İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1327 E. 2022/769 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/1327
- Karar No
- 2022/769
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2015/1327 Esas - 2022/769 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015/1327 Esas KARAR NO : 2022/769
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : ... - ...
DAVALI : .... LTD.ŞTİ. - ... VEKİLİ : ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/06/2015 KARAR TARİHİ : 20/09/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... fidan ve tohum şirketi olduğunu, aynı zamanda davalı şirkete ortak olduğunu, davalı şirketin, davacı alacaklı şirketten dünyaca ünlü ... marka anaç fidan satın alarak Türkiye'ye ithal edip sattığını, Türkiye'ye ithal edilen anaçlar nedeniyle davalının 493.552,00 Euro borcunun bulunduğunu, davalı tarafından cari hesap bakiyesinin ödemesi yapılmadığı için Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek alacağın tahsili amacıyla davalı şirketin adına kayıtlı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Plakalı araçların trafik kaydına ve Adana ili ... ilçesi, ... mahallesi ..., ..., ... numaralı parsel sayılı taşınmaz ve taşınmaz içindeki 2 adet seranın, 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için kayıtlarına ihtiyati haciz zımmında ihtiyati tedbir konulmasına ve teminat alınmasına, davalının Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/... E sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli borca itirazının iptaline ve takibin devamına, alacak likit olduğundan davalının asgari %20 oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili aşamalardaki savunmalarında özetle; ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının kendi ticari defterlerini ibraz etmeden iddiasını yalnızca davalının defterleriyle kanıtlamaya çalıştığını, açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, İİK'nın 67. Maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Adana 4. İcra Dairesinin 2014/... E. Sayılı dosyasında davacı ... tarafından davalı ... Ltd. Şti. hakkında 22/09/2014 tarihinde 493.552,00 Euro asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takibin dayanağı olarak 22/09/2014 tarihli cari hesap ekstresi ile ödenmeyen faturalar gösterilmiştir. Davalının süresinde yaptığı itiraz üzerine icra takibi durmuştur. Taraflar arasında, ticari ilişki bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İhtilaf, davalının davacıdan ne kadar mal aldığı, yaptığı ödemenin miktarı ve bakiye borç bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. İlgili vergi dairesinden davalının BA formları getirtilmiş, ithal edilen ürünlere ait gümrük beyannameleri gümrük idarelerinden istenmiş, davacı tarafından faturalar ve cari hesap dökümleri ibraz edilmiş, davalının yaptığı ödemelerin tespiti için banka hesaplarının dökümleri getirtilmiş, ödemelere ait belgelerin ibrazı sağlanmış ve tarafların ticari defterleri ile belgelerinin incelenmesine karar verilmiştir. Taraflar ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Davacı vekili, müvekkilinin İtalya'daki mevzuata göre düzenlediği faturaları ve cari hesap dökümünü ibraz ettiğini beyan etmiştir. Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ... ile Prof. Dr. ... 29/04/2019 tarihli raporlarında özetle; davacının düzenlediği faturalar ile gümrük beyannameleri karşılaştırıldığında 2008 ve 2013 yılları arasında davacının 869.732,00 Euro tutarında fatura düzenlediğini, ancak gümrük beyannamelerine göre davalının davacıdan yaptığı ithalat toplamının 823.732,00 Euro olduğunu, davalının 339.955,00 Euro ödeme yapmış göründüğünü, bu ödemelerden 183.000,00 Euro'sunun fatura bedellerinden düşüldüğünü, 156.955,00 Euro'sunun düşülmediğini, davacının isim yazmadığı için bu ödemelerin davacıya yapıldığını belgelenmesi gerektiğini, davalının ibraz