İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2014/6199 E. 2016/1437 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2014/6199
- Karar No
- 2016/1437
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/99 Esas KARAR NO : 2020/317 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/09/2015 KARAR TARİHİ : 06/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunduğu ... tarihli dava dilekçesinde özetle: Davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyir halinde iken davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile çarpışması sonucunda davacının hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, Davalılardan ...'un ... plakalı aracın sürücüsü, diğer davalı ... nin aracın işleteni ve davalı ... nin ZMMS'sı olduğunu bu sebeplere kazada sorumluluklarının bulunduğunu, bu sebeplerle ... TL maddi tazminatın davalılardan, ... TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... den yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istediğini, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren T.T.K.nun 4. maddesinde ticari davaların düzenlendiği ve her iki tarafın da ticari işletme ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari davalar sayılacağının belirtildiği, aynı yasanın 5.maddesinde ise tüm ticari davalara bakmakla Asliye Ticaret mahkemelerinin görevli olduğu ve 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile değiştirilen 5/3 fıkrasında ise bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu yönünde düzenleme getirildiği, 6102 sayılı T.T.K.nun 6.kitabında sigorta hukukunun düzenlendiği, 1401 ve devamı maddelerinde de sigorta sözleşmesinin ele alındığı, somut olayda davacının davalı sigorta şirketine yönelik davasının sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, bu durumda davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp Ticaret mahkemelerine ait olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK 114 ve 115. md uyarınca davanın usulden ve görev nedeniyle reddine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ...' un mahkememize sunduğu ... tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacının delillerinin davalıya tebliğ etmediğini, tebliğ edilmesine karar verilmesini talep ettiğini, davacının maddi manevi tazminat istediğini, manevi tazminat talebini de belirsiz alacak olarak ifade ettiğini, manevi tazminat talebinin bu şekilde ileri sürülmesinin mümkün olmayacağını, bu talebin reddine karar verilmesini talep ettiğini, tutulan tutanaktan da görüleceği üzere kazanın davacının ağir kusurlu hareketleri neticesinde meydana geldiğini, bu kaza nedeni ile kamu davası açıldığını, bu davada da bir rapor alındığını, bu raporda da kazanın davacının ağır kusurlu hareketi ile kazanın meydana geldiğinin belirtildiğini, kazada herhangi bir sorumluluğum bulunmadığını, kazada davacının kendi ağır kusurundan meydana geldiğinden yasa gereği de davacının taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacının fahiş miktarda tazminat talebinde bulunduğunu, herhangi bir şekilde davacının taleplerinin karşılar mahiyette delillerini ortaya koymadığını, davacının hangi gerekçe ile talepte bulunduğunun anlaşılmadığını, davacının davasını kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu hususların da davacıya açıklattırılmasının ve fahiş olan tazminat taleplerinin de reddine karar verilmesini talep ettiğini, manevi tazminat talebinin belirsiz alacak davası konu olmayacağından bu talebin reddine, maddi manevi tazminat taleplerinin tümüyle reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise gerekli mahsuplar yapıldıktan sonra davacının ağır kusuru gözetilerek indirim yapılmasına, faiz oranının dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak belirlenmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin mahkememize sunduğu ... tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacının ikame ettiği belirsiz alacak davası ile ... tarihli kaza nedeni ile ... TL maddi - ... TL manevi tazminat talebinde bulunduğunu, davacı tarafından dilekçesine ek olarak bildirilen belgelerin davalı tarafına tebliğ edilmediğini, manevi tazminat talebinin belirsiz alacak davasına konu edilebilmesinin mümkün olmayacağını, davacının herhangi bir ayırıma gitmeksizin manevi tazminat talebini de belirsiz alacak davası şeklinde açtığını, fakat alacağın değerinin tam ve kesin olarak belirlenmediğini, ... plakalı aracın kaza tarihi itibari ile ... numaralı Zorunlu Trafik Sigortası ile diğer davalı ... tarafından sigortalı olduğunu, sigorta kapsamındaki hususlar yönünden ...'nin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu şirketin zararın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığını, zararın davacının ağır kusurundan meydana gelmesinden kaynaklandığını, trafik kazası tespit tutanağına, ceza dosyasındaki bilirkişi raporuna ve aynı dosyada verilen karara göre kaza davacının ağır kusuru neticesinde meydana geldiğini, zarar görenin ağır kusuru ile illiyet bağı kesildiğinden ağır kusuru ile kazaya sebep olan davacının dava açma hakkının bulunmadığını ve bu sebeple davanın reddinin gerektiğinin, yapılacak yargılama neticesinde aksi kanaate varır ise bu durumda da ktk. nun yine aynı hükmüne göre kazanın oluşunda zarar görenin ağır kusurunun varlığı göz önüne alınarak fahiş tazminat taleplerinin tenkisine karar verilmesini ettiklerini, tazminatın hesaplanabilmesi için illiyet bağı, maluliyet oranı, çalışabilme oranı, yapılan harcamaların uygun olup olmadığının tespiti gerekmekte olduğunu, dava dilekçesinde bu hususların çoğuna dair her hangi bir açıklama yer almadığını, tüm delillerin toplanmasından sonra kusur oranın tespit edilmesini bunun neticesinde davacının ağır kusuru ortaya çıkacağından davanın bu sebeple reddine karar verilmesini talep ettiklerini, mahkememizin aksi kanaate varması durumunda ise maluliyet olup olmadığının varsa oranının tespit edilmesini ve tüm eksikliklerin tamamlanmasından sonra tazminata dair taleplerin uzman bir bilirkişi tarafından (üniversitelerin ilgili bölümlerinde aktüer sıfatına sahip öğretim görevlilerince) tespit edilmesini davacı ağır kusuru gözetilerek tenkis yapılmak sureti ile