İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2000/401 E. 2000/938 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2000/401
Karar No
2000/938
Karar Tarihi

İstemin Özeti : Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca verilen ve Danıştay Onuncu Dairesinin 6.5.1999 günlü, E:1998/1582, K:1999/2239 sayılı kararının onanmasına ilişkin bulunan 10.12.1999 günlü, E:1999/734, K:1999/1222 sayılı karara karşı, davacı kararın düzeltilmesi isteminde bulunmaktadır. Savunmanın Özeti : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Tetkik Hakimi Tuncay Dündar'ın Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Ayla Perktaş'ın Düşüncesi : Karar düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen hususlar. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Davacının, zihinsel özürlü kızının bakımı için ücret talep edilmesi yolundaki işlem ile bu işlemin dayanağı olan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Özürlülerin Tespiti, İncelenmesi, Bakım ve Rehabilitasyonuna Dair Yönetmeliğin 32. ve 47. maddelerinin iptali istemiyle açtığı dava sonucunda: Danıştay Onuncu Dairesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 6.5.1999 günlü, E:1998/1582, K:1999/2239 sayılı kararın onanmasına dair Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 10.12.1999 günlü, E:1999/734, K:1999/1222 sayılı kararına karşı davacı karar düzeltme isteminde bulunmaktadır. Karar düzeltme dilekçesinde öne sürülen hususlar. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay idari Dava Daireleri Genel Kurulunun 10.12.1999 günlü, E:1999/734, K:1999/1222 sayılı kararı kaldırılarak, Danıştay Onuncu Dairesinin 6.5.1999 günlü, E:1998/1582, K:1999/2239 sayılı kararı temyizen yeniden incelendi: Danıştay Onuncu Dairesi, gün ve sayısı yukarda yazılı kararla: 16.5.1989 tarihinde ... Bakım ve Rehabilitasyon Merkezine kabul edilen davacının özürlü kızının ücretli bakımına esas oluşturmak üzere yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda ailesinin ekonomik gelirinin yeterli bulunması nedeniyle kurumda ücretli olarak bakılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı ve bu rapora istinaden 1993 yılından itibaren davacıdan kızının bakımı için yıllık olarak belirlenen meblağın istenildiği ve ödenmemesi üzerine olayın yargıya intikal ettirildiğinin anlaşıldığı, sosyal değişmeyle ortaya çıkan yeni ihtiyaç ve sorunların çözümlenmesi ve önlenmesinde önemli bir unsur olan sosyal hizmetlerin etkili bir rol oynadığı, bu hizmetlerin: aile yaşamını güçlendirmeyi, sosyal ve ekonomik yoksunluk içinde bulunan kişileri devletin koruyucu şemsiyesi altına almayı, değişen koşullara bu kişilerin uyumunu sağlamayı amaçladığı göz önünde bulundurulduğunda sosyal hizmetlerin çağdaş bir anlayış ve bilimsel uygulamalara paralel olarak yerine getirilmesi ve ihtiyaçlara cevap verilebilmesinin ancak toplum kaynaklarından azami derecede yararlanması olanağının sağlanması ölçüsünde mümkün olabileceği, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun korunmaya, bakıma, yardıma muhtaç aile, çocuk, özürlü ve yaşlılar ile sosyal hizmetlere muhtaç diğer kişileri tespit ve incelemekle davalı Kurumu yetkili kıldığı ancak tespit ve inceleme yapılırken aranılacak koşulların belirlenmediği korunmaya, bakıma, yardıma muhtaç aile, özürlü, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esasların belirlenmesinin yönetmeliğe bırakıldığı, ülkemizin mevcut koşullarına göre korunmaya, bakıma, yardıma muhtaç aile, çocuk, özürlü, yaşlı ve diğer kişilerin sosyal hizmetlerden yararlanma taleplerinin tümünün karşılanması mümkün olmayıp, özürlülerin başvurularının öncelik sırası belirlenmek suretiyle değerlendirilmesini zorunlu kıldığı, bu doğrultuda Yasanın tanıdığı yetkiye istinaden düzenlenen yönetmelikle yeterli ekonomik güce sahip, zihinsel, ruhsal ve bedensel özürlü olup anne ve/veya, babası bulunan kişilerden davalı kurumca sunulan sosyal hizmetlerden faydalanırken hizmetin maliyeti de gözönünde bulundurulduğunda bir miktar ücret istenilmesi esasının benimsenmesinde, kamu yararı ve hizmetin gereklerine aykırılık görülmediği, ayrıca davacının çocuğunun merkeze kabul edildiği dönemde de ücret uygulamasının mevcut olduğu halde ücretsiz olarak kabul edilmiş olduğu dikkate alındığında kazanılmış hakkın geri alınmasından da sözetme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı, 2828 sayılı Yasada yönetmeliklerin hangi konularda çıkarılacağının belirtildiğini, Kanunda ücret alınmasına ilişkin bir hükme yer verilmemişken yönetmelikle yapılan keyfi bir düzenleme ile ücret alınması olanağının yaratıldığını belirterek Danıştay Onuncu Daire kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Anayasanın 2. maddesinde Cumhuriyetimiz yalnız bir hukuk devleti olarak değil sosyal bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Prof. Dr. ... genel hatlarıyla bu kavramı "kişilerin sosyal durumlarını iyileştirmeyi, onlara insanca bir yaşayış düzeyi sağlamayı, onları sosyal güvenliğe kavuşturmayı kendisi için ödev bilen devlet" olarak tanımlar. (Yönetim Hukuku, 1996).Anayasa Mahkemesinin 26.6.1985 günlü. 