ettiği belgelere göre, 259.158,00 Euro ödeme yaptığını, davacının yalnızca alacağı olan faturalara aylık cari hesap dökümünü ibraz ettiğini, davalıya düzenlenen tüm faturalar ve alınan ödemeleri gösteren cari hesabın ibraz edilmediğini, davacının kayıtlarına göre 245.980,00 Euro ödeme görüldüğünü, 165.859,00 Euro'nun davacı kayıtlarında yer almadığını, gümrük beyannamelerine göre belirlenen 823.732,00 Euro mal bedelinden, 156.955,00 + 245.980,00 + 165.859,00 ve 259.158,00 = 827.957,00 Euro düşüldüğünde davacının borçlu göründüğünü, ancak ödemelerin tutarının ve kime yapıldığının netleştirilmesi gerektiğini beyan etmişlerdir. Bu rapora itiraz üzerine, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak alınan ve Gümrük ve Dış Ticaret Uzmanı ..., Mali Müşavir ... ve ... tarafından hazırlanan raporda özetle; davacının düzenlediği faturalara göre, 740.432,00 Euro mal sattığını, ithalat beyannamelerine göre ise 594.260,00 Euro ithalat göründüğünü, ancak cari hesaplar ile ödeme kayıtlarının karşılaştırılması gerektiğini, davacının kayıtlarında, 183.000,00 Euro ödemenin düşüldüğünü, davalının 259.158,00 Euro tutarında ödeme belgesi ibraz ettiğini, davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresine göre 245.980,00 Euro tahsilat yaptığı, 594.262,00 Euro tutarındaki ithalat beyannamelerinden toplam 505.138,00 Euro ödeme düşüldüğünde davacının 89.124,00 Euro alacaklı olduğunu beyan etmişler. 18/03/2021 tarihli ek raporlarında ise; ... Bankası'ndan gönderilen 27/06/2018 tarihli 45.513,00 Euro ve 09/07/2018 48.536,00 Euro tutarındaki makbuzlarda dahil edildiğinde toplam ödemenin 599.187,00 Euro 'ya ulaştığını, bu nedenle davacının alacağının bulunmadığını beyan etmişlerdir. Davacı vekili bu rapora itiraz amacıyla verdiği 30/04/2021 tarihli dilekçesi ile; mali müşavir tarafından düzenlenen bir uzman mütaalası ibraz ederek davalıya toplam 1.259.612,50 Euro tutarında mal teslim edildiğini, davalı şirketin 776.070,52 Euro ödeme yaptığını, kalan borcun 493.542,00 Euro olduğunu beyan etmiştir. Bu itiraz üzerine mahkememizce gümrük idarelerine yeniden müzekkere yazılarak beyannamelerin tamamı istenmiş, davacıdan davalıya satılıp İtalya' da teslim edilen ürünler varsa bunlara ait gümrük beyannamelerinin yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş onaylı suretlerinin ibrazı istenmiş, bankalardan gönderilen hesap dökümlerinde görünen ancak raporlarda bahsedilmeyen ödemelerin belgeleri ilgili bankalardan istenerek başka bir heyet oluşturularak yeniden bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mahkememizce görevlendirilen Mali Müşavir bilirkişi ..., gümrük konusunda uzman bir kişi ... ve bankacı bilirkişi ... 04/02/2022 tarihli raporlarında özetle; Türkiye'ye gelen ve alıcı tarafından ithalatı yapılmak üzere açılan serbest dolaşma giriş beyannameleri ve bu beyannamelerin 44 nolu hanesinde beyan edilen faturalar ile davaya konu edilen faturalar karşılaştırıldığında, 2007-2014 yılları arasında davacı 1.324.862,50 Euro tutarında fatura düzenlemiş ise de, serbest dolaşma giriş beyannamelerine göre davalının davacıdan yapmış olduğu ithalatın 1.253.622,50 Euro olduğunu, dosyada bulunan ödeme dekontları incelendiğinde davalının toplam 742.272,00 Euro ödeme yaptığını, ancak davacının 766.070,50 Euro ödemeyi kabul ettiğini, 3065 sayılı KDV kanununun 21. Maddesi gereğince, ithalat işlemlerinin form BA ile bildirilmesinde tutar alanında, gümrük vergisi tarhına esas olan kıymet, malın gümrük vergisinden muaf olması durumunda ise KDV matrahını oluşturan KDV hariç bedel yazıldığını, faturaların gümrük beyannameleri ve BA formları ile karşılaştırılması sonucunda, ithalata tabi mal alımlarında form BA bildirimlerinin fatura tutarı üzerinden değil, gümrük beyannamesi bazında bildirimde bulunmak mecburiyeti olduğundan, dava dosyasına sunulan ve davalının 2011-2012-2013 yıllarına