İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1999/1172 E. 2001/1 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1999/1172
- Karar No
- 2001/1
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : Davacıların murisinin son durakta yolcu almak için sırasını beklerken, havadan geçen davalı idareye ait yüksek gerilim hattının koparak, kablonun otobüsün üzerine düşmesi sonucu yüksek voltajlı akıma kapılarak yaşamını yitirmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 300.590.915.-lira maddi; 50.000.000.-lira manevi olmak üzere toplam 350.590.915.-liranın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece tazminine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... 3.İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uyulmayarak, davacıların istemleri doğrultusunda tazminata hükmedilmesine dair ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan ... günlü, ... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Nalan Terzi'nin Düşüncesi: Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması ve uyuşmazlığın esası incelenmek üzere temyiz dosyasının Danıştay Onuncu Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Emin Celalettin Özkan'ın Düşüncesi : Halk otobüsü şöförü olarak görev yapan davacılar murisinin,Bağcılar Atışalanı son durakta yolcu almak için sırasını beklerken havadan geçen,davalı idareye ait yüksek gerilim hattının koparak,kablonun otobüsün üzerine düşmesi sonucu yüksek voltajlı akıma kapılarak yaşamını yitirmesi nedeniyle uğranıldığı öne sürülen 300.590.915 TL maddi; 50.000.000 TL manevi olmak üzere toplam 350.590.915 liranın yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılan dava sonunda, davacıların tazminat istemlerinin kabulü yolunda ... 3.İdare Mahkemesince verilen kararın,temyiz incelemesi sonucunda bozulmasına ilişkin olarak Danıştay 10.Dairesince alınan 30.12.1997 tarih ve E:1996/1112, K:1997/6237 sayılı karara uyulmayarak Mahkemenin ilk kararında ısrarına ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararın davalı idarece temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun gerek 9. ve gerekse 13.maddeleri ile görevsiz yargı merciine başvuru tarihinin Danıştay,İdare ve Vergi Mahkemelerine başvuru tarihi olarak kabulü,dava açma süresi,dava açılmadan önce idareye başvuru koşuluna ilişkin olarak yapılan düzenlemeler, görev red kararı üzerine görevli yargı yerinde açılan davanın görev red kararı ile sonuçlanan ilk davanın devamı ve yenilenmesi niteliğinde olduğunu göstermektedir. Bakılan uyuşmazlıkta ise,davacıların murislerinin ölümü nedeniyle uğradıklarını öne sürdükleri maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle Bakırköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın,adı geçen mahkemece görev yönünden reddi üzerine,idari yargıda talep ettikleri tazminat miktarlarını arttırarak dava açtıkları, Mahkemece bu miktarlar esas alınarak tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla adli yargıda açılan davada verilen görev red kararı üzerine,idari yargıda açılan tazminat talepli davada,tazminat miktarı yönünden görevsiz yargı yerine başvurulurken istenilen miktarın arttırılması davanın genişletilmesi niteliğindedir. Danıştay 10.Dairesinin 30.12.1997 tarih ve E:1996/1112, K:1997/6237 sayılı bozma kararında da belirtilen bu husus gözönüne alınmaksızın Mahkemenin ilk kararında ısrarına ilişkin olarak verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenle,davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle,... 3.İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve ...sayılı ısrar kararının; Danıştay 10.Dairesince verilen bozma kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: KARAR : Murislerinin 2.10.1989 tarihinde halk otobüsü şoforü olarak servis yaptığı sırada Bağcılar-Atışalanı son durakta yolcu almak için sırasını beklerken havadan geçen davalı idareye ait yüksek gerilimli elektrik kablosunun koparak otobüsün üstüne düşmesi sonucu yüksek voltajlı akıma kapılarak hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı öne sürülen 300.590.915.-lira maddi, 50.000.000.-lira manevi zararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tazminine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonunda; ... 3. İdare Mahkemesinin ... günlü,... sayılı kararıyla, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle, adli yargı yerinde açılan dava sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor esas alınmak suretiyle toplam 300.590.915.- lira maddi, 50.000.000.-lira manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu karar temyiz incelemesi sonucunda; Danıştay Onuncu Dairesinin 30.12.1997 günlü, E:1996/1112, K:1997/6237 sayılı kararıyla; davacılar tarafından 1.3.1990 tarihinde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesinde, toplam 100.000.000.-lira maddi, 50.000.000.