İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2000/1106 E. 2003/814 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2000/1106
- Karar No
- 2003/814
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : Danıştay Onuncu Dairesinin 24.4.2000 günlü, E: 1997/775, K:2000/1840 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir. İdarelerin Savunmalarının Özeti : Davalı idarelerden Başbakanlık davacının temyiz dilekçesine yanıt vermemiş, diğer davalılar davacının temyiz isteminin reddi gerektiğini savunmuşlardır. Danıştay Tetkik Hakimi Emin Sınmaz'ın Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Emin Celalettin Özkan'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Dava, davacının silah bulundurma ruhsatı verilmesi isteminin reddine ilişkin 21.5.1996 günlü, 96/186 sayılı işlemin ve dayanağı Ateşli Silahlar ve Bıçakları ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesi son fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Onuncu Dairesi, 24.4.2000 günlü, E:1997/775, K:2000/1840 sayılı kararıyla; 6136 sayılı Yasanın 7. maddesinde silahları kimlerin taşıyacaklarının beş bent halinde belirlendiği, 5. bendinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak Yönetmelikte belirlenecek esaslara göre Valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanların da ateşli silahları taşıyabilecekleri veya mesken ya da işyerinde bulundurabileceklerinin açıklandığı, maddenin devamında silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esasların Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükmünün yer aldığı, aynı maddenin son bölümünde de ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlara; affa uğramış olsalar bile hiç bir suretle ateşli silah taşıma veya bulundurma izni verilmeyeceğinin kurala bağlandığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin olarak 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren ve davaya konu edilen Yönetmeliğin 16. maddesi, (a) fıkrasında "Ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlar" ibaresine yer verildiği, anılan maddenin son bendinde ise, bu madde kapsamına giren kişilere, affa uğramış olsalar veya mahkumiyetleri bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalksa ya da 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun uyarınca adli sicilden silinmiş bulunsalar bile kendilerine hiçbir suretle ateşli silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilemeyeceği kuralının getirildiği, 6136 sayılı Yasanın yukarıda anılan hükmüyle, ateşli silahla cürüm işleyenlerle taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkum olanların affa uğramış olsalar bile hiçbir suretle silah taşıma veya bulundurma izni alamayacakları kurala bağlanmış olup, silah vesikası verilmesini engelleyen diğer hususların da yönetmelikle düzenlenmesi konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verildiği, Bakanlar Kuruluna verilen açık yetki çerçevesinde kamu güvenliğinin sağlanması amacıyla Yasada silah ruhsatı verilmesini engelleyen hale Yönetmelikte de yer verilmesinde ve son fıkrasında affa uğramış olsalar veya mahkumiyetleri bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalksa ya da 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun uyarınca adli sicilden silinmiş bulunsalar bile ibaresinin yer aldığı düzenlemede Yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dosyasının incelenmesinden, davacının ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.7.1987 tarihinde kesinleşen 12.3.1987 günlü, E: 1987/98, K: 1987/91 sayılı ilamıyla meskun mahalde sebepsiz yere silah atmak suçundan Türk Ceza Kanununun 551. maddesi uyarınca 1500 TL hafif para cezası ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 6136 sayılı Yasanın 13/1 maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 9.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırıldığı ve cezanın ertelendiği, aynı mahkemenin 26.8.1993 tarihli müteferrik kararı ile söz konusu cezanın adli sicilden silindiği, ... Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinin 15.5.1996 günlü, 96/58 D. İş. 1996/43 Mut. kararı ile yasaklanmış haklarının kaldırılarak kendisine iadesine karar verildiği, bu kararlar sonrasında bulundurma ruhsatı verilmesi isteminin Yönetmeliğin 16. maddesi son fıkrası uyarınca reddi üzerine bu davanın açıldığının anlaşıldığı, 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde, bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin liradan beş bin liraya kadar ağır para cezası hükmolunacağının kurala bağlandığı, her ne kadar davacıya verilmiş ceza ertelenmiş ve daha sonra da adli sicilden silinmiş ve yasaklanmış hakları kendisine iade edilmiş ise de tecilin mahkumiyetten doğan hak mahrumiyetlerini ortadan kaldıracağı, memnu hakların iadesinde ise süresiz hak mahrumiyetinin ortadan kaldırılacağı tartışmasız olup, suç ve cezaların ortadan kaldırılmasının söz konusu olmadığı, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının korunması amacıyla temel hak ve hürriyetlerin, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak Yasayla sınırlanabileceği Anayasa kuralıyla benimsenmiş olup, bir temel hak ve özgürlük olarak tanımlanamayacak olan silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı almanın herkese tanınmış bir hak olarak ifade edilmesinin de mümkün bulunmadığı, bu itibarla, Yasayla; ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olmak hali hiç bir suretle ateşli silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı verilemeyecek hal olarak kurala bağlanmış olup, bu hükmün aynı çerçevede Bakanlar Kuruluna verilen yetkiye istinaden Yönetmelik hükmüyle de düzenlenmiş olması karşısında söz konusu hükme istinaden davacıya silah bulundurma ruhsatı verilmemesinde kamu yararı ve hizmetin gereklerine aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı, işlem tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik maddesine göre ateşli silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlarla bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı ceza alanlara silah ruhsatı verilemeyeceğinin öngörüldüğünü, memnu haklarının mahkeme kararıyla iade edilmiş olmasının silah ruhsatı almasındaki engeli kaldırdığını öne sürmekte ve Danıştay Onuncu Daire kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Onuncu Dairesinin 24.4.2000 günlü, E: 1997/775, K:2000/1840 sayılı kararının onanmasına, 20.11.2003 günü oybirliği ile karar verildi.