İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2006/2718 E. 2018/633 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2006/2718
Karar No
2018/633
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/414 Esas KARAR NO : 2024/429 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/06/2023 KARAR TARİHİ : 10/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Taraflarınca davalı borçlu aleyhinde ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında faturalardan kaynaklanan bakiye 882.840,37.-TL. cari hesap alacağına istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından icra takibine, borç aslına, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına, takibin tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğunu, dava şartı arabuluculuğa da başvurulmuş olmasına rağmen taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olup, işbu itirazın iptali için Sayın Mahkeme huzurunda işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, Davacı şirket ile davalı borçlu şirket arasında ticari ilişki mevcut olup, işbu ticari ilişkiye istinaden davalı adına düzenlenmiş faturalara dayalı alacaklardan kaynaklanan cari hesap bakiyesi alacağı bulunduğunu, icra takibine dayanak yapılan muavin defteri görüntüsünden görüleceği üzere davacı şirketin davalıdan 882.840,37.-TL. bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu, Davalının işbu takibe itiraz etmesi ve borcunun bulunmadığını ileri sürmesinin tamamen kötüniyetli olduğunu, bununla birlikte borca itiraz eden davalı borçlu şirket tarafından, borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir dekont veyahut ödeme belgesi de icra dosyasına ibraz edilmediğini, davalı borçlu şirket tarafından takip konusu borcun ödenmediği gibi davacının haklı alacağını sürüncemede bırakmak maksadıyla takibe kötüniyetli ve haksız olarak itiraz edildiğini, işbu sebeplerle davalı borçlu şirketin haksız itirazının iptali ile asıl alacağın *620'sinden az olmamak üzere davalı borçlu şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için ... Arabuluculuk Bürosu'nun ...büro dosya numaralı,... arabuluculuk numaralı dosyası kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, işbu sebeplerle itirazın iptali ile takibin devamının sağlanması amacıyla Sayın Mahkeme huzurundaki davanın ikame edilme zarureti hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen, Sayın Mahkemece re'sen gözetilecek hususlar doğrultusunda, davalı borçlu tarafça ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, davalı borçlu şirket aleyhine takip çıkış tutarının 9020'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçlu yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafından ... 31. Icra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine cari hesaptan kaynaklı icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu olmaması nedeni ile ilgili icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı tarafça bu itirazın kaldırılması istemli olarak huzurda açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, Davalının, uluslararası eşya taşımacılığı alanında faaliyet göstermekte olup taraflar arasındaki ticari ilişkinin herhangi bir malın alım satımı üzerine değil taşıma işinin gerçekleştirilmesi üzerine kurulu olduğunu, davaya konu takip dayanağının, muhtelif taşıma işlerinden doğan “Navlun Bedeli” (taşıma ücreti) alacaklarına ilişkin olduğunu düşündüklerini, davacı tarafça cari hesap haricinde bir belge sunulmadığından ancak bazı varsayımlarda bulunabildiklerini, buradan hareketle, takip tarihinin 04.04.2023 olduğu dikkate alındığında TTK 855/1 ve Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR Konvansiyonu) 32/1 maddelerinde, davacının talebinden doğan istem ve haklara yönelik | yıllık zamanaşımı süresi bulunduğunu, davacı tarafça takip dayanağı yapılan cari hesap incelendiğinde ilgili alacak kayıtlarının 01.01.2018 ve 11.07.2018 tarihlerine ait olduğunu, her halükârda zamanaşımına uğramış “sözde” bir alacak mevcut olduğunu, kesinlikle borcun varlığını kabul beyanı olmamak kaydı ile ilgili alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazı bulunduğunu, “Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin 25/01/2011 tarihinde sona erdiği, davacı tarafça tanzim edilen 02/09/2010 ila 25/10/2010 tarihli 11.500 Buro bedelli faturaların navlun farkı faturası olarak düzenlendiği, tanzim edilen faturaların tarihi gözetildiğinde takibin başlatıldığı 02/07/2012 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı vekilinin 31/01/2014 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyanlarını bildirdiği dilekçesinde sonradan gösterilen ve davalı vekilinin 05/02/2014 tarihli celsede karşı koyduğu, ... Tic. A.Ş. Adına düzenlenen 2 adet faturanın da davalı ile bir ilgisinin bulunmadığını yukarıda açıklanan nedenler ve re'sen gözetilecek hususlar uyarınca ... 