İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2010/231 E. 2000/96 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2010/231
- Karar No
- 2000/96
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : - VEKİLİ : DAVALILAR :2 3- VEKİLİ :Av - DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 21/12/2022 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Türk Sigorta Şirketi tarafından ... nolu Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen ... plakalı aracın davalılardan... maliki olduğu ve Doğa Sigorta AŞ tarafından trafik sigortası yapılmış olan ... plakalı aracın yolda giderken aniden durması sonucu sigortalı aracın arkadan çarpmasına sebebiyet vererek hasarlanmış olduğunu, oay tarihinde Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce düzenlenmiş olan trafik kazası tespit tutanağına göre ; "Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Karasu Caddesi üzerinden Mehmet Timuçin Caddesi istikametine seyir halinde olan ... plakalı halk otobüsünün durağı geçtikten sonra ani fren yapması üzerine aracının ön kısımlarıyla otobüsün arka kısmına çarptığını beyan etmesi üzerine çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği" tespit edilmiş olduğunu, Trafik kazası tespit tutanağında, ... plakalı araç sürücüsü olay yerini terk ettiği için kusur dağılımı yapılamadığı belirtilmiş olduğunu, araç sürücüsü olduğunu beyan eden ... davacı şirkete hitaben yazdığı ekli 21/04/2022 tarihli yazıda da yolcu indirme bindirme yaptığını, aracında fazla zarar olmadığını ve olay yerini terk ettiğini beyan etmiş olduğunu, dava konusu kaza sonucu davacı şirket tarafından kasko sigortası yapılmış olan ... plakalı araçta yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu, hasar tutarının 27,185.36TL. olduğu tespit edilmiş olup, bu hasar tutarının 26.542,26 TL.'si 20/01/2022 tarihinde ... San. ve Tic.AŞ.'ye, 643,10TL.'si de 20/01/2022 tarihinde... Oto Hizmetleri Sanayi ve Dış Ticaret AŞ.'ye ödenmiş olduğunu, Trafik kazası tespit tutanağında ... plakalı halk otobüsünün durağı geçtikten sonra aniden yolda durduğunun belirtilmiş olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56. Ve 57.maddesinin ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109/f bendinin olayda dikkate alınması gerektiğini, ... plakalı araç sürücüsü olay yerinden ayrılmış olduğu için her ne kadar kusur oranına ilişkin bir belirleme yapılamamış olsa da, olay yerini terk eden aracın halk otobüsü olduğunu ve araç sürücüsü olduğunu beyan eden ...'ın beyanından da anlaşıldığı üzere yolda aniden durmasının sebebi de yolcu indirmesi/bindirmesi olduğunu, 2918 Sayılı Yasanın 56/d, 57/e maddesi ve KTY.'nin 109/f maddesine, göre davalıya ait araç sürücüsü söz konusu kazanın meydana gelmesine % 100 kusuruyla sebebiyet vermiş olduğunu, bu sebeple meydana gelen zararın davalı araç malikine ve trafik sigortacısına rücu edilmesi zorunluluğu doğmuş olduğunu, Sigortalı araçta, kazaya sebebiyet veren halk otobüsünde meydana gelen hasarın çok olmaması da sigortalı aracın hızlı olmadığının göstergesi olduğunu, sunmuş oldukları olay yeri fotoğraflarından, sigortalı aracın hasarlı haliyle durduğu nokta göz önüne alındığında, dava konusu kazaya sebebiyet veren halk otobüsünün durağa giriş yapmadığı, yolda durması sebebiyle kazaya sebebiyet vermiş olduğu anlaşılmakta olduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, Sigorta tazminatını ödeyen davalı şirketin TTK 1472. maddesine göre sigortalısının hukukuna halef olduğundan bu kanuni halefiyete dayanılarak davalı şirket tarafından ödenen söz konusu tazminatın dava konusu zararın meydana gelmesine %100 kusuru ile sebebiyet veren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmek gereği doğmuş olduğunu belirterek, davanın