Diğer ·
2014/23349 E. 2017/4992 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2014/23349
- Karar No
- 2017/4992
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/1691 KARAR NO: 2025/663 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/03/2021 NUMARASI: 2016/190 Esas - 2021/280 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 10/08/2010 günlü trafik kazasına karışan karşı araçta yolcu olarak bulunan vekil edeninin yaralanarak sakat kaldığını, kazanın oluşumundaki tüm kusurun ... plaka sayılı araç sürücüsünde olduğunu ileri sürerek, geçici bakıcı gideri zararı ile SGK'nca karşılanmayan tedavi gideri zararları ve diğer giderlere ilişkin dava açma hakkı saklı kalmak üzere vekil edeninin uğradığı meslekte kazanma gücü kaybı zararına ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş, 14/01/2021 günlü dilekçe ile de 1.000,00-TL'lik maddi tazminat talebinin 100,00-TL'sinin geçici iş göremezlik, 900,00-TL'sinin de kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin olduğunu açıkladıktan sonra geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını 5.628,36-TL'ye, kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını da 118.052,99-TL'ye arttırdıklarını bildirmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; talep konusu kazadan sonra davacı tarafından yapılan başvuru üzerine, maluliyet oranı %24 olarak kabul edilerek yapılan hesaplama neticesinde belirlenen 33.177,00-TL maddi tazminatın ibraname karşılığında vekil edeni şirket tarafından davacıya 27/02/2013 tarihinde ödendiğini, bu suretle ZMM Sigorta Poliçesinden kaynaklı tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, davacının bakiye bir zararının bulunmadığını dolayısıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111.maddesi uyarınca davacı talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürerek davaya karşı koymuştur. Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, olayla ilgili olarak İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan 2010/692 esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "...Dava dışı ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı karıştığı trafik kazasında kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...'in yüzde yüz kusurlu dava dışı sürücü ...'un kusursuz davacının ise kusurunun olmadığı, meydana gelen kaza nedeniyle davacının çalışma gücünde %34,2 oranında eksilme ile 9 aya kadar tıbbi şifa süresinin belirlendiği, kusur raporunun İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2011 tarihli 2010/692 esas, 2011/335 sayılı kesinleşen kararı ile de uyumlu olduğu, maluliyet raporunun kazanın meydana geldiği tarihte bulunan yönetmeliğe uygun olarak alındığı nazara alınarak hükme esas alınmıştır. Alınan hesap bilirkişisi raporuna göre davacının 5.628,36 TL geçici iş göremezlik, 760,50 TL bakıcı gideri ve 118,052,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatı belirlenmiştir. Maddi tazminat kısmen kabulüne, davacının açıkça geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri davasının bulunmadığı anlaşıldığından bu yönüyle davanın reddine,..." karar verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçeyle; -DAVANIN KISMEN KABULÜNE, -118.052,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111.madde hükümlerine atıfta bulunarak yapılan itirazları hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, ayrıca davacının uğradığı maluliyet bakımından hükme esas alınan raporun hatalı olduğu, bu raporun gerçek maluliyet durumunu göstermediği, bir an için raporun doğru olduğu kabul edilse bile söz konusu raporda kaza tarihi itibariyle davacının uğradığı maluliyet oranı %33 olarak belirtildiği halde davacının rapor tarihindeki yaşına göre belirlenen maluliyet oranının (%34,2) esas alınmasıyla düzenlenen aktüer hesaplamanın da isabetsiz bulunduğu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkin olup; davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru dilekçesinde açıkça ileri sürülen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;1-Dosya kapsamından; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı araçla, ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen 08/10/2010 günlü trafik kazasında ... plaka sayılı karşı araçta yolculuk etmekte bulunan davacının yaralandığı, kazanın oluşumunda tüm kusurun ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsünde olduğu, dava açan dilekçede davadan önce sigortacıya yapılmış bir başvuru olup olmadığı, başvuru yapılmış