İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/23226 E. 2017/265 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/23226
Karar No
2017/265
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/17 Esas KARAR NO : 2024/783 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 18/09/2014 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/01/2025 Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili 20/11/2008 tarihli dava dilekçesinde ve özetle ; Davacı ...’in ve davalı ... ‘un müflis ... Dış. Tic. İnş. San ve Tic. AŞ nin ortakları ve eski yönetim kurulu üyesi olduğunu , şirketin 2001 yılındaki ekonomik kriz nedeni ile nakit sıkıntısı içine girdiğini ve iflasına karar verildiğini , şirketin kamuya ve bankalara olan borcu nedeni ile davacının maaşına ve gelirine haciz konulduğunu, tahsilat yapıldığını, şirketin vergi borçlarının bir kısmının müvekkili tarafından ödendiğini , davalının şirketin yönetim kurulu başkanı olmasına rağmen kamu borçlarının ödenmesi için gayret göstermediğini, davacı müvekkilinin vergi borçlarını ödemek zorunda kaldığını, vergi borçlarından davalının da sermaye payı oranında sorumlu olduğunu ve davacıya borçlu olduğunu, belirterek; Müvekkili tarafından ödenen müflis şirket vergi borçlarından Davalı tarafın sermaye payı oranında sorumlu olduğunun kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 YTL’nin Müvekkilinin ödeme yaptığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 25/01/2018 havale tarihli ve 13/11/2018 harç tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan talepleri baki kalmak üzere, alınan bilirkişi raporunda yapılan tespitler sonucu kredi borcundan dolayı 294.861,25 TL artırım ile toplam 394.861,25 TL, kamu borcundan dolayı 20.000 TL artırım ile toplam 414.861,25 TL nin dava tarihinden itibaren davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP / Davalı vekili 14/12/2009 tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davacının ancak şirkete rücu talebinde bulunabileceğini müvekkilinden isteyemeyeceğini , pasif husumet itirazları bulunduğunu Davacının ödeme yükümlülüğü bulunmadığını , ödeme yapmasının sadece kendi kusur ve hatasından kaynaklandığını ve bu hatadan doğan zararı davalıya yöneltemeyeceğini , davacının hem müflis şirketten hemde müvekkilinden mükerrer tahsilat yapmak istediğini , bunun kabul edilemeyeceğini , iflas tarihinden sonra doğan vergi borçlarının rücu edilemeyeceğini , ticari faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davacı tarafın ıslah dilekçesinin tebliği üzerine verdiği 22/02/2018 havale tarihli ıslaha cevap dilekçesinde özetle; "... davacının ıslah dilekçesi tarafımızca kabul edilmemektedir. Öncelikle beyan ederiz ki, davacı ıslah dilekçesinde, kredi borcundan dolayı rücu edilebilecek alacak tutarının dava dilekçesinde 100.000,00 TL olarak talep edildiğini beyan etmiştir. Davacının bu beyanı gerçek dışıdır. Davacının 20.11.2008 tarihli dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 100.000,00 TL vergi borçlarından kaynaklanmakta olup, buna ilişkin davacının dava dilekçesinin ilgili bölümü aşağıda alıntı olarak sunulmaktadır. Davacının dava dilekçesinin tamamı vergi borçlarına ilişkindir.“Açıklanan nedenlerle, Müvekkilim tarafından ödenen müflis şirket vergi borçlarından Davalı tarafın sermaye payı oranında sorumlu olduğunun kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 YTL’nin Müvekkilin ödeme yaptığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte karşı taraftan tahsilini talep etmekteyiz.” Dava dilekçesi ile talep edilmeyen bir hususun ıslah dilekçesi ile talep edilmesi mümkün değildir. Hukuk Genel Kurulu kararları ve Yargıtay içtihatları da bu doğrultudadır. Yukarıdaki beyan ve itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla ayrıca beyan ederiz ki, ödeme tarihleri itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olup, zamanaşımı itirazında bulunuyoruz.." Şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, Anonim şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan müteveffa davacı ... in dava dışı şirketin vergi borcunu ödemesi nedeniyle şirketin yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkanı olan davalı ... a ödemenin rücuu ile tahsili talebine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ilişkin 2024/... esas-2018/... karar sayılı 24/12/2018 tarihli karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafından İstinaf başvurusunda bulunulmuş, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 2019/... Esas 2021/... karar sayılı 18/11/2021 tarihli ilamı ile mahkememiz kararını kaldırmıştır. Mahkememiz dosyasında yargılama devam ederken 22/03/2022 tarihinde davacı ... vefat etmiştir. Davacının ölümü ile mirasçıları adına Av ... ve Av ... vekaletname ibraz etmiştir. Mirasçılar vekili 23/01/2023 tarihli dilekçe ile müvekkillerinin ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 2022/... Esas sayılı dosyada ...'den kendilerine intikal edecek olan tüm mirası kayıtsız ve şartsız olarak red ettiklerini bildirmiş kararın bir örneğini ibraz etmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesi 2024/... tereke sayılı dosyasında 22/10/2024 tarihli karar ile muris ... terekesine tasfiye memuru olarak Av. ... görevlendirilmiştir. Mahkememizce tereke tasfiye memuruna tebligat yapılmış, tereke tasfiye memuru 19/12/2024 tarihli duruşmaya bizzat katılmış davanın kabulüne karar verilmesini ve paranın da tereke dosyasına ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Tüm dosya kapsamına göre Davacı vekili 25/01/2018 havale tarihli ve 13/11/2018 harç tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde yer alan talepleri baki kalmak üzere, kredi borcundan dolayı 294.861,25 TL artırım ile toplam 394.861,25 TL, kamu borcundan dolayı 20.000 TL artırım ile toplam 414.861,25 TL nin dava tarihinden itibaren davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı tarafça dava dilekçesinde müflis ... Dış. Tic. İnş. San ve Tic. AŞ nin ödenen vergi borçlarından davalı sorumlu olduğu gerekçesiyle rücuu talebinde bulunulmuş, kredi borcunun ödenmesi nedeniyle bir alacak talebinde bulunulmamıştır.Davalı vekili de bu nedenle ıslaha cevap dilekçesinde açıkca ıslahı kabul etmediklerini bildirmiştir. “Bununla birlikte başından beri dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır.” (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/7-917 E. 2017/265 K. 15.02.2017) “Dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır.” (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/4-1193 E. 2016/800 K. 15.06.2016) “Dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır.” (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/1-364 E. 2011/453 K. 29.06.2011) “Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK’nın 74. Maddesinde (6100 sayılı HMK m. 26) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Yine usul hukukumuza göre ıslahın yapılabilmesi için dava dilekçesinde bir talebin olması ve dava dilekçesindeki talebin artırılması gerekmektedir. Yani olmayan bir talebin artırılması söz konusu olmayacağı gibi ıslah yoluyla da yeni talepte bulunulamaz.” (T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/23226 E. 2016/9056 K. 02.05.2016 T.) Dava dilekçesinde davacının ödediği vergi borcunun rücuu istenmiş olup, ödenen kredi borcu dava konusu edilmemiştir. Davalı da ıslaha muvafakat etmediğini açıkca beyan etmiştir. Emsal Yargıtay kararlarında açıklandığı üzere ; dava dilekçesinde istenmeyen kredi borcu ıslah ile istenemeyeceğinden Mahkememizce ; davacının ayrıca dava açmak hakkı saklı kalmak üzere ıslah isteminin reddine karar verilmiştir. Davalı vekili ıslah dilekçesi ile istenen kredi alacakları yönünden zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Mahkememizce davacının ıslah istemi kabul edilmemiştir. Dava dilekçesinde de kredi alacağı istenmemiştir. Bu nedenle davalının kredi borçları yönünden yaptığı zamanaşımı itirazında; mahkememiz dosyasında dava dilekçesi ile usulüne uygun olarak istenmiş kredi alacağı bulunmadığından zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasında ; Müflis ... Dış Tic. İnş. San. Ve Tic. A.ş nin ticaret sicil dosyası , davacının şirket borcu için ödeme yaptığını bildirdiği .... İcra dairesinin 2001/... esas sayılı dosyası ve ... İcra dairesi 2001/... esas sayılı dosyası , ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden dava dışı şirketin borç durumu ve ödenen harç bilgilerine ilişkin kayıtları ile bu borçların davacı tarafından ödendiğine ilişkin belgeler, müflis şirketin SGK kayıtları , dava dışı müflis ... Tic Aş hakkında ... ATM’nin 2001/ ... esas sayılı dosyasında 13/08/2003 tarihinden geçerli olmak üzere verilen iflas kararı ve ... İflas müdürlüğünün 2003/... esas sayılı iflas dosyası, davacı ...'in iflas dosyasına 411 kayıt numarası ile 1.278.661,89 TL alacak yazdırdığı, bu alacağın 1.197.225,61 TL'sinin iflas masası tarafından kabul edildiği, 81.436,28 TL'sinin ise reddedildiği, masaya alacak kaydı yaptıran hazinenin bir kısım alacaklarının davacı ... tarafından ödendiğine dair iflas masası yazısı alınmıştır. Müteveffa davacı ... in müflis şirkete ait vergi borçlarından ödediği kısımları hem mahkememiz dosyasında dava konusu ettiği, hemde müflis şirketin iflas tasfiyesinin yapıldığı ... İflas Müdürlüğünün 2003/... esas sayılı iflas dosyasına ... kayıt numarası ile 1.278.661,89 TL miktar ile alacak yazdırdığı, bu alacağın 1.197.225,61 TL'sinin iflas masası tarafından kabul edildiği getirtilen evraklardan anlaşılmıştır. Davalı vekili de cevap dilekçesinde pasif husumet itirazında bulunmuş, alacağın iflas masasından istenebileceği, davalı dan istenemeyeceğini açıklamıştır. 213 sayılı VUK 10/4 maddesi “Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler.”Hükmü mevcut olup, Hüküm gereğince; Mahkememiz dosyasında dava dilekçesi ile istenen ve davacı tarafça yapılmış vergi borcu ödemesinin asıl mükellef olan müflis şirket iflas masasından istenebileceği sabittir. Bu nedenle dava dilekçesinde istenen vergi borçları yönünden; davalının pasif husumet itirazının kabulüne taraf dava şartı yokluğundan davanın usulen reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Dava dilekçesi ile istenen vergi borçları yönünden ; davalının husumet itirazının kabulüne taraf dava şartı yokluğundan davanın usulen reddine Dava dilekçesi ile istenmeyen, Islah dilekçesi ile istenen kredi borçları yönünden ; davacının ayrıca dava açmak hakkı saklı kalmak üzere ıslah isteminin reddine Davalının kredi borçları yönünden yaptığı zamanaşımı itirazının; mahkememiz dosyasında dava dilekçesi ile usulüne uygun olarak istenmiş kredi alacağı bulunmadığından zamanaşımı itirazının reddine 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 427,60-TL nispi karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 6.727,5 TL harçtan (1.350,00 TL peşin harç+5.377,50 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 6.299,9 TL harcın karar kesinleştiğinde muris ... tereke dosyasına iadesine 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,davalı tarafından yapılan 827,98 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 5-HMK 333 md uyarınca artan gider avanslarının yatıran taraflara iadesine, Tereke İdare Memuru ...'ün yüzüne karşı davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/12/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/23226, K. 2017/265, T. 02.05.2016, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-23226-e-2017-265-k-9e2c78462102