kabulü ile, 27.185,36 TL. tutarındaki tazminatın 20/01/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı Doğa Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı Şirket genel müdürlük adresinin Sarıyer/ İSTANBUL olması sebebiyle yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,Mahkeme'ce yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, zira bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan doğan bir hukuk davası olması gerekmekte olduğunu, davacı tarafın aracı ticari değil, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında HMK107. Madde uyarınca hukuki yarar olmadığını, davacı taraf delillerinin taraflarına tebliğ edilmesi gerektiğini, dava konusu talebin muaccel olmadığını, KTK 97. Ve TTK M.1427 maddeleri uyarınca davalı sigorta şirketine başvuruda bulunurken birlikte verilmesi gereken belgeler mevcut olduğunu, bu belgelerden birinin eksik olması halinde başvuru yapılmış olsa dahi geçersiz bir başvuru sayılacağını, somut olayda davacının davalı şirkete başvuruda dahi bulunmadığını ancak sigorta şirketine başvuru bilindiği üzere seçimlik bir hak değil kanuni bir zorunluluk olduğunu ancak davacı tarafından kanuni bir zorunluluk olan sigorta şirketine başvuru zorunluluğu yerine getirilmediğini, TTK 1427.maddesinin dikkate alınması gerektiğini, henüz muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesi hukuka aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, zira sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun yerine getirilmemesinin hukuki sonucu davalı şirket açısından muacceliyet süresinin başlamaması olduğunu, nitekim Yargıtay'ın görüşünün de bu şekilde olduğunu, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı 2019/5 Esas, 2021/1 Karar sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı Şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, mevcut poliçede limit 43.000,00 TL olduğunu, davalı şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemeyeceğini, davalı şirket sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayılacağını, Sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılması gerekmekte olduğunu, KTK 97. Ve TTK M.1427 maddeleri uyarınca davalı sigorta şirketine başvuruda bulunurken birlikte verilmesi gereken belgelerin mevcut olduğunu, bu belgelerden birinin eksik olması halinde başvuru yapılmış olsa dahi geçersiz bir başvuru sayılacağını, somut olayda davacının davalı şirkete başvuruda dahi bulunmadığını ancak sigorta şirketine başvuru bilindiği üzere seçimlik bir hak değil kanuni bir zorunluluk olduğunu ancak davacı tarafından kanuni bir zorunluluk olan sigorta şirketine başvuru zorunluluğu yerine getirilmediğini, işbu sebeple davacı yana herhangi bir ödemede bulunulmadığını, davalı şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, ancak kusurun gerçeğe en yakın şekilde tespit edilebilmesi bakımından hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekmekte olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının belirttiği itibaren faiz işletme talebi hukuka aykırı olduğunu, TTK 1427/2. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, asla borcu kabül anlamına gelmemekle birlikte, Davacının dilekçesinde belirttiği tarih olan 20/01/2022 tarihini esas alarak faiz hesabı yapmasının kabul edilebilir bir husus olmadığını, nitekim Antalya BAM vermiş olduğu bir kararda 45 günlük süreyi esas almış olduğunu, Antalya BAM, 11. HD., E. .... ..... 