Diğer ·
2014/202 E. 2016/154 K. – Fsek - Maddi Ve Manevi Tazminat
Konu: Fsek - Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2014/202
- Karar No
- 2016/154
- Karar Tarihi
- Konu
- Fsek - Maddi Ve Manevi Tazminat
T.C. İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/192 KARAR NO : 2023/196 DAVA : FSEK - MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVA TARİHİ : 29/08/2014 KARAR TARİHİ : 30/11/2023 Kapatılan İstanbul 3. FSHHM'nin 2014/202 E. 2016/154 K. ve 30/06/2016 tarihli kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/5648 E. 2019/345 K. ve 15.01.2019 tarihli ilamıyla BOZULDUĞUNDAN, davanın Mahkememizin 2021/192 Esasına kaydı yapılarak, taraflar arasındaki FSEK - Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin hak sahibi olduğu yemek, tatlı, hamur işi vs. tariflerinin, izni olmadan ve telif ücreti ödenmeksizin davalının yayımlamış olduğu "..." adlı kitap serilerinde, kitapçılarda ve "http://.../" ve buna bağlantılı "http://.../" adlı internet sitelerinde gösterilip satışa sunulduğunun anlaşılması üzerine, noter aracılığı ile davalıya ihtarname gönderilerek maddi ve manevi tazminat ile birlikte hukuka aykırı eylemlerin sonlandırılmasının talep edildiğini, ancak davalının bu ihtarnameye cevap vermediği gibi hukuka aykırı fiillerine devam ettiğini, "..." adlı kitap serilerinde müvekkiline ait tariflerin kullanıldığını ve bu tariflerin hiçbirinde müvekkilinin ad ve soyadının yazılmadığını, müvekkilinin haklarının hiçe sayıldığını, "..." adlı kitapların basımının, internet satışının, kitap ve mağazalarındaki satışının durdurulması ve toplatılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, belirsiz alacak davası hükümlerine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla FSEK 68.maddesi uyarınca 3 katı tutarında isabet edecek tazminat bedelinden şimdilik 1.000,00 TL'nin her bir baskı tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini, eser sahibi müvekkilinin rızası alınmadan tariflerin başlıklarının ve içerikteki uslupta değişiklik yapılması ile FSEK 15. ve 16. maddelere aykırılık sebebiyle munzam dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla 30.00,00 TL manevi tazminatın değiştirme ve basım tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle ve FSEK 70/3 maddesi uyarınca basılan eserler nedeniyle elde edilen kazancın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının Kasım 1995-Mayıs 2013 tarihleri arasında ... Dergisi yayımcısı müvekkili ile FSEK 18/2 maddesi kapsamında iş ilişkisinde bulunması sebebiyle dava konusu tariflerin kullanımının müvekkili şirkete ait olduğunu, davacının neredeyse tüm tariflerini müvekkili şirket nezdinde yayımlanan dergi ile çalışırken oluşturduğunu, tariflerin mali hak kullanımının müvekkili şirkete ait olmakla birlikte, aksi durum varsayılsa dahi davacının başvuru hakkını yitirdiğini, tüm tazminat taleplerinin zaman aşımına uğradığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin hukuka uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. (Kapatılan) ... 3. FSHHM'nin ... E. ... K. ve 30/06/2016 tarihli kararında:"...Maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazla talebin reddine..." karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Anılan karar, Yargıtay 11. H.D. 2018/5648 E. 2019/345 K. ve 15.01.2019 tarihli ilamı ile "...1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davalıya ait “...” adlı dergide davacı tarafından yazılan yemek tariflerinin Kasım 1995 – Mayıs 2013 tarihleri arasında yayımlandığı ve buna karşılık davacıya telif bedeli ödemesi yapıldığı hususu mahkemenin de kabulündedir. Davalı tarafça 5846 sayılı FSEK 18/2. maddesi uyarınca çalıştıran sıfatıyla mali hakları kullanma yetkisi bulunduğu savunulmuş ise de