İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2000/689 E. 2000/1050 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2000/689
- Karar No
- 2000/1050
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : Davacıya ait benzin istasyonunda yapılan denetim sonucunda motorin numunelerinin TSE standartlarına uymadığından bahisle 4077 sayılı Yasa uyarınca davacı adına para cezası kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Zonguldak İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 21.6.1999 günlü, E:1998/7460, K:1999/3538 sayılı bozma kararına uyulmayarak verilen ve mahkemenin, davanın reddine dair ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan 12.4.2000 günlü, E:1999/872, K:2000/239 sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Nalan Terzi'nin Düşüncesi : Davacıya 4077 sayılı Yasa uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, dava konusu işlemin reddi yolundaki idare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 2577 sayılı Yasanın değişik 46/1. maddesinde: Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da temyiz edilebileceği hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı Yasanın 46. maddesinin 1. fıkrasını değiştiren 3622 sayılı Yasadan sonra yürürlüğe giren 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 26. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde ise, itiraz üzerine idare mahkemesince verilen kararın "kesin olduğu" yolunda düzenleme yapılmıştır. İdari para cezalarına karşı tebliğinden itibaren en geç yedi gün içinde idare mahkemelerine yapılan itiraz üzerine verilen kararın kesin olması, bu kararlara karşı yargı yolunun kapalı olduğu anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesinin, 2577 sayılı Yasanın 3622 sayılı Yasanın 26. maddesiyle değişik ek 3. maddesini Anayasanın 36, 125. ve 2 nci maddelerine aykırı bulacak iptal eden ve 7.2.1992 günlü, 21135 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1.10.1991 günlü, E:1990/40, K:1991/33 sayılı kararının gerekçesinde de açıkça belirtildiği gibi, kanun yolunu kapatan yasa kuralının adalet duygusunu sarmaması ve hukuk devleti, ilkesini zedelememesi gerekmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta olduğu gibi, ticari işletmeleri ekonomik yönden etkileyebilecek, büyük orandaki para cezalarına ilişkin işlemlere karşı itiraz üzerine verilecek kararlarda kanun yolunun kapatılmasında ise hukuk devleti ilkesinin zedelenmesi söz konusudur. Bu itibarla, hiçbir parasal sınır getirilmeden, (tüm para cezalarına) itiraz üzerine verilen idare mahkemesi kararlarına karşı kanun yolunun kapatılmasına ilişkin 4077 sayılı Yasanın 26. maddesinin son cümlesi Anayasaya aykırı bulunduğundan iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması ve yargılamanın Anayasa Mahkemesi kararı sonucuna kadar bekletilmesi: Anayasa Mahkemesine başvurulmaması halinde ise 4077 sayılı Yasanın açık hükmü karşısında temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerekeceği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi : Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonundan alınan numunelerin CFPP değeri itibariyle TSE standartlarına uygun olmadığının tesbiti sebebiyle kesilen 2.700.000.000.- lira para cezası aleyhine açılan davayı red eden Zonguldak İdare Mahkemesi kararını bozan Danıştay 10 uncu Daire kararına uymayarak ilk kararında ısrar eden Zonguldak İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması talep edilmektedir. Davacıya ait akaryakıt istasyonundan alınan numunelerin ... Petrol Araştırma Merkezinde yapılan tahlil ve analizleri neticesinde bu numunelerin CFPP değerlerinin TSE standartlarına uygun olmadığının tesbiti üzerine dava konusu para cezası kesilmiştir. Bu işlem aleyhine açılan dava sırasında söz konusu rapor sonuçlarına vaki itiraz üzerine idare mahkemesinin 8.2.2000 tarihli ara kararına istinaden ikinci bir bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bu ikinci bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan dosyada mevcut petrol araştırma merkezinin 24.3.2000 tarihli raporunun 3 üncü maddesinde dava konusu akaryakıt istasyonu pompalarından alınan motorin numunelerin CFPP değerleri itibarıyla TSE standartlarına uygun olmadıkları tesbit ve tevsik edilmektedir. Açıklanan sebeplerle dava konusu para cezası aleyhine açılan davayı red eden Zonguldak İdare Mahkemesinin ısrar kararının 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4'üncü. 18'inci, 19'uncu ve 25'inci maddeleri amir hükümlerine uygun bulunduğundan hukuki mesnedi bulunmayan temyiz talebinin reddi ile Zonguldak İdare Mahkemesi ısrar kararının tasdiki gerekeceği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyanın tekemmül etmiş olduğu anlaşıldığından, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek dosya incelendi ve Üyelerden Hikmet Yaşar. Turan Falcıoğlu. Faruk Öztürk, Şevket Apalak, Mehmet Rıza Ünlüçay ve Sinan Yörükoğlu'nun, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 26'ncı maddesinde, idari para cezaları ile ilgili olarak, idari yargı mercilerine başvuru konusunda. İdari Yargılama Usulü Kanununda öngörülen yargılama usul ve esaslarından farklı olarak getirilen düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu, bu nedenle de Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği hakkındaki ayrışık oylan. 