2.7.2019 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, Sigorta şirketinden talep edilecek maddi zarar bedeli için öncelikle sigorta şirketine başvuru yapılmış olması ve arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, davacı dava şartlarını yerine getirmemiş olmakla başvuru yapmadığından dolayı da bahse konu maddi zarar ödemesi hiç muaccel olmadığını, borcun muaccel olmamasından kaynaklı olarak huzurunuzdaki davanın reddi gerekmekte olduğunu, muaccel hale gelmemiş bir borcun ferilerinden davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu da olmayacağını, Mahkeme aksi kanaatte ise faize esas alınabilecek tarih ancak karar tarihi olacağını, davayı kabul etmemek kaydıyla davalı şirketin faiz sorumluluğu sınırlı olduğunu, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, hükmedilmesi gereken faizin davacının talep ettiği reeskont avans faizi değil yasal faiz olması gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2000/19-90 E., 2000/96 K.,16.02.2000 Tarihli kararının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2010/231 E.,2010/4544 K. Sayılı kararının, 17. Hukuk Dairesi’nin 2009/9896 E., 2010/4411 K. sayılı ve 10.05.2010 tarihli kararının, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2000/7328 E., 2000/8604 K. Sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere; talep edilen maddi hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup davacının talebi fahiş olduğunu, davacı vekilinin talep etmiş olduğu meblağ fahiş olup davalı şirket tarafından talep edilen miktarın kabulü mümkün olmadığnı, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu tür sigortalarda asıl amaç zarar görenin uğradığı “GERÇEK ZARARIN” giderilmesi olduğunu, bu konuda Özel Daire 08.11.1985 gün ve 1985/5642-5961 sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, gerçek zararının tespiti için konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile bilirkişi raporu alınması ve davacının aracındaki gerçek hasar miktarının tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, ispat yükü zarara uğradığını iddia eden davacıda olduğundan masrafların da davacı tarafından karşılanması gerekmekte olduğunu, Poliçe teminatı kapsamında ekspertiz ücreti bulunmadığını, dolaylı zararlardan davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığından işbu taleplerin reddi gerekmekte olduğunu, başvuran tarafça talep edilen masraf kalemleri uyuşmazlık konusu kazanın sebep olduğu doğrudan zararlardan olmayıp dolaylı zararlar olduğunu, ZMMS genel şartları uyarınca dolaylı zararlar teminat altına alınmadığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 1426.maddesinin 1.fıkrasının dikkate alınması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı bu oran da en az yüzde otuz olması gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının “B.2.Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinde yer verilen düzenleme doğrultusunda parça, tedarik, işçilik indirimi uygulanması gerektiğini, davalı ŞİRKETİN KDV’DEN sorumluluğu bulunmadığını, Baro pulu ve vekalet harcından davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu giderlerin vekaleti sunan avukata ait olduğunu, HMK'nın 323.maddesi uyarınca baro pulu, vekalet harcı, noter masrafı gibi gider kalemleri yargılama giderlerinden olmadığını, davacının bu taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, Yargıtay 21. HD. 2015/10907 E.dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava dosyasının, ... plakalı özel halk otobüsü ile ... plakalı araç arasında yaşanan kaza nedeniyle, davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemelere ilişkin rücu davası olduğunu, Davacı tarafın, dava dilekçesinde ... plakalı aracın maliki olarak sadece davayı davalı... a yöneltmiş olup, işbu plakalı özel halk otobüsünün işletmesi adi ortaklık hükümlerine göre idame ettirilmekte olduğunu, bu kapsamda ... plakalı özel halk otobüsünün 2 adet hissedarı bulunmakta olup; bir hissedarı..., diğer hissedarı ise dava dışı ... olduğunu, ayrıca ... plakalı özel halk otobüsünün bu iki