yukarıda açıklanan hukuki ilişki dışında davacı ve davalı arasında hizmet ya da iş akdinin varlığı kanıtlanamadığından, süreli olarak yayımlanan ... adlı dergide yer alan davacıya ait ve eser niteliğindeki yazılar üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin 5846 sayılı FSEK 18/2. maddesi uyarınca kendiliğinden davalıya geçtiğinden söz edilemez. Mahkemece, davalının çalışanı olmasa dahi davacıya ödenen telif ücreti karşılığı uyuşmazlık konusu yazıların mali haklarının davalıya geçtiği kabul edilmiştir. Ancak, 5846 sayılı FSEK 52. maddesine uygun bir yazılı sözleşme bulunmasa da, edimlerin karşılıklı olarak yerine getirilmesi nedeniyle taraflar arasındaki hukuki ilişki 818 sayılı B.K. 372 vd. ve 6098 sayılı T.B.K. 487 vd. maddeleri kapsamındaki “yayın sözleşmesi” niteliğindedir. Dava tarihinde yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K. 489 maddesi uyarınca (818 sayılı B.K. md. 373), yayın sözleşmesiyle eser sahibinin hakları, sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle yayıncıya geçer. Ayrıca, aynı Kanun’un 490/2 maddesi (818 sayılı B.K. md. 374/2) uyarınca da, süreli yayınlarda yer alan kısa yazılar yayınlatan tarafından herzaman başka yerde de yayımlatılabilir. Yukarıda açıklanan hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 5846 sayılı FSEK 48/2 maddesi uyarınca davalı yayıncıya devredilen mali hakları kullanma yetkisinin ancak süreli olarak yayımlanan ... Dergisi ile sınırlı olduğu, devrin aynı Kanun’un 56. maddesi gereği basit ruhsat niteliğinde bulunduğu ve eser üzerindeki mali hakların ise davacıya ait olduğunun kabulü gerekir. O halde, taraflar arasındaki mali hak ihlaline dayalı uyuşmazlığın anılan hükümler çerçevesinde değerlendirilerek hasıl olunacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece açıklanan gerekçe ile maddi tazminatın reddi doğru görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesi ile bozulmuştur. Usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. HMK'nın 266. maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 03/06/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Yargıtay'ın bozma kararında "maddi tazminatın reddinin doğru görülmediği" hususu yer aldığı ve davacı lehine yerel mahkeme kararının bozulmasına hükmedildiği, dosya münderacatından davacı ile davalı arasında somut bir bordro-işgören-işveren ilişkisi tespit edilemediği, dosyaya sunulan ve doğrudan taraflar arasındaki hakları düzenleyen bir sözleşme görülemediği, davaya konu tariflerin FSEK koruması altında eserler olduğu, FSEK 52. madde düzenlemesine uygun haklarının ayrı ayrı gösterildiği yazılı bir sözleşme bulunmadığından, TBK 489. maddedeki yayım sözleşmesiyle eser sahibinin hakları, sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle yayımcıya geçer hükmü dikkate alındığında davacının eserleri üzerindeki mali hakları süre, yer ve muhteva ile sınırlı olarak devrettiği ve FSEK 56. maddesi bağlamında davalıya basit ruhsat verildiği anlaşılmakla, davalı tarafından mali hakların devrine yönelik daha geniş kapsamlı bir sözleşme ilişkisi gösterilmediğinden davalı tarafından izinsiz olarak çoğaltma ve yayma hakkının "..." adlı kitap serilerinde kullanılarak davacının bu mali haklarının ihlal edildiğinin anlaşıldığı, davacının FSEK 68. maddesine göre maddi tazminat talep ettiği, dosyaya sunduğu yayın listesinde 1998 yılı ile 2002 yılları arasında davacının tariflerinin yayımlandığını iddia ettiği, mahkemenin 19.11.2020 tarihli kararı ile talep etmesi üzerine, davacı tarafın dosyaya 6 adet sözleşme sunduğu, emsal sözleşmelerle ilgili açıklayıcı bilgilerin yukarıda tablolaştırıldığı ve açıklamalar yapıldığı, mahkemenin dava konusu yemek ve tüketim maddelerinin tarif olarak yayımlandığı dergi