İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2000/495 E. 2000/1069 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2000/495
Karar No
2000/1069

İstemin Özeti : Danıştay Sekizinci Daire esasına kayıtlı davada, Danıştay Beşinci ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetince verilen 5.1.2000 günlü, E:1998/4607, K:2000/3 sayılı kararı, davacı ve davalı idarelerden ... Üniversitesi Rektörlüğü temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler. Davacının Savunmasının Özeti : Disiplin cezasına konu eylemin devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar kapsamında olmadığı belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile kararın bu kısmının onanması gerektiği savunulmuştur. Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti : Davacının temyiz talebinin reddi ile kararın incelenmeksizin redde ilişkin hükmünün onanması gerektiği savunulmuştur. Danıştay Tetkik Hakimi Tuncay Dündar'ın Düşüncesi: 2577 sayılı Yasanın "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesine göre idari işlemin uygulanması üzerine ilgililer düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Dava tarihi itibariyle hem düzenleyici işlem hem de uygulama işlemi bakımından usulen dava açma hakkına sahip olduğu anlaşılan davacının, uygulama işleminin af yasası kapsamına girmesiyle düzenleyici işlemle menfaat ilişkisi ortadan kalkmaz. Bu nedenle davacının temyiz isteminin kabulü; ilgilinin eyleminin devletin şahsiyetine karşı işlenmiş suçlar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Cem Erbük'ün Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: ... Tıp Fakültesi Sağlık Hizmetleri sınıfında hemşire olan davacıya. Kamu Kurumlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğe uymaması nedeniyle, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin .Yönetmeliğinin 5/g maddesi uyarınca uyarma cezası verilmesine ilişkin 10.6.1998 günlü, 10855 sayılı işlemin ve bu işlemin dayanağı Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmeliğin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Beşinci ve Sekizinci Daireleri Müşterek Kurulunca Af Yasası kapsamında bulunan disiplin cezasına ilişkin kısım için karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu ile ilgisi ortadan kalktığından yönetmeliğin iptaline ilişkin kısmının ise incelenmeksizin reddine ilişkin bulunan 5.1.2000 günlü, E:1998/4607, K:2000/3 sayılı kararın, incelenmeksizin redde ilişkin kısmını davacı, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmını ise davalı idarelerden ... Üniversitesi Rektörlüğü temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler. Danıştay Beşinci ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetince 5.1.2000 günlü, E:1998/4607, K:2000/3 sayılı kararıyla; davacıya verilen uyarma cezasının 4455 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkındaki Yasa Kapsamında olduğu, ilgilinin davaya devam dilekçesinin bulunmadığı, davanın yönetmeliğin iptaline ilişkin kısmına ilişkin olarak ise davacının dava için devam iradesine uygun olarak dilekçe vermemesinden dolayı dava konusu ile ilgisinin ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın disiplin cezasına ilişkin kısmı için karar verilmesine yer olmadığına, yönetmeliğin iptaline ilişkin kısmının ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Davacıya verilen uyarma cezasının, 4455 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkındaki Yasa kapsamında olduğu ve ilgilinin davasına devam dilekçesinin de bulunmadığı anlaşıldığından, davanın bu kısmına ilişkin olarak verilen karar usul ve hukuka uygun olup; davan idarenin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Davacının temyiz istemine gelince; 2577 sayılı Yasanın 7. maddesinin 4. bendinde, ilam gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden başlayacağı; ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı hükmü yer almaktadır. Bu hüküm ile ilgililere, herhangi bir düzenleyici işlemin uygulanması üzerine açabilecekleri davalarda seçimlik hak tanınmakta; düzenleyici işlem ile uygulama işlemi için ayrı ayrı, birlikte ya da yalnızca herhangi biri hakkında dava açılabileceği açıkça hükme bağlanmış bulunmaktadır. Buradan hareketle ilgilinin, uygulama işleminin tesisi, bir başka anlatımla, düzenleyici işlemle menfaat alakası kurulması olanağı sağlayan bir uygulama işlemi üzerine, doğrudan doğruya düzenleyici işlemin iptali istemiyle dava açabileceğinde herhangi bir duraksama bulunmamaktadır. Bu hukuksal saptama, bakılan uyuşmazlıkta göz önünde bulundurulduğunda. Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği ile bu yönetmelik dayanak alınarak verilen disiplin cezasına karşı birlikte dava açılırken, düzenleyici işlemin iptali isteminde menfaati bulunan davacının; uygulama işlemi olan disiplin cezasının, davanın devamı sırasında affa uğrayarak kaldırılması üzerine artık düzenleyici işlemin iptali isteminin incelenmeyeceğinin kabulü hukuka uygun bulunmamış ve bu nedenle de temyize konu kararın incelenmeksizin, redde ilişkin kısmında mevzuata uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, Danıştay Sekizinci Dairesinin E:1998/4607 esasına kayıtlı bulunan dosyada, Danıştay Beşinci ve Sekizinci Daireleri müşterek heyetince verilen 5.1.2000 günlü, E:1998/4607, K:2000/3 sayılı kararın, davacıya verilen uyarma cezasına ilişkin kısmı için karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yönelik olarak davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle onanmasına oybirliği ile, düzenleyici işleme yönelik olarak incelenmeksizin redde ilişkin kısmı için, işin esası görüşülmek üzere davacının temyiz isteminin kabulü ile bozulmasına oyçokluğu ile 3.11.2000 günü karar verildi. KARŞI OY Davacı, Yükseköğretim Kurumları Yönetici. Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin ilgili maddesini, hakkında tesis edilen uygulama işlemi ile birlikte dava konusu etmiştir. Hiç kuşkusuz, bu davayı açmasına olanak sağlayan uygulama işlemi üzerine, yalnızca yönetmeliğe karşı da dava açabilirdi: ancak bu yolu seçmemiş: her iki işleme birlikte dava açmıştır. Davanın görülmesi sırasında, Disiplin Cezalarının Affı Hakkındaki Kanun yürürlüğe girmiş ve davacının davasına devam etme iradesini ortaya koyabilmesi için kendisine kanunla bir aylık süre tanınmış olmasına rağmen, bu süre içerisinde, davaya devam dilekçesi vermemiş ve böylece disiplin cezasının Af Kanunu kapsamında olup olmadığı hususunun dairece değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi durumu ortaya çıkmıştır. Temyiz edilen kararla ilgili, dosyanın incelenmesinden Danıştay Beşinci ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetince, bu durum dikkate alınarak karar verildiği görülmekte ve kendisine kanunla tanınan süre içerisinde davasına devam etmek istediğini bildirmeyen davacının, bu süre bittikten ve dairece karar verildikten sonra, yapmış olduğu temyiz başvurusunun yasal dayanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve hukuka uygun bulunan Danıştay Beşinci ve Sekizinci Daireleri Müşterek Heyetinin 5.1.2000 günlü, E:1998/4607, K:2000/3 sayılı kararının bu kısmının da onanması oyuyla, karara karşıyız.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2000/495, K. 2000/1069, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2000-495-e-2000-1069-k-fc79db907f29