İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2014/573 E. 2021/157 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2014/573
- Karar No
- 2021/157
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/573 Esas KARAR NO : 2021/157 DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ : 07/03/2013 KARAR TARİHİ : 22/02/2021
Yargı yeri uyuşmazlığı sonucu Yargıtay ... . Hukuk Dairesi ... /... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile mahkememizin görevli mahkeme olarak belirlendiği Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilince Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesine verilen dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in sevk ve idaresinde bulunan diğer davalı ...'e ait olan ... plakalı otomobil ile davacının içerisinde bulunduğu davalılardan ...'un sahibi ve sürücüsü bulunduğu, diğer davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı servis minibüsünün ... tarihinde çarpıştığını, kazada davalılardan otomobil sürücüsünün asli kusurlu, davalılardan minibüs sürücüsünün tali kusurlu olduğunun belirlendiğini, davacının şikayeti üzerine davalılardan sürücüler hakkında Antalya .. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, dosyanın derdest olduğunu, davacının kazadan dolayı uzun süre tedavi gördüğünü, halen iyileşemediğini, bacağında kalıcı hasar bulunduğunu, yine kaza nedeni ile travma yaşadığını, psikolojisinin bozulduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... TL maddi tazminat ile ... TL manevi tazminat olmak üzere toplam ... TL tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ... tarihli açıklama dilekçesinde, talep edilen maddi zararın sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğunu belirtmiştir. CEVAP: Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin her hangi bir kusurunun olmadığını, davalılardan ...'in kusurlu olduğunu, davacının talep ettiği tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılardan sürücü ...'in kazaya karışan diğer araca arkadan değil yandan çarptığını, diğer davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, ceza dosyasında alınan adli tıp raporunun hatalı olduğunu, kazaya ilişkin ... görüntülerinin ve fotoğrafların bulunduğunu, talep edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini bildirmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu trafik sigorta poliçesi ile müvekkiline sigortalı olduğunu, yine kazaya karışan ... plakalı aracın kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusur oranına ilişkin rapor alınması gerektiğini, yine davacının kesin raporunun alınmasının gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. İhbar Olunan ... A.Ş. vekilinin... tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... Plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu Ticari Kasko Sigorta Poliçesi ve ... poliçe numaralı Şehir İçi Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, ihbar edilen sıfatı ile davaya katılmakta olduklarından haklarında hüküm kurulmamasını, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak Zorunlu Mali Mesuliyet teminat limitlerinin aşan miktarda olacağından söz konusu hasardan dolayı ancak ZMSS sigorta poliçesi nezdindeki teminat limitlerinin aşılması halinde müvekkili şirkete başvurulabileceğini, bu nedenle davaya konu tazminat miktarından ... Sigorta Şirketi sorumlu olduğunu aşan miktardan ancak müvekkili şirketin sorumlu tutulacağını, davacının maluliyetinin geçici olduğunun tespiti durumunda geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğundan davanın reddi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ: Dosya içerisine; Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası getirtilmiş, Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, tarafların sosyal ekonomik durumları araştırılmış, davalı sigorta şirketinden kazaya karışan araçların sigorta poliçe örnekleri istenilmiş, davacı tanıkları dinlenmiş, davacının tedavi gördüğü kurumlardan tedavi evrakları celp edilerek iş göremezlik durumuna ilişkin raporlar, ayrıca kusur raporları ve aktüer bilirkişiden hesap raporları aldırılmıştır. Dava: Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle belirsiz alacak davası olarak açılan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacıların çocuğunun olay tarihinde minibüste yolcu olarak bulunduğu sırada ... plakalı ve ... plakalı araçların kaza yapması neticesinde yaralanmıştır. ... plakalı araç davalılardan ... adına kayıtlı olup, sürücüsü davalı ... olduğu, ... plakalı aracında kaza tarihi itibariyle işleten maliki ve sürücüsünün davalı ... olduğu ihtilafsızdır. Davalı ... Sigorta Aş.'nin de her iki kaza yapan araçların ZMSS ve kasko sigorta poliçesini yapan ve dolayısıyla davalılarla aralarında sigorta ilişkisi olduğu da ihtilafsızdır. Yaralanmanın niteliği manevi tazminat koşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, tarafların kazadaki kusur durumları meydana gelen zararın sigorta poliçe teminat kapsamına girip girmediği hususları ihtilaflıdır. Davalılardan ... AŞ, davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ZMSS sigortacısı ve davalı araç maliki ... ... 