İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1997/772 E. 1998/93 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1997/772
- Karar No
- 1998/93
- Karar Tarihi
İstemin Özeti: Davacı, Ankara 5.İdare Mahkemesinin 18.9.1997 günlü, E: 1997/944, K: 1997/979 sayılı ısrar kararını temyiz etmektedir. Savunmanın Özeti: Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Emin Sınmaz'ın Düşüncesi: Danıştay Kanununun 34 ve 2575 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddeleri uyarınca idare mahkemesi kararının bozulması ve dosyanın İstanbul İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Sinan Yörükoğlu'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü. ... Rum Ortodoks Kilisesi Vakfının mazbut vakıflar arasına alınmasına ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğü İdare Meclisinin 31.7.1980 tarih ve 299/304 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Ankara 5.İdare Mahkemesinin 20.10.1994 günlü, E:1991/404, K:1994/1330 sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar, temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Onuncu Dairesinin 31.3.1997 günlü, E:1995/491, K:1997/1065 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin taşınmaz mallara ilişkin bulunduğundan, davanın görülüp çözümlenmesinde yetkili olan mahkemenin taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olan İstanbul İdare Mahkemesi olduğu, Ankara 5.İdare Mahkemesince işin esası incelenmek suretiyle verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle yetki yönünden bozulmuş ise de, Ankara 5.İdare Mahkemesi bozma kararına uymayarak verdiği 18.9.1997 günlü, E:1997/944, K:1997/979 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin Ankara İdare Mahkemesince görülüp çözümlenmesi gerektiği, dolayısıyla mahkemelerinin yetkisi dahilinde kaldığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, işin esası incelenmiş ve ilk kararlarında ısrar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, 18.9.1997 günlü, E:1997/944, K:1997/979 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Davalarda Genel Yetki" başlığını taşıyan 32. maddesinin 1.fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir. Bu genel yetki kuralının istisnası olarak, taşınmaz mallara ve kamu idarelerine ilişkin davalarda yetki konusunu düzenleyen 2577 sayılı Kanunun 34. maddesinin 1.fıkrasında ise; imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin davalarda yetkili mahkemenin, taşınmaz malların bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır. Olayımızda, dava konusu edilen işlem, Vakıflar Genel Müdürlüğü İdare Meclisince tesis edildiğinden ve doğrudan doğruya taşınmaz mallarla ilgili olmayıp ... Rum Ortodoks Kilisesi Vakfının şahsiyetinin kütüğe kaydedilerek mazbut vakıflar arasına alınmasına ilişkin olduğundan: uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanunun yukarıda anılan 32. maddesindeki genel yetki kuralı uyarınca, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu Ankara İdare Mahkemesince görülüp çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, Ankara 5.İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin yetki yönünden verdiği bozma kararına uyulmayarak davanın görüm ve çözümlenmesinin Ankara İdare Mahkemesine ait olduğu yolunda verilen ısrar kararı uygun bulunduğundan, 18.9.1997 günlü, E:1997/944, K:1997/979 sayılı kararın bu kısmının onanmasına ancak uyuşmazlığın esası ile ilgili olarak temyiz incelemesini yapan dairesince bir karar verilmemiş olduğundan, uyuşmazlığın esası hakkında temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın görevli Danıştay Onuncu Dairesine gönderilmesine, 13.2.1998 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY 2575 sayılı Danıştay Kanununun 34. maddesinde, Danıştay Onuncu Dairesinin görevleri içinde, idare mahkemeleri arasında görev ve yetkiye ilişkin uyuşmazlıklarda ve bağlantılı davalarda mercii tayini sayılmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinde ise, Danıştay veya mahkemelerce verilen idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği belirtilmiştir. İdare mahkemelerince dahi görev ve yetki yönünden verilen ret kararlarının temyizinin mümkün olmadığı düşünüldüğünde, kanunla yetki ve görev yönünden çıkan uyuşmazlıkların çözüm mercii olarak gösterilen Danıştay Onuncu Dairesinin, dava konusu uyuşmazlığın İstanbul İdare Mahkemesi yetki alanına girdiğinden bahisle verdiği bir bozma kararına idare mahkemesince ısrar edilebilmesinin mümkün olamayacağı, Ankara İdare Mahkemesinin ısrar kararının bu yönden bozulması ve dosyanın yetkili İstanbul İdare Mahkemesine gönderilmesi oyuyla, karara karşıyım.