İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2011/4524 E. 2011/745 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2011/4524
- Karar No
- 2011/745
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/842 Esas KARAR NO : 2024/684 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/10/2024 KARAR TARİHİ : 30/10/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın ... Şubesi'nden Müvekkili Bankanın ... Şubesi'ne tahsil amacıyla gönderilen ... ödeme tarihli ...-TL bedelli ... emrine yazılan, borçlusu ... firması olan senet, gerekli işlemler için Müvekkili Bankanın ... şubesine ulaştırılmak amacıyla ... tarihinde saat ...’da ... adlı firmaya verildiğini, senet ... firması tarafından varış adresine ulaştırılamadığını, ... taşıma sürecinde zayi olduğunu, ... firmasından senedin ... akıbetinin sorulduğunu, net bir cevap verilmediğini, zayi olan senedin kötü niyetli kişilerce kullanımı riski karşısında öncelikle senede ilişkin ödeme yasağı tedbiri ve tahsili amacıyla kambiyo takibine konu edilmemesine ilişkin tedbir ile akabinde kıymetli evrakın zayi olduğunun tespiti ve iptalini istediğini, işbu sebeple mahkememizce teminatsız olarak ihtiyati tedbire hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, TTK 778/ı. Maddesi yollaması ile bonoda uygulanması gereken 757 vd. Maddelerine göre açılmış, zayi nedeni ile bono iptali davasıdır. Zayi nedeniyle iptal davasının, işin niteliği ve meydana getireceği hukuki sonuçları itibariyle bu tür davayı açma yetkisinin hamile ait olduğu, senet üzerinde hak sahibi olan kişinin, zayi olması halinde senedin iptalini mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir. Bununla birlikte senetteki hakkın zamanaşımına uğramış olması iptal kararı verilmesine engel değildir (Prof. Dr. Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 1997, s.270). Taraflardan birinin o davada taraf sıfatının bulunmadığı kanısına varılırsa dava sıfat yokluğundan reddedilir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü C. I 6. Baskı, İstanbul 2001, s. 1196 vd.). Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, davayı da bu kişi veya kişilerin açması gerekir. Davayı açabilmek için gerekli sıfat, dava konusu şey üzerinde hak sahibi olan kişiye aittir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 25. Baskı, Ankara 2014, s. 224 vd.). Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07/12/2011 tarih 2011/1-631 E. 2011/745 K. Sayılı kararı) (Aynı doğrultuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04/03/2009 tarih 2009/10-34E. 2009/104K.; 04/11/2009 tarih 2009/2-402E. 2009/484K.; 03/02/2010 tarih 2010/4-4E. 2010/56K.; 22/12/2010 tarih 2010/19-638E. 2010/694K; 09/02/2011 tarih 2010/15-657E. 2011/49K. sayılı kararları). Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/06/2012 tarih 2011/4524E. 2012/9838K. sayılı kararında; "...çekin henüz dava dışı alıcıya teslim edilmeksizin ... kaybolduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı lehdar halen çekin yetkili hamili konumundadır. Teslim söz konusu olmadığından dava dışı alıcının yetkili hamil kabul edilmesi mümkün değildir..." denilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. H.D. 2023/1568 Esas , 2023/1432 Karar sayılı ilamında ".... TTK'nın 788/1 hükmü uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Emre yazılı senetlerin devri iki tasarruf işleminin bir arada yapılması ile gerçekleşir. Bu işlemlerin birincisi senedin ciro edilmesi, ikincisi de buna ek olarak senedin zilyetliğinin devralana geçirilmesidir. Dolayısıyla, kambiyo senedinde mündemiç hakka sahip olmak için senet üzerindeki zilyetlik zorunludur (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 06.06.2012 tarih ve 2011/4524 Esas, 2012/9838 Karar sayılı kararı da benzer yöndedir). Somut olayda da, dava konusu çekin keşideci tarafından düzenlendikten sonra davacı lehtara teslim edilmeden ... kaybolduğu ileri sürüldüğüne göre, davacının çekin hâmili olmadığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda davacı çekin lehdarı ancak yetkili hamili olmadığından davacının hamil olmadığı çek yönünden iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. " şeklinde karar verildiği görülmüştür. (Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2022/819 Esas, 2022/685 Karar; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi nin 2023/910 Esas, 2023/823 Karar; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2022/1833 Esas, 2022/1256 Karar sayılı ilamları da bulunmaktadır.) Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; Tahsil amacıyla gönderilen ... ödeme tarihli ... TL bedelli ... emrine yazılan borçlusu ... olan senedin henüz davacıya teslim edilmeden ... aşamasında kaybolduğunu belirterek bono iptali istemi ile dava açmıştır. Davaya konu bononun ... kaybolduğu iddia olunduğuna göre, davacı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 818/1-s. maddesinin göndermesi ile aynı kanunun 757. maddesi gereğince, "İradesi dışında elinden çıkan kişi" olamayacaktır. Başka bir ifade ile teslim söz konusu olmadığından, davacının yetkili hamil olmaması nedeniyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın AKTİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE, 2-Talep eden banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır