İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1994/926 E. 1995/739 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1994/926
Karar No
1995/739
Karar Tarihi

İstemin Özeti : Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen ve Danıştay Sekizinci Dairesinin 25.1.1994 günlü, E:1993/1701. K:1994/225 sayılı bozma kararına uyulmayarak, mahkemenin, davanın reddine dair ilk kararında ısrarına ilişkin bulunan 17.5.1994 günlü E:1994/633. K:1994/766 sayılı kararını davacı temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Tetkik Hakimi Dr. Ülkü Özcan'ın Düşüncesi : Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı H.Erol Çanga'nın Düşüncesi : 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 58. maddesinde avukatların görevlerinden doğan ve görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı takipleri aynı yasanın 58. maddesine göre Adalet Bakanının vereceği izne bağlanmıştır. Bu iznin verilmesi avukatlar hakkında kovuşturma yapılmasının ön koşulu durumundadır. Bu işlemin idarenin takdir yetkisini kullandığı kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem durumunda olduğu kuşkusuzdur. Bu yetkinin hukuka uygun biçimde kullanılıp kullanılmadığı idari yargı denetimine tabidir.Yerleşik Danıştay içtihatları da bu yoldadır. Örneğin 24.9.1987 gün ve E:86/683, K:1987/371 sayılı Danıştay 8. Daire kararında belirtildiği gibi ... Bu nedenlerle olayda avukat olan davacı hakkında kovuşturma yapılmak üzere Adalet Bakanınca verilen ve dava konusu edilen izin, idarenin takdir yetkisi içinde, hukuksal sonuç doğuran, idari yargı denetimine tabı, kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlem niteliğinde olduğundan işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşünüşle verilen ısrar kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle Ankara 7. İdare Mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Avukat olan davacının vekil sıfatıyla açtığı bir davada, dava dilekçesinin içeriğinde kendisine hakaret edildiği savıyla ilgilisinin şikayeti üzerine, davacı hakkında soruşturma yapılması yolunda 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 58 inci maddesi uyarınca Adalet Bakanlığınca verilen 30.7.1990 günlü iznin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 28.12.1992 günlü, E:1990/1980, K:1992/1709 sayılı kararıyla; dava konusu kararın ceza soruşturması açılmasına ilişkin bir karar olduğu, ceza soruşturmasını ilgilendiren bu kararın idari işlem niteliğini taşımaması nedeniyle iptal davasına konu oluşturamayacağı gerekçesiyle dava, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 15 inci maddesinin 1/b fıkrası uyarınca reddedilmiştir. Bu karar, temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay Sekizinci Dairesinin 25.1.1994 günlü. E:1993/1701, K:1994/225 sayılı kararıyla; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 58 inci maddesinde, avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı takiplerinin Adalet Bakanının vereceği izne bağlandığı, bu iznin verilmesi ile ilgilisi hakkında kovuşturma yapılabildiği, verilmemesi durumunda ise kovuşturma yapılamadığı ve kamu davasının açılamadığı, bu konuda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, söz konusu idare izninin verilmesi veya verilmemesinin hukuka uygun olup olmadığının yargı denetimi dışında tutulmasının mümkün olmadığı, dava konusu edilen iznin idarenin takdir yetkisi içinde, hukuksal sonuç doğuran, idari yargı denetimine tabi, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğundan, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşünüşle verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de; idare mahkemesi bozma kararına uymayarak, davacı avukat hakkında soruşturma izni verilmesi yolundaki Adalet Bakanlığı olurunun, idarenin idari faaliyet dışında ceza yargılamasına geçilmeden önceki adli düzenin sağlanmasına yönelik işlemi olduğu, Avukatlık Kanununun 58 inci ve 59 uncu maddelerinde yer alan, soruşturma ve kovuşturmaya yönelik kavramların ve bu kavramlarda anlatımım bulan yönteme yönelik aşamaların son soruşturmayı yapacak ağır ceza mahkemesine kadar oluşan, adli halkaların birer parçası niteliğinde bulunduğu, ceza yargılamasına varan ve cumhuriyet savcısının yürüteceği soruşturma ve iddianamenin başlangıç evresini oluşturan soruşturma izninin, idari faaliyetle ilgisinin bulunmadığı, adli suçtan kaynaklanan ve ceza yargılamasına etken olan takdir yetkisinin, idari makamlara bırakılmış olmasının, onun idari işlem niteliğini kazanmasını sağlamayacağı, soruşturma iznini yargısal prosedürden ayırmaya olanak bulunmadığı, yargısal prosedürün sonunun cezalandırma işlevine varacağı, birbirine bağlı faaliyetin ilk halkasını idari görüp, izleyen bölümlerini ceza yargısına bırakmanın çelişkilere neden olacağı, yargı işlevlerinin karışmasına yol açacağı, dava konusu karara karşı yargı yolunun kapatılmadığı, Avukatlık Yasasının özel kurallarının, soruşturma izninin cumhuriyet savcısınca irdelenmesini, giderek kovuşturma izninin yine cumhuriyet savcısı ve olay yerine en yakın ağır ceza mahkemesince son soruşturma açılıp açılmaması kararına varılması için değerlendirilmesini gerekli kıldığına göre ceza yargısına yönelik idari iznin yargısal denetiminin de yapılmış olacağı, ceza yargılamasına yönelik ve idari faaliyet dışında, adli prosedüre geçilmeyi sağlayan dava konusu soruşturma izninin ceza yargılamasına ilişkin olduğu ve idari davaya konu olabilecek bir idari işlem niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı. Ankara 7. İdare Mahkemesinin 17.5.1994 günlü. E:1994/633, K:1994/766 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Temyiz dosyasının incelenmesinden, bozulması istenilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Ankara 7. İdare Mahkemesinin 17.5.1994 günlü. E:1994/633. K:1994/766 sayılı ısrar kararının onanmasına, dosyanın anılan idare mahkemesine gönderilmesine, 27.10.1995 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Danıştay Sekizinci Dairesinin 25.1.1994 günlü, E:1993/1701. K:1994/225 sayılı, idare mahkemesi kararının bozulmasına dair kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda, temyiz isteminin kabulü ile Ankara 7. İdare Mahkemesinin ısrar kararının bozulması oyuyla, onanmasına ilişkin karara karşıyız.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1994/926, K. 1995/739, T. 27.10.1995, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1994-926-e-1995-739-k-0a2b8c44a3c2