İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2013/6522 E. 2013/10363 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2013/6522
- Karar No
- 2013/10363
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/266 Esas - 2024/575 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/266 Esas KARAR NO : 2024/575 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2023 KARAR TARİHİ : 15/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin oluklu mukavva alım satımı işi yaptığını, davalı firmaya ticari satımı bulunduğunu, davalının uzun süredir bakiye borcunu ödemediğini, Sapanca İcra Müdürlüğünün 2023/114 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça itiraz edildiğini, süresi içinde itiraz edilmeyen fatura ve cari hesap mutabakatı nedeni ile taraflar arasındaki borç miktarı kesinleştiğini, davalı tarafın alacağı sürüncemede bırakmak için haksız şekilde itirazda bulunduğu için iş bu davanın açılması zorunlululuğunun doğduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya dair hakların saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulünü, Sapanca İcra Müdürlüğü'nün 2023/114 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerin bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığı tespit edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Sapanca İcra Dairesi'nin 2023/114 Esas sayılı dosyasıyla yapılan itirazın haklı olup olmadığı, takibe yönelik itirazın iptalinin gerekip gerekmeyeceği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konularında olduğu tespit edilmiştir. Sapanca İcra Müdürlüğü'nün 2023/114 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 127.150,77 TL asıl alacak üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "CARİ HESAP EKSTRE ALACAĞI 127.150,77 TL" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 30.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 30.03.2023 tarihinde takibe itiraz edildiği ve takibin 31.03.2024 tarihinde durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü. HMK'nın 222 . maddesinde "(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Tarafların süresi içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yer adresini bildirdiği görülmüştür. Mahkememizin 31.10.2023 tarihli celsesinde tarafların tutulması zorunlu 2019, 2020, 2021 yıllarına ait ticari defterlerin incelenerek dava konusu açık hesap dökümünün davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, icra takibi kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu hususlarında rapor tanzimin istenmesine, ayrıca defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, ticari defterlerin birbirlerini doğrulayıp doğrulamadığı hususlarında rapor tanzimi istenmiştir. Davalı defterlerini inceleyen Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişisi ...'nin 04.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davlı şirket tarafından 2021 yılı cari muavini tarafıma sunulabilmiştir....Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2019,2020,2021 yıllarına ait Ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaması 6102 sayılı TTK Madde 64,66 ve VUK madde 220-226 uyarınca yasal süreler içerisinde usulüne uygun olarak tutulduğu, tasdiklerinin yaptırıldığı, davacının alacak tutarının davalının yukarıdaki 2021 yılı defter kayıtlarında da görüleceği üzere davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, İcra takibi kapsamında davalı kayıtlarına göre davacının davalıdan 435.918,93 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlemiştir. Davacı defterlerini inceleyen Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişisi ... 01.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ...'nin incelemeye konu Yevmiye ve Defter-i Kebir defterleri açılış, kapanış ve aylar itibariyle beratlarının alınmış ve tasdik işlemlerinin yapılmış ve tutulan defterlerde yapılan incelemede, kayıtlar birbirleri ile uyum içerisinde ve birbirlerini doğrulayacak şekilde tutulduğu görüldüğü, ilgili yılar itibari ile yapılan incelemede tam bir kanaat oluşabilmesi için defter ve belgelerin davacı ve davalı şirket defterleri nezdinde yapılmasına ihtiyaç olduğunu yüce Mahkemenizin takdirine sunmakla birlikte davacı şirketin yasal defterlerinde yaptığı kayıtlara göre bir kanaat oluşturulduğunu, Davacı ...'nin 2019, 2020, 2021 yıllarına ait ticari defterlerin incelenmesi ve dava konusu açık hesap dökümünü ile karşılaştırılarak davacının ticari defterlerine göre Davalı şirketten alacağının; 2019, 2020, 2021 yılları sonunda ... firmasından 127.150,77 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlemiştir. Davacıya ait ticari defterlerde alacak kalemi olarak ileri sürülen 31.12.2019 tarihli 5267 fiş numaralı "..." açıklamalı 30.090,00 TL bedelli kayıt görülmüştür. Taraflar arasında vade farkı faturasının talep edilebilmesi için yazılı bir sözleşmeye veya bu yönde oluşmuş bir teammül bulunması gerekmektedir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 05/06/2013 tarih ve 2013/6522 E. 2013/10363 K. Sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 28/01/2016 tarihli 2015/7605 – 2016/1051 sayılı ilamı) Taraflar arasında vade farkının alınacağına dair yazılı sözleşme olmadığı tespit edilerek Mahkememizin 16/07/2024 Celse Tarihli duruşma zaptı (1) Nolu ara kararı uyarınca "Dosyanın bilirkişi ...'e tevdi ile taraflar arasında vade farkı talep edilmesi yönünde bir teamülün olup olmadığı ve taraf itirazlarının değerlendirilmesi konusunda rapor istenmesine," şeklinde karar verilmiştir. Davacı defterlerini inceleyen Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişisi ... 13.09.2024 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Hukuki durum ve delillerin takdir ve değerlendirilmesi yüce mahkemeye ait olmak üzere, dosyada yapılan inceleme ile yukarıdaki tespitler doğrultusunda düzenlenen kök rapora ilaveten düzenlenen bu ek raporda; Davacı ...' nin düzenlediği vade farkı faturası ile birlikte taraflar arasında bir yazılı anlaşma veya herhangi bir yazışma olmaksızın sözlü de olsa yapılan vade farkı uygulamasında teamül oluşturacak bir sürekliliğe rastlanmadığından taraflar arasında vade farkı talep edilmesi yönünde bir teamülün olmadığı kanaati oluştuğunu, vade farkı uygulaması, taraflar arasında sürekli uygulanan teamül haline gelmiş olmasa da davalı şirketten konu hakkında talep edilen önceki dönem ödemelerine ait muavin defter incelemesinde önceki dönem alınan çek veya senetlere ait ödemelerin gecikmeli yapılması nedeni ile düzenlendiği görülmektedir. Davalı şirketin de bu faturayı bağlı olduğu Vergi Dairesine beyan etmiş olması, ilgili vade farkı faturasını kabul ettiği anlamına geldiği ve dolayısı ile vade farkı talep edilmesinin bir teamül haline gelmesi için oluşacak sürekliliğin oluşmamasının vade farkı talep edilmesinin önünde bir engel olmadığı kanaatinin oluştuğunu, bunların dışında taraf itirazlarına ilişkin kök raporda belirttiği kanaatlerin değişmemiş olup kök rapordaki kanaatlerin aynen geçerli olduğunu, yapılan incelemelere ait detaylar ve kanaatin yukarıdaki gibi olduğu görüş ve kanaatindeyim." şeklinde ek rapor düzenlenmiştir. Alınan tüm raporlar taraflara tebliğ edilmiş ve tarafların rapora karşı itirazları incelenmiştir. Somut olayda, dosya kapsamı ve hükme elverişli görülen 04.12.2023, 01.05.2024 ve 13.09.2024 tarihli bilirkişi raporları dikkate alınarak; taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu tespit edilmiş ve takibe konu hususlar incelenmiştir. Davacı taraf açık hesap ilişkisinden kaynaklı olarak 127.150,77 TL miktarınca alacaklı olduğunu ileri sürmüş ve kendi ticari defterlerinin incelenmesi ile bu alacak bakımından davalıdan alacaklı olduğu görülmüştür. Davalı taraf da ticari defterlerin bulunduğu adresi bildirmesine rağmen bilirkişiye sadece 2021 yılı ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmiştir. Buna rağmen davalıya 435.918,93 TL borçlu olduğu tespiti yapılmıştır. Taraflar arasında devam eden ticari ilişki olduğundan sonraki ödenen, önceki borçtan düşer hesabı ile davacı tarafın davalı ticari defter ve kayıtlarına göre de alacaklı olduğu ispat olunmuştur. Ancak davacıya ait ticari defterlerde alacak kalemi olarak ileri sürülen 31.12.2019 tarihli ... fiş numaralı "...-Vade Farkı Faturası" açıklamalı 30.090,00 TL bedelli kayıttan dolayı davacının alacaklı olup olmadığı yönünde inceleme yapılmış ve taraflar arasında imzalanmış vade farkı sözleşmesinin olmaması ve aralarında ticari teamül olmaması nedeniyle bu alacak miktarının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Davacı taraf itirazlarını ileri sürse de sözü edilen vade farkına ilişkin faturanın Form BA gösterilmesi tek başına yeterli değildir. Yine davacı tarafça mutabakat olarak sunulan belgeler de vade farkı faturasının tanzim tarihini doğrulayacak kayıtlar olmadığı, sunulan belgelerin 2018 yılı mutabakatı ve 2020 yılının belirli aylarına ilişkin BA-BS mutabakat metni olup sadece mal ve hizmet bedelinin gösterdiği tespiti yapılmıştır. Dolayısıyla davacının, davalıdan talep miktarından 30.090 TL'nin mahsubu ile 97.060,77 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Aksi davalı tarafça yazılı delil ibraz edilmemiştir. Davalının davaya konu takipte 97.060,77 TL asıl alacak yönünde yaptığı itirazın haklı olmadığı kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kabul edilen alacak likit olduğundan kabul edilen alacak miktarının üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, 2-Davalının Sapanca İcra Müdürlüğü'nün 2023/114 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 97.060,77 TL asıl alacak yönünden iptali ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 97.060,77 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, 4- Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi Gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.630,22-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.535,67-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.094,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 1.535,67-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.715,57TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 5.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 524,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.024,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%76,33 Kabul; %23,67-TL Red) 4.598,43-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Artan gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, 10-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan ve 2023 yılı tarifesine göre toplamda 3.120,00-TL ücretin kabul red oranına (%76,33 Kabul; %23,67-TL Red) dikkate alınarak 2.381,49-TL'sinin davalıdan, 738,51-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/10/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı