Diğer ·
2022/10623 E. 2022/14321 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2022/10623
- Karar No
- 2022/14321
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/2716 KARAR NO: 2025/846 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/10/2024 NUMARASI: 2024/267 Esas - 2024/675 Karar DAVANIN KONUSU: Kasko Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu davalıya kasko poliçesi ile sigortalı çekicinin 22.03.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde hasarlandığını, davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulmasına rağmen çekici sürücüsünün alkollü olduğu gerekçesi ile herhangi bir ödeme yapılmadığını, aracın pert sayılması gerekip gerekmediği, rayiç değeri ile ikinci el değerine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek müvekkilinin alacağının miktarının tespiti ile tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında 01.07.2019 tarihinde sunduğu dilekçe ile; aracın sovtajının müvekkiline bırakılmasını ve 51.593,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 24.07.2019 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile; aracın hasarlı hali ile müvekkiline bırakılmasına ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerini, aracın hasarlı hali ile davalı sigortacıya bırakılmasını ve 203.400,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; sigortalı çekici sürücüsünün kaza anında alkollü olduğunu, hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 2018/601 Esas 2020/612 Karar sayılı ilamının Dairemizin 2021/309 Esas 2024/406 Karar sayılı ilamı ile; "(1) Kasko Sigortası Genel Şartları'nın (KSGŞ) B.3.3.2.2. maddesi; "Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Onarım masrafları sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda trafikten çekildiğine dair "trafikten çekilmiştir" kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez" şeklindedir. Buna göre davalı sigorta şirketi, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup sigorta ettiren, sigortalı araç hurdasının kendisine verilmesini istemedikçe sigortacı tarafından, araç hurdası sigorta ettirenin uhdesinde bırakılıp hurda bedelinin tazminattan indirilmesi olanaklı değildir.Mal sigortalarından olan kasko sigortasında amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Hasarlı aracın kimin uhdesinde kalacağı hususunda sigortalıya seçimlik hak tanınmıştır. Sovtajın sigortalı tarafından talep edilmemesi halinde, sigortacıda kalacağı anlaşılmaktadır. (Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 09.11.2022 tarihli 2022/10623 E.- 2022/14321 K., Yargtıy 4. HD'nin 30.03.2023 tarihli 2021/25666 E.- 2023/4702 K. sayılı vb. ilamları) Somut olayda; davacı tarafça, 01.07.2019 tarihinde sunulan dilekçe ile aracın sovtajının davacıya bırakılmasının talep edildiği, 24.07.2019 tarihinde sunulan dilekçesi ile ise, aracın davalı sigortacıya bırakılmasına ve rayiç değerinin ödenmesine hükmedilmesinin talep edildiği anlaşılmakla sovtajın kimde kalacağı konusunda davacının, her türle tereddütten uzak açık beyanı alınarak karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi hatalıdır. (2) Kabule göre de; yukarıda belirtilen düzenleme gereğince aracın rayiç değerine hükmedilmesi halinde davacıya ait araç hurdasının davalı sigortacıya bırakılmasına ve bu hususu teminen araca ait trafikten çekme belgeli hurda tescil belgesinin tüm takyidatlardan ari olarak davacı tarafça davalıya teslimine karar verilmesi gerekirken sadece aracın teslimi yönünde hüküm kurulması da isabetli değildir." gerekçesi ile kaldırıldığı anlaşılmıştır. Kaldırma kararı üzerine İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "Somut olayda; davacı tarafça, 01.07.2019 tarihinde sunulan dilekçe ile aracın sovtajının davacıya bırakılmasının talep edildiği, 24.07.2019 tarihinde sunulan dilekçesi ile ise, aracın davalı sigortacıya bırakılmasına ve rayiç değerinin ödenmesine hükmedilmesinin talep edildiği anlaşılmakla sovtajın kimde kalacağı konusunda davacının, her türlü tereddütten uzak açık beyanı alınması amacıyla davacı vekiline mezkur kaldırma ilamı doğrultusunda süre verilmiş, 02/05/2024 tarihli beyan dilekçesi ile sovtajın davacıda kalmasını beyan ettiği anlaşılmıştır. Yukarıda anlatılanlar hep birlikte değerlendirildiğinde Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre tazminat ödeme borcu hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olacağının düzenlendiği ve sigorta şirketine ihbar tarihi 27.03.2018 tarihi olup temerrüt tarihi 14.05.2018 tarihi olduğu dikkate alınarak aracın rayiç değeri olan 203.400,00 TL'den 151.807,00 TL sovtaj değeri düşüldükten sonra bakiye 51.593,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken maddi hata sonucunda 151.807,00 TL üzerinden hüküm kurulmuş ise de işbu hatanın maddi hata olduğu ve tashih şerhi ile mahkemece resen düzeltilebileceği..." gerekçesiyle, -Davanın kısmen kabulü ile 151.807,00 TL'nin 14.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş, 01/10/2024 tarihli tashih şerhi ile; Mahkememizin 01/10/2024 tarihli 2024/267 Esas, 2024/675 Karar sayılı ilamın Hüküm kısmının 1 numaralı bendinde; "1-Davanın kısmen kabulü ile 51.593,00 TL'nin 14.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde HMK.304 ve devamı maddeleri uyarınca TASHİHİNE, bu hususta gerekçeli karara tashih şerhi verilmesine ve işbu tahsis şerhinin gerekçeli karara eklenmesine," karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davanın, talepleri gibi tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulü ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, kararın kaldırılması gerektiği hususuna yöneliktir. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; pert bedeli talep edilen aracın trafikten çekilmiş olması gerektiği, ancak dosyada aracın perte ayrıldığına dair "trafikten çekilmiştir" kaşeli tescil belgesi bulunmadığı, ve bu belgenin sigorta şirketine ibraz edilmediği için aracın pert olduğuna ilişkin karar verilemeyeceği, sigorta şirketinin yalnızca gerçek zarardan sorumlu olduğu, bu nedenle davacı talebinin reddinin gerektiği; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; 10.06.2019 tarihli bilirkişi heyet raporundaki hasar tespitinin dosyada mübrez ekspertiz raporu ve hasara uğrayan araca ait fotoğraflar ile uyumlu ve makul olmasına, ve aracın pert kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, aracın sovtajı davacıda bırakıldığından, davacı tarafından davalıya trafikten çekildiğine dair hurda tescil belgesinin sunulmasının gerekmemesine göre davalı vekilinin istinaf talebinin, davanın reddedilen miktarı yönünden davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1.b.-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 427,60-TL harcın düşümü ile bakiye 187,80-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -İstinaf eden davalıdan alınması gereken 3.524,31-TL harçtan peşin yatırılan 888,00-TL harcın düşümü ile bakiye 2.636,31-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.23/05/2025