İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2008/3750 E. 2008/10489 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2008/3750
Karar No
2008/10489
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2019/617 KARAR NO : 2020/646 DAVA : MENFİ TESPİT (İş Hukukundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/11/2019 KARAR TARİHİ : 09/12/2020 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen Menfi Tespit (İş Hukukundan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin, davalı ...'ün yetkilisi ve sahibi olduğu ... Ltd Şti. isimli şirketinde sigortalı olarak satış temsilcisi pozisyonunda çalıştığını, çalışma sistemlerinin şirketten belli sayıda mal alıp bu malların satışları sonucunda elde edilen paranın şirkete iadesi şeklinde gerçekleştiğini, davalı tarafından müvekkiline satılması için şirkete ait belli miktarda mal verilirken malların karşılığı olarak zorla senet imzalatıldığını, davalı tarafın alkolün etkisiyle bu senedi zorla müvekkilinden aldığını, taraflar arasında bu konuda tartışmalar olduğunu, müvekkilinin darp edildiğini, davalının aldığı senet üzerine yalnızca imza atmak istemeyen müvekkilinin düzenlenme tarihinin de senet üzerine yazılmasını istediğini ve senedin ... tarihinde müvekkil tarafından teminat olarak zorla imzalattırılarak alındığını, müvekkilinin senet bedelinin de kararlaştırılmasını istemesi üzerine malların karşılığı olan tutarın teminat senedine (... TL) olarak yazıldığını, ödeme tarihinin ise müvekkilinin tüm ısrarlarına rağmen yazılmadığını, yine senedin lehtar kısmının da yazılmadan boş olarak alındığını, müvekkilinin, davalının yetkilisi olduğu şirketten mal teslim aldığına ve malların karşılığı olarak kendisinden teminat senedi alındığına dair teminat senedi ile aynı bedelde (davalının yetkilisi olduğu şirket tarafından kesilen) faturanın dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu, taraflar arasında senetten veya başka bir ilişkiden kaynaklı alacak - verecek ilişkisinin olmadığını, davalının yetkilisi olduğu şirketten alınarak alıcılara teslim edilen malların karşılığının müvekkilce tahsil edilerek davalıya ... ve ... tarihlerinde ödendiğini, bu sebeple teminat senedinin bedelsiz/hükümsüz kaldığını, ödemelere ilişkin banka kayıtlarının ve davalının oğlu ... ile yaptığı Whatsapp yazışmalarının sunulduğunu, müvekkili, davalının yetkilisi olduğu şirketten ayrılıp kendi işini kurduğunu, müvekkilinin aynı sektörde iş yapmasını istemeyen davalının iade etmediği (vade tarihi yazmayan ancak bedeli müvekkilce ödenen) teminat senedinin üzerine lehtar olarak kendi adını ve vade olarak da ... tarihini ekleyerek senedi bankaya ibraz ettiğini, bedelsiz kalan senedi iade etmek yerine bankaya ibraz ederek kötü niyetli işlemlere giriştiğinden dolayı davalı hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, talepleri üzerine bu senet hakkında Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş sayılı dosyasından ... TL Teminat karşılığında ihtiyati tedbir tedbir kararı verildiğini, teminatın yatırılarak gerekli işlemlerin yapıldığını, aynı yönde ve tedbirin devamı mahiyetinde tedbir kararı verilmesini, dava konusu senetten dolayı borrçlu olmadığının tespitine ve bedelsiz senedin iptaline, haksız ve kötü niyetli davalının % 20' den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Uyuşmazlık; dava konusu bononun teminat senedi olarak verildiği, senedin çalışırken zorla alındığı, davalı ile aralarında hizmet (işçi) ilişkisi dışında hiç bir ticari ilişki bulunmadığından borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin Menfi Tespit davasıdır. Davacı taraf, davalının eski işvereni olduğunu, sahibi olduğu şirkette aylık sabit ücretli satış temsilcisi olarak çalıştığını, dava ve takip konusu senedi teminat senedi olarak verdiğini, işten ayrıldıktan sonra icra takibine konulduğunu iddia etmektedir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Aynı yasanın 5.maddesi ise nispi ticari davaları açıklamaktadır, Somut olayda; tarafların işçi işveren ilişkisi içerisinde olduğu, dava konusu bononun da bu ilişki sebebiyle teminat olarak verildiğine ilişkin iddiadan kaynaklanmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde iş hukukuna ilişkin kuralların uygulanması gerekmektedir. Nitekim benzer bir olayda Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 04.11.2008 tarih ve 2008/3750 E. 2008/10489 K.sayılı kararı da bu yöndedir. (aynı şekilde emsal; aynı dairenin 06/11/2018 tarih ve 2016/20406 E. 2018/5506 K. - 25/02/2019 tarih ve 2017/1563 E. 2019/1147 K.vb.içtihatları) Bu nedenle davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE, 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ İŞ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.09/12/2020 KATİP ... (E-imzalıdır) HAKİM ... (E-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2008/3750, K. 2008/10489, T. 04.11.2008, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2008-3750-e-2008-10489-k-4b1efd0fbe78