hissedarı arasında da adi ortaklık gereği otobüsün işletme hakkı bulunduğu için işbu davanın, adi ortaklık hükümleri gereği her iki ortağa birden yöneltilmesi gerekmekte olduğunu, bu beyanları doğrultusunda mahkemece Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. Ye yazılacak müzekkere ile ... plakalı özel halk otobüsünün imtiyaz hakkı devir sözleşmesinin celp edilmesini ve müzekkere cevabı doğrultusunda davanın diğer ortak ...' a da ihbar edilmesini talep ettiklerini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/6461 E. - 2018/777 K. 12.02.2018 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, 20.10.2021 tarihinde gerçekleşen kazaya ilişkin olarak davacının anlatımları, Mahkemeyi tamamen yanıltmaya yönelik olup; beyanları doğrultusunda gerekli kusur incelemesi yapılmadan kanıya varılmasının son derece hatalı olacağını, Davacı kasko şirketi tarafından sigortalı olan ... plakalı araç ile davalının sahibi olduğu ve kaza sırasında sürücüsü olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı özel halk otobüsü arasında 20.10.2021 tarihinden kaza meydana gelmiş olduğnuu, İşbu kaza "Kayseri ili Talas ilçesi Mevlana Mahallesi Karasu Caddesi üzerinden Mehmet Timuçin Caddesi istikametine doğru giderken 2135 nolu durak önünde" yolcu indirme-bindirme anında gerçekleştiğini, davacının beyanlarının aksine davalının ortak olduğu ... plakalı özel halk otobüsü, kaza yeri olan 2135 nolu durak önünde yolcu indirme-bindirme işlemi yaptığı sırada; ... plakalı araç duramayarak, özel halk otobüsüne arkadan çarpmış olduğunu, takip mesafesine riayet etmeyerek ... plakalı otobüse arkadan çarpan ... plakalı araç yaşanan kazada yüzde yüz kusurlu olduğunu, nitekim kaza, hiçbir şaibeye gerek kalmayacak şekilde açık bir kaza olup kusurun kimde olduğu tartışması dahi su götürmeyecek şeffaflıkta olduğunu, taraflar arasında yaşanan kaza sabah saat 08.00 sıralarında gerçekleşmiş olduğunu, kaza gerçekleşir gerçekleşmez ... plakalı aracın şoförü ... ve otobüsteki bir kısım yolcular inmiş, ... plakalı aracın şoför koltuğundan da ... inmiş olduğunu, yaşanan kazada kusurlu olduğunu kabul eden ... plakalı aracın şoförü ... ile ... plakalı otobüsün şoförü ... kaza tutanağı tutmak istemişlerse de, sabah saatinde herkesin işine yetişme kaygısından ötürü otobüste bulunan yolcular otobüs şoförü ...' a söylenmeye başlamış olduklarını, bunun üzerine her iki taraf da kaza yerinin ve araçların fotoğrafını çekmişler, birbirlerinin iletişim numaralarını almışlar ve ...' ın otobüsteki yolcularla seferini tamamlamasından sonra otobüs işletme amirliğinde tekrar bir araya gelerek kaza tespit tutanağı tutulması konusunda anlaşmış olduklarını, taraflar arasındaki bu anlaşmaya binaen ... plakalı özel halk otobüsü şoförü ... kaza yerinden yolcularıyla beraber ayrılarak işine dönmüş fakat ... plakalı araç şoförü ... ise otobüs gittikten sonra olay yerine polis çağırarak olay yeri terk tutanağı tutturmuş olduğunu, davalının ortağı olduğu ... plakalı özel halk otobüsüne; otobüs durağının önünde ... plakalı aracın arkadan çarpması ile gerçekleşen kazada, otobüs şoförünün olay yerini terk etmesi hayatın olağan akışına tamamen aykırılık teşkil etmekte olduğunu, kaza anını ve sonrasını detaylıca izah ederek; tarafların, daha sonra kendi aralarında tutanak tutarız, diye anlaşması ile davalının otobüs şoförü ...' ın olay yerinden ayrıldığı ve otobüsün ayrılması akabinde ise ... plakalı araç sürücüsünün olay yerine polis çağırarak olay yeri terk tutanağı tutturduğu sabit olduğunu, nitekim davalının ortağı olduğu ve kaza anında ... tarafından kullanılan ... plakalı otobüs; Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. de kayıtlı bulunan ve kamuya hizmet veren bir araç olduğunu, işbu otobüsleri