İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1998/249 E. 1998/278 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1998/249
Karar No
1998/278

İstemin Özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 6.11.1997 günlü E:1995/4104, K:1997/2448 sayılı kararına karşı, davalı idareler temyiz isteminde bulunmaktadırlar. Savunmanın Özeti: Temyiz dilekçesine yanıt verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi N.Kemal Ergani'nin Düşüncesi: Davacının feragat dilekçesi nedeniyle, kararın bozularak dosyanın dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Serap Aksoylu'nun Düşüncesi : Davacının, ... Genel Müdür Yardımcılığı görevinden alınarak ... Meclis üyeliğine atanmasına ilişkin müşterek kararnameye yönelik olarak açtığı davada Beşinci Dairece, işlemin iptaline karar verilmiş olup, davalı idarelerin bu kararın temyizen incelenmesini istemeleri üzerine açılan dosyada, davacı, 22.2.1998 günü Danıştay Genel Yazı İşleri Kalemine kaydedilen dilekçesi ile davasından vazgeçtiğini bildirdiğinden, bu husus dikkate alınarak karar verilmek üzere beşinci daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü. 19.9.1995 günlü, 1995/44770 sayılı müşterek kararnamenin, davacının ... Genel Müdür Yardımcılığı görevinden alınarak ... Meclisi Üyeliğine atanmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Danıştay Beşinci Dairesince verilen, dava konusu işlemin iptaline dair 6.11.1997 günlü, E:1995/4104, K:1997/2448 sayılı karara karşı, davalı idareler temyiz isteminde bulunmaktadırlar. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda feragat hakkında özel bir düzenleme yapılmamış, 31 inci maddesinde bu konuda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 91 inci maddesinde, feragat iki taraftan birinin talep sonucundan vazgeçmesi olarak tanımlanmış, 93 üncü maddesinde feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, 95 inci maddesinde, feragatin kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını hasıl edeceği hükmü yer almıştır. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, davacının Danıştay Başkanlığına hitaben yazdığı 2.2.1998 günlü dilekçesinde davadan vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının vazgeçme istemi hakkında, davayı çözümleyerek karar veren Danıştay Beşinci Dairesince karar verilmesi gerektiğinden, temyiz isteminin bu yönden kabulü ile, davacının vazgeçme isteminin Danıştay Beşinci Dairesince incelenerek karara bağlanması için Danıştay Beşinci Dairesince verilen 6.11.1997 günlü, E:1995/4104, K:1997/2448 sayılı kararın bozulmasına, dosyanın anılan daireye gönderilmesine 26.6.1998 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 91 inci maddesinde, feragat "iki taraftan birinin isteğinden vazgeçmesi" olarak tanımlanmış 93 üncü maddesinde de feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtilmiştir. Anayasanın 36 ncı maddesine göre, herkes hak arama özgürlüğüne sahiptir. Kimse dava açmaya veya açmamaya zorlanamayacağı gibi, açtığı davada, talep ettiği neticeden vazgeçmemesi de istenemez. Bu nedenle davacının talep ettiği iptal kararını alana kadar davadan feragat etmesinin yasal olduğu, talep ettiği sonucuna ulaştıktan sonra ise feragat etmesinin mümkün olmadığı; zira iptal kararı verildikten sonra, kanun yollarına başvurarak bu kararın bozulması yolundaki neticei talep hakkının davalı idareye geçtiği, davacı yönünden, olmayan bir haktan feragat etmenin söz konusu olmadığı görülmektedir. Ayrıca, konunun idari yargıda iptal davalarının özelliği itibariyle daha değişik sonuçlar oluşturduğu, idari yargıda, özellikle iptal davalarında, davacının menfaat alakasının bulunmasının işlemin dava yolu ile incelenmesi için yargıyı harekete geçirmekte gerekli olduğu bilinmekte; dava açıldıktan sonra işlem, davacının kişisel çıkarları açısından değil, hukuk devleti anlayışı içinde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığı açısından incelenmektedir. Bu nedenle iptal kararı ile idarenin hukuka ve hukuk devleti anlayışına aykırı işlem tesis ettiği saptandıktan sonra bu hatalı işlemin davacının tek taraflı, sübjektif iradesiyle tekrar hukuk alemine dönemeyeceği, bu sakat işlemin uygulanmasına devam edilmesinin istenemeyeceği, ayrıca usulüne uygun tekemmül ettirilerek yasa ve içtihatlara uygun olarak işlemin iptali yolunda verilen daire kararının davacının temyiz aşamasındaki feragati nedeniyle bozulamayacağı, bütün bu nedenlerle açtığı davası, iptal kararı ile sonuçlanan davacının temyiz aşamasında davasından feragat edemeyeceği oyuyla, karara karşıyız. XX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31 inci maddesinin göndermede bulunduğu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 91 inci maddesinde, feragatin iki taraftan birinin neticei talebinden vazgeçmesi olduğu, 95 inci maddesinde de feragat ve kabulün kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı hükme bağlanmıştır. Dava kavramı, davacının dilekçesinin mahkeme kalemine kaydedilmesi ile başlayıp, verilen kararın kanun yollarından geçerek kesinleşmesine kadar devam eden bir süreci ifade ettiğinden; bu sürecin her aşamasında davadan feragat mümkündür. Bununla birlikte, temyiz aşamasında davadan feragat edilmesi nedeniyle, temyiz istemine konu kararın, feragatten bahisle bozulmasına olanak bulunmamaktadır. Zira, temyiz incelemesinin hangi esaslar çerçevesinde yapılacağı ve temyiz istemine konu kararın hangi nedenlere dayalı olarak bozulacağı, 2577 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinde belirtilmiş olup davadan feragat edilmiş olması bu nedenler arasında yer almamaktadır. Öte yandan, feragat tek taraflı bir irade beyanı ile sonuç doğurduğundan davaya bakan yargı mercii bu hususu saptamakla yetinecek, başkaca bir inceleme yapamayacaktır. Belirtilen durum karşısında; davacının feragat dilekçesi nedeniyle, bu aşamada uyuşmazlığı incelemekle görevli Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerekirken, feragat durumunun dikkate alınarak Danıştay Beşinci Dairesince karar verilmek üzere daire kararının bozulmasına yönelik karara karşıyım.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1998/249, K. 1998/278, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1998-249-e-1998-278-k-10019c9cf404