ait form BA bildirimleri ile, gümrük giriş beyannamelerinin birebir tutmadığı görülse de davalının ithalatı yapılmak üzere açılan serbest dolaşma giriş beyannameleri ve 44 nolu hanesinde beyan edilen faturalar ile davaya konu edilen faturaların karşılaştırılarak doğrulandığını, davacının bakiye 487.552,00 Euro alacağının bulunduğunu beyan etmişlerdir. Aynı bilirkişi kurulu, davalının itirazları yönünden alınan 13/05/2022 tarihli ek raporlarında özetle; asıl raporda hazırlanan tablonun davacının tek taraflı düzenlediği belgelere göre değil bizzat davalının Türkiye'de gerçekleştirdiği ve kendi yaptığı ithalat işlemlerini gösterir serbest dolaşma giriş beyannamelerine göre hazırlandığını, önceki raporların eksik bilgi ve belgelere göre hazırlandığını, davalının teslim aldığı ürünlerin ithalat işlemlerine konu ettiği beyannameler kontrol edilerek belirlendiğini, bu ithalat beyannamelerinden eşyaların, Türkiye'ye geldiğinin, gümrük işlemlerinin bitirildiğinin, vergilerinin ödendiğinin, beyannamelerinin kapanış konumuna geldiğinin ve eşyanın gümrük idareleri tarafından ilgilisine teslim edildiğinin anlaşıldığını, peşin ödeme yapılan yalnızca 2 beyanname bulunduğunu, diğer beyannamelerin mal mukabili ödeme şeklinde düzenlendiğini, mal mukabili ödemede alıcının ödeme yapmadan malları teslim aldığını, peşin ödeme durumunda beyannamenin 44 nolu sütununa peşin ödeme yapıldığını gösterir dekontun sayı ve tarihinin yazıldığını, davalının ödemelerinin toplamının 742.372,00 Euro olduğunu, ... Bankası vasıtasıyla gönderilen 13/10/2009 tarihli 15.000,00 Euro tutarındaki havalenin de davacıya gönderildiğinin kabul edilmesi halinde ödemenin toplamının 757.272,00 Euro'ya ulaşacağını, ancak davacının 776.070,50 Euro ödemeyi kabul ettiğini, kalan alacağın 1.253.622,50 - 766.070,50= 487.552,00 Euro olduğunu beyan etmişlerdir. Gümrük Kanunu'nun 58 vd. maddelerinde eşyanın gümrük rejimine tabi tutulması ile gümrük beyanları, 74 vd. maddelerinde ise serbest dolaşıma giriş rejimi, Gümrük Yönetmeliği'nin 112 vd. Maddelerinde ise gümrük beyanları düzenlenmiştir. İthalat ve ihracat işlemlerinin tamamında malların gümrük işlemlerinin tamamlanması ve gümrükten çıkışının sağlanması için verilen gümrük beyannamesi hem ticareti yapılan mala hem de gerçekleşen ticaret işlemine dair detayları içermektedir. Gümrük beyannamesi özet olarak, gönderici-alıcı firma bilgileri, kıymet, tarife, menşe, taşıma bilgileri, varsa ödenecek vergiler, eşyaya eşlik etmesi gereken belgeler gibi bilgileri içerecektir. Beyannameler üzerinde herhangi bir kazıntı ve silinti yapılamaz. Gümrük beyannamelerinin tescili için ibraz edildikten sonra beyan edilen eşyanın cins, nitelik, nev'i ve birim fiyatı açısından herhangi bir düzeltme yapılamaz. Gümrük beyannamelerinin tescili, gümrüklerde tutulan deftere usulü uygun kayıt yapmak, üzerine ise kayıt sıra numarası, resmi mühür ve tarih konulması ile yapılır. Son heyet tarafından hazırlanan asıl rapor ve ek rapor dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Daha önceki raporlar gümrük beyannamelerinin ve banka hesaplarının, ödeme belgelerinin tamamı dikkate alınmadan ve ayrıca bazı ödemelerin tam olarak kime yapıldığı belirlenmeden eksik belgelerle hazırlanmıştır. Raporda belirtilen 742.272,00 Euro tutarındaki ödeme konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu tutardaki ödeme belgelerine itiraz olmadığı gibi banka kayıtlarından ve dekontlardan ödemelerin davacıya yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından ibraz edilen 30/04/2021 tarihli dilekçenin ekindeki uzman mütalaasında, 742.272,00 Euro dışında 20/03/2007 tarihinde yapılan 23.798,50 Euro tutarındaki bir ödeme daha kabul edilmiştir. Bu ödemeyle birlikte, davacının toplam 766.070,50 Euro ödeme kabulündedir. Davalının hesaplarında görünen 13/10/2009 tarihli ve ithalat bedeline ilişkin olduğu