İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1996/196 E. 1997/321 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1996/196
- Karar No
- 1997/321
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : Davacı, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün, belediye başkanlarının aylık ödenekleri ile ilgili 17.2.1995 günlü 55162 sayılı genelgesinin iptali istemiyle açmış olduğu davanın reddine dair Danıştay Sekizinci Dairesinin 28.11.1995 günlü, E:1995/1594, K:1995/4026 sayılı kararının; dava konusu genelgenin vesayet yetkisini aşan keyfi bir düzenleme olduğu ve Anayasaya aykırı bulunduğu iddiasıyla bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Davacının, Danıştay Sekizinci Daire kararına yönelik olarak karar düzeltme isteminde bulunduğu, oysa ilk derece mahkemesi olarak verilen karara karşı davacının ancak temyiz isteminde bulunabileceği belirtilerek istemin incelenmeksizin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Suna Türkoğlu'nun Düşüncesi: Davacı. 7.3.1996 kayıt günlü dilekçesinde, 2577 sayılı Kanunun karar düzeltme ile ilgili 54 üncü maddesinden söz etmekte ise de aynı dilekçenin başında ve sonunda istemini, Danıştay Sekizinci Daire kararının bozulması olarak açıkladığından; bu dilekçenin temyiz dilekçesi olarak kabulü; ancak, dilekçelerde öne sürülen hususlar, temyiz edilen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Alaattin Öğüş'ün Düşüncesi : Danıştay Sekizinci Daire kararının savcı düşüncesi bölümünde yer alan gerekçelerle Daire kararının bozulmasının uygun olduğu düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca, 7.3.1996 kayıt günlü dilekçede yer alan ibareler değerlendirilerek, davacının amacının temyiz başvurusunda bulunmak olduğu anlaşılmakla; dilekçe, temyiz dilekçesi olarak kabul edildi ve işin gereği görüşüldü: İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler. Genel Müdürlüğünün, belediye başkanlarının aylık ödenekleri ile ilgili 17.2.1995 günlü 35162 genelgesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 28.11.1995 günlü, E:1995/1594, K:1995/4026 sayılı karan, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esasının "incelendiği ve 28 Aralık 1994 günlü 22155 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlarlar: ve 1.1.1995 tarihinde yürürlüğe giren 1995 Mali Yılı Bütçe Kanununun 47/e maddesinde, "içişleri Bakanlığınca tespit edilecek asgari ve azami sınırlar dahilinde belediye başkanlarının aylık ödemeleri, belediye meclislerince kararlaştırılır" hükmünün yer aldığı; bu maddenin verdiği yetkiye istinaden düzenlenen dava konusu 17.2.1995 gün ve 55162 sayılı İçişleri Bakanlığı Genelgesi ile belediyelerin nüfus ve statüleri dikkate alınarak, belediye başkanlarına ödenecek aylık net ödeneğin asgari ve azami miktarlarının bakanlığın 16.2.1995 tarihli onayı ile tespit edilmiş ve ayrıca, belediyenin kurduğu veya iştirak ettiği şirket birlik işletme müessese ve teşebbüslerden her ne ad altında olursa olsun belediye başkanlarına herhangi bir ödeme yapılmayacağı, yapıldığı takdirde bu ödemelerin belediye meclisinde tespit edilecek aylık belediye başkan ödeneğinden mahsup edileceği kuralının getirilmiş ve belirlenen ödeneğin belediye meclis kararı ve mülki amirin onayı ile yürürlüğe gireceğinin düzenlenmiş bulunduğu; merkezi idare ile mahalli idareler arasında bütünlüğü ve hizmeti yürütenler arasında uyum ve paralelliği sağlamak amacıyla belediye başkanlarının aylık ücretlerinin siyasi görüşlerden uzak ve olanaklar ölçüsünde belirlenmesi amacıyla dava konusu genelgenin, 1995 Bütçe Yasasının verdiği yetkiye istinaden düzenlendiği, belediye başkanlarının ödeneklerinin bu açıklamalar doğrultusunda, belediyelerin nüfus ve statüleri dikkate alınmak suretiyle net olarak tespit edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen hususların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine ve Danıştay Sekizinci Dairesinin 28.11.1991 günlü, E:1995/1594, K-.1995/4026 sayılı kararının onanmasına, 15.5.1997 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Anayasanın 152 nci maddesi, "Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır." hükmünü taşımakta 161 nci maddenin son fıkrasında ise "Bütçe Kanununa bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz." hükmü yer almaktadır. Danıştay Sekizinci Dairesi, davacının Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmeyerek uyuşmazlığı incelemiş ve dava konusu İçişleri Bakanlığı Genelgesinin 1995 Mali Yılı Bütçe Kanununun 47/e maddesi hükmüne dayanılarak düzenlendiğini ve hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davayı reddetmiş ise de; bütçe kanununun anılan hükmünün Anayasanın 161 nci maddesinin son cümlesi hükmüne aykırılık oluşturduğu ve bu nedenle de kanunun Anayasanın 152 nci maddesi hükmüne göre itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine götürülmesi gerektiği görüşüyle, davacının temyiz isteminin kabulü ve Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın bu yönden bozulması gerektiği oyuyla, onanmasına ilişkin karara karşıyız. XX- Dava konusu genelgenin, belediyelerin nüfus ve statüleri dikkate alınmak suretiyle 1995 mali yılı Bütçe Kanununun 47/e maddesinin verdiği yetki uyarınca belediye başkanlarına ödenecek aylık ödeneğin tespitine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, belediyelerin kurduğu veya iştirak ettiği şirket, birlik, işletme, müessese ve teşebbüslerden her ne ad altında olursa olsun belediye başkanlarına ödeme yapılamayacağı, yapıldığı takdirde başkan ödeneğinden mahsup edileceğine ilişkin düzenlemeye gelince, belediyelerin kurup işlettiği veya ortak olduğu teşebbüslerde belediye başkanının görev alamayacağına ilişkin bir sınırlama bulunmamaktadır. Özel hukuk hükümlerine tabi işletmelerin yönetiminde görev yapan başkanlara ödeme yapılmaması veya yapılmış ödemenin başkanlık ödeneğinden mahsup edilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ve Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve davanın reddine ilişkin bulunan 28.11.1995 günlü, E:1995/1594, K:1995/4026 sayılı kararın, dava konusu genelgenin bu konuya ilişkin kısmına yönelik olarak bozulması oyu ile karara karşıyım.