İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1981/533 E. 2014/12102 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1981/533
Karar No
2014/12102
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/418 Esas KARAR NO : 2021/184 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/04/2015 KARAR TARİHİ : 01/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... Plaka sayılı aracın ... Mah. ... sokakta çarpışması sonucu ... plaka sayılı araç içinde bulunan müvekkillerinden ...'in vücudunun muhtelif yerlerinde ezilme ve hasarlar ile yüzünde sabit iz kalacak nitelikte, diğer davacı ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derece de yaralandıklarını, bu olaya ilişkin davalı ... hakkında Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinde taksirle birden fazla kişinini yaralanmasına sebebiyet vermekten dolayı ceza davası açıldığını, kazaya sebebiyet veren davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ruhsat sahibi ve işleteninin diğer davalı ... Ltd. Şti olduğunu, ZMSS sigortasının ise diğer davalı ... A.Ş. tarafından yapıldığını, diğer araç sürücüsü dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın ise araç ruhsat sahibinin dava dışı... olduğunu, ZMMS sigortasının davalı ... A.Ş. tarafından yapıldığını, müvekkili ...'in kaza nedeniyle vücudunun muhtelif yerlerinde de yaralanmalar ve ezilmeler ile yüzünde sabit iz niteliğinde yaralanmalar oluştuğunu, müvekkili ...'in ise kaza nedeniyle vücudunun muhtelif yerlerinde de yaralanmalar ve ezilmeler meydana geldiğini ve müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaralandığını, bu nedenle tüm tazminat istemleri için olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacı ...için beden gücü kaybı için ... .-TL, tedavi, bakım ve iyileşme masrafları için ... .-TL olmak üzere toplam ... .-TL'si maddi, ... .-TL'si manevi, davacı ... için beden gücü kaybı için ... .-TL, tedavi, bakım ve iyileşme masrafları için ... .-TL olmak üzere toplam ... .-TL'si maddi, ... .-TL'si manevi olmak üzere toplamda ... .-TL tazminat isteminden maddi tazminatların tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesini, manevi tazminatların ise sigorta eden dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Aş. vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde davacının müvekkili şirkete başvurunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kazaya karışan... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... -... tarihleri arasında ZMMS sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, Adli Tıptan Kusur raporu ve maluliyet raporu alınmasını, tedavi giderlerinin teminat dışı olduğunu, davacının söz konusu olaydan dolayı SGK'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, davanın reddi ile yargılama giderleri vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın, müvekkili şirkete... tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, bedeni zararlarda kişi başına azimi ... .-TL ile sınırlı olduğunu, dosyanın kusur tespiti için Trafik İhtisasa, davacıların maluliyeti için Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesini, aktüer bilirkişiden hesap raporu aldırıldırılmasını, tedavi giderlerinin teminat dışı olduğunu, ayrıca davacının olay tarihinden itibaren faiz isteminin yasaya aykırı olduğunu, davada aleyhlerine hüküm kurulması halinde faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınmasını, dava öncesinde davaya konu olay için şirketlerine herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, bu nedenlerle müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, davanın reddini talep etmiştir. ... . Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, kusur oranının belirlenmesi için Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmasını, davacı ...'in yüzde ve bedende oluşan kalıcı izler gibi bedensel zararlar için iş göremezlik oranı belirlemesinin mümkün olmadığını, genel olarak çalışılan iş kollarında yüzdeki sabit izin, işin görülmesine engel teşkil etmeyeceğini, müvekkili şirkete ait aracın sürücüsü %100 kusurlu olsa dahi talep edilen tazminat ve tutarın dayanaksız ve fahiş olduğunu, tek başına manevi zararın tazminatı gerektirmediğini, manevi tazminatı haklı kılan özel durumların olması gerektiğini, davacı ...'in ise malul kalmadığını, bir maluliyet oranı bulunmadığını ve bedensel bir zararı bulunmadığından tazminat talebinin reddi gerektiğini, davacı ileride yapılacak olan muhtemel tedavi ve iyileştirme giderleri için maddi tazminat talebinde bulunduğunu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte bir yaralanma için ileride herhangi bir tedavinin söz konusu olmayacağının ortada olduğunu, davacı ...'in manevi tazminat talebinin bir manevi çöküşün giderilmesi talebini barındırmadığını, davacıların davaya konu olayın meydana gelmesinden 8 seneye yakın bir süre sonra manen zedelendiklerini iddia ederek tazminat talep etmelerinin samimiyetten uzak olduğunu, davacının talep ettiği faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olabileceğini, müvekkilinin davacı tarafından daha evvel temerrüte düşürülmediğini, davacıların davasının reddini talep etmiştir. