İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2012/17398 E. 2016/10309 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2012/17398
Karar No
2016/10309
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/158 Esas KARAR NO : 2021/171 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/03/2021 KARAR TARİHİ : 23/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı şirket tarafından davalı davalı borçlu aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, icra dosyasından gönderilen ödeme emri davalı borçluya ... tarihinde tebliğ olduğunu, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı borçlunun Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin veteriner klinik olarak faaliyetlerini devam ettiren bir firma olduğunu, davaya konu takipte ve dava dilekçesinin ekinde bulunan faturada belirtilen tedavi hizmetlerini müvekkilinin yerine getirdiğini, hizmetlerden yararlanan borçlu müşteri ...' ya faturası kesildiğini, müşteri hareket raporlarını dosyaya sunacaklarını, raporda davalının hizmeti alması karşılığında kısmi ödemeler de yaptığını, borçlunun müvekkili ile arasındaki bu cari işleyiş de davamızın haklılığını ortaya koyduğunu, borçlunun müvekkili şirketin nezdinde veteriner hekim ve stok sorumlusu olarak da görev yaptığını, tedavi masraflarına ilişkin fatura bedeli ... TL olduğunu, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine müvekkili tarafından borcun ödenmesi için ... tarihinde ... keşide tarihli ... numaralı faturanın aslı posta yolu ile davalı borçluya gönderdiğini, ... tarihinde bu faturayı tebliğ alan borçlu bunun üzerine Antalya ... Noterliği'nin ... tarihli ... Yevmiye No'lu ihtarnamesi ile borcu ödemeyerek faturayı iade ettiğini, davalı ile arasındaki iş gereği müvekkilinin veterinerlik hizmetlerini ve diğer üzerinde düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirerek faturalara konu mal ve hizmetleri teslim ettiğini, davalının herhangi borcu olmadığını ve dayanak belgedeki imzaya itiraz ettiğini, davalının evcil hayvanlarının tedavilerini müvekkil şirkette yaptırdığını, faturaya konu tedavi masrafları bundan kaynaklandığını, tedavi masraflarını ödediğine dair ispat yükü karşı tarafta olması gerektiğini, takibe dayanak belgenin fatura olduğunu, faturanın üzerinde herhangi bir imza bulunmadığını, borçlunun imzaya itirazı tarafınca anlaşılamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, davalı tarafından Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, takibe haksız olarak itiraz eden takip borçlusu aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VEGEREKÇE: Dava, evcil hayvan tedavisi ücretinin tahsili istemi ile yapılan ilamsız icra takibe vaki itirazın iptali davasıdır. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesi, tüketici işleminin kapsamını esaslı biçimde değiştirmiş, aynı Kanunun 83/2. maddesi ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme yapılması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." diyerek kanunun uygulama alanını daha da genişletmiştir. 6502 sayılı Kanunun 3. maddesinde “Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi kapsar.” şeklinde yeniden tanımlanmıştır. Bu hüküm mülga 4077 sayılı Kanunun 3/h bendindeki tüketici işlemi tanımından daha kapsamlıdır. Bundan böyle 6502 sayılı Kanunun tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile içeriği az yukarda yer alan 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle yukarda sayılan sözleşme ve işlemler tüketici mahkemesinin görev alanına girmiştir. Nitekim 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu tür davaların Tüketici Mahkemesinde görülmesi yönünde Yargıtay emsal kararlar vermiştir. Bu duruma örnek olarak şu karar örnek gösterilebilir: ".... davanın 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Yasadan sonra açılmasına, 6502 Sayılı Kanun'un 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davalı tüketici konumunda olup davacı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinin anlaşılmasına ve temyizin sadece göreve dair olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA............ oybirliğiyle karar verildi." Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2016/10309 K. 2016/10552 T. 17.11.2016 Veterinerlik hizmet sözleşmesinden doğan davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olacağına dair emsal kararlar ise şunlardır: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2012/17398 E. 2012/22773 K. sayılı emsal içtihadında; "Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde veterinerlik hizmet sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir." şeklinde belirtilmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2012/13985 E. 2013/9343 K. sayılı emsal içtihadında "Davacı, ... isimli ... köpeğini yıkanması için davalılara ait veteriner kliniğine sağlıklı olarak teslim ettiğini, davalılardan ...'ın havaların sıcak olması nedeniyle köpeğin traş edilmesini önerdiğini, davalılara güvenerek köpeğini teslim ettiğini, tarafınca verilmiş yazılı bir onay yokken, anestezi öncesi gerekli tedbirlerin alınmadığını, anesteziden sonra bakım yapılmadığını, hayvanın ölümü nedeniyle hassasiyet gösterilmesi gerekirken, kendisine kaba davranıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, köpeğin değeri, köpek için yapılan masraflar, bu olay nedeniyle yaşadığı rahatsızlıktan ötürü yaptığı masraflar, işgörme gücünde yaşadığı eksiklik nedeniyle ... TL maddi tazminat ile; yaşadığı elem, ıstırap, davalıların yaşattıkları baskı ve korku nedeniyle veteriner hekim ...'dan ... TL; veteriner hekim ...'ten ... TL, hastane sahibi ...'ten ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir... Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4822 sayılı kanunla değişik 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanunu'nun 4/a maddesinde tanımlanan ayıplı hizmet sunulduğu iddiasından kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığın 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.4077 sayılı yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. taraflar arasındaki uyuşmazlık tüketicinin korunması hakkındaki kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. "şeklinde belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı yukarıdaki kanun maddeleri ve emsal kararlar ışığında değerlendirildiğinde; davanın veterinerlik hizmet ücretinin tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz davası olup, evcil hayvanınını tedavi ettiren davalının tüketici konumunda olduğu, işlemin de tüketici işlemi olduğu anlaşıldığından ve mahkememiz görevsiz olduğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Nöbetçi Antalya Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Taraflarca bu süre içinde talepte bulunulmaması halinde HMK 20/1- son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/03/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2012/17398, K. 2016/10309, T. 17.11.2016, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2012-17398-e-2016-10309-k-affa24d23ed2