'e ait ... Plakalı aracın da Kasko Sigorta Poliçesini yapan sigortacısı olduğu anlaşılmıştır. Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davalılar ... ve ... hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan sanık sıfatıyla dava açıldığı, dosyanın karara çıktığı Sanık ...'un ....-TL Adli Para Cezası ile cezalandırıldığı, Sanık ...'in 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süreyle geri alınmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı tanığı ... nun mahkememizin ... tarihli celse duruşmasındaki beyanında; "Davacılar aynı binada oturduğumuz komşum olur. ... yılında meydana gelen trafik kazasında davacıların kızları ...yaralanmıştır. Okul servis minibüsüyle yolculuk ederken meydana gelen kaza sonrasında yaralanmıştır. Kazadan sonra hastanede yattığını, ameliyat geçirdiğini biliyorum. Kaza olduğu sırada kendisi lise öğrencisiydi. Kaza nedeniyle 1. Dönem okulnuna devam edemedi. 2. Dönem devam etmeye başladı. Derslerinden geri kaldığı için benim kızım kendisine derslerinde yardımcı oldu. Kaza nedeniyle genç kız olması nedeniyle psikolojisi de bozulmuştur. öncesinde gayet sakin yapıda bir yaratılışa sahip olmasına rağmen kazadan sonra hırçın ve asabi birisi olmuştur. Zaman zaman annesiyle tartıştıklarına da şahit oldum. Hatta elinde olmadan bu şekilde davrandığını söylemektedir. Halen dahi kazanın izlerini taşımaktadır. Yürürken ayağının üzerine basarken hafif sekerek yürümektedir. Bu kaza nedeniyle davalılar tarafından kendilerine bir ödemenin de yapılmadığını, ailenin söylemesinden biliyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... 'ın ... tarihli celse duruşmasındaki beyanında; "Davacılar aynı apartmanda yıllardır komşuluk yaptığım kişilerdir. Bundan 3 sene önce kızları ...okul servis minibüsünde giderken meydana gelen trafik kazası sonucund yaralandı ve hastanede bir süre yatarak tedavi gördü, ameliyat geçirdi. Bu kaza nedeniyle okulundan da geri kaldı. Bir dönem okuluna hiç gidemedi. Çocuğun kazadan sonra mizacı değişti. hırçın bir çocuk haline geldi. Sık Sık ailesiyle tartışmaya başladı. Halen eski haline tam sağlığına kavuşamamıştır. Yürürken ayağında hafif bir sekme mevcuttur. Estetik olarak da bacağında ameliyat nedeniyle izler kalmıştır. Bu yüzden etek giyememekte eskisi gibi spor yapamamaktadır. Bir de davacılara bu kaza nedeniyle davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını da belirtmek istiyorum. Anne babası da bu olay nedeniyle madden ve manen yıpranmışlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... 'ın... tarihli celse duruşmasındaki beyanında; "Davacıları komşum olması sebebiyle tanıyorum uzun yıllardır komşuluk yapıyoruz. Davacılrdan ... hanım benim çocuğuma da bakmaktadır. Davacıların çocuğu ...servis minibüsüyle gittiği sırada kaza olmuş ve yaralanmıştır. Üniversite hastanesinde tedavi görmüş, ameliyatlar geçirmiştir. yatarak tedavisi yapılmıştır. Hatta o dönem ... hanım kızıyla ilgilendiği için benim çocıuğuma bakamamıştı. Bu kaza nedeniyle aile madden ve manen oldukça sıkıntılı bir dönem geçirdiler. Çocuk okuluna gidemedi. Bir dönem hiç devam edemedi. geçirdiği ameliyatlar yüzünden bacağında iz kaldı . Genç bir çocuk olduğu için şort giyememekte, psikolojisi olumsuz etkilenmiştir. Ayrıca davalılar tarafından kaza sonrasında gerek hastanede gerekse hastaneden eve geldikten sonra ilgilenildiğini madden manen yardımda bulunulduğuna da ben şahit olmadım. Kaza olayından önce gayet sakin yaratılışlı bir çocuk olmasına rağmen bu kazadan sonra huyu da değişti. Asabi mizaçlı bir çocuğa dönüştü. Bize karşı davranışlarında bile bunun etkisini görmekteyiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı ... ... tarihli celse duruşmasındaki beyanında; "kaza olayından sonrasında davalılardan hiçbir yardım görmedik. Kazadan çok sonrasında kızım iyileştikten sonra davalılar vekili ... Bey ve kardeşi ... Bey geldiler. Ben kendilerine kızgın olduğumu belirttim bu zamana