kullanacak olan şoförler ise Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. ye bildirilerek kart okutma suretiyle kimin hangi gün çalışıp çalışmadığı düzenli olarak kayıt edilmekte ve aracın şoförü de o suretle açık olduğunu, bu noktada ... plakalı özel halk otobüsünün, kaza tarihi olan 20.10.2021 tarihindeki kart okutma kayıtları ve çalışma çizelgesinin Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. Den celp edilmesini talep ettiklerini, bu suretle özel halk otobüslerinin araç bakımları dahil tüm sıkı denetimleri ayrıyeten Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. Tarafından da yapılmakta olduğu için araçların bakım veya evrak noktasında herhangi bir eksikleri olması mümkün dahi olmadığını, nitekim özel halk otobüslerinde zorunlu olarak ZMMS ve Kasko Sigortası yaptırılması gerektiği için kaza tarihinde de davacının aracının hem ZMMS hem de kasko sigortası bulunmakta olduğunu, özetle ... plakalı araç sürücüsünün olay yerinden kaçmasını gerektirecek en ufak bir sebep olmadığını, yaşanan kazada ... plakalı araç takip mesafesine riayet etmeyerek, otobüs durağında yolcu indirme-bindirme için duran ... plakalı otobüse arkadan çarpmış olduğunu, davalının şoförünün, yaşadığı kazada yüzde yüz haklı olmasına rağmen, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. tarafından denetlenen özel halk otobüsü olması gereği tüm evrakları tam olmasına rağmen ve aracında hem kasko hem de zorunlu trafik sigortası olmasına rağmen olay yerini terk etmesi iddiası tamamen kötü niyetin vücut bulmuş hali olduğunu, akla yatkınlığı olan bir iddia olmamakla birlikte hayatın olağan akışına da son derece aykırılık teşkil etmekte olduğunu, nitekim takip mesafesine uymayarak arkadan çarpma suretiyle gerçekleşen kazada, kendisine arkadan çarpılan aracın olay yerinden kaçması akla aykırı olduğunu, nitekim davalının kaza anındaki şoförü, uzun yıllar bu işi yapan bir çalışanı olup; yaşanan kazada yüzde yüz haklı olduğunu ve asıl olay yerini terk ederse haksız konuma düşerek sigortanın bu durumda ödeme yapmayacağını bilebilecek birisi olduğunu, işbu surette araç sürücüsü ...' ın tanıklığına başvurulacağını, davacı tarafın dava dilekçesinde, davalının ortaklığında bulunan ... plakalı özel halk otobüsünün duraktan uzak bir mesafede yolcu indirme bindirme yaptığını iddia etse de bu iddiasını da kabul etmediklerini, nitekim özel halk otobüsleri araç içi kameralarla donatılmakta olduğu için, sürekli bir denetim altında seyahat etmekte olduklarını, işbu surette ... plakalı özel halk otobüsünün araç içi kamera kayıtlarının Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. den celp edilmesini talep ettiklerini, iş bu surette davalının olay yerini terk etmediği, aksine kaza anında olay yerine inerek araçların fotoğraflarını çektikleri vs anlaşılabilecek olduğunu, davalının ortaklığında bulunan ... plakalı özel halk otobüsü ile davacının sigortalısı olan ... plakalı araç arasında yaşanan, işbu davanın esasına etki eden trafik kazasındaki kaza tespit tutanağına itiraz etmenin zaruri hal aldığını, bu itiraza binaen yukarıdaki beyanları ve Kayseri Ulaşım A.Ş den gelecek olan görüntü kayıtları ışığında tekrardan bir kusur tespiti yaptırılmasını talep ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dahili davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı kasko şirketi tarafından sigortalı olan ... plakalı araç ile müvekkilinin sahibi olduğu ve kaza sırasında sürücüsü olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı özel halk otobüsü arasında 20/10/2021 tarihinden kaza meydana geldiğini, davacının beyanlarının aksine müvekkilinin ortak olduğu ... plakalı özel halk otobüsü kaza yeri olan 2135 nolu durak önünde yolcu indirme bindirme işlemi yaptığı