anlaşılan 15.000,00 Euro tutarındaki ödemenin, dava dışı başka bir firmaya yapıldığı tespit edilmiştir. ... Bankası'ndan 21/08/2009 tarihinde yapılan 25.000,00 Euro tutarındaki ödeme ise davalı tarafından davacıya yapılmış ve rapordaki hesaplama da dikkate alınmıştır. Davalı 766.070,50 Euro dışında daha fazla ödeme yaptığını iddia etmemiş ve bu konuda başka delil ve belge göstermemiştir. Diğer taraftan her ne kadar taraflar ticari defter ve belgelerini ibraz etmemişlerse de, Adana ve Mersin Gümrük Müdürlüklerinden gönderilen ve davalının beyanları ile onun ithal edip teslim aldığı ürünler ve bunlara ait faturalara göre düzenlenen serbest dolaşıma giriş beyannamelerine göre, davalı davacıdan 1.253.622,50 Euro tutarında ithalat yapmıştır. Davacı da bundan daha fazla mal satıp teslim ettiğini ispatlayamamıştır. 08/09/2006 tarihli 5.990,00 Euro tutarındaki faturaya ait ithalat beyannamesi yoktur. Sonuç itibariyle davacının 1.253.622,50 - 766.070,50 = 487.552,00 Euro bakiye alacağının kaldığı kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; İtalya'da faaliyet gösteren davacı firmanın ürettiği fidanların Türkiye'de faaliyet gösteren davalı tarafından ithal edilerek Türkiye'de satışının gerçekleştirildiği, bu ticari ilişkinin tarafların kabulünde olduğu, satılan malın miktarı ve bakiye alacak konusunda ihtilaf bulunduğu, Adana ve Mersin Gümrük Müdürlükleri'nden gönderilen serbest dolaşma giriş beyannamelerine göre davalının, davacıdan 1.253.622,50 Euro tutarında ithalat gerçekleştirdiği, tarafların ticari defterleri ibraz etmemiş olmalarına rağmen bu beyannamelerin davacının aleyhine delil teşkil ettiği ve ithal ettiği ürünlerin miktarı bakımından kendisini bağladığı, keza bu beyannamelerin kendisinin beyanına, ithal edip kendisine teslim edilen ürünlere, yine ibraz edilen faturalara ve peşin ödeme varsa bu ödeme belgelerine göre düzenlendiği (Bu beyannamelerin durumu T.C. Ticaret Bakanlığı'nın, beyanname sorgulama sayfasından da sorgulanabilmektedir) davalının toplam 766.070,50 Euro ödeme yaptığı, daha fazla ödeme yapıldığı konusunda herhangi bir belge ve delil ibraz edilmediği, davacının takip tarihi itibariyle bakiye 487.552,00 Euro alacağının bulunduğu anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacağın kabul edilen kısmının likit ve bu bölüme yapılan itirazın haksız olduğu gözetilerek davacı lehine icra inkar tazminatı verilmiştir. Dava tarihindeki efektif satış kuru esas alınarak 487.552,00 Euro'nun dava tarihindeki TL karşılığı olan 1.458.365,00-TL (487.552,00 x 2,9912 = 1.458.365,00) üzerinden icra inkar tazminatına, aynı miktar üzerinden karar tarihindeki tarifelere göre harç ve davacı lehine vekalet ücretine, reddedilen kısım yönünden de davalı lehine aynı şekilde vekalet ücretine hükmedilmiştir. ( Yargıtay 11. HD 2014/9942 e. 2014/17233 k, 2017/3178 e. 2019/678 k. , 2017/119 e. 2018/7808 k, HGK 1993/13-41 e. 1993/145 k. , 13. HD 2016/23646 e. 2019/12123 K.) H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının Adana 4. İcra Dairesi'nin 2014/... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 487.552,00 Euro üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, Hüküm altına alınan alacağın dava tarihindeki tarihindeki kur esas alınarak hesaplanan 291.673,00 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 99.620,91-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 18.230,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 81.390,36-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına. Davacının peşin olarak ödediği 18.230,55-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 164.669,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 20.257,25 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 20.010,00.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/09/2022
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...