücu imkanı getirilmiştir. Somut olayda davalı sigorta şirketi kaza yapan araçta yaralanan kişiye ödemiş olduğu tazminatı halefiyet ilkesi gereği araç sürücüsünden talep etmiş ve hakkında araç malikiyle birlikte icra takibi yapmıştır. İcra takibi itiraz edilmeksizin davacı yönünden kesinleşmiştir. Davacı mahkememize dava açarak sigorta şirketinin kendisinden ödediği tazminatı rücuan talep edemeyeceğini ileri sürmüştür. Sürücü poliçenin tarafı değildir. Diğer bir ifadeyle rücudan kaynaklı olarak kendisine icra dosyasında husumet yöneltilemez. Dolayısıyla poliçe genel şartlarıyla bağlı tutulamaz. Sürücü hakkında yapılan icra takibinin yasal dayanağı mevcut değildir. Bu sebeple davanın kabulüne karar verilerek icra dosyasında davacının husumet yokluğunun bulunmaması nedeniyle menfi tespit isteminin esastan kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı İİK.72/5. Maddesi uyarınca talep ettiği tazminat yönünden yapılan incelemede ise; öncelikle davacıya karşı rücuen tazmin talebinden kaynaklı olarak husumet yöneltilemeyeceği yukarıda açıklanmıştı. Husumet yokluğundan verilen kabul veya red kararları; her ne kadar dava şartı olarak usulden red şeklinde belirlemeler yapılsa da davanın esasına ilişkin kararlardır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E:2019/(13)3-452 K:2022/540 Sayılı İlamı ) Esastan verilen bir karar olduğu için bu aşamada kötü niyet tazminatının diğer koşullarının oluşup oluşmadığına bakmak gerekir. Zorunlu trafik sigorta poliçesinde sigorta ettiren taraf dava dışı işleten ... olup, davacı ... ... sadece sigortalı aracın kaza tarihindeki sürücüsüdür. Davalı sigorta şirketi basiretli bir tacir gibi sigorta poliçesinde taraf olan sigorta ettireni ve rücu şartlarını bilebilecek durumdadır. Buna rağmen davalı sigorta şirketinin sigortalısı yanında sürücü aleyhine de rücuen tazminat talepli icra takibi başlatması kötüniyetli olduğunu gösterir. Bu durumda mahkemece davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. ( Yargıtay ( Kapatılan ) 17. Hukuk Dairesi 2015/1853E.-2016/4236K. Sayılı İlamı ) Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; Davacının davalı alacaklı tarafça rücu istemli olarak ....İcra Müdürlüğünün 2022/...E. Sayılı dosyasından takibe konu edilen alacakla ilgili olarak söz konusu icra dosyasından davalıya karşı borçlu olmadığının TESPİTİNE, ....İcra Müdürlüğünün 2022/...E. Sayılı dosyasından takibe konu edilen 426.629,00 TL asıl alacağın yüzde yirmi oranına isabet eden 85.325,80-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 30.551,47 TL harcın peşin alınan 7.638,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 22.912,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "... Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 71.087,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 7.908,40 TL ilk gider ve tamamlama harcı, 93,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, ücreti olmak üzere toplam 8.001,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ... BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır *Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/1853, K. 2016/4236, T. 11.10.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-1853-e-2016-4236-k-a92c03a93d67