sırada ... plakalı araç duramayarak, özel halk otobüsüne arkadan çarptığını, takip mesafesine riayet etmeyerek ... plakalı otobüse arkadan çarpan ... plakalı araç yaşanan kazada yüzde yüz kusurlu olduğunu, nitekim kaza hiçbir şaibeye gerek kalmayacak şekilde açık bir kaza olduğunu, kusurun kimde olduğu tartışması dahi su götürmeyecek şeffaflıkta olduğunu, kaza gerçekleşir gerçekleşmez ... plakalı aracın şoförü... ve otobüsteki bir kısım yolucular indiğini, ... plakalı aracın şoför koltuğundan da ... indiğini, yaşanan kazada kusurlu olduğunun kabul eden ... plakalı aracın şoförü ... ile ... plakalı otobüsün şoförü... kaza tutanağı tutmak istemişlerse de sabah saatinde herkesin işine yetişme kaygısından ötürü otobüste bulunan yolucular otobüs şoför ...'a söylenmeye başladıklarını, müvekkilinin ortağı olduğu ... plakalı özel halk otobüsüne otobüs durağının önünde ... plakalı aracın arkadan çarpması ile gerçekleşen kazada, otobüs şoförünün olay yerini terk etmesi gerçekleşen kazada otobüs şoförünün olay yerine terk etmesi hayatın olağan akışına tamamen aykırılık teşkil etmekte olduğunu, müvekkilinin ortaklığında bulunan ... plakalı özel halk otobüsü ile davacının sigortalısı olan ... plakalı araç arasında yaşanan işbu davanın esasına etki eden trafik kazasındaki kaza tespit tutanağına itiraz etmelerinin zaruri hal aldığına, bu itirazlarına binaen beyanlarının ve Kayseri Ulaşım A.Ş den gelecek olan görüntü kayıtları ışığında tekrardan bir kusur tespiti yapılmasını, davacının davasının reddini, yargılama gideri v vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, Davacı tarafından kasko poliçesi ile sigortalanan ... plakalı araca davalının maliki olduğu ve diğer davalı tarafından sigortalanan araç tarafından 20.10.2021 tarihinde kaza sonucu maddi zarar verilmesi iddiası nedeni ile davacının yapmış olduğu ödemeden davalıların sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarı hususlarına ilişkindir. Erciyes Vergi Dairesine, Doğa Sigorta A.Ş'ye, Türkiye Noterler Birliğine, Kayseri Ulaşım A.Ş'ye, Kayseri Büyük Şehir Belediyesine, yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Mahkememizin 20/03/2024 tarihli celsesinde dinlenen davalı ... tanık beyanında; "Olay günü sabah saat 08:10 civarında 2135 numaralı durağa geldiğini, yolcuları aldığını, kapıyı kapattığını, hareket ettiği esnada araca arkadan çarpma olduğunu, durukta olduğunu, yolcuları da duraktan aldığını, arkadan çarpan araç Honda marka bir araç olduğunu, aşağı inip sürücüsüne geçmiş olsun dediğini, o esnada elinde cep telefonu olduğunu, cep telefonu düşüp kırıldığını, kendisinin sürdüğü otobüste kazadan kaynaklı herhangi bir hasar olmadığını, tahmin ettiği kadarıyla hızlı bir çarpma olmadığını, diğer aracın da sadece ön panjur çitalarında kırılmalar meydana geldiğini, kendisi araçta yolcuları olması nedeniyle sürücüyle kaza nedeniyle tutanak tutup tutmayacaklarını sorduğunu, o da aracının kaskosu olduğunu, tutanak düzenlenmesi gerektiğini söylediğini, o esnada yolcular sabah iş saati olması nedeniyle kendilerinin mağdur olmaması için kendilerinden biran önce orada ayrılıp sonrasında işlerini halletmelerini istediklerini, genelde yolcuları olduğu için bu tür kaza durumlarında olay yerinin fotoğraflarını aldıktan sonra merkez işletme de birlikte karşı taraf ile tutanak tuttuklarını, sürücüye bunu teklif ettiğini, kendisinin ilk başta kabul etmediğini, sonra yolucuların ısrarı üzerine kabul ettiğini, daha merkeze gitmeden yaklaşık 4-5 km gittikten sonra sürücü kendisini tekrar aradığını, olay yerine polis çağırdığını, hemen buraya gelmesi gerektiğini, ancak yolcuların bulunması nedeniyle hemen gelemeyeceğini söylediğini, kendisinin yokluğunda tutanağı düzenlendiklerini, kazaya ani durmasının sebep olduğu iddiasını kabul etmediğini, kendisi durağa yanaşıp normal yapması gereken şeyleri yaparak yolcularını aldığını, sürücü kendisi hızını kontrol edemeyip kendisine çarptığını, kendisi yolucuları durağa en yakın şeritte durup aldığını" şeklinde beyanının alınmış olduğu görülmüştür. Bilirkişiden alınan 09/05/2024 havale tarihli raporda özetle; "Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu, Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve yukarıda bahsedilen ilgili maddelerindeki hallerini ihlal ettiği, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmediği, gündüz saatlerinde sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmediği ve araç hızını ayarlamadığı, araçlar ile takip mesafesini koruyamadığı ve önündeki araca arkasından çarparak trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlediği, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamadığı, bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olabileceği, Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığının düşünüldüğü, Kayseri 11. Noterliğinin 10.04.2019 tarih ve .... yevmiye numaralı sözleşmesindeki bilgilere istinaden ... plakalı araç sahipleri.... ve... ile ... plakalı araç sahibi... kaza olayında bir ihmallerinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmedikleri Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç üzerindeki hasarlı parçaların durumları dikkate alındığında kaza tarihi itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu ve davacının yapmış olduğu ödemenin davacı tarafından kasko poliçesi ile sigortalanan aracın olay nedeniyle uğramış olduğu zarar ile uyumlu olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça kasko poliçesi kapsamında sigortalısına yapmış olduğu araç zararı bedelinden dava dışı araç sürücüsü ... aniden durması ile kazaya sebebiyet verdiği ve olay yerini terk etmesi nedeni ile davalıların sorumlu olduğu belirtilerek rücu nedeni ile tazminat davası açılmış ise de, deliler toplanmış ve tanık beyanları alınarak dava dışı otobüs sürücüsünün olay yerini terk edip etmediğinin ve aniden durak dışı bir yerde durup durmadığının tespiti yapılmaya çalışılmış ve bilirkişi heyetinden 09/05/2024 tarihli rapor alınmıştır. Davacı tarafın dava dışı araç sürücüsünün aniden ve durak yeri dışında durduğuna ilişkin iddiasını ispata yeterli delili olmadığı görülmekle bu iddia yönünden ispat olmadığı görülmüştür. Devamla davacı tarafın dava dışı sürücünün olay yerini terk ettiği iddiası yönünden ise, davalılara ait otobüse arkadan çarpılması nedeni ile dava dışı sürücünün bu şartlar altında hayatın olağan akışı içerisinde olay yerini kusurlu olma endişesi ile terk ettiğinin inandırıcı olmaması, davalı tarafa ait aracın otobüs olması nedeni ile olay saati de dikkate alındığında olay esnasında araç içerisinde yolcuların da bulunmasından kaynaklı yolcuların taşınması gereği ile olay yerinden ayrılması gerektiği iddiasının makul olması, bunun yazılı olarak da sürücü tarafından sigorta şirketine de bildirilmesi, davalı tarafından olay sonrası çekilen fotoğrafların dosyaya sunması ile olay sonrası hemen olay yerinden ayrılınmadığının anlaşılması hep birlikte dikkate alınmış ve davacı tarafın davalılara olay yerinin terkine ilişkin tutanağa dayanarak rücu talebinde bulunması yönünden iddiasını somut deliller ile ispat edemediği görülmüş ve böylece davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın 464,26 TL peşin harçtan düşümü ile artan 36,66 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının taraflara iadesine, 7-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar lehine A.A.Ü.T. uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/09/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır