İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2002/1048 E. 2003/962 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2002/1048
- Karar No
- 2003/962
- Karar Tarihi
İdare D.Gen.Kur. 2002/1048 E., 2003/962 K. İdare D.Gen.Kur. 2002/1048 E., 2003/962 K. ÇOCUK ESİRGEME KURUMUNCA HAZIRLANAN YÖNETMELİKTE ÖZEL KREŞLERDE ÇALIŞACAK PERSONELİN TÜRK UYRUKLU OLMASI YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRİLMESİ KREŞ VE ÇOCUK BAKIMEVLERİNDE ÇALIŞACAK PERSONELİN UYRUKLUĞU TEMYİZ SÜRESİ TÜRK UYRUKLU PERSONEL ÇALIŞTIRMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİREN KREŞLERE İLİŞKİN YÖNETMELİK HÜKMÜ YABANCI UYRUKLU PERSONELİN ÖZEL KREŞ VE ÇOCUK ISLAHEVLERİNDE ÇALIŞAMAYACAĞINA İLİŞKİN YÖNETMELİK HÜKMÜ 2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 90 ] 2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 16 ] 2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 49 ] 2007 S. TÜRKİYE’DEKİ TÜRK VATANDAŞLARINA TAHSİS EDİLEN ... [ Madde 1 ] 2007 S. TÜRKİYE’DEKİ TÜRK VATANDAŞLARINA TAHSİS EDİLEN ... [ Madde 3 ] 2577 S. İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU [ Madde 46 ] 2828 S. SOSYAL HİZMETLER KANUNU [ Madde 9 ] 2828 S. SOSYAL HİZMETLER KANUNU [ Madde 34 ] "İçtihat Metni" İstemin Özeti : Danıştay Onuncu Dairesinin 28.5.2002 günlü, E:2000/5981, K:2002/1773 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davalı idareler tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Aylin Bayram'ın Düşüncesi : Davalı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi, diğer davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi : 8.10.1996 tarihli Resmi Gazete'de neşredilen Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüpleri Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesini değiştiren 5.10.2000 tarihli Resmi Gazete'de neşredilen Yönetmeliğin 1. maddesinin iptaline ilişkin Danıştay 10 uncu Dairesi kararının temyizen incelenerek bozulması talep edilmektedir. Korunmaya, bakıma veya yardıma muhtaç aile, çocuk, özürlü, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemek amacıyla çıkarılan ve özel kanun niteliğindeki, 2828, sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu'nun sosyal hizmetlere ilişkin genel esasların belirlendiği 4/f maddesinde; bu kanunla kurulan kuruma bağlı kuruluşların dışındaki sosyal hizmet kuruluşlarının kurulması izne tabi olup, alınacak tertip ve tedbirlerle bunların hizmet, işleyiş ve personele ilişkin hususlarda tespit edilen standart ve esaslara uygun olarak faaliyette bulunmaları sağlanır denilmiş; Kurumun görevlerinin belirlendiği 9/g maddesinde de bu madde paralelinde düzenleme yapılmıştır. 2828 sayılı Kanunun 34. üncü maddesinde; kurum dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerince bu kanun kapsamına giren sosyal hizmet kuruluşlarının kurulmasına, teşvik edilmesine ve açılış izinlerinin verilmesine, varsa ücret tarifelerinin tespitine ilişkin usul ve esasları ile bu kuruluşların hizmet ve personel standartlarının bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Kanunun verdiği yetkiye dayalı olarak çıkarılan Yönetmelikte, 5.10.2000 tarihli Resmi Gazete'de neşredilen değişiklikle, kuruluş açacak ve devralacak kişiler gibi sorumlu müdür ve grup sorumlularının da Türkiye Cumhuriyeti uyruklu olması şartı getirilmiştir. Bu madde ile 2828 sayılı kanunun verdiği yetki doğrultusunda kuruluşlarda çalışacak personelin standartları yönetmelikle düzenlenmiştir. Bozulması istenen Danıştay 10 uncu Dairesi kararında Avrupa İkamet Sözleşmesi'nin 10 uncu maddesi uyarınca çalışma özgürlüğüne kısıtlama getirilemeyeceği öne sürülmekte ise de; 3527 sayılı Kanunla Türkiye'nin de uygun bularak onaylandığı Avrupa İkamet Sözleşmesi'nin, sözleşmenin ayrılmaz bir bölümü olarak kabul edilen protokol bölümünde, her Akit Tarafın diğer taraf uyruklarının kendi ülkesinde uzun süre veya devamlı ikametine yahut gelir getiren bir iş yapmasına izin verilmesine engel olabilecek "ekonomik ve sosyal koşulları" kendi milli ölçülerine göre takdir hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Getirilen düzenlemenin de ekonomik ve sosyal şartlar gözönünde tutularak kuruluşlarda çalışacak personelin standartlarının belirlenmesine ilişkin bir düzenleme olduğu açıktır. Bu haliyle, yabana uyruklu olan bir kişinin sorumlu müdür olarak çalışmasına engel olduğu iddia edilen düzenlemenin, Anayasa'da teminat altına alınan çalışma özgürlüğüne ve Avrupa İkamet Sözleşmesi'ne aykırı bir yönü de bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle temyiz talebinin kabulü ile 2828 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi amir hükmüne aykırı bulunan Danıştay 10 uncu Dairesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri görüşülmeyerek, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüpleri Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesini değiştiren 5.10.2000 günlü, 24191 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmeliğin 1. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Onuncu Dairesi, 28.5.2002 günlü, E:2000/5981, K:2002/1773 sayılı kararıyla: 2828 sayılı Yasanın 9. maddesinde Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun görevlerinin sayıldığı, bu görevlerden birisinin, maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde, Kurum'a bağlı olanlar dışında kurulacak sosyal hizmet kuruluşlarının açılış iznine, her türlü standartlarına ve işleyişine ilişkin esasları, varsa ücret tarifelerini tespit etmek, onaylamak, denetimini yapmak ve bu esaslara uymayanların faaliyetlerini durdurmak olarak belirlendiği, Yasanın açılış izni ve standartlar başlıklı 34. maddesinde de, Kurum dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerince bu Kanun kapsamına giren sosyal hizmet kuruluşlarının kurulmasına, teşvik edilmesine ve açılış izinlerinin verilmesine, varsa ücret tarifelerinin tespitine ilişkin usul ve esaslar ile bu kuruluşların hizmet ve personel standartlarının bir yönetmelikle düzenleneceğinin hükme bağlandığı, bu Kanun uyarınca 8.10.1996 günlü, 22781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüpleri Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 6. maddesinde özel kreş ve gündüz bakımevleri ile özel çocuk kulüplerinin kurucuları için aranan Türkiye Cumhuriyeti uyruğundan olma şartının, dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle bu tür yerlerde çalışacak sorumlu müdür ve grup sorumlularını da kapsayacağının kurala bağlandığı, gündüz bakımevi ve çocuk kulübü işleten davacının, çalıştırdığı işyerine kayıtlı çocukların bir çoğunun yabancı uyruklu, özellikle ... Uyruklu olmasına karşın gurup sorumlusu olarak yabancı uyruklu bir kimseyi çalıştıramaması nedeniyle yönetmelik değişikliğinin iptalini istediği, bu itibarla, Anayasa'daki temel hak ve özgürlüklerden olan çalışma hakkı konusunda dava konusu düzenlemeyle bir sınırlama getirildiğinden, düzenlemenin Anayasaya aykırılığı hususunun incelenmesinin gerektiği, Anayasanın 49. maddesinde, temel haklardan olan çalışmanın herkesin hakkı ve ödevi olduğu, 16. maddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin, yabancılar için milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabileceğinin kurala bağlandığı, bu noktada, iç hukukumuzda milletlerarası hukuka uygun, kanunla yabancıların çalışma alanlarının sınırlanması konusunda bir düzenlemenin bulunup, bulunmamasının uyuşmazlığın çözümü açısından önem kazandığı, bu bağlamda, 13.12.1955 tarihinde imzalanan "Avrupa İkamet Sözleşmesinin 3527 sayılı Avrupa İkamet Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun ile 20.4.1989 günlü, 20145 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu hükme bağlayan Anayasanın 90. maddesi uyarınca, iç hukukumuzun bir parçası haline gelmiş bulunduğu, Avrupa Konseyi Üye Devletlerince imzalanan Avrupa İkamet Sözleşmesinin 10. maddesinde, ekonomik ve sosyal nitelikteki ciddi sebepler müsaade verilmesine engel olmadığı takdirde, Akit tarafların, her biri diğer taraf uyruklarıyla eşit olarak, ülkesinde gelir getiren her türlü faaliyette bulunmasına izin vereceklerinin kararlaştırıldığı, görüldüğü üzere, sözleşmeyle üye devletlere ekonomik ve sosyal nitelikteki ciddi sebepler dahilinde taraf uyruklarına gelir getiren faaliyet konusunda sınırlama getirilebileceği öngörülmekte olup, sözleşmeye onay veren Kanun'da anılan maddeyle ilgili olarak Türkiye tarafından bir çekince konmadığı gibi idare tarafından ekonomik ve sosyal nitelikte ciddi bir sebepte ileri sürülmediği, diğer yandan, 2007 sayılı Türkiye'deki Türk Vatandaşlarına Tahsis Edilen Sanat ve Hizmetler Hakkındaki Kanun'un 1. maddesiyle Türkiye Cumhuriyeti dahilinde hangi sanat ve hizmetlerin münhasıran Türk vatandaşları tarafından yapılacağı belirlenerek, bu sanat ve hizmetlerin Türk vatandaşı olmayanlar tarafından yapılmasının yasaklandığı, anılan Yasanın 3. maddesinde de, Kanun'da Türk vatandaşlarına tahsis edilmemiş olan sanat ve hizmetlerin yabana uyruklular tarafından icrasının, Bakanlar Kurulu Kararıyla yasaklanabileceğinin hükme bağlandığı, anılan Kanunun 1. maddesi uyarınca özel kreş ve gündüz bakımevleri ile özel çocuk kulüplerinde çalışacak sorumlu müdür ve grup sorumlularının yürüttüğü hizmetlerin Türk vatandaşları olmayanlar tarafından yürütülmesinin yasaklanmadığı, başka bir anlatımla, bu hizmetlerin Türk Vatandaşlarına tahsis edilmediği anlaşılmakta olup, Kanun'un 3. maddesi uyarınca bu konuda Bakanlar Kurulunca alınmış bir karar da bulunmadığı, Türk Vatandaşlarına tahsis edilen sanat ve hizmetleri belirleyen ve bu konuda genel yasa olan 2007 sayılı Yasada, yukarıda aktarıldığı üzere bir yasaklama bulunmamakla birlikte; korunmaya, bakıma veya yardıma muhtaç aile, çocuk, özürlü, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluları ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenleyen ve özel Yasa konumundaki 2828 sayılı Yasada da, özel kreş ve gündüz bakımevleri ile özel çocuk kulüplerinde çalışacak sorumlu müdür ve grup sorumlularının Türk Vatandaşı olması gerektiğine ilişkin bir hükmün yer almadığı, bu itibarla, yabancılar yönünden temel hak ve özgürlükler alanında yapılacak olan bir sınırlamanın milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla yapılması gerektiği açık olup, yönetmelikle bu alanın sınırlanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, Yasanın 34. maddesindeki gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerince bu Kanun kapsamına giren sosyal hizmet kuruluşlarının hizmet ve personel standartlarının dava konusu yönetmelikle belirlendiği düşünülse dahi, bu alanda idareye tanınan yetkinin; Yönetmeliğin 12. maddesindeki sorumlu müdür ve grup sorumlularında aranacak şartlar yönünde kullanılması gerektiği, çalışanların uyruğunu belirleme konusunda davalı idareye tanınmış bir yetkinin bulunmadığı gerekçesiyle 5.10.2000 günlü, 24191 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesinin iptaline karar vermiştir. Davalı idareler, 28.5.2002 günlü, E:2000/5981, K:2002/1773 sayılı bu kararı temyiz etmekte ve sorumlu müdür ve grup sorumlularının çocuk gelişimi, eğitimi ve psikolojisi ile en üst seviyede eğitim almış ve çocuklara bu konuda değer kazandırmada birinci derecede sorumlu olacaklarından ve verilecek eğitimin Milli Eğitimin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda olması gereği gözönünde bulundurulduğunda dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla bozulmasını istemektedirler. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 46. maddesinin, 4001 sayılı Yasayla değişik 2. fıkrasında, özel yasalarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, temyizen incelenerek bozulması istenilen Danıştay Onuncu Dairesinin 28.5.2002 günlü, E:2000/5981, K:2002/1773 sayılı kararının, temyiz isteminde bulunan davalı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü vekiline 12.8.2002 günü tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise 16.9.2002 gününde verildiği anlaşıldığından, 2577 sayılı Yasada belirtilen temyiz süresi geçirildikten sonra anılan davalı tarafından yapılan temyiz başvurusunun incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Diğer davalı Başbakanlık'ın temyiz istemine gelince; Temyize konu Danıştay Onuncu Dairesi kararı usul ve hukuka uygun bulunduğundan, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerden Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine oybirliğiyle, Başbakanlık'ın temyiz isteminin ise reddine, Danıştay Onuncu Dairesinin 28.5.2002 günlü, E:2000/5981, K:2002/1773 sayılı kararının onanmasına oyçokluğuyla 18.12.2003 günü karar verildi. KARŞI OY 2828 sayılı Yasanın 9. maddesinde Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun görevleri sayılmış olup, bu görevlerden birisinin maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde, Kurum'a bağlı olanlar dışında kurulacak sosyal hizmet kuruluşlarının açılış iznine, her türlü standartlarına ve işleyişine ilişkin esasları, varsa ücret tarifelerini tespit etmek, onaylamak, denetimini yapmak ve bu esaslara uymayanların faaliyetlerini durdurmak olarak belirlenmiştir. Yasanın açılış izni ve standartlar başlıklı 34. maddesinde de, Kurum dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerince bu Kanun kapsamına giren sosyal hizmet kuruluşlarının kurulmasına, teşvik edilmesine ve açılış izinlerinin verilmesine, varsa ücret tarifelerinin tespitine ilişkin usul ve esaslar ile bu kuruluşların hizmet ve personel standartlarının bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun uyarınca 8.10.1996 günlü, 22781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüpleri Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkındaki Yönetmeliğin 6. maddesinde özel kreş ve gündüz bakımevleri ile özel çocuk kulüplerinin kurucuları için aranan Türkiye Cumhuriyeti uyruğundan olma şartının, dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle bu tür yerlerde çalışacak sorumlu müdür ve grup sorumlularını da kapsayacağı kurala bağlanmıştır. Bu durumda, Yasanın verdiği yetkiye dayanılarak gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin bu Kanun kapsamına giren sosyal hizmet kuruluşlarının, hizmet ve personel standartlarının belirlenmesine yönelik dava konusu yönetmelik hükmünde, yetki yönünden hukuka aykırılık görülmediği gibi kamu yararı ile hizmet gereklerine de aykırılık bulunmadığından, dava konusu yönetmelik hükmünün iptaline ilişkin Daire kararının bozulması oyuyla karara karşıyım.