karar verilmesini talep ettiklerini, davacının tedavi masrafları ve bakıcı gideri talebinde bulunduğunu, bu taleplerinin netleştirilmediğini, davacıya dilekçesini açıklaması ve delillerini sunması için süre verilmesini verilecek süre içerisinde eksikliklerin giderilmemesi halinde davanın bu sebeple reddine, davacının ağır kusuru nedeni ile reddine, bunun mümkün olmaması halinde 6111 sayılı yasanın geçici 1. Maddesi kapsamında reddine, bunun mümkün olmaması halinde davacının bu kapsamda aldığı ödencelerin tespiti ile bunların mahsubu ve neticeden reddine, bunun mümkün olmaması durumunda ise davacı tarafından ispat edilen delillendirilen hususlar yönünden KTK 86/2 maddesi gözetilerek karar verilmesi gerektiğini, kazaya kendi ağır kusuru ile sebebiyet veren davacının manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu ve reddinin gerektiğini, kazaya kendi ağır kusuru ile sebebiyet veren davacının MK 2 maddesi kapsamında dava açma hakkı bulunmadığından davanın bu sebeple de reddine karar verilmesini talep ettiklerini, tüm delillerin taraflarına tebliğine, manevi tazminat talepleri belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğinden manevi tazminat taleplerinin bu sebeple reddine, bakıcı gideri ve tedavi masrafları yönünden tüm taleplerinin reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise var ise alınan ödencelerin tespiti ile neticeden davanın reddine, davacının ağır kusuru sebebi ile davadaki tüm taleplerin usul ve esas yönünden tümüyle reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise gerekli mahsuplar yapıldıktan sonra davacının ağır kusuru gözetilerek KTK 86/2 hükmü gereğince karar verilmesine ve faiz oranının dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak belirlenmesine, dava masraf ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak tarafların sosyal ve ekonomik durumları tespit ettirilmiştir. Mahkememizce Kusur oranının tespiti açısından dava dosyamız Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiştir. İlgili kurumun ... tarihli raporunda özetle; olayda "davacı ...'nun %75 oranında kusurlu, davalı sürücü ...'un%25 oranında kusurlu olduğu..." kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davacının iş gücü kaybına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle, "... oğlu, ... doğumlu ...'nun ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak, E cetveline göre %48,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği..." belirtilmiştir. Yargılama sırasında ... tarihli dilekçe ile ve ... tarihli celsede davacı vekili tarafından maddi tazminat talebinden feragat edildiği manevi tazminat yönünden davaya devam edilmesinin talep edildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle zarar gören tarafından sürücü ve işleten davalı ile davalıya ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasına karşı açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça yargılama sırasında maddi tazminatına ilişkin olarak davadan feragat edilmiştir. Feragat ile dava sona erdiğinden, feragatten sonra yapılan duruşmaya taraflar gelmeseler bile, mahkeme, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar veremez; davanın feragat nedeniyle reddine karar vermelidir. (Hukuk Muhakemeleri Usulü-Prof Baki Kuru, Cilt:4, 2001 Basım, sf:3618) Feragat davayı sona erdiren taraf işlemi olup, geçerliliği için Mahkemenin veya karşı tarafın kabulüne gerek bulunmadığından davacının maddi tazminatına ilişkin davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat istemine yönelik olarak yapılan değerlendirmede: Mahkememizce "Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır. Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır. Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." şeklinde manevi tazminatın tayininde göz önünde bulundurulacak kıstaslar ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 gün 2014/6199 E. 2016/1437 K. Sayılı emsal içtihatında belirtilen "...Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür..." şeklindeki genel ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirmede, Olayın oluş şekli, tararfların kusur oranları, davacıdaki yaralanmanın derecesi, davacının yaşı, olay nedeniyle yaşadığı elem ve ızdırap ile, tarafların sosyal ve ekonomik durumları da dikkate alınarak hak ve nesafete göre davacı lehine ... TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiş, oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-Davacının maddi tazminat istemine ilişkin davasının davacı tarafın ... tarihli feragat dilekçesi kapsamında feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE İLE , ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, 4-Maddi tazminat davası yönünden alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Maddi tazminat yönünden davacının yapmış olduğu ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Maddi tazminat yönünden yapılan protokol uyarınca vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılar ... Ve ...'dan müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8- Manevi tazminat davası yönünden yapılan ... TL peşin harcın davalılar ... Ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Manevi tazminat davası yönünden davacı tarafın yapmış olduğu, başvuru harcı, davetiye ve posta gideri, Adli Tıp Rapor gideri, bilirkişi gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı da göz önüne alınarak ... TL yargılama giderinin davalılar ... Ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 9-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat davası yönünden kabul oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... Ve ...'dan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 10-Davalı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat davası yönünden red oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... VERİLMESİNE, 11-Davalı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat davası yönünden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... VERİLMESİNE, 12-Davacı tarafın yapmış olduğu ve kullanılmayan gider avansının mahkememiz dosyası kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/07/2020 Katip ... ¸E- İmzalı Hakim ... ¸E- İmzalı