Diğer ·

2024/148 E. 2025/264 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2024/148
Karar No
2025/264
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/148 Esas KARAR NO : 2025/264

DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 14/08/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yazar ...'nin eserlerinin hak sahibi olduğu, ...'nin varisleri, ... ve ... eser sahibinin tüm kitapları, konferansları ve eserlerinden yapılabilecek alıntıların ... tercüme ve yayınlama haklarını münhasıran müvekkili ...'a devrettiği, Eser sahibinin yasal mirasçıları ve müvekkili arasında imzalanan 4 Nisan 2013 tarihli Çeviri ve Yayın Hakkı Sözleşmesi ...'nin yazmış olduğu ve müvekkili tarafından çevirisi yapılan “...” adlı eserin... tarafından yayımlandığı; bu eserin davalıca intihal edilerek ... tarafından basım ve satışının yapılması sebebiyle işbu davayı açtıklarını, müvekkili ...'ın ... ve ... diline olan hakimiyeti ve başarılı çevrileri ile tanınan bir çevirmen olduğunu, ...'nin eserlerinin de çevirisini yaptığını, bunlardan birinin de “..." adlı davaya konu eser olduğu, ... tarafından basımı ve satımının yapıldığını, davalının bu eseri yine aynı isim ile (...) yayımlayarak piyasaya sunduğunu, davalının piyasaya sunduğu bu eserle müvekkilinin çevirisini yaptığı ve hak olduğu eser arasında ciddi benzerlikler bulunduğunu, hatta büyük çoğunluğunun birebir kopyalandığını, Davalının yayımladığı eserin bir kısmında müvekkilince çevrisi yapılan eserde yer alan kelimelerin eş anlamlıları kullanılarak ve cümle içerisinde kelimeler yer değiştirilerek eserin intihal olduğunun anlaşılmaması için çaba gösterildiğinin basit bir inceleme ile görüleceğini, böylelikle davalının müvekkilinin kitabından intihal yaptığının ortaya çıkacağını, Dava konusu ...'ye ait kitabın orijinal isminin “..." olduğunu, müvekkilinin bu orijinal isminden farklı bir biçimde kendine özgü “...” olarak çevirdiği ve bu isimle basıldığını, Türkçe'ye basit kelime çevirisi ile "...” veya “...” şeklinde olduğunu, davalının eser adı için farklı bir çeviriye gerek duymadan doğrudan müvekkilinin çevirdiğini intihal ettiğini, Kitabın orijinalindeki ilk bölüm başlığının “...” şeklinde olduğunu, Türkçeye ..., ... veya... yahut bunlara benzer bir ifadeyle çevrilebileceğini, Müvekkilince bu başlığın “...” şeklinde çevrildiğini, Davalının çevirisinde bu başlığın aynen müvekkilinin çevirdiği çevirerek eseri yayınladıklarını, orijinal eser de “...” başlık altında yer alan bir paragrafın çevirisi yapılırken müvekkilince orijinalinde yer almayan “Hayır, bundan böyle İslâm bu sayılanların hiçbiri değildir." şeklinde bir ekleme yapıldığını, davalının orijinalinde yer almayan ve müvekkilince eklenmiş olan cümlesinin "...” şeklinde eserde yer aldığı, açıkça davalı taraf eş anlamlı kelimeler kullanmakla birlikte orijinalinde yer almayan ve müvekkilince ilave edilen bir cümleyi değiştirmeden aynen basımını yaptığı kitaba eklediğini, Davalı Pınar Yayınları tarafından yayınlanan ... isimli kitabın müvekkil davacının, ... yayınlanan ... adlı kitaptan intihal etmesi sebebiyle müvekkilinin mali ve manevi haklarına tecavüzde bulunduğunun ve tecavüzün kapsamının, maddi ve manevi zararın tespitini, FSEK m.77 uyarınca davalı tarafça basımı ve satımı devam eden ... adlı kitabın basım ve satımının durdurulmasını, davalı tarafça yayımlanan ... adlı eserin müvekkili tarafından ... tarafından basılan ... adlı eserden bizzat intihal edilmesi sebebiyle tahkikat sonucunda alacağın tam, kesin ve belirlenebilir olduğu duruma geldiği anda arttırılmak üzere hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. Maddesi uyarınca müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlar sebebiyle şimdilik 10.000 tl. Maddi tazminatın ve müvekkilinin manevi haklarının zarara uğratılması sebebiyle 100.000 tl. Manevi tazminatın .... Tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. SAVUNMA: Davalı yana usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davaya cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmalık; "..." isimli kitabın intihali iddiası ile şimdilik 10.00,00 TL maddi- 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, tecavüzün tespiti, men ve ref' i, tedbir kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişiler ..., ... , ...'