31. İcra Dairesinin...esasa kayıtlı dosyası ile başlatılan takibin haksız ve dayanaksız olmakla birlikte öncelikle davanın zamanaşımı ilk itirazı doğrultusunda reddi, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda açıklanan nedenlerle davanın esastan reddi ile davacı aleyhine alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; taraflar arasında cari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin subüt ve miktarı ile alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı tespiti noktasında toplanmış olduğu görüldü. DELİLLER; ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak... Şirketi'nin 2015-2016-2017-2018 yıllarına ait BS formları celp edilmiştir. ...Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Şirketi'ne 2015-2016-2017-2018 yıllarına ait BA formları celp edilmiştir. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı taraf ... 31. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile davalı taraftan 882.840,37 TL Cari Hesap alacağı talebinde bulunduğu, Davacı tarafın incelenen ticari defter, kayıt, belge ve resmi olmayan muavin dökümlerine göre, davalı taraftan 04.04.2023 takip tarihi itibari ile 882.840,37 TL. alacak kaydettiği, Davalı tarafın incelenen ticari defter, kayıt, belge ve resmi olmayan muavin dökümlerine göre, davalı taraftan 04.04.2023 takip tarihi itibari ile 447.874,75 TL. alacak kaydettiği, Davacının 2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018 yıllarında davalı tarafa toplam 4.861.193,89 TL. bedelli fatura düzenlediği ve ticari defterlerine alacak olarak işlediği, davalının davacı taraftan toplam 4.833.669,17 TL. bedelli fatura aldığı ve ticari defterlerine borç olarak işlediği, taraflar arasında 27.524,72 TL. fark oluştuğu, Farkın sebebinin davacı taraf muavin dökümünde yer alan, 20.12.2013 tarihli 15.436,30 TL. Ve 30.09.2014 tarihli 15.895,00 TL. bedelli olmak üzere toplam 31.331,30 TL. bedelli faturalar davacı kayıtlarında yer aldığı, davalı kayıtlarında yer almadığı, Davalı tarafın kur farkından dolayı kayıtlarına 3.806,58 TL. fatura bedellerini fazla kaydettiği, 31.331,30 TL. davalı ticari defterlerine işlenmeyen fatura bedelinden 3.806,58 TL. davalı ticari defterlerine kur farkından dolayı fazla kaydedilen tutar düşüldükten sonra 27.524,72 TL. fark oluştuğu, Davacı tarafın 2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018 yıllarında davalı taraftan toplam 4.000.699,00 TL. bedelli fatura ve tahsilat yaptığına dair kayıt işlediği, davalı tarafın davacı taraftan 4.648.667,72 TL. bedelli fatura ve ödeme yaptığına dair kayıt işlediği, taraflar arasında 647.968,72 TL fark oluştuğu, Farkın sebebinin davalı tarafın davacı tarafa düzenlemiş olduğu Sürücü Yol Avansı Makbuzlarından kaynaklandığı, taraflar incelenmek üzere 2012-2013-2014-2015-2016-2017-2018 yılları Sürücü Yol Avansı Makbuzlarını sunamadığı, bu nedenle taraf kayıtlarına göre hangi tahsilat veya ödemenin hangi taraf kayıtlarına doğru işlenip işlenmediğinin tespit edilmesinin mümkün olmadığı, Davacı tarafin 2014 yılında 22.345,48 TL. net kur farkı geliri oluştuğu, davalı tarafın 2012-2013- 2014-2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021 ve 2022 yıllarında toplam 632.876,20 TL. net kur farkı geliri oluştuğu, Taraf kayıtlarına göre, davacı taraf 22.345,48 TL. net kur farkı geliri davalı taraf 632.876,20 TL. net kur farkı geliri 610.530,72 TL davalı tarafin fazla kaydedilen kur farkı geliri oluştuğu, Davalı tarafın davacı tarafa yapmış olduğu ödemelere ilişkin her iki tarafta Sürücü Yol Avansı Makbuzlarının tamamını ibraz edemediği, bu nedenle taraflar arasında yapılan tahsilat ve ödeme kayıtları arasında oluşan kur farkını tespit etmenin mümkün olmadığı, Tarafticari defter kayıtlarına göre, kayden davacının ticari ilişkide bakiye alacağının 855.315,65 TL miktarında olduğunun değerlendirildiği, davalı tarafından davacıya yapıldığı ileri sürülen ödeme belgelerinin sunulmamasından dolayı kayıtların davalı lehine ne şekilde borç azalmasına yol açtığının belirlenemediği, Davalı yanın zamanaşımı savunmasının alacak iddiasının cari hesap alacağı olarak talep edildiği de gözetilerek, yüce mahkemenin takdir ve değerlendirmesini gerektirdiği, Tarafların %20 tazminat talebinin Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu, davalı yanın zamanaşımı savunmasının alacak iddiasının cari hesap alacağı olarak talep edildiği de gözetilerek yüce mahkemenin takdir ve değerlendirmesi gerektirdiği, tarafların %20 tazminat talebinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. ... 