İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1995/242 E. 1996/405 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1995/242
- Karar No
- 1996/405
- Karar Tarihi
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacılar) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ...6- ... 7- ... 8- ... 9- . Vekilleri : Av. . Diğer Davacılar: ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., ....., .....,. Vekilleri: Av. . Karşı Taraf (Davalı) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı. Vekili : Av. . Davalı Yanında Davaya Katılanlar: ...., ...., ....,. Av. . İstemin Özeti: .. 110 pafta. 634 ada, 10 parsel sayılı taşınmazı da içeren ve Belediye Encümeninin 17.10.1989 günlü. 8487 sayılı Kararıyla onaylanan 459 numaralı parselasyon planının iptali istemiyle açılan davada. İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen ve bazı davacılar yönünden davanın süre yönünden reddine, bazı davacılar yönünden ise dava konusu işlemin iptaline ilişkin bulunan kararın, süreden redde ilişkin kısmının davacılar, iptale ilişkin kısmının müdahil tarafından temyizi üzerine, Danıştay Altıncı Dairesince ve verilen mahkeme kararının süreden redde ilişkin kısmının bozulmasına, müdahillerin temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddine ilişkin bulunan 22.6.1994 günlü, E:1994/530, K:1994/2648 sayılı kararın, süre yönünden bozmaya ilişkin kısmına mahkeme tarafından uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmektedir. Davacılar İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 1.11.1994 günlü E:1994/237. K:1994/945 sayılı ısrar kararım temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler. Davalı İdare Savunmasının Özeti : Davacıların temyiz istemine idare tarafından cevap verilmemiştir. Müdahillerin Savunmasının Özeti : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Nal an Terzi'nin Düşüncesi : Davacıların temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Orhan Dikbaş'ın Düşüncesi : Parselasyon planıyla ilgili uyuşmazlıkta idare mahkemesi, kısmen iptal ve bir kısım davacılar için ise, dava konusu işlemin davalı belediye yanında davaya katılanların vekili tarafından yapılan tebligatın, başlangıç tarihi esas alınarak davanın süre aşımından reddine karar verilmiş ve kararın bu kısmı 6. Dairece bozulmuştur. 2577 sayılı Yasanın değişik 7. maddesine göre, süreler, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günler başlar. Bu sürelerin işlemin yetkili idari makamların usulüne uygun tebligatın yapılmasından sonra başlaması gerekir. Bu nedenle, Danıştay 6. Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal gerekçeleri karşısında, temyiz isteminin kabulüyle, idare mahkemesinin ısrar kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA. Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: ... 110 pafta. 634 ada 10 parsel sayılı taşınmazı da içeren ve Belediye Encümeninin 17.10.1979 günlü 8487 sayılı kararıyla onaylanan 459 numaralı parselasyon planının iptali istemiyle açılan davada. İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen, davacılardan üç kişinin 19.2.1987, üç kişinin 20.2.1987. iki kişinin 21.2.1987, bir kişinin de 27.2.1987 tarihlerinde müdahillerce yapılan tebligatlardan dava konusu işlemi öğrendikleri anlaşıldığından bu davacılar açısından yasal süresi içinde açılmayan davanın incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine, diğer hissedarların davalarının kabulü ile dava konusu parselasyon planının davacıların taşınmazı ile ilgili bölümünün iptaline ilişkin bulunan kararın, süreden redde ilişkin kısmının davacılar, iptale ilişkin kısmının da davalı idare yanında davaya katılan müdahil tarafından temyizi üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinin 22.6.1994 günlü, E:1994/530, K:1994/2648 sayılı kararıyla müdahil yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, süreden redde ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiş ise de; idare mahkemesi bozma kararına uymayarak, süre aşımı yönünden ilk kararında ısrar etmiştir. İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 1.11.994 günlü. E:1994/237, K:1994/945 sayılı ısrar kararım, davacılar temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler. İzmir 1. İdare Mahkemesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7 nci maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, idare mahkemelerinde altmış gün olduğu ve bu sürenin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağının kurala bağlandığı, dava ağma süresinin işlemeye başlamasının yazılı bildirilin yapılması koşuluna bağlayan kuralın, yönetilenlere menfaatlerini ihlal eden nitelikteki işlemlerin idare tarafından açık ve anlaşılır bir biçimde duyurularak bir yandan onların bu işlemlere karşı idari yollara veya dava yoluna başvurmaları konusunda inceleme ve düşünme imkanı sağlamak, öte yandan gereksiz, müphem ve mükerrer başvurulara meydan vermemek amacını taşıdığı, bu nedenle ilke olarak idarenin işlemlerini ilgililere yazılı olarak tebliğ etmesi ve işlem idari yargı mercii önüne getirildiğinde de yazılı bildirim belgesini dava dosyasına sunması gerektiği, ancak bu kural idarenin, yazılı bildirim belgesini dosyaya ibraz edememesi halinde, idare mahkemesi hakiminin, uygulamanın sonuçlarını, dosyada mevcut bilgi ve belgeleri dava konusu işlemin ve bununla ilgili diğer işlemlerin özelliğini değerlendirerek bunları yazılı bildirime karine olarak almasına ve belli bir tarihi yazılı bildirimin yapıldığı en son tarih olarak kabul etmesine engel olmadığı, her halde ve durumda, yazılı bildirim belgesinin dosyaya sunulmasını gerekli görmenin kamu düzeninden sayılan ve idari istikrarı sağlamak amacını taşıyan "dava süresi" kurumunun çoğu kez işletilmemesine ve dava hakkının kötüye kullanılmasına yol açacağı, davada müdahil olmakla birlikte uyuşmazlık konusu 634 ada 10 parsel sayılı taşınmazın hissedarı da olan kişilerce yapılan tebligatların yazılı bildirim tarihi olarak alınmasında yasal bir sakınca olmadığı, nitekim, taşınmazın diğer hissedarları da parselasyon planına müdahillerin tebligatı üzerine muttali olduklarını beyan ederek dava açtıkları, müdahillerce yapılan tebligatın bir kısmı hissedarlar yönünden kabul edilip bir kısmı yönünden kabul edilmemesinin yasal bir dayanağı olmadığı, bu durumda, davacılar tarafından müdahillerce yapılan tebligatla parselasyon planım öğrendikleri tarihten itibaren altmış günlük dava açma süresi geçtikten yıllar sonra açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın süre yönünden reddine ilişkin kararda ısrar edilmiştir. Danıştay Altıncı Dairesinin 22.6.1994 günlü. E:1994/530. K:1994/2648 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bir işlemin ilgililerine tebliğinin, işlemi yapan veya uygulamaya koyan makam tarafından yapılması gerektiğinden; davacılara, davaya davalı idare yanında katılanların vekili tarafından ihtarname şeklinde yapılan iadeli taahhütlü bildirimin tebligat işlemi olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, davacılar tarafından açılan davada dava açma süresinin başlangıç tarihi olarak müdahil vekilince yapılan bildirimin tebliğ tarihinin esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği; davalı idare tarafından dava konusu düzenlemeye ilişkin belediye encümeni kararının adresleri bulunamayanlara 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28 inci ve 29 uncu maddeleri uyarınca ilanen tebliğ edildiği ve bu tebligatın dikkate alınması durumunda davacıların yasal süre içinde davalarım açmadıklarının anlaşılacağı ileri sürülmekte ise de; 7201 sayılı Yasanın 28 nci maddesinde ilanen tebligat düzenlenmiş olup, adresi meçhul olanlara tebligatın ilanen yapılacağı ve kendisine bu yasanın diğer hükümlerince tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni ve işyeri de bulunmayan kimselerin adreslerinin meçhul sayılacağının hükme bağlanmış bulunduğu; dosyanın incelenmesinden; davalı idarece ilanen tebligatın yapılabilmesi için 7201 sayılı Yasanın 28 nci maddesinde belirtilen şartların varlığım gösteren herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya ibraz edilemediği anlaşıldığından davalı idarenin iddialarına katılmanın mümkün bulunmadığı, bu nedenlerle idare mahkemesince temyiz isteminde bulunan davacılar yönünden de davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken davanın bir kısım davacılar açısından süre yönünden reddine ilişkin kararda isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz isteminin kabulü ile İzmir 1. İdare Mahkemesinin 1.11.1994 günlü. E:1994/237. K:1994/945 sayılı süre yönünden ısrar kararının Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulmasına ve dosyanın İzmir 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine 05.07.1996 günü oybirliği ile karar verildi.