türündeki süreli yayınlar ile; sayısı, baskı adedi ve hak kullanım süresi belli olan matbu kitapları aynı türden yayın sınıfında değerlendirmesi halinde, FSEK 68. madde kapsamında hesaplanabilen maddi tazminat tutarının 47.025,00 TL olduğu, bu tutar için hesaplanan avans faiz tutarının ise 96.390,80 TL olduğu, ana para ve faiz ile birlikte toplam 143.415,80 TL hesaplandığı, mahkemenin, dava konusu yemek ve tüketim maddelerinin tarif olarak yayımlandığı dergi türündeki süreli yayınlar ile; sayısı, baskı adedi ve hak kullanım süresi belli olan matbu kitapları farklı türden yayın sınıfında değerlendirmesi halinde, FSEK 68. madde kapsamında hesaplanabilen maddi tazminat tutarının 37.700,00 TL olduğu, bu tutar için hesaplanan avans faiz tutarının ise 77.276,62 TL olduğu, ana para ve faiz ile birlikte toplam 114.976,62 TL hesaplandığı, davacının iddia ettiği yayınlara ve tarihlerine isabet eden maddi hak bedellerinin birebir tespitinin fiili imkânsızlık dahilinde olduğu, taraflar arasındaki temel ihtilafın 1995-2003 yılları arasında olduğunun değerlendirildiği, bu tarihlere en yakın mübrez sözleşmenin ise 13.09.2006 tarihli olduğu, dolayısıyla avans faizinin bu tarih ile yenilenen eldeki davanın tarihi arasında Merkez Bankasının yayımladığı ortalama avans faiz oranlarına göre hesaplanan faiz tutarlarından oluştuğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 01/01/2022 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davalı tarafın, davacı yandan izin almadan yayımladığı; ... yayınlara ilişkin bandrol bilgilerine dayalı bir hesap yapılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, kök rapordan sonra mahkemenin takdiri ile heyete katılan sektör (yayın) bilirkişisinin görüşleri çerçevesinde; davacı tarafından emsal sözleşme olarak sunulan ..., ... ve ... yayınlarının promosyon amaçlı ve Ramazan ayı içinde yayımlandıkları da dikkate alındığında, ortalama 30 gün üzerinden yapılan hesaplamalara göre davalı tarafın, davacı yana 12.660,00 TL ödemesi gerektiği sonucuna varıldığı, yine yayıncı bilirkişinin görüşüne göre izinsiz yapılan yemek tarifleri ve diğer başka derleme tariflerin de söz konusu olmasından mütevellit, emsal hesaplamanın normal olacağının değerlendirildiği, ayrıca mahkemenin takdiri halinde FSEK 68/1 maddesi uygulandığında tutarın 37.980,00 TL olacağının sabit olduğu (12.660,00TL X 3 = 37.980,00 TL). Kök rapora yapılan itirazlar çerçevesinde ihtarname keşide edilen 02 Nisan 2014 tarihinden 30 Nisan 2019 olan dava (yenileme) tarihine kadar Merkez Bankasınca yayımlanan avans faiz oranlarının ortalamasına göre hesaplanan faiz ve anapara toplamı; 21.054,37 TL, FSEK 68/1 maddesi kapsamında 63.163,11 TL olarak hesaplandığı, davacı şahsın davalı kurumda kadrolu ve geçici bir elaman olarak çalıştığına ilişkin dosyada bir bordro bağlantısı görülmediği, davacının, davalı kurumda 1995-2003 yılları arasında yemek tariflerini yazarken, dergide çalışan fotoğrafçılardan ve diğer tüm editoryal kadrodan yararlandığı ve deneyim kazandığı için bir anlamda geleceğe yönelik yazdığı eserleri yayımlanır hâle getirebilmesinin bir avantaj olarak değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. 20/06/2022 tarihli bilirkişi kurulu 2.ek raporunda özetle: FSEK 1/B maddesine göre davaya konu "..." adlı eserin bir "kültür ve edebiyat eseri" olduğu, davalı tarafında, bandrol talep formunda, davacının adının zikredilmediği, eser sahibi olarak davalı kurumun gösterildiği, davacının, davalı kurumda kadrolu ve geçici bir eleman olarak çalıştığına ilişkin dosyada SGK ve bir bordro bağlantısı olmadığı, davacının yazdığı yemek tarifleri karşılığında kendisine telif ödendiği, sonradan dergide yazılan yemek tariflerinin derlenerek davalı tarafından kitaplaştırıldığı, Bandrol verileri doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre, FSEK 68/1 maddesine göre davacının alacağı telif tutarının 3 katını isteyebileceği, 3 katının da 53.747,10 TL olduğu, ihtarname keşide edilen 02 Nisan 2014 tarihinden 30 Nisan 2019 olan dava (yenileme) tarihine kadar Merkez Bankasınca yayımlanan avans faiz oranlarının ortalamasına göre hesaplanan faiz ve anapara toplamının; 29.794,93 TL, FSEK 68/1 maddesi kapsamında 89.384,79 TL olarak hesaplandığı, kök rapor, birinci ek rapor ve bu ikinci ek rapor ile heyet görüşünün sübut bulduğu, bu hususun usul ekonomisi bakımından takdirinin mahkemede olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce 20/06/2022 tarihli bilirkişi kurulu 2.ek raporuna itibar edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava:1995-2002 yılları arasında yayınlanan "..." adlı gazete eki olarak hazırlanan dergilerde, davacıya ait yemek, tatlı, hamur işi ve benzeri ürünlere ilişkin tariflerin, davalı tarafından "..." ve bağlantılı "..." adlı internet sitelerinde kullanıldığı, ayrıca ... esas ibareli seri çıkartılan kitaplarda da kullanıldığı iddiasına dayalı, FSEK 68 maddesine göre şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, FSEK 15 ve 16 maddelere aykırılık sebebiyle 30.000,00 TL manevi tazminat ve FSEK 70/3. maddesi uyarınca basılan eserler nedeniyle elde edilen kazancın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkindir. Davacı vekili 30/11/2022 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 53.747,10 TL olarak ıslah etmiş, ıslah harcını yatırmıştır. ESER VASFININ DEĞERLENDİRİLMESİ: FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün "eser" niteliği taşıyıp taşımadığı re'sen araştırılmalıdır. FSEK'in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün "sahibinin hususiyetini taşıması", ikincisi ise " kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması" dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine "sübjektif unsur" veya "esasa ilişkin şart", ikincisine ise "objektif unsur" veya "şekle ilişkin şart" denilmektedir. Subjektif ursur gereğince bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için bu ürünün onu meydana getiren kişinin "hususiyetini" taşıması gerekmektedir. Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer. Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK'te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK'te eser formatları olarak; İlim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinama eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen işlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır. "Dil ve yazı ile ifade olunan eser" deyimi, ifade vasıtası olarak yazı ve sözlerin kullanılması suretiyle meydana getirilen tüm fikri ürünleri kapsar. Dil ve yazı ile ifade olunan eserler geniş bir fikir alanını kapsarlar. Bu eserler; hikaye, roman, şiir, bir şarkının güftesi, skeç, tiyatro oyunlarını kapsadığı gibi, bilimsel konferansları, monografileri, siyasi nutukları, eğlendirici sohbet tarzında konuşmaları, çocuk hikayelerini ve benzerlerini kapsar. Bu tür fikir ve sanat ürünlerinin ilim ve edebiyat eseri sayılabilmesi için, onların mutlaka yazı ile tespit edilmiş olmaları gerekmez, başka bir ifade ile duygu ve düşünceleri ifade için kullanılan araç veya olanağın hiçbir önemi yoktur. Bu araç veya olanak yazı, çizgi, rakam, formül veya söz olabilir. Örneğin şifahen söylenmiş bir şiir, hikaye, masal da hususiyet taşıyorsa, kamuya sunulduğu andan itibaren eser olarak korunur. Dil ve yazı ile ifade olunan eserlerin korunabilmesi için, hususiyet taşımaları gerekir. Açıklanan nedenler: Davaya konu "..." dergisinde, sonrasında ... kitaplarında yer alan davacının yazdığı yemek tariflerinin; diğer yemek tariflerine nazaran kendine has tarz, anlatım ve içerik barındırdığı, diğer yemek tariflerinin aksine kullanılan dil ve üslupta davacının tanınmasına sebep olan bu özelliklerinin, FSEK 2/1 maddesi anlamında dil ve yazı ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. 