İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/16289 E. 2016/3744 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/16289
- Karar No
- 2016/3744
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/927 Esas KARAR NO : 2023/1062 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2022 KARAR TARİHİ : 05/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı aleyhine alacaklı sigorta şirketi tarafından, rücu alacağı iddiası ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü”nün ... Esas sayılı dosyası ile “ilamsız icra takibi” yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından, davacı aleyhine rücu alacağına ilişkin icra takibinin haksız gerekçe ile yapıldığını, davacının iş yoğunluğu sebebi ile sehven unutularak itiraz edilmediğinden icra takibinin kesinleştiğini ve davacı tarafından ödeme yapılarak dosyanın kapandığını, davacının sigorta şirketine hiçbir borcu bulunmadığını, Yargıtay’ın vermiş olduğu karar örneklerinde görüldüğü gibi, zarar gören kişilere sorumluluk sigortasından ödeme yapan sigortacının, işletene ve taşımacıya rücu edebilmesi için, kazanın oluşu ile taşıma sınırının üstünde fazla yolcu ve yük alınması arasında “nedensellik bağı” kurulabilmesi gerektiğini, yasal olarak bu şartların gerçekleşmesi halinde rücu hakkından bahis edilebileceğini, tazminat ödenmesine sebebiyet veren trafik kazasında sigorta şirketi lehine rücu talebinin oluşabilmesi için trafik kazasının oluşumunda ağır kusurunun bulunup bulunmadığı, gerçekleşen riziko ile istiap haddinden fazla yük ve yolcu taşıma arasında “uygun nedensellik bağı”nın bulunup bulunmadığı tespit edilip araştırılması ile elde edilecek teknik ve bilimsel verilere göre rücu hakkının doğup doğmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, bunun yasal bir zorunluluk olduğunu, sigorta şirketinin yalnızca tek taraflı soyut iddiası ile değerlendirme yapılarak rücu hakkının bulunduğu iddiası ile davacı aleyhine rücu alacağına dayalı icra takibi yapılmasının hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, bu durumun hakkaniyet ilkeleri ile de bağdaşmadığını, belirterek davacının borçlu olmadığı halde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü”nün ... Esas sayılı dosyası ile ödemek zorunda kaldığı 112.440,00 TL takip miktarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; görev itirazlarının olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yetki itirazlarının olduğunu, davanın; icra takibini yapan icra dairesinin bulunduğu yerde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılmasının gerektiğini, icra takibinin Bakırköy İcra Dairelerinde başlatıldığını, borçlunun icra takibinde yetki itirazlarının bulunmadığından somut uyuşmazlıkta Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek davanın görevsiz mahkemede açılmasından dolayı usulden reddine, davanın yetkisiz mahkemede açılmasından dolayı usulden reddine, davacının dava ehliyeti olmadığından dolayı usulden reddine, sayın mahkemenin esasa ilişkin inceleme yapması halinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyanın Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararı verilerek mahkememizin işbu esas sırasına kaydedilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflar arasında sigorta şirketi tarafından rücuan ödenen bedelin istenmesi için başlatılan icra takibi nedeniyle ödenen bedelin istirdatı konusunda davacının haklı olup olmadığı, istiap haddinin üzerinde yolcu taşınıp taşınmadığı, kazaya etkisinin olup olmadığı, maddi zarar miktarına ilişkin uyuşmazlık olup dava, borçlu olunmayan tutarın icra baskısı altında ödendiği iddiasıyla açılan istirdat davasıdır. Davacı, takip dosyasında borçlu olup diğer takip borçlusu ise ... Ltd. Şti.dir. 2004 Sayılı İİK'nun 9 ve devamı maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemeler borca mahsuben yapılmış sayılır. Dosyanın incelenmesinde, takip bocu yönünden ödemenin davacı değil diğer takip borçlusu ... Ltd. Şti adına bu şirketin yetkilisi ... tarafından yapıldığı görülmüştür. Buna göre, davacı takip borçlusu sebepsiz zenginleşen konumunda değildir. Ayrıca İİK'nun 72.maddesi uyarınca istirdat davasını ancak takip borçlusu açabilecek ise de somut olayda ödemeyi yapan kişi davacı olmadığından diğer borçlu şirket tarafından icra takip dosyasına ödenen bedeli davacının geri isteme hakkı bulunmamaktadır. (Benzer nitelite Yargıtay 4.HD 2015/16289 E. 2016/3744 K. , Yargıtay 19.HD 2013/11618 E. 2014/8909 K. , Yargıtay 11.HD 2020/3425 E. 2020/5455 K.) Açıklanan nedenlerle, davanın aktif dava ehliyeti nedeniyle reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85TL ilam harcından peşin alınan 1.920,20TL harcın mahsubu ile bakiye 1.650,35TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.984,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır