İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2013/1774 E. 2014/145 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2013/1774
Karar No
2014/145
Karar Tarihi

Davacı : M.F.Ö. Vekilleri : Av. N.E.G. & Av. E.K. Davalı : Tarsus Belediye Başkanlığı Vekilleri : Av. E.S.S., Av. M.E.Sb., Av. A.Ö. O L A Y : Davacı vekili, müvekkiline ait 33…….. plakalı aracın, 10.12.2012 tarihinde Ş.İshak. Mah., Kanuni Sultan Süleyman Caddesi üzerinde bulunan davalı Tarsus Belediyesine ait Faruk Sodan Stadı yanında park halinde iken, stadı çevreleyen tel örgülerin düşmesi sonucunda zarar görmüş olduğunu; meydana gelen olayda Tarsus Belediyesinin, stat çevresindeki tel örgülerin, tam ve sağlıklı bir şekilde monte edilmemesi, ayrıca bakım yükümlüğünü ihmal etmesi vb. gibi nedenlerle kusurlu olduğunu, olayda müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını; kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta büyük miktarda hasar meydana geldiğini; Tarsus 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/47 D.iş Esas sayılı dosyasında yaptırılan tespitte, araçta 5.000,00 TL değer kaybı meydana geldiğinin belirtildiğini; müvekkilinin, olay nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır şekilde bozulduğunu, çekmiş olduğu acılardan dolayı uğramış olduğu manevi zararların tazmininin gerektiğini ifade ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla araçta oluşan değer kaybı nedeniyle 5.000.00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; ayrıca Tarsus 3.AsIiye Hukuk Mahkemesinin 2012/47 D.iş Esas sayılı dosyasında yapılan 407,80 TL yargılama giderinin de dava tarihinden itibaren işlemiş ve isleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. Davalı İdare vekili, birinci savunma dilekçesinde; tam yargı davası niteliğindeki davada idari yargının görevli olduğunu öne sürerek, görev itirazında bulunmuştur. TARSUS 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 23.5.2013 gün ve E:2013/24 sayı ile, davalı vekilinin yargı yolu itirazının reddine karar vermiştir. Davalı İdare vekilince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerine, dilekçe ve dava dosyasının onaylı bir örneği Danıştay Başsavcılığına gönderilmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI; Anayasanın 125'inci maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğunun hükme bağlandığı; öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2 nci maddesinin 1'inci bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaların, idari dava türleri olarak sayılmış olduğu; görüldüğü üzere; İdare Hukuku kuralları içinde, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade beyanıyla tesis edilen idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar sebebiyle açılan davaların görüm ve çözümünün İdari Yargının görev alanında bulunduğu; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanan hizmet kusurunun; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi (eylemsizlik) hallerinde gerçekleştiği ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açtığı; olayda, davalı idareye ait stat çevresindeki tel örgülerin davacıya ait park halindeki aracın üzerine düşmesi sonucu hasar meydana gelmesinde kamu hizmetini yürütmekle yükümlü kılınan kamu kuruluşu tarafından, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuk kurallarına uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin belirlenmesinin gerektiği; buna göre, davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle oluşan zararda idarenin hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısal denetiminin, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2'inci maddesi uyarınca idari yargı yerlerine ait olduğu gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanunun 10'uncu maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın da yazılı düşüncesi istenilmiştir. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; Anayasa'nın 125/son madde ve fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunduğunun kurala bağlandığı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesine göre, İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idari dava türleri arasında sayıldığı; davaya konu olayda da zarar gören aracın, karayolunda seyir halinde bulunmadığı, idareye ait stadyum yanında park halinde bulunduğu sırada, idarenin denetim ve gözetiminde bulunan yapıdan kaynaklanan sorun nedeniyle ortaya çıkan zararın davaya konu edildiğinin anlaşıldığı; davaya konu olayın, 2577 sayılı İYUHK 2/1-b maddesine göre tam yargı davası kapsamında idari yargı yerinde dava konusu edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle; Danıştay Başsavcılığının 2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesi gereğince yapmış olduğu başvurunun kabulü ile Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/24 esas sayılı görevlilik kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği yolunda yazılı düşünce vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlü toplantısında; l-İLK İNCELEME: Dava dosyası üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin anılan Yasa’nın 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcılığı’nca, 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Tarsus Belediyesine ait stadın çevresindeki tel örgülerin, davacıya ait, park halindeki aracın üzerine düşmesi sonucu hasar meydana gelmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projenin hukuka aykırı olduğu nedeniyle iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak davalar ile idarenin aynı plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak davaların görüm ve çözümünün, iptal ve tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Dava dosyasında bulunan ve görevli polis memurlarınca düzenlenen 10.12.2012 tarihli “Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı”nda; 10.12.2012 günü saat:19.00 sıralarında Şehitishak Mah.Kanuni Sultan Süleyman Caddesi Faruk Sodan Stadı yanında park halinde bulunan otoların üzerine stadın etrafını çevreleyen tel örgülerin düşmesi sonucu mala zarar verme olayı olduğunun bildirilmesi üzerine olay yerinde yapılan Görgü ve tespitte; bahse konu yerde Faruk Sodan Stadının tel örgülerinin Kanuni Sultan Süleyman Caddesi tarafına tamamen yatmış halde olduğu, Stadın 3318 sokak ile kesiştiği kavşağına yakın yerde park halinde bulunan 33…….. plakalı M.F.Ö.’e ait olan siyah OPEL marka otomobilin üzerine bahse konu tel örgünün devrilmiş-düşmüş ve hasar vermiş olduğunun, olay mahallinde yoğun yağışın ve su birikintisi olduğunun görüldüğü belirtilmiştir. Olayda, bakım ve kontrolünün davalı idareye ait olduğu konusunda tartışma bulunmayan Faruk Sodan Stadının çevresindeki tellerin, davacıya ait ve park halindeki aracın üzerine düşmesi sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemiyle, kamu hizmeti yürüten davalı İdareye karşı dava açıldığı anlaşılmaktadır. Kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin; kamu yararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin; hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde “idari dava türleri” arasında sayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası” kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağı açıktır. Belirtilen durum karşısında, davanın görüm ve çözümü idari yargı yerinin görevine girdiğinden, Danıştay Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalı idare vekilinin görev itirazının reddine ilişkin Tarsus 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı idare vekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Tarsus 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.5.2013 gün ve E:2013/24 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 3.3.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2013/1774, K. 2014/145, T. 10.12.2012, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2013-1774-e-2014-145-k-aa5f7497a59d