İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2006/3066 E. 2010/1473 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2006/3066
- Karar No
- 2010/1473
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : … … Oil Turkey Inc. Ankara Şubesi Vekili : Av. … …
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2- Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Davalı İdareler Yanında Davaya Katılan : Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü Vekili : Av. … …
İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesinin 24.4.2006 günlü, E:2004/3548, K:2006/1706 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir. Savunmaların Özeti : Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Mustafa Karabulut'un Düşüncesi : 6326 sayılı Petrol Kanunu'nun 45. maddesinin 2. fıkrasındaki ve Petrol Tüzüğü'nün 26. maddesindeki hükümler dikkate alındığında, davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemlerin nedeni olarak 2.6.2004 günlü, 2004/7431 sayılı Bakanlar Kurulu kararının gösterilmesinde, dolayısıyla dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Radiye Tiryaki'nin Düşüncesi : Danıştay dava dairelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava; II. nolu Bolu Petrol Bölgesinde MTI/II/A sayılı sahada davacı şirket tarafından yapılan arama ruhsatı başvurusunun iadesine ilişkin Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 18.5.2004 günlü, 8079 sayılı işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 21.6.2004 günlü işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Sekizinci Dairesi 24.4.2006 günlü, E:2004/3548, K:2006/1706 sayılı kararıyla; Türkiye Cumhuriyeti petrol kaynaklarının milli menfaatlere uygun olarak, hızla sürekli ve etkili bir şekilde aranmasını, geliştirilmesini ve değerlendirilmesini sağlamak amacıyla çıkarılan 6326 sayılı Petrol Kanunu'nun 45/2. maddesinde, karasuları dışında denizlerde arama ve işletme ruhsatnamesi verilmesinde ve bu ruhsatlarla ilgili süreler ve yükümlülükler konusunda uygulanacak hukuki rejimin Bakanlar Kurulu tarafından tespit olunacağı, 24/1. maddesinde, diğer bir makamın yetki alanına giren bir hususu da ihtiva eden bir müracaat hakkında karar almadan önce, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, ilgili merciin muvafakatını alacağı, ilgili mercilerin Bakanlık tarafından bu madde ile ilgili olarak yapılan taleplerini öncelik ve ivedilikle incelemeye ve iki ay içinde sonuçlandırmaya mecbur olduğu, bu süre içerisinde sonuçlandırılmayan taleplere muvafakat verilmiş sayılacağı, 52/1-c maddesinde, birinci müracaatı takiben dört iş gününden sonra yapılan ve aynı arazi parçasını kısmen veya tamamen ihtiva eden arama ruhsatnamesi müracaatlarının değerlendirmeye tabi tutulmayacağı, 53/4. maddesinde, kanuni süresi sona eren veya terk edilen bir arama ruhsatnamesinin kapsadığı arama sahası için, aynı tüzelkişi tarafından bir yıl içinde yeniden müracaatta bulunulamayacağı, 89/1.maddesinde, bir petrol hakkı sahibinin, arama ruhsatnamesini bir ay evvelden, diğer petrol haklarını üç ay evvelden Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne haber vermek şartıyla terk edebileceği, bu takdirde arama veya işletme ruhsatnamesinden veya belgeden doğan hakların, ihbar mektubunda bildirilen tarihte sona ereceği, petrol hakkı sahibinin bu tarihe kadar olan vecibelerini ifa ettikten sonra her türlü yükümlülüğünün son bulacağının hükme bağlandığı; ayrıca Kanunun 6., 24/3., 45/4., 53/2. ve 121. maddelerinde, 6327 sayılı Kanunla kurulması öngörülen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına özgü düzenlemelerin yer aldığı; öte yandan, Bakanlar Kurulunun 11.5.1989 günlü, 89/14111 sayılı kararıyla yürürlüğe konulması kararlaştırılarak, 17.7.1989 günlü, 20224 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Tüzüğünde