ın 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporlarından özetle; Dava konusu kitabın FSEK kapsamında eser olduğu, 2. Davalı çevirisinin Davacı çevirisinden izin alınmadan ve kaynak gösterilmeksin yapıldığını, İntihal oranının %80-90 olduğu, hesaplamada bu oranın %85 olarak alındığını, davalının satışı yapılan 612 kitap için, 85.282,53 TL, kalan 388 kitap için 54.067,80 TL toplamda 139.350,33 TL telife esas kazanç rakamına ulaşılmış olduğunu, %85 olarak hesaplanan intihal oranı uygulanması sonrası 118.447,78 TL rakamına ve %10 telif oranı ile 11.844,77 TL telif rakamına ulaşılmış olduğunu, FSEK 68'e göre Üç katı takdiri Yüce Mahkemede olmak kaydıyla, Davacının (FSEK 68e göre,) 11.844,77 X 3 5 35.534,31 TL tazminat talep edebileceğini, dosyada bulunan deliller ile yukarıda yer alan teknik açıklamaları da dikkate alınarak, davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı veya davalının davacının bildirdiği zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı hususlarında karar verilmesinin, mahkememiz takdirinde olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişiler ..., ... ,...'ın 26/05/2025 tarihli bilirkişi EK raporlarından özetle; Kök rapora taraf itirazları değerlendirilmiş olup, davacının intihal oranı konusunda %100 talebinin hakça bir talep olarak görülemeyeceği ,tespit edilen farklılıklardan dolayı kök raporda verilen oranın yerinde olduğu görüş ve kanaatlerinin iş bu ek raporda da değişmediğini , Kök raporda satış adet ve fiyatları esas alınarak yapılan hesaplama sonucu satışı yapılan 612 kitap için, 85.282,53 TL, kalan 388 kitap için 54.067,80 TL toplamda 139.350,33 TL telife esas kazanç rakamına ulaşılmış , %85 olarak hesaplanan intihal oranı uygulanması sonrası 118.447,78 TL rakamına ve %10 telif oranı ile 11.844,77 TL telif rakamı üzerinden, FSEK 68'e göre Üç katı takdirin mahkememizde olmak kaydıyla, Davacının 11.844,77 X 3 - 35.534,31 TL tazminat talep edebileceği hesabın davacı tarafından yapılan itiraz üzerine iş bu ek rapor çalışmasında , Resmi kurumlara verilen yaklaşık 10 adet kitap düşülünce kalan 990 adet kitap üzerinden 140,00 TL satış fiyatından 138.600,00 TL toplam satış tutarına 9685 intihal oranı ve tercüme eserlerdeki ortalama %8 telif oranı esas alınarak 9.424,8 TL telif tutarı, FSEK Mad. 68'e göre 3 katı hâkimin takdiri olduğundan 9.424,80 x 35 28.274,430 TL tazminat talep edebileceğinin hesaplandığı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacı vekilinin 30/10/2025 tarihli dilekçesi ekinde sunulan sulh protokolü ile sulh olduklarını ve sulh protokolü kapsamında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiklerini, davacının vekaletnamesinde sulh'e yetkileri olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 315. Maddesi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesini, ayrıca davacı tarafın, karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiş olduğu görülmekle, dosya ele alındı incelendi; HÜKÜM: 1-Taraflar arasında imzalanan ve mahkememize ibraz edilen 30.10.2025 havale tarihli dilekçe ekinde sunulan, SULH PROTOKOLÜNÜN (3 madde 3 sayfalık )TASDİKİNE, HMK 315. maddesi gereğince; Sulh nedeniyle ESAS HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-615,40 TL ilam harcından, yatırılan 1.878,53-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.263,13-TL'sinin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 3-Sulh protokolünde taraflar karşılıklı olarak birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerinden, bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-Tarafların yapmış olduğu giderlerin üzerlerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde taraflara iadesine, Dair karar tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE karar verildi. 20/11/2025

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: Diğer undefined, E. 2024/148, K. 2025/264, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2024-148-e-2025-264-k-6e0456aa2e7b