18793 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 18.2.1985 günlü, E:1984/9, K:1985/4 sayılı kararında da "Sosyal hukuk devleti, insan hak ve hürriyetlerine saygı gösteren, ferdin huzur ve refahım gerçekleştiren ve teminat altına alan kişi ile toplum arasında denge kuran, emek ve sermaye ilişkilerini dengeli olarak düzenleyen, özel teşebbüsün güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayan, çalışanların insanca yaşamasını ve çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi için sosyal, iktisadi ve mali tedbirler alarak, çalışanlarını koruyan, işsizliği önleyici ve milli gelirin adalete uygun biçimde dağılmasını sağlayıcı tedbirleri alan adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmeye kendini yükümlü sayan, hukuka bağlı, kararlılık içinde ve gerçekçi bir özgürlük rejimini uygulayan devlettir." şeklinde betimlenmiştir. Anayasanın 5. maddesi "insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmayı" devletin temel amaç ve görevleri arasında saymıştır. Anayasanın "Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler" başlıklı 61. maddesinin ikinci bendinde "devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır" dedikten sonra aynı maddenin son bendinde de "Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur" hükmü yer almıştır. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun Amaç başlıklı 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma ve yardıma muhtaç aile, çocuk, özürlü, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ile faaliyet gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir." denilmiştir. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanununun 15. maddesinde, sosyal hizmet kuruluşlarının görevleri ve bu kuruluşlarda çalışan personelin görev, yetki ve sorumluluklarının 3. maddedeki tanımlar 4. maddede belirtilen genel esasların dikkate alınarak yönetmelikle düzenleneceği, 21. maddesinde, kurumun, korunmaya, bakıma, yardıma muhtaç aile, çocuk, özürlü ve yaşlılar ile sosyal hizmetlere muhtaç diğer kişileri tespit ve incelemekle görevli olduğu, bu kişilerin Kuruma duyurulmasında ve incelemeye ilişkin olarak kurum ile işbirliğinde bulunulmasında mahalli mülki amirler, sağlık kuruluşları ve köy muhtarları ile genel kolluk kuvvetleri ve belediye zabıta memurlarının yükümlü oldukları. 26. maddesinde ise, korunmaya, bakıma, yardıma muhtaç aile, özürlü, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılmasına ilişkin esasların bir yönetmelikle düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu, 19 Ağustos 1993 günlü. 21673 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Özürlülerin Tesbiti, İncelenmesi, Bakım ve Rehabilitasyonuna Dair Yönetmelik yukarıda anılan yasa maddeleri dayanak alınmak suretiyle hazırlanmıştır. Dayanak alınan maddelerde ücrete yönelik herhangi bir ibareye yer verilmediği gibi yönetmelikle düzenlenecek konular, sosyal hizmet kuruluşlarının görevleri, bu kuruluşta çalışan personelin görev, yetki ve sorumlulukları ile korunmaya, bakıma, yardıma muhtaç aile, özürlü, yaşlı ve diğer kişilerin tespiti, incelenmesi ve bunların sosyal hizmetlerden yararlandırılması olarak belirlenmiştir. İptali istenilen Yönetmeliğin 32. maddesinde özürlülerin Merkeze Alınmasında Öncelik Gerektiren Durumlar başlığı altında (f), (g), (h), (ı) bentlerindeki özürlülerden ücret talep edileceği: Ücret durumu başlıklı 47. maddenin (a) bendinde yukarda belirtilen yönetmelik maddesine atıfta bulunulduğu, (b) bendinde ücretlerini 10 gün içinde ödemeyenlerin hizmet dışı bırakılacağı, (c) bendinde ücretsiz olarak bakıma alınan ancak mal ve geliri olduğu anlaşılanlar hakkında yasal işlem yapılacağı, geçmiş ücretler tahsil edilerek ücretliye dönüştürüleceği, kararın kabul edilmemesi halinde özürlünün aileye iade edileceği kuralları yer almıştır. Sosyal hizmetler, maddi, manevi ve sosyal yoksunlukların giderilmesine ve ihtiyaçların karşılanmasına, sosyal sorunların önlenmesi ve çözümlenmesine yardımcı olmayı ve hayat standartlarının iyileştirilmesini, yükseltilmesini amaçladığına göre sosyal hizmetlerin ücret karşılığı sunulmasının söz konusu olamayacağı dolayısıyla Anayasada yerini bulan sosyal devlet olma ilkesinin bir gereği olarak söz konusu hizmetlerden muhtaç ve özürlü olan herkesin aynı ölçüde yararlandırılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu çerçevede yasa ile düzenlenmeyen ve yönetmelikle düzenlenmesi öngörülen konular kapsamında yer verilmeyen sosyal hizmetlerin bedel karşılığı sunulması koşulunun yönetmelikle getirilmesine olanak bulunmadığından dava konusu işlemin ve dayanağı anılan. Yönetmeliğin 32. ve 47. maddelerinin iptali gerekirken davanın reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 6.5.1999 günlü, E:1998/1582, K:1999/2239 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın anılan daireye gönderilmesine, 3.7.2000 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Karar düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi oyuyla, karara karşıyız.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2000/401, K. 2000/938, T. 10.12.1999, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2000-401-e-2000-938-k-b8de5c92f590