26'ncı maddede öngörülen düzenlemenin 4077 sayılı Kanunun amacı doğrultusunda ve yargıya başvuruyu kısıtlamadığı için kabul edilmeyerek gereği görüşüldü: ... Anonim Şirketi bayii olan davacının, benzin istasyonundan alınan motorin numunelerinin "Petrol Araştırma Merkezi" tarafından yapılan analizi sonucunda, TSE standardına uygun olmadığından bahisle, ... Valiliğince 4077 sayılı Yasanın 19/1. maddesi uyarınca para cezası verilmesine ilişkin 26.5.1998 günlü, 5 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. Zonguldak İdare Mahkemesi 14.10:1998 günlü, E:1998/419, K:1998/596 sayılı kararıyla; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün mecburi standart 95/1, 95/2, 95/3 sayılı Tebliğleri ile kurşunlu benzin ve motorine zorunlu standart uygulaması getirilmesi nedeniyle şirkete ait akaryakıt istasyonunda 18.2.1998 günü iki pompadan alınan motorin numuneleri üzerinde ... Petrol Araştırma Merkezinde (PAL) yaptırılan analiz sonucu her iki numunenin CFPP değeri ile TSE standardına uygun olmadığının tespiti üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, 4077 sayılı Yasanın kalite denetimi konusunda Sanayi ve Ticaret Bakanlığına verdiği yetki çerçevesinde ... Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü tarafından usulüne uygun şekilde alınan numunelerin yaptırılan analiz sonucu standarda uygun olmadığının saptanması üzerine, yasanın 26/C maddesi uyarınca mülki amir tarafından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, davacının numuneler üzerinde yeniden analiz yapılması isteminin ise, her iki pompadan alınan numunelerin standarda aykırı olduğunu göz önüne alındığında sabit olan maddi olay karşısında davacının isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bu karar, temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Onuncu Dairesinin 21.6.1999 günlü, E:1998/7460, K:1999/3538 sayılı kararıyla: eksik incelemeyle davanın reddinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkeme, bozma kararı üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararında araştırılmasını istediği konu hakkında ara kararı ile araştırma yaparak, gelen cevap üzerine davanın reddine ilişkin ilk kararında ısrar etmiştir. Zonguldak İdare Mahkemesince, ret kararında ısrarına ilişkin olarak verilen 12.4.2000 günlü, E:1999/872, K:2000/239 sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak, tüketicilerin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, tüketicileri aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak amacıyla yürürlüğe konulan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun: bu amacının gerçekleştirilmesi sürecinde, genel uygulamalardan farklı kurallara da yer vermiş bulunmaktadır. Alınan önlemlerin, tüketicinin korunması yönünden kesin sonuçlara ulaşabilmesi, bunların hızlı ve etkili olmalarını da gerektirmektedir. Bu amaçla yargılamaya ve cezaya ilişkin hükümler 4077 sayılı Kanunun dördüncü kısmında özel olarak düzenlenmiş; kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirlenmiş; 25. maddede ceza hükümleri yer almış; cezalarda yetki itiraz ve zamanaşımı konularında da 26 ncı maddede düzenleme yapılmış bulunmaktadır. 26. maddede, 4077 sayılı Kanunda düzenlenen her türlü para cezasının idari nitelikte olduğu, bu cezalara karşı, cezanın tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebileceği, itirazın, idarece verilen para cezasının mahkemece zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılacağı belirlenmiş; itiraz üzerine idare mahkemesince verilen kararların "kesin" olduğu hükme bağlanmıştır. Bu madde ile idari nitelikteki para cezalarına yönelik olarak yargıya yapılacak başvuru, dava değil "itiraz" olarak nitelendirilmiş, bu nedenle başvuru süresi, dava süresinden farklı biçimde yedi gün olarak saptanmış ve itiraz üzerine idare mahkemesince verilen kararların kesin olduğu açıkça ifade edilmiş bulunduğundan, idare mahkemelerince verilen kararların temyiz yoluyla incelenmesi olanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Zonguldak İdare Mahkemesince verilen 12.4.2000 günlü, E:1999/872, K:2000/239 sayılı karara karşı, davacı tarafından yapılan temyiz başvurusunun incelenmeksizin reddine, 27.10.2000 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Davacıya ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetim sonucunda alınan motorin numunelerinin TSE standartlarına uymadığından bahisle davacı adına para cezası kesilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Zonguldak İdare Mahkemesinin Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uymayarak verdiği red kararında ısrarına ilişkin kararının bozulması istenilmektedir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 26. maddesinin 2. fıkrasında, "Bu kanunda düzenlenen her türlü para cezası, idari niteliktedir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz ve zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İtiraz üzerine idare mahkemesince verilen kararlar kesindir..." hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda, idari dava türleri iptal davaları ve tam yargı davaları olarak belirtilmiştir. İtiraz müessesesi ise Kanunun 27'nci madde 6. bendinde belirtildiği gibi yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara Danıştay idari dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya. Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarına, idare mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı, bölge idare mahkemesine kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebileceği şeklinde düzenlenmiş yine aynı kanunun ek 2. maddesinde belediyeler ile il özel idarelerin seçilmiş organların organlık sıfatlarını kaybetmelerine ilişkin olarak yetkili mercilerden Danıştay'a gönderilen dosyalar üzerine verilen kararlara karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kuruluna itiraz edilebileceği şeklinde Kanunda"yer almıştır. Zonguldak İdare Mahkemesi tarafından da dava bir iptal davası gibi görülüp dosya usulüne göre tekemmül ettirildikten sonra incelenerek karar verilmiştir. Bu durumda bu karara karşı üst yargı yollarının açık olması gerekmekte olup, 2577 sayılı Kanuna göre özel kanun olan Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunla büyük oranda para cezalarına karşı itiraz üzerine verilecek kararlara karşı olağan kanun yollarının kapatılması hukuk devleti ilkesini de zedeleyeceğinden; davacının temyiz isteminin esastan incelenmesi gerektiği oyuyla, incelenmeksizin redde ilişkin karara katılmıyoruz.