İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1995/703 E. 1997/687 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1995/703
- Karar No
- 1997/687
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : Danıştay Altıncı ve Sekizinci Daireleri müşterek kurulunca verilen, davanın reddine ilişkin 19.4.1995 günlü, E:1994/234, K:1995/1694 sayılı kararı, davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti :Temyiz isteminin reddi ile daire kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Nalan Terzi'nin Düşüncesi :Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Aynur Şahinok'un Düşüncesi : Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 24.11.1993 günlü, 1993/8 sayılı genelgesi ve dayanağı olan imar planlarının yapımını yükümlenecek Müellif ve Müellif Kuruluşlarının Yeterlilik Yönetmeliğinin 6. maddesinin B-planlama işlerini yükümlenecek müellifler başlıklı paragrafındaki "veya mimar" ibaresi ile C- plan müelliflerinin grupları başlıklı bölümünün "en az dört yıllık şehir planlaması lisans öğrenimini yapmış olmak cümlesinden sonraki hükümlerinin iptali istemiyle açılan davayı reddeden Danıştay 6. dairesinin 19.4.1995 günlü E:94/234 K:95/1694 sayılı kararı davacı tarafından temyiz edilmiş ise de; temyiz dosyasının incelenmesinden mimarlara tanınan imar planı yapımı için mezuniyetlerinden sonra şehir planlama ile ilgili temel bilgilerini alarak adı geçen yönetmelikte öngörülen şartları yerine getirmiş olmaları halinde plan müellefi niteliğine de haiz olacaklarından mimarların imar planı ve proje gibi mesleki görevlerini yapmaları için ayrıca şehir plancıları odasına kayıt olmaları ve bürolarını tescil ettirmelerine gerek bulunmadığına ilişkin 24.11.1993 günlü 93/8 sayılı genelgede isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca uyuşmazlık konusu yönetmeliğin İmar Yasasına uygun olarak çıkarıldığı mimarlara plan müellifi olarak çalışmaları için herhangi bir ayrıcalık tanınmadığının anlaşıldığı gibi temyiz dilekçesinde ileri sürülen bozma nedenleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1 numaralı bendinde öngörülen nedenlerden hiçbirisine girmediğinden, temyiz isteğinin reddi ile hukuka ve usul hükümlerine uygun bulunan, Danıştay 6. dairesinin 19.4.1995 günlü E:94/234, K:95/1694 sayılı kararının onanması gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 24.11.1993 günlü, 1993/8 sayılı genelgesi ve dayanağı olan İmar Planlarının Yapımını Yükümlenecek Müellif ve Müellif Kuruluşlarının Yeterlik Yönetmeliğinin 6. maddesinin B-Planlama İşlerini Yükümlenecek Müellifler başlıklı paragrafındaki "veya mimar" ibaresi ile C-Plan Müelliflerinin Grupları başlıklı bölümünün "En az dört yıllık şehir planlaması lisans öğrenimi yapmış olmak" cümlesinden sonraki hükümlerinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Danıştay Sekizinci ve Altıncı Daireleri müşterek kurulunca verilen, davanın reddine ilişkin 19.4.1995 günlü, E:1994/234, K:1995/1694 sayılı karara karşı, davacı temyiz isteminde bulunmaktadır. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı ve Sekizinci Daireleri, müşterek kurulunca, 3194 sayılı imar Kanunun 38. maddesi bu Kanunun 44. maddesi gereğince çıkarılan İmar Planlarının Yapımını Yükümlenecek Müellif ve Müellif Kuruluşlarının Yeterlik Yönetmeliğinin 6,maddesi B fıkrası, aynı maddenin C fıkrasının 6. bendi ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarları Birliği Kanununun 2. maddesi ile 33. maddesinde yer alan yasal kuralların birlikte incelenmesi sonucunda; mimarların da öğrenimleri sırasında şehir planlama ile ilgili temel bilgileri almış olmaları yanında mezuniyetlerinden sonra bir takım şartları yerine getirmeleri halinde imar planı yapabilecekleri kabul edildiğinden, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca çıkarılan 24.11.1993 günlü, 993/8 sayılı genelge ile mimarların "ihtisasına uygun" Mimarlar Odasına kaydolmaları ve bürolarını tescil ettirmeleri yeterli olup ayrıca "Şehir Plancıları Odası"na kaydolmaları ve bürolarını tescil ettirmelerine ve sözkonusu işlerin ihaleleri sırasında adı geçen oda ile ilgili kayıt ve tescil belgesi ibraz etmelerine gerek bulunmadığı yolundaki düzenlemesinde isabetsizlik bulunmadığı, davacı T.M.M.O.B Şehir Planlama Mimar ve Mühendisleri Odasının İmar Planının Yapımını Yükümlenecek Müellif ve Müellif Kuruluşlarının Yeterlilik Yönetmeliğinin 6. maddesinin B- Planlama İşlemlerini Yükümlenecek Müellifler başlıklı paragrafındaki "veya mimar" ibaresi ile C-Plan Müelliflerinin Grupları başlıklı bölümünün "en az 4 yıllık şehir planlaması ve lisans öğretimi yapmış olmak" cümlesinden sonraki hükümlerinin iptal istemine gelince; 3194 sayılı İmar Kanununun 38. maddesine dayanılarak çıkarılan yönetmeliğin 6. maddesinde yerleşmelerin nüfus projeksiyonu ve alan büyüklüğüne göre plan müelliflerinin gruplandırmaya tabi tutulması ve her grubun özelliği olan konularda kademe kademe uzmanlaşmanın sağlanması ve buna paralel olarak da bir üst gruba yükseltilmesine yönelik düzenleme yapıldığı, mimarların da öğrenimleri sırasında şehir planlama ile ilgili temel bilgileri almış olmaları yanında mezuniyetlerinden sonra da bir takım şartları yerine getirmeleri gerektiği aksi halde imar planı yapacak müellif olmadıkları anlamı çıktığından, mimarlara ayrıcalık tanındığı yolundaki yönetmeliğin ilgili maddesinin iptali için öne sürülen iddiaların geçerli görülmediği gerekçesiyle Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın 24.11.1993 günlü, 1993/8 sayılı genelgesi ile dayanağı olan İmar Planlarının Yapımını Yükümlenecek Müellif ve Müellif Kuruluşlarının Yeterlilik Yönetmeliğinin 6. maddesinin B-Planlama İşlemini Yükümlenecek Müellifler başlıklı paragraftaki "veya mimar" ibaresi ile C-Plan Müelliflerinin Grupları başlıklı bölümünün "en az dört yıllık şehir planlaması lisans öğrenimi yapmış olmak" cümlesinden sonraki hükümlerinde yasaya ve mevzuata aykırılık bulunmadığından, davanın reddine, karar verildiği anlaşılmaktadır. Danıştay Altıncı ve Sekizinci Daireleri müşterek kurulunca verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve dilekçe de ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Altıncı ve Sekizinci Daireler müşterek kurulunca verilen 19.4.1995 günlü, E:1994/234, K:1995/1694 sayılı kararın onanmasına, 12.12.1997 günü oybirliği ile karar verildi.