Diğer ·
2020/2598 E. 2021/1848 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2020/2598
- Karar No
- 2021/1848
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/1974 KARAR NO: 2024/2100 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/07/2021 NUMARASI: 2019/853 Esas - 2021/560 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024 Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/06/2009 tarihinde, davalıya ZMM poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın müvekkilinin kullanmış olduğu motosiklete tam kusurlu olarak çarpması sonucunda müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrasında tedavisinin devam ettiğini ve 17.07.2018 tarihli Cumhuriyet Üniversitesi Adli tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen rapora göre % 4.2 oranında sürekli malul kaldığının tespit edildiğini, müvekkilinin işbu rapor tarihine kadar sürekli maluliyet durumundan haberdar olamadığını, dava öncesinde davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak sonuç alınmaması üzerine sigorta tahkim komisyonuna gidildiğini, sigorta tahkim heyetince davalı ... şirketinin tazminat ödemesine karar verilmiş olmasına karşın yapılan itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince zaman aşımı nedeni ile sigorta tahkim kararının iptaline karar verildiğini, iş bu nedenle iş bu davayı açmak durumunda kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL maddi tazminatın davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiş; 06.04.2021 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 115.308,64- TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...15.01.2021 tarih 15820 sayı 260 Karar numaralı Adli Tıp Kurumu- 2. İhtisas Kurulu Tarafından düzenlenen raporda; 26.09.1987 doğumlu ...’ nin 12.06.2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 11.08.2008 tarih ve 22071 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; E cetveline göre % 9.2 (yüzdedokuznoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay/kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği, aktüer bilirkişi raporunda PMF yaşam tabosuna göre hesaplama yapıldığında, davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile, sürekli maluliyet zararının 115.308,64 TL olduğu, davalı ... tarafından düzenlenen ZMMS sigorta poliçesi azami limiti 150.000,00 TL ‘ nin altında bulunduğu ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olması nedeni ile davalı ... şirketinden hesaplanan işbu tazminat tutarının talep edilebileceği, TRH 2010 Erkek yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapıldığında; 12.06.2009 tarihinde geçirmiş olduğu malul kalan davacı ...’ nin; % 9,2 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu ve kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile, sürekli maluliyet zararının 137.897,27 TL olduğu, davalı ... tarafından düzenlenen ZMMS sigorta poliçesi azami limiti 150.000,00 TL ‘ nin içinde bulunduğu ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olması nedeni ile davalı ... şirketinden hesaplanan işbu tazminat tutarının talep edilebileceği, davacı tarafça davalı ... şirketine 31.07.2018 tarihli dilekçe ile başvurulduğu, başvurunun Posta yolu ile 01.08.2018 taihinde davalı ... şirketine ulaştığı, 01.08.2018 tatihini takip eden 8 işgünü bitim tarihi 14.08.2018 tarihinin davalı ... yününden temerrüt tarihi olarak kabulünün ve yasal faiz talep edilebileceğinin belirtildiği, Aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada TRH 2010 ve PMF 1931 yaşam tablosuna göre ayrı ayrı hesaplama yapıldığı, Yargıtay 17. HD' nin 2020/2598 E. 2021/34 K 14.01.2021 tarihli kararı ve T.C. Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K. 24.02.2021 tarihli doğrultusunda, TRH 2010 Yaşama Tablosu ve progresif rant yöntemi olarak adlandırılan hesaplama yöntemi hükme esas alınarak davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 137.897,27 TL olduğu, davacı tarafın talebini 115.308,64-TL olarak arttırdığı anlaşılmakla davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar vermek gerektiği' gerekçesiyle,Davanın KABULÜ ile, Davacının 115.308,64-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14/08/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı davacı tarafından müvekkili kurum aleyhine aynı kazaya ilişkin olarak yapılan başvurunun sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetinin 2020.İ 11124 ve 2020/ 13271 İHK kararıyla zaman aşımı nedeniyle kesin olarak reddine karar verildiğini, bu nedenle iş bu davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davanın 8 yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, zaman aşımından reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının tespitinin hatalı olduğunu, davacının asli kusurlu olduğunu, maluliyet raporunun ATK 3. İhtisas Dairesi tarafından ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğe göre hazırlanması gerektiğini, dosya kapsamında alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, müvekkili yönünden ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; tahkim kararlarının, genel mahkemelerde görülen davalar bakımından kesin hüküm niteliği taşıyıp taşımadığı ve taşımakta ise kesin hüküm neden ve şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Bilindiği gibi kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir.(HMK.m.303) Somut olaya gelince; davacının, eldeki davanın açılmasından önce Sigortacılık Kanunu'nun kendisine tanıdığı seçimlik hakkını kullanarak, kendisi yönünden ihtiyari çözüm yolu olan Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde davalı ... aleyhine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla daimi maluliyet nedeniyle 100-TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle başvuruda bulunduğu, davacının bu başvurusunun, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce verilen 24/02/2019 gün ve 2018/.E.68641 E., 2019/ 11740 K. sayılı kararla 36.734,20-TL tazminatın 14.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine, -Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere- karar verildiği, karara başvuran vekili ve karşı taraf vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin 26.05.2019 tarih, 2019/ İHK -6173 sayılı karar ile, yeniden karar oluşturularak başvuranın talebinin zaman aşımı nedeniyle reddine, kesin olarak karar verildiği; Sigorta Tahkim dosyası incelendiğinde, başvuranın kısmi dava açtığı, daha sonra artırım ile dava değerinin 36.734,70-TL olduğu, hal böyle olunca da dava değerinin bu rakam olduğu anlaşılmakla, itiraz hakem heyeti kararının kesin olduğu; davacının sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetince verilen kesin karardan sonra aynı konuda, aynı dava nedenlerine dayanarak, aynı davalıya karşı artık genel yargı yoluna başvuramayacağının açık bulunması karşısında, yerel mahkemece yazılı biçim ve şekilde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı tarafça hasar dosyası kapsamında sigorta tahkim kararları ve eki evraklar dosyaya sunulduğu ve zaman aşımından red kararı nedeniyle davacıya ödeme yapılmadığı belirtildiği halde, mahkemece re'sen nazara alınması gereken ''kesin hüküm bulunmaması'' na ilişkin dava şartı irdelenmeden, davanın esasına girilerek yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Hal böyle olunca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulüne, ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HMK 353/1.b-2 maddesi gereğince kaldırılıp, yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, b/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 2/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a/Davanın kesin hüküm bulunması nedeniyle, dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,b/Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 2.405,38-TL'den mahsubu ile fazladan alınan 1.997,78-TL'nin davacı tarafa iadesine, c/Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesine göre hesap ve takdir olunan 18.449,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d/Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, e/Gider avansından arda kalan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024