31. İcra Md. ... E. Sayılı dosyasında davalının borca itirazda bulunduğu, takibin durdurulmasına karar verildiği, borçlunun itiraz dilekçesinin tebliğ edildiğine dair tebligat parçasının dosyada bulunmadığı, dolayısıyla tebliğin dava tarihinde yapılmış sayılması gerektiği, davanın her halukarda 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, ticari ilişkiye istinaden faturaların düzenlendiğini, faturalara dayalı cari hesap bakiyesi alacağı bulunduğunu, muavin defteri dayanak yapılmak suretiyle davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının kötüniyetli ve haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, uyuşmazlığın taşıma işinden kaynaklandığını, takip dayanağının muhtelif taşıma işlerinden doğan "navlun bedeli" alacaklarına ilişkin olduğunun düşünüldüğünü, takip dayanağı cari hesap incelendiğinden alacak kayıtlarının 01/01/2018 ve 11/07/2018 tarihlerine ait olduğunu, 1 yıllık zamanaşımının dolduğunu belirterek zamanaşımı itirazında bulunmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip, bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek, hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme, cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Somut olayda, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından açık hesap ilişkisi mevcuttur. Açık hesap ilişkisi, önceki borçların tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın, hesaplaşma yaptıklarından ve davaya konu sözleşmenin 6.2. maddesinde yer alan düzenlemede bahsi geçen ödemelerin mutabakat sonuna bırakılmadığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki hukuku ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2018 tarih, 2017/19-1634E. 2018/633K. sayılı ilamı) Taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, zamanaşımının değerlendirilmesi için taraflar arasındaki ilişkinin niteliğinin tespit edilmesi zorunluluğu doğmuştur. Davalı vekili ilişkinin taşıma ilişkisinden kaynaklandığını iddia etmiş, davacı vekili taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine ilişkin aşamalarda herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Mahkememizce taraf ticari defterleri incelenmek suretiyle aldırılan 04/05/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı ve davalının sunulan ticari defterlerine göre, cari hesap şeklinde işleyen araç tedarik ve uluslararası taşıma hususunda ticari ilişki ve buna istinaden düzenlenen faturalarla borçlanma ve alacaklanma içinde oldukları, esas itibariyle ticari ilişkinin de 2012-2018 yıllarında sürdüğünün gözlemlendiği, bu durumda tarafların birbiri ile uyumlu içerik bakımından ticari defterlere göre yapılan hesaplamalara itibar etmek gerektiği, nitekim davacı ile davalı yan uyumlu ticari defter kayıtlarında davacının 4.861.193,89 TL alacaklanmasına karşın davalı yanın 4.833.669,17 TL borçlanması bakımından ticari defterlerin uyumlu olduğu, farkın sadece 27.524,72 TL olduğu, davacının bir takım faturalarının davalı yanca kayda alınmadığının tespit edildiği, davacının ve davalının karşılıklı iş görme faturaları gibi kur farkı faturaları da tanzim ederek sürdürdüğü ticari ilişkide, davacı ile davalı arasında iş görmeye dair faturaların son olarak 2018 yılında olmasına karşın bundan sonraki bir takım faturalar ile davalının gerçekte alacaklanması için de bir iş görmemesine rağmen kur farkı faturaları ile hesabı denkleştirdiğinin gözlemlendiği, karşılıklı ticari defter uyumlu kayıtlara göre davacının 855.315,65 TL bakiye cari hesap alacağı olduğunun değerlendirildiği belirtilmiştir. Davalı zamanaşımı def'inde bulunmuş olup, taraflar arasında da 6102 Sayılı TTK'nın 89. maddesi anlamında geçerli bir cari hesap sözleşmesinin varlığı kanıtlanamamıştır. Bilirkişi raporunda ticari defterlerin incelenmesi ile taraflar arasındaki ilişkinin cari hesap şeklinde işleyen araç tedarik ve uluslararası taşıma hususundan kaynaklandığına yönelik yapılan tespitler ile davacının delil listesi ekinde sunduğu faturalardan davacının davalıya düzenlendiği faturaların navlun bedeline ilişkin olması, davalının davacıya düzenlediği faturaların yine taşıma ilişkisine ilişkin olması karşısında taraflar arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi dosyaya sunulmamış ise de aralarındaki ilişkinin sözlü şekilde yapılmış bir taşıma sözleşmesi olduğu, buna göre davalının zamanaşımı def'inin ilgili taşıma mevzuatı hükümleri nazara alınarak değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay 11.HD'nin 26.04.2007 tarih, 2006/2718E., 2007/6392K. sayılı ilamı). 6102 Sayılı TTK'nun 855.maddesi uyarınca taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacaklar bir yılda zaman aşımına uğrar. Davacı tarafça 2012 yılında toplam 351.855,30 TL tutarlı, 2013 yılında toplam 568.913,40 TL tutarlı, 2014 yılında toplam 894.550,25 TL tutarlı, 2015 yılında toplam 807.501,75 TL tutarlı, 2016 yılında toplam 929.657,58 TL tutarlı, 2017 yılında toplam 1.083.309,15 TL tutarlı, 2018 yılında toplam 225.406,46 TL tutarlı faturaların düzenlendiği, en son keşide edilen faturaların tanzim edildikleri tarihin 2018 yılı olduğu gözetildiğinde, icra takibinin başlatıldığı 04/04/2023 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının takipte kötüniyetli olduğu anlaşılamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 10.662,51 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 10.234,91‬ TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 127.112,44-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2006/2718, K. 2018/633, T. 26.04.2007, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2006-2718-e-2018-633-k-16f9a5f85980