-lira manevi tazminat istemiyle dava açıldığı, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.12.1992 tarih ve 92/916 sayılı kararıyla davayı görev yönünden reddettiği, kararın kesinleşmesinden sonra süresi içinde idare mahkemesinde açılan davada adli yargı yerince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bulunan maddi zarar miktarının talep edildiği, idare mahkemesinin de bilirkişi raporuna itibar ederek tazminat isteminin tamamını kabul ettiğinin anlaşıldığı, İdari Yargılama Usulü Yasasının 9.maddesi hükmüne göre, idari yargı yerlerinin görevli olduğu konularda, idari dava açma süresi içinde görevsiz yargı yerinde açılan davanın görev noktasından reddi üzerine, bu kararın kesinleşmesini izleyen otuz gün içinde idari yargı yerinde dava açılabileceği, çözümü idari yargı yerinin görevine giren bir konuda, adli veya askeri yargı yerinde açılan davanın görev yönünden reddine ilişkin olarak verilen kararın yargılamaya son veren nihai karar olmakla birlikte, uyuşmazlığı esastan çözen bir karar olmadığı, 2577 sayılı Yasanın 9. maddesinde de belirtildiği gibi görevsizlik kararının kesinleşmesini izleyen otuz gün içinde görevli idari yargı yerinde dava açılabileceği, ancak, anılan Yasanın gerek 9. ve gerekse 13. maddeleri ile görevsiz yargı merciine başvurma tarihinin Danıştay, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabulü, dava süresi, dava açmadan önce idareye başvurma koşuluna ilişkin olarak yapılan düzenlemeler görev ret kararından sonra doğru yargı yerinde açılan davanın görev ret kararı ile sonuçlanan ilk davanın yenilenmesi niteliğinde olduğunu gösterdiği, bu durumda, görev ret kararı üzerine idari yargıda açılan tazminat istemli davada, tazminat miktarı yönünden görevsiz yargı yerine başvurulurken talep edilen miktarın aşılmasının davanın genişletilmesi olarak kabulü gerekeceğinden, İdare Mahkemesince bu husus gözönünde bulundurulmaksızın verilen kararda hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle bozulmuş ise de; İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmayarak ... günlü, ... sayılı kararla, 2577 Sayılı Yasada adliye mahkemesinde verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın idari yargı merciine gönderilmesi sistemine yer verilmeyip, davacı tarafından yeniden dava açılması düzenlendiğinden ve Yasada 9.maddedeki başvuru tarihinin esas alınması dışında adli yargıya yapılan başvuru dilekçesinin idari yargıda esas alınacağına ilişkin bir hükmün bulunmaması karşısında, 2577 sayılı Yasanın 3.maddesinin 2 ( a ) bendi uyarınca tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın Danıştay, idare ve vergi mahkemesi Başkanlıklarına hitaben yazılmış dilekçelerde gösterilmesinin zorunluluğu nedeniyle ve Danıştay Onuncu Dairesinin 16.3.1988 günlü, E:1987/1414, K:1988/431 sayılı kararı gözönüne alınarak, davacıların adli yargıdaki tazminat talepleri değil görev ret kararı üzerine İdare Mahkemesindeki 7.1.1994 tarihli dava dilekçesindeki 300.590.915.-lira maddi, 50.000.000.-lira manevi olmak üzere toplam 350.590.915.- lira tutarındaki tazminat istemlerinin esas alınması gerektiği belirtilmek suretiyle ısrar edilmiş ve yasal faiziyle birlikte 300.590.915.-lira maddi ve 50.000.000.-lira manevi tazminatın davacılara verilmek üzere davalı idareden alınmasına karar verilmiştir. Davalı idare ... günlü, ... sayılı bu kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 9.maddesinde; çözümlenmesi Danıştay, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabileceği, görevsiz yargı merciine başvurma tarihinin Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edileceği, 13. maddesinde de; idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerekli olduğu, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği, 2. fıkrasında ise; görevli olmayan adli ve askeri yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartının aranmayacağı öngörülmüştür. Dava konusu uyuşmazlıkta, davacıların murislerinin ölümü üzerine,Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesinde fazlaya ait talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 100.000.000.-lira maddi, 50.000.000.-lira manevi tazminat istemi ile dava açtıkları, bakılan davada Asliye Hukuk Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda 300.590.915.-lira maddi zarar hesaplandığı, rapor sonucuna göre bir karar verilmeden, Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiği, bu kararın kesinleşmesi üzerine süresi içinde idare mahkemesinde açılan davada davacıların Asliye Hukuk Mahkemesinde yaptırılan bilirkişi raporundan hareketle Asliye Hukuk Mahkemesindeki tazminat isteminden farklı olarak 300.590.915.-lira maddi, 50.000.000.-lira manevi tazminat istemi ile davayı açtıkları anlaşılmakta olup; ısrar kararında da belirtildiği gibi 2577 sayılı Kanunda ile adli yargı yerlerince verilen görevsizlik kararı ile dosyanın idari yargı merciine gönderilmesi sistemine yer verilmeyip, davacı tarafından yeniden dava açılması hususu düzenlendiğinden, ayrıca Kanunda 9.maddedeki başvurma tarihinin esas alınması dışında, adli yargıdaki dava dilekçesinin idari yargıda esas alınacağına ilişkin bir hüküm de bulunmadığından, davacıların İdare Mahkemesinde 300.590.915.-lira maddi 50.000.000.-lira manevi tazminat istemlerini belirterek dava açmalarında mevzuata bir aykırılık bulunmamaktadır. SONUÇ : Bu durumda, ... 3.İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin verdiği bozma kararına uyulmayarak davanın adli yargı yerine verilen dilekçedeki değil; mahkemelerine verilen dilekçede yer alan miktar üzerinden açılmış olduğu, kabul edilerek verilen ısrar kararı mevzuata uygun bulunduğundan, ... günlü, ... sayılı kararın ısrar hükmü niteliğinde bu kısmının ONANMASINA; ancak uyuşmazlığın esası ile ilgili olarak temyiz incelemesi yapan Dairesince bir karar verilmediğinden, uyuşmazlığın esası hakkında temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Danıştay Onuncu Dairesine gönderilmesine, 12.1.2001 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : Danıştay Onuncu Dairesinin, ... 3.İdare Mahkemesinin kararının bozulmasına ilişkin ... günlü ... sayılı kararında yer alan gerekçelerle, temyiz isteminin kabulü ile ... 3.İdare Mahkemesinin ısrar kararının bozulması oyuyla, aksine verilen karara karşıyız.