İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2010/964 E. 2025/1039 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2010/964
- Karar No
- 2025/1039
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2010/964 Esas KARAR NO: 2025/1039 DAVA: Alacak DAVA TARİHİ: 05/04/2010 KARAR TARİHİ: 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ----- dönemini kapsayan------ tanzim edildiğini, poliçe ile müvekkili sigorta şirket tarafından -----maliki olduğu,-------içerisinde bulunan ------dekor ve aksesuarlarının, projeksiyon cihazının, uçuş sistemlerinin, ses ve ışık sistemlerinin teminat altına alındığını, sigortalı işyerinde -------- tarihinde büyük bir yangın çıktığını, yangın neticesinde müvekkili tarafından sigortalanmış olan emtiaların yanarak tamamen kullanılamaz hale geldiğini, ekspertiz incelemesi sonucunda 963.407,66 TL hasar bedeli tespit edildiğini, müvekkili tarafından sigortalısına ----- olmak üzere toplam ----- ödendiğini, gösteri merkezi olarak kullanılan çadırın malikinin ----- sigortacısının ise ---- olduğunu, gösteri merkezinin davalı----- dönemini kapsayan -----ile sigortalandığını, yangının, çadırda bulunan elektrik tesisatından kaynaklandığı ve tesisatın periyodik kontrollerinin zamanında yapılmamasının yangına sebebiyet verdiği yönünde itfaiye ve bazı bilirkişi raporlarının mevcut olduğunu, çadırın maliki olan ------ kiraya veren olarak BK m.58 çerçevesinde akdi sorumluluğunun olduğunu, müvekkili şirketin ----- kapsamında, yangından zarar gören sigortalısının zararını ödemiş olduğundan TTK 1301. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ve davalıdan rücu hakkının doğduğunu, bina malikine karşı (davalı sigortalısı) ----- sayılı dosyası ile dava açıldığını, ---- no.lu poliçe ile davalı sigorta şirketinden sigortalı olduğu malik tarafından bildirildiğini, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile bina malikinin işbu poliçesinden şimdilik 10.000 TL talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle ve fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ---- ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak reeskont avans faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- olarak faaliyet gösteren ve ----- gösteri çadırının müvekkili nezdinde ------ vadeli -----sigortalandığını, dava konusu yangının 06.04.2009 tarihinde meydana geldiğini, dava açma tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının hasara uğradığı ileri sürülen malların malikine kendi poliçe teminatları dahilinde bir ödeme yapıldığını ileri sürdüğünü, davacının sadece ibraname ibraz etmesinin yaptığı tazminat ödemesinin haklılığını göstermediğini, öncelikle davacının yaptığı ödemelerin yasa, poliçe genel ve özel şartları gereği ve teminat içi olan bir hasara istinaden olduğunu ve ayrıca ödeme yaptığı sigortalısının da zarar gören malların maliki olduğunu ispatlaması gerektiğini, aksi halde davacının rücu hakkı da bulunmayacağından davanın husumet yokluğundan reddini gerektiğini, müvekkili nezdindeki ----- belirtildiği üzere, sigortanın konusunun ------ bina, emtea, makine ve demirbaşlar olduğunu, ayrıca poliçede sorumluluk teminatı olarak sadece komşu mali mesuliyet teminatı verildiğini, bu teminatın sigortalı binada meydana gelen yangın veya infilak hasarının sirayeti yüzünden komşu bina ve mallarına gelecek zararları karşıladığını, dava konusu olayda ise davacının sigortalısının komşu bina içerisinde olmayıp sigortalılarına ait bina içerisinde faaliyet gösterdiğini, bu nedenle davacının talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, TTK’nın Yangın Mali Mesuliyet Sigortasını düzenleyen 1309. maddesi gereğince sigortacının, sigortalısının kusuru nedeni ile doğabilecek sorumluluğu güvence altına aldığını, dava konusu yangın olayında müvekkili şirketin sigortalısının herhangi bir kusuru bulunmadığından müvekkili şirketin de poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu bulunmadığını, öncelikle zarar gören malların davacının sigortalısına ait olduğunun belgelerle ispatlanması gerektiğini, bilahare davacının sigortalısının zararının miktarının uzman bilirkişilerce tek tek tespit edilmesinin ve varsa malların sovtaj değerinin de mahsubu gerektiğini, bu nedenle davacının talebinin fahiş olduğunu, mal veya mesuliyet sigortalarında tazminat ödenmesini gerektirir belgelerin sigortacıya ibrazı ile temerrüd oluşacağını, davacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihte temerrüde düşmemiş olan müvekkili bakımından ödeme tarihinden itibaren faiz isteminin mesnedsiz olduğunu, belirtilen sebeplerle haksız ve mesnedsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, 06/04/2009 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle dava dışı sigortalısına ödenen bedelin mülga 6762 TTK 1301. md. gereğince halefiyete dayalı olarak yangın sigorta poliçesi komşu mali mesuliyet (yangın) rizikosu teminatı kapsamında davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili talebine ilişkindir. Davacı, ----------- tarihinde yangın olayının meydana geldiğini, meydana gelen yangın sebebiyle oluşan zarar kapsamında dava dışı sigortalısına tazminat ödemesinin yapıldığını, mülga 6762 TTK 1301. maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olunduğunu, dava konusu yangın sebebiyle oluşan zararın ----numaralı yangın sigorta poliçesi komşu mali mesuliyet (yangın) rizikosu teminatı kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, oluşan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, bekletici mesele yapılan ------ Karar sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, ----- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen ---- tarihli raporunda özetle, -------sigortalı olarak kayıtlı olduğu, Davacı tarafın,------ tarihli “yangın” olayı sonrası yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda sigortalısına -----olmak üzere toplam 955.907,66 TL ödendiğini beyan ettiği, Davacı tarafın taleplerini, davalı ------ tarafından tanzim edilen ----- kapsamındaki ----- dayandırdığı ve rücu talebinde bulunduğu, Dava konusu taleplerin, davalı ----- tarafından tanzim edilen ------- kapsamında olduğu ve dava konusu olayı ve oluşan zararları poliçe limiti olan azami 600.000,00 USD’ye kadar teminat altına aldığı, ----- meydana gelen yangın olayının oluşumunda dava dışı zarar gören ------ herhangi bir müterafik kusurunun bulunmadığının Sayın Mahkemece kabulü halinde, davalı ------ tarafından tanzim edilen ------- rizikosu üzerine verilen azami ---- teminat limitine kadar davacı ------ karşı rücu hakkının doğabileceği, -------Esas sayılı dosyasında hükmedilen ve kesinleşen karardaki hasar miktarı olan 906.504,00 TL’ye kadar rücu imkanının olabileceği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu ---- tarihli yangın olayının dava dışı ----- maliki olduğu------- meydana geldiği, çadırın yangın sigortacısının davalı ---- olduğu, dava dışı ------- tarihli yangın olayının gerçekleştiği yapıda -------- kiracı olarak faaliyet gösterdiği ve yangın sigortacısının davacı---- olduğu, ----- meydana gelen yangın olayının oluşumunda dava dışı -------herhangi bir müterafik kusurunun bulunmadığı, bu hususun Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen--------Esas sayılı dosyası ile sabit olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödeme sebebiyle mülga 6762 sayılı TTK 1301 maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğu, davalı ------- tarafından tanzim edilen ------- rizikosu üzerine verilen 600.000,00 USD teminat limiti ve kesinleşen ----- Esas sayılı dosyası gereğince 906.504,00 TL zarardan sorumlu olduğu, davalının ödeme tarihi itibariyle temerrüte düştüğü ve dava dışı sigortalısının tacir olması sebebiyle halefiyet ilkesi gereği davacı sigorta şirketinin ödeme tarihinden itibaren avans faizi talebinde bulunabileceği anlaşılmış, anılan gerekçelerle davanın kabulüne, taleple bağlılık gereği 760.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 27/07/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı tarafça ıslah dilekçesine karşı sunmuş olduğu dilekçesinde zamanaşımı defi'nin ileri sürüldüğü görülmüştür. Halefiyete dayalı sigorta tazminat davalarında sigortacı, selefinin yani sigorta ettireninin sahip olduğu haklardan daha fazlasına sahip değildir. Bu kapsamda sigortacı, sigorta ettirenin sahip olduğu bütün def’ileri ileri sürebilir. Yani halefiyete dayalı tazminat davası, davalının durumunu ağırlaştıramaz. Sigorta ettirenin tazminat alacağının hukuki temelinin haksız fiilden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiç bir fark yoktur. Ancak hukuki ilişkinin niteliği, bazı açılardan önem taşır. Örnek olarak, sigorta ettiren ile zarara sebebiyet veren kimse arasındaki hukuki ilişki dolayısıyla ispat yükü kime düşüyorsa sigortacının açtığı tazminat davasında da ispat yükü o kişiye aittir. Bu itibarla eğer sigortalı ile zarar veren arasında haksız fiil sorumluluğu söz konusu ise halefiyet kaynaklı tazminat davasında, zarar sorumlusunun kusurunu ve zararı ispat etmek sigortacıya düşer. Benzer şekilde, zamanaşımı süresi ve bu sürenin başlangıç tarihi yönünden de sigorta ettiren ile zarara sebebiyet veren kişi arasındaki ilişki önemlidir. Bu itibarla TTK.’nın 1420. maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı değil; bu hukuki ilişkinin tabi olduğu zamanaşımı süresi halefiyet davasında da geçerlidir. Çünkü sigortacının açtığı bu dava sigorta sözleşmesinden değil; kanundan doğar. Halefiyet kaynaklı tazminat davasında zamanaşımının başlangıç süresi de sigorta ettiren için hangi tarihte başlıyorsa sigortacı için de aynı tarihte işlemeye başlar. -----TBK 72/1 maddesinde; "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" hükmü haiz olup aynı kanunun 157/1 maddesinde; "Bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar." denilmektedir. Somut olayda, davacı sigorta şirketinin halef olduğu dava dışı sigortalı ------ davalı sigorta şirketi arasındaki ilişki haksız fiile dayanmakta olup TBK 72 maddesi gereğince zararı ve zarar göreni öğrendiği tarihten itibaren iki yıl içinde zamanaşımına uğramaktadır. Ayrıca TBK 157/1 maddesi gereğince dava açıldığından dava süresince her duruşma işlemi ile zamanaşımı kesilmiş olup yeniden başlayacak süre yine iki yıldır. Davacı sigorta şirketi rücu ödemesine konu bedeli bekletici mesele yapılan-----Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi ile öğrendiği, kesinleşme tarihi 10/09/2024 olup ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmadığından aksi yöndeki davalı itirazlarına itibar edilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ------- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 51.915,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 148,50-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 3.205,00-TL olmak üzere toplam 3.353,50-TL'nin mahsubu ile bakiye 48.562,10-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan toplam 3.353,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 17,15-TL başvuru harcı, 2,75-TL vekalet harcı, 6.137,00-TL(34-TL'si 2010-2012 yılları arasında çıkarılan fiziki tebligatlar) tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.156,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 120.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/12/2025