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. Dava; trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davası niteliğindedir. ... tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıların yaralandıkları, kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsünün davalı ..., işleten malikinin davalı ... Ltd Şti olduğu, yine ... Şirketinin bu aracın ZMSS sigortacısı olduğu, davalılardan ... AŞ'nin de kazaya karışan diğer araç... plakalı aracın ZMSS sigortacısı olduğu hususları ihtilafsızdır. Kaza olayındaki tarafların kusur durumları, davacıların kaza nedeniyle gerek iş göremezlik, gerekse tedavi giderleri yönünden zararları bulunup bulunmadığı, yine manevi tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı, sigorta şirketi davalılar yönünden temerrüt tarihi, davacılara SGK'dan bu kaza ve yaralanma nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığı hususları ihtilaflıdır. Dosya içerisine; Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... /... Esas-... /... Karar sayılı dosyası celp edilmiş, davacıya ait tedavi evrakları, film ve grafiler getirtilerek geçici ve sürekli iş göremezlik durumuna ilişkin raporlar aldırılmış, kusur durumuna ilişkin raporlar aldırılmış, gerçek kişilerin sosyal ekonomik durum araştırmaları yaptırılmış, kaza tespit tutanağı dosyaya sunulmuş, sigorta poliçesi, trafik kayıtları celp edilmiş, davacı tanıkları dinlenmiş, SGK'dan davacılara gelir bağlanıp bağlanmadığı hususu araştırılmış, aktüer bilirkişiden hesap raporu aldırılmıştır. Dava dışı sürücü ... yönetimindeki... Plaka sayılı aracın davalı ... A.Ş' ye Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile... -... tarihleri arasında sigortalı olduğu, dosyada mevcut poliçe kayıtlarından anlaşılmıştır. Davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın ruhsat sahibi ve işleteninin davalı .... Şti olduğu ... plakalı aracın davalı ... A.Ş' ye ... -... tarihleri arasında ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, dosyada mevcut poliçe kaydından anlaşılmıştır. Antalya SGK İl Müdürlüğünden gelen cevabi yazıya göre; davacılara bu kaza olayı nedeniyle maaş, gelir, geçici iş göremezlik bedeli ödenmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... /... Esas ve ... /... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin ... ve ..., katılanın ..., Sanığın ... olduğu suçun Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına neden olduğu, sanığın 1 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı ve ehliyetine 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçere... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı tanığı ... ... tarihli celsede" davacılar kızım ve damadım olur. Kazanın üzerinden uzunca bir zaman geçmiştir. Kızımve eşi ... ...'ın arabasıyla seyahat ederken trafik kazası geçirmişlerdir. Bu kaza nedeniyle her ikisi de yaralanmıştır. Özellikle kızım yüz bölgesinden ciddi şekilde yaralanmıştır. Yüzüne dikiş atılmıştır. Bu olay nedeniyle özellikle yüz bölgesinden yaralanması nedeniyle kızımın psikolojisi de oldukça etkilenmiştir. Kızım ev hanımıdır. Halen yüzünde bu kazanın izleri vardır. Eşi ... 'da yaralanmıştır fakat onun durumu kızım kadar ciddi olmamıştır. Damadım olan ...mobilya ustasıdır. Kazadan sonra bir süre işine gidememiştir. Şimdi tam olarak bunun süresini hatırlamıyorum. Halen de kızımın bu olay nedeniyle psikolojisi düzelmiş değildir. Bu yüzündeki izleri kendisine dert etmektedir. Bu olay nedeniyle davalılar tarafından herhangi bir tazminat ödemesi de yapılmadığını biliyorum." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tanığı ...'ın ... tarihli celsede "Davacı ...benim halamın kızıdır. Eşi ...ile aynı iş yerinde uzun yıllardır çalışıyoruz. Ben de mobilyacıyım. Bu kaza olayından sonra her ikiside yaralanmıştır. ...özellikle yüzünden ciddi şekilde yaralanmıştır. Eşi ... 'ın ciddi bir yaralanması olmamıştır. ...yaraların yüzünde olması nedeniyle oldukça sıkıntılı bir dönem yaşamıştır. Halen de yaşamaya devam etmektedir bundan dolayı psikolojisi bozulmuştur. Kendisine bu yüzündeki izleri çok dert etmektedir. Zaman zaman bu aile arasında da yansımaları olmaktadır. Ayrıca ben yaklaşık 1 yıldır davacılar ile aynı evde kalmaktayım. Bu nedenle davacının içerisinde bulunduğu ruh haline de yakınen şahidim. Halen dahi bu kaza olayının izlerini taşımaktadır. Yüzündeki izlerde tam olarak iyileşmemiştir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Kaza olayındaki kusur durumuna ilişkin talimat yoluyla Ankara Karayolları Fen Heyetinden rapor aldırılmış ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalı sürücü ...'ın meydana gelen olayda %75 oranında kusurlu, diğer sürücü ...'ın ise olayda %25 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin kusur raporuna itirazı üzerine dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, aldırılan ... tarihli raporda sonuç olarak; davalı sürücü ...'ın %85 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'ın %15 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporuna itiraz üzerine bir kez de Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kaza olayındaki kusur durumuna ilişkin rapor aldırılmış,... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalı sürücü ...'ın %85 oranında kusurlu, dava dışı sürücü ...'