de, dayanağı 6326 sayılı Petrol Kanununa uygun düzenlemelerin yapıldığı; olayda, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)'nın 23.3.2004 günlü yazısı ile uyuşmazlığa konu karasularımız dışındaki sahanın terk istemini Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne bildirdiği, yine TPAO'nun 25.3.2004 günlü yazısı ile terkettiği saha için tekrar arama ruhsat başvurusunda bulunulduğu, TPAO'nun terk başvurusunun 27.3.2004 gün ve 25415 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, 22.4.2004 günlü, 25441 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan iki ayrı ilan ile, aynı saha için TPAO'nun ruhsat başvurusunda bulunduğu ve söz konusu sahaların karasuları dışında bulunması nedeniyle ve Petrol Kanunu'nun 45/2. maddesi gereğince aynı Kanun'un 89.maddesi kapsamında değerlendirilmediğinin ve terk işleminin 23.3.2004 tarihinde kesinleştiğinin duyurulduğu, bu ilanlara rağmen söz konusu saha için davacı şirketin 29.4.2004 tarihinde yaptığı başvurunun, TPAO tarafından yapılan başvurunun Petrol Kanunu'nun 45/2. maddesi uyarınca kararname istihsali için Bakanlar Kuruluna gönderildiğinden, Petrol Kanununun 52/1-c ve Petrol Tüzüğünün 45. maddelerinde yer alan "Birinci müracaatı takiben 4 iş gününden sonra yapılan müracaatlar değerlendirmeye tabi tutulmayarak iade edilir" hükümleri uyarınca Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün dava konusu 18.5.2004 günlü, 8079 sayılı işlemi ile iade edildiği, bu arada Dışişleri Bakanlığı Denizcilik ve Havacılık Genel Müdür Yardımcılığının 3.5.2004 günlü, 183801 sayılı, Genelkurmay Başkanlığının 11.5.2004 günlü, 511389 sayılı işlemleri ile TPAO başvurusunun uygun bulunduğu, 2.6.2004 günlü, 2004/7431 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de "....Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı tarafından; 6326 sayılı Petrol Kanunu'nun ruhsatname adedi ve arama sahasının yüzölçümünün sınırlandırılması ile ilgili hükümleri dışında kalan diğer hükümleri uygulanmak üzere...." TPAO'ya izin verildiğinin anlaşıldığı; uyuşmazlığa konu sahanın karasularımız dışında kaldığının tartışmasız olduğu ve bu sahalara ilişkin hukuki rejimin de Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceğinin Yasa gereği olduğu, 6326 sayılı Petrol Kanunu ve Petrol Tüzüğü'nün öngördüğü sürece uygun olarak, Bakanlar Kurulunun 2.6.2004 günlü, 2004/7431 sayılı kararıyla TPAO başvurusu uygun bulunduğuna göre, olayda, diğer sahalara ilişkin Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğinden söz edilemeyeceğinden davaya konu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, 22.4.2004 günlü, 25441 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ilan ile, aynı saha için TPAO'nun ruhsat başvurusunda bulunduğu ve söz konusu sahaların karasuları dışında bulunması nedeniyle ve Petrol Kanunu'nun 45/2. maddesi gereğince aynı Kanun'un 89.maddesi kapsamında değerlendirilmediğinin ve terk işleminin 23.3.2004 tarihinde kesinleştiğinin duyurulduğu anlaşıldığından, bu duyurunun yapılmadığı yolundaki davacı iddiasına itibar edilemeyeceği gibi, davacı başvurusu üzerine herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın arama izni verilmesi de söz konusu olamayacağından, kazanılmış hakkının ihlal edildiği yolundaki davacı iddiasının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı, 6326 sayılı Yasa'nın 45. maddesi hükmünün, ruhsat verilmesi konusunda Bakanlar Kurulu tarafından hukuki rejim belirlenmesini öngördüğünü, dava konusu işlemlerin Yasa hükmüne aykırı olarak tesis edildiğini ileri sürerek kararı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Sekizinci Dairesinin 24.4.2006 günlü, E:2004/3548, K:2006/1706 sayılı kararının onanmasina, 4.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.