ise ödeme alınıp alınmadığı konusunda herhangi bir açıklama yapılmadığı; davalı sigorta şirketinin ise eldeki dava açılmadan önce yapılan başvuru neticesinde ibraname karşılığında 27/02/2013 tarihinde davacıya 33.177,00-TL ödeme yapıldığını cevap dilekçesi ile iddia ettiği, davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde ise; davalı tarafın ibranameye yönelik iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini bildirdikleri, söz konusu ibranamenin sunulması halinde de konuya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını bildirdikleri, müteakip davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyasının sunulduğu, ibraz edilen hasar dosyası içerisinde bulunan "tazminat makbuzu ve ibraname" başlıklı belgenin davacı ...'a vekaleten ... isimli şahıs tarafından imzalandığı ve ...'in İzmir ... Noterliğince düzenlenen 03/12/2012 günlü vekaletname uyarınca davacıyı temsile genel olarak yetkilendirildiği anlaşılmakla birlikte; vekaletname içeriğine göre davacının talep konusu kaza nedeniyle adına veya hesabına yatırılacak ödemelerin sadece %30'unu almak (ahzu kabz) bakımından ...'e yetki verildiği; davalı sigortalı tarafından ibraz edilen ibraname incelendiğinde de bu belgenin tarih içermediği ve yapıldığı ileri sürülen ödemeyi gösterir bir belgenin sunulmadığından ödeme yapılmış ise kime yapıldığının belli olmadığı ve dahi ilk derece mahkemesince davalı tarafın cevap dilekçesinde dile getirdiği hususlar gözetilerek 05/07/2017 tarihinde icra olunan ön inceleme duruşma tutanağının 6 nolu ara kararı ile 2918 sayılı yasanın 111.maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçirildiğine ilişkin itirazın değerlendirilebilmesi için davalı tarafa konuya ilişkin gerekli eksik belgeleri ibraz edebilmesi için bir sonraki duruşma oturumuna kadar mehil verildiği, 05/07/2017 günlü ön inceleme duruşma zaptını ve müteakip duruşma gününün davalı vekiline tebliğ olunduğu, ancak davalı tarafça yargılama sırasında (istinaf aşaması dahil) tarih içeren bir ibranamenin sunulmadığı gibi ödeme yapıldığını ve yapılmışsa kime yapıldığını gösterir bir belgenin de ibraz edilmediği görülmüştür. Bilindiği üzere 2918 Sayılı KTK'nun 111. maddesi gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Kanunun bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Kanunda belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, res'en dikkate alınması gerekir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/05/2017 tarih ve 2014/23349 E., 2017/4992 K. sayılı kararı) ise de; somut olayda ibraz edilen ibranamenin tarih içermemesi ve dahi böyle bir ibranameye sonuç bağlanabilmesi için ödeme yapılması ve bu ödemenin varlığının da sigortacı tarafından kanıtlanması gerekli olduğundan, ilk derece mahkemesince somut olayın özelliklerine göre davacı vekilinin hak düşürücü sürenin geçirildiğine yönelik itirazları dikkate alınmaksızın karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik tespit edilemediğinden, davalı vekilinin açıklanan hususu amaçlayan istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.2-Davalı vekilinin maluliyete ilişkin istinaf itirazlarına gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin de Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'ine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'ine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 2021/13167 Esas, 2022/7612 Karar) Bu durumda kaza tarihinin 10/08/2010 olduğu gözetildiğinde maluliyete ilişkin belirlemenin "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre yapılması gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; hükme esas alınan ve 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 03/05/2018 günlü raporun, kaza tarihinde (10/08/2010) yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının kazadan sonra geçirmiş olduğu tüm tedavilerini gösterir evraklarını değerlendirmesi ve bizzat muayenesi yapılmak suretiyle hazırlanmış bulunması karşısında mahkemece iş bu raporun hükme esas alınması suretiyle rapor tarihi itibariyle davacıda var olduğu tespit edilen %34,2 oranındaki maluliyete göre uyuşmazlığın giderilmiş olmasında da bir yanılgı tespit edilemediğinden, davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurunun da reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 8.064,20-TL harçtan, peşin yatırılan 2.016,05-TL harcın düşümü ile bakiye 6.048,15-TL istinaf karar ve harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.02/05/2025