ın ise %15 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... tarihli maluliyet raporuna göre; davacı ...'in yaralanma neticesinde şahsın gerek hastane, gerekse hastane dışında yaralarının iyileşmesi ve mevcut haliyle olağan yaşamına dönebilmesi için ihtiyaç duyduğu süresinin 1 gün olduğu, şahısta sürekli işgöremezlik halinin bulunmadığı sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... tarihli maluliyet raporuna göre; davacı ...'in tahammülsüzlük, sinirlilik, keyifsizlik, isteksizlik, arabaya binmekten korkma, yüzündeki izinden utanma gibi şikayetlerinin tespit edilmesi nedeniyle, şahsın, Anksiyete Bozukluğu tanısının olduğu, tedavi ile işlevselliğinin kısmen düzeldiği, çalışmasına engel bir durum olmadığı tıbbi kanaatine varıldığı, saptanan psikiyatrik hastalığının kazayla ilişkisinin olup olmadığı konusunda kesin bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığı ancak kişiden alınan öyküde şikayetlerinin iddia olunan kazadan sonra başladığını beyan ettiğini, istenen hususta Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas kurulundan görüş alınmasının uygun olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin ... tarihli cevabı yazısı dikkate alınarak İstanbul Adli Tıp Kurumu ... . İhtisas Dairesinden aldırılan ... tarihli maluliyet raporuna göre, davacı ...' in ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının ... karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği anlaşılmıştır. Aktüer bilirkişi ... tarafından ibraz edilen ... tarihli raporda sonuç olarak; davacı ...'in geçici iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zararının ... .-TL olduğu, SGK dışı tedavi giderlerinden kaynaklanan zararının ... .-TL olduğu, 3 hafta geçici iş göremezlik durumu gelişen ...'in Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan talep edilebilir maddi zararının ... .-TL, SGK dışı tedavi giderlerinden kaynaklanan zararı ... .-TL olarak hesap edildiği, sabit eser niteliğinde olan lezyonların tedavisi mümkün olmadığından sabit eser tanısı konulmuş olup, ileriye yönelik tedavi gideri hesaplanmamıştır. Davacılar vekiline 6100 Sayılı HMK'nın değişik 107/2. Maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davasını belirli hale getirmesi için süre verilmiş, davacılar vekili süresi içerisinde vermiş olduğu ... tarihli dilekçesinde; davacı ... için ....-TL geçici işgücü kaybından doğan maddi tazminat, ....-TL SGK dışı tedavi giderlerinden kaynaklanan tazminat, davacı ... için ....-TL geçici işgücü kaybından doğan maddi tazminat, ....-TL SGK dışı tedavi giderlerinden doğan maddi tazminat olmak üzere davasını toplam ...-TL olarak belirli hale getirmiş, dilekçe davalılara tebliğ edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ...tarih, 2018/1678 Esas, ... Karar sayılı ilamında, "...Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.Yine 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır (818 sayılı BK'nun 51. maddesinde de paralel düzenleme mevcuttur). Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğü şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği,davacı Şirketin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmamasına göre, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. Davacı taraf,davasını kazada kusurlu olanlardan birine yöneltmiş, dava dışı plakası bilinmeyen araç sürücüsünün de kusurunun bulunması davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Bu durumda mahkemece; davaya konu kazada davacının kusurlu olmadığı ve zarar gören kusursuz 3. kişi konumunda olduğu, talebini, davalılara müştereken müteselsilen yöneltmesinin B.K.'da öngörülen teselsül kurallarına açık bir şekilde dayandığının kanıtı olduğu (HGK 24.06.1983 gün 1981/533E.-1983/724K) hususları gözetilmek suretiyle, davacı için tazminatın belirlenmesinde herhangi bir kusur indirimi yapılmaması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir..." belirtilmiştir. Olayda uygulanması gereken zaman aşımı hükümlerinin 2918 sayılı kanun 109/2 maddesi uyarınca uzamış ceza zaman aşımı hükümlerine tabi olup, kaza tarihi itibariyle de zaman aşımı süresi dolmadığından davalı .. Ltd Şti vekilinin zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... tarihinde davacılar ... ve ...'in içerisinde yolcu olarak bulunduğu davalı ... A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile davalı.... Ltd Şti.'nin maliki olduğu, davalı ... A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının ... tarihli raporu uyarınca, davacı ...'in 1 gün geçici iş göremeyecek şekilde, İstanbul Adli Tıp Kurumu .. . İhtisas Dairesinin ... tarihli raporu uyarınca, davacı ...'in 3 haftaya kadar geçici iş göremeyecek şekilde yaralandıkları, her iki raporda da davacıların sürekli iş göremezliklerinin bulunmadığının belirtildiği, kazanın meydana gelmesinde Karayolları Fen Heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporuna göre, davalı sürücü ...'ın %75 oranında, dava dışı sürücü ...'ın ise %25 oranında kusurlu oldukları anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK m. 61. (818 sayılı BK m. 50,51) maddesi hükmüne göre birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Birden fazla motorlu aracın katıldığı kaza sonucu oluşan zarardan; araç sürücüleri, işletenler ve zorunlu mali sorumluluk sigortası müteselsilen sorumludur. TBK 163. (818 sayılı BK m. 142) maddesi gereği alacaklı, borcun ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Buna göre zarar gören tazminatın tamamını dilediği takdirde zarar verenlerin tamamından talep edebileceği gibi sadece birinden de talep edebilir. Tazminat yükümlülerinden her biri zarar görene tazminatı ödemek zorundadır. TBK.nun 167. (818 sayılı BK m. 146) maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Somut olayda, davacılar davasını teselsül hükümlerine göre açmış ve zararın tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş olup, teselsül hükümleri uyarınca davalılar davacılara karşı zararın tamamından sorumludur. Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli rapora göre, davacı ...'in geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının ... .-TL, SGK dışı tedavi giderlerinden kaynaklanan maddi zararının ... .-TL, davacı ...'in geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararının ... .-TL, SGK dışı tedavi giderlerinden kaynaklanan maddi zararının ... .-TL olarak hesaplandığı, bu miktar yönünden davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.09.2014 T.2014/11742 E. 2014/12102 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere BK'nın 47. maddesi hükmüne göre ( 6098 sayılı TBK m. 56 ), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Dosya kapsamından, davacıların sürekli maluliyetinin bulunmamasına rağmen davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığı ve yüz bölgesinde lezyonların oluşması, davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 1 gün olacak şekilde yaralandığı, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacıların kusursuz olması, olay tarihindeki paranın alım gücü davacıların duyduğu elem ve ızdırap dikkate alınarak davacılar yararına zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde davalıları cezalandırmayacak mahiyette davacıların elem ve ızdıraplarını dindirecek miktarda davacı ... için ... .-TL, davacı ... için ...-TL manevi tazminatın davalı davalılar ... ve ... . Ltd. Şti.’den tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... için ....-TL geçici iş gücü kaybı, ....-TL tedavi gideri olmak üzere ....-TL, davacı ... için ....-TL geçici iş gücü kaybı, ....-TL tedavi gideri olmak üzere ....-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinden dava tarihi olan ... tarihinden, davalılar ... ve ... Ltd. Şti.’den olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına, Davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, a- Alınması gerekli ....-TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan ....-TL harçtan mahsubu ile hazineye GELİR KAYDINA, b-Davacı tarafından yapılan ....-TL harç ve ....-TL başvurma harcı olmak üzere toplam ....-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, c-Davacılar tarafından yapılan (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri ve Atk fatura gideri) olmak üzere toplam ....-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan ....-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, d-... Ltd Şti tarafından yapılan Atk (Trafik İhtisas) faturaları giderleri toplamı ....-TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan ....-TL'nin davacılardan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, e-Davacılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ....-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara ÖDENMESİNE, f-Davalılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ....-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ÖDENMESİNE, 2-Davacıların Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... için ... .-TL, davacı ... için ... .-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Ltd. Şti.’den olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, a)Manevi tazminat yönünden alınması gerekli ... .-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınarak yukarıda maddi tazminat yönünden mahsup edilmekle arta kalan (....-TL - ....-TL) ....-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-.TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b-Davacı tarafından yapılan ....-TL harç masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE, c- Davacılar tarafından manevi tazminat davası yönünden ayrıca bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, d- Davacılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ....-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den alınarak davacılara ÖDENMESİNE, e- Davalılar ... ve .... . Ltd. Şti. vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ... .-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ÖDENMESİNE, 3-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, davacılar vekili ve davalı. .. ... Ltd. Şti. vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda, maddi tazminat yönünden miktar itibariyle kesin olarak, manevi tazminat yönünden HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. Katip ¸(e-imzalı) Hakim ¸(e-imzalı)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1981/533, K. 2014/12102, T. 18.09.2014, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1981-533-e-2014-12102-k-638a363ac89c