kadar davalıların ilgilenmediklerini söyledim. Daha sonrasında benim eşim ... yılı ... ayında bel fıtığından dolayı ameliyat olacaktı o dönemde .... bey kendilerinin... hastanesinde tanıdıklarının olduğunu söylemsi üzerine eşim orada ameliyat oldu. Fakat her türlü hastane masraflarını kendimiz karşıladık. Bunu da söylemek istiyorum. Ayrıca bu ilgilerinin de ... kaza olayı nedeniyle cezaevine girmesi nedeniyle bana ihtiyaçları olduğu için yapıldığını belirtmek istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Kusur durumuna ilişkin trafikçi bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli kök rapor ve rapora itiraz üzerine aldırılan ... tarihli ek rapora göre; kaza olayının meydana gelmesinde davalı ... Plakalı araç sürücü ...'in %70 oranında asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un %20 oranında tali kusurlu, Maktul yolcu ...'in ise olayda %10 oranında ikinci derecede kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin itirazı üzerine bir kez de İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden tarafların kusur durumlarına ilişkin rapor aldırılmış ... tarihli raporda sonuç olarak; Davalı ...'in %80 oranında kusurlu, davalı ...'un %10 oranında kusurlu, Davacı ...'un %10 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Davacının iş göremezlik durumuna ilişkin Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün ... tarihli rapora göre; şahsın ilk muayenesinde ve sonrasındaki muayenelere ait tıbbi belgelerde herhangi bir büyük damar sinir lezyonu ve kemik patalojisi kaydedilmediği, muayesinde ise kalıca yara izi özelliği dışında harekette subjektif ağrı tarif ettiği ancak fonksiyonel motor hareket defisiti tespit edilemediğinden arızasının; şahsın hayatını tehlikeye maruz kılmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olmadığı, vücut kemiklerinde kırık tarf edilmediğini, 25 gün mutad iştigalinden kalıp, bunun 3 katı olan 75 günde iyileşeceği, çehre hudutları içerisinde olmamakla birlikte tespit edilen yara izlerinin vücutta kalıcı iz niteliğinde oldukları, geçici iş görmezlik süresinin iyileşme süresi olan 75 gün olduğu, kalıcı iş görmezlik durumunun bulunmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Rapora itiraz edilmesi üzerine, geçici ve sürekli iş gücü kaybına ilişkin ... ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen... tarihli rapora göre; yaralanma neticesinde şahsın gerek hastane, gerekse hastane dışında yaralarının iyileşmesi ve mevcut haliyle olağan yaşamına dönebilmesi için ihtiyaç duyduğu sürenin 2 ay olduğunun mütalaa edildiği anlaşılmıştır. Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ayrıca davacının bacak ve ayak bölümündeki yaralanmaların estetik durumu dikkate alınarak sabit iz niteliğinde bulunup bulunmadığı, bu yaralanmanın niteliği itibariyle davacının meslekte kazanma gücünü etkileyip etkilemediği hususunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... . İhtisas Dairesinden rapor aldırılmış, ... tarihli rapora göre davacı ...'un ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yumuşak doku yaralanmasının 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 2 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporuna göre; ... tarihinde trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumu oluşmadığı ve 2 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı ...'un geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının olmadığı, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının olmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı ...'un yargılama sırasında 18 yaşını doldurduğu anlaşıldığından davacı vekiline vekaletnamesini ibraz etmesi için süre verilmiş davacı vekilinin davacı ...'un vekaletnamesini ibraz ettiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... tarihinde davacı ...'un içerisinde yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı, davalı sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı ...'in maliki olduğu, davalı sigorta şirketine Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı, davalı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... . İhtisas Kurulunca düzenlenen ...tarihli rapora göre; davacı ...'un 11/10/2008 tarih 27021 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 2 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, davacı vekilinin ... tarihli açıklama dilekçesinde, talep edilen maddi zararın sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğunu belirttiği, davacının sürekli iş göremezlik zararının olmadığı anlaşılmakla davacının maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamında, "...Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.Yine 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır (818 sayılı BK'nun 51. maddesinde de paralel düzenleme mevcuttur). Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğü şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği,davacı Şirketin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. Davacı taraf,davasını kazada kusurlu olanlardan birine yöneltmiş, dava dışı plakası bilinmeyen araç sürücüsünün de kusurunun bulunması davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Bu durumda mahkemece; davaya konu kazada davacının kusurlu olmadığı ve zarar gören kusursuz 3. kişi konumunda olduğu, talebini, davalılara müştereken müteselsilen yöneltmesinin B.K.'da öngörülen teselsül kurallarına açık bir şekilde dayandığının kanıtı olduğu (HGK 24.06.1983 gün 1981/533E.-1983/724K) hususları gözetilmek suretiyle, davacı için tazminatın belirlenmesinde herhangi bir kusur indirimi yapılmaması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir..." belirtilmiştir. Somut olayda; davacı vekili, davasını teselsül hükümlerine göre açmış ve zararın tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş olup, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ... tarihli rapora göre, davalı ...'in %80 oranında kusurlu, davalı ...'un %10 oranında kusurlu ve davacı ...'un emniyet kemeri takmaması nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar raporda, yolcu olan davacının emniyet kemeri takmadığından bahisle %10 kusurlu olduğu belirtilmişse de rapordan da anlaşılacağı üzere, aracın sağ arka koltuğunda emniyet kemeri takmama kusurunun ancak sonucun ağırlaşmasına olan etkisi bakımından müterafik kusur bakımından dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı) Davacının maluliyet oranı, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların kusur durumları, davacının emniyet kemeri takmamış olması, olay tarihindeki paranın alım gücü davacının duyduğu elem ve ızdırap dikkate alınarak davacı yararına zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde davalıları cezalandırmayacak mahiyette davacının elem ve ızdıraplarını dindirecek miktarda ... .-TL manevi tazminata hükmolunmak gerekmiş ve bu tazminattan davalılar sürücü işleten malik ve kasko sigortacısı olan davalı ... Sigorta şirketinin müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalılar aleyhine maddi tazminat istemiyle açılan davanın REDDİNE, a-Maddi tazminat yönünden alınması gerekli ....-TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan ... .-TL harçtan mahsubu ile hazineye GELİR KAYDINA, b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, c-Maddi tazminat yönünden davalılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ....-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ÖDENMESİNE, 2-Davacı tarafından davalılar aleyhine manevi tazminat istemiyle açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, ....-TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi A.Ş’den dava tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalılar ..., ... ve ...’tan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ÖDENMESİNE, (davalı ... Sigorta Şirketi A.Ş’nin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) Davacının fazlaya dair manevi tazminat isteminin REDDİNE, a)Manevi tazminat yönünden alınması gerekli ... .-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınarak yukarıda maddi tazminat yönünden mahsup edilmekle arta kalan (....-TL - ....-TL) ....-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-.TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b-Davacı tarafından yapılan ... .-TL harç masrafının davalılardan müştereken ve mütesilsilen alınarak davacıya verilmesine, c-Manevi tazminat yönünden davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ... .-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ÖDENMESİNE, d-Manevi tazminat yönünden davalılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunana AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... .-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ÖDENMESİNE, e-Manevi tazminat yönünden ayrıca bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 3-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı gerçek kişiler vekillerinin yüzlerine karşı, davalı sigorta şirketi ve ihbar olunan sigorta şirketinin yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/02/2021
Katip ... ¸(e-imzalı)
Hakim ... ¸(e-imzalı)