5846 sayılı kanunun 1/B maddesinin a bendinde sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri 2/1-a bendinde de herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada programın sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımlarının ilim ve edebiyat eseri olduğu, FSEK 68. maddesi izin alınmamış eser sahibinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya rayiç bedel itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceği, FSEK 70. maddesinde ise birinci bendinde manevi haklara haleldar edilen kişinin uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat davası açabileceği, mahkemece bu hususta para yerine veya buna ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedilebileceği, ikinci bendinde mali hakları haleldar edilen kimsenin kusuru varsa haksız fiillere müteallik hükümler dairesinde tazminat talep edebileceği hükmü yer almaktadır. HAK SAHİPLİĞİNİN VE DAVA AÇMA EHLİYETİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Yargıtay kararlarında FSEK kapsamındaki uyuşmazlıklarda, "eser sahipliği" veya "hak sahipliği" sıfatının da re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla davada; uyuşmazlık konusu fikri ürünlere ilişkin "hak sahipliği" sıfatının re'sen irdelenmesi gerekmektedir. Davacı taraf; önce "..." dergisinde, sonra "..." kitaplarında tarifleri hazırlayanın davacı olduğunu iddia etmiş, davalı taraf da; dava konusu tarifleri davacının yazdığını kabul etmiştir. Bu nedenle, davacının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 11.maddesi çerçevesinde davaya konu yemek tariflerini hazırlayan eser sahibi ve eser sahipliği sıfatıyla dava açma ehliyet/hakkının olduğu kanaatine varılmıştır. Davalıya ait "..." adlı dergide davacı tarafından yazılan yemek tariflerinin Kasım 1995 – Mayıs 2013 tarihleri arasında yayımlandığı, buna karşılık davacıya telif bedeli ödemesi yapıldığı, davalı tarafça 5846 sayılı FSEK 18/2. maddesi uyarınca çalıştıran sıfatıyla mali hakları kullanma yetkisi bulunduğu savunulmuş ise de, davacı ile davalı arasında hizmet ya da iş akdinin varlığının kanıtlanamadığından, süreli olarak yayımlanan ... adlı dergide yer alan davacıya ait ve eser niteliğindeki yazılar üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin 5846 sayılı FSEK 18/2. maddesi uyarınca kendiliğinden davalıya geçtiğinden söz edilemez. Davaya konu tariflerin FSEK koruması altında eserler olduğu, FSEK 52. madde düzenlemesine uygun haklarının ayrı ayrı gösterildiği yazılı bir sözleşme bulunmadığından, TBK 489. maddedeki yayım sözleşmesiyle eser sahibinin hakları, sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçüde ve süreyle yayımcıya geçer hükmü dikkate alındığında; davacının eserleri üzerindeki mali hakları süre, yer ve muhteva ile sınırlı olarak devrettiği ve FSEK 56. maddesi bağlamında davalıya basit ruhsat verildiği anlaşılmakla, davalı tarafından mali hakların devrine yönelik daha geniş kapsamlı bir sözleşme ilişkisi gösterilmediğinden, davalı tarafından izinsiz olarak çoğaltma ve yayma hakkının "..." adlı kitap serilerinde kullanılarak, davacının bu mali haklarının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır. MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: FSEK 68. maddesi hükmüne göre: (Değişik: 23/1/200S-5728/137 md.) "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir." FSEK 68.maddesi kapsamında bu taleplerin ileri sürülebilmesi için mütecavizin kusurunun olması ya da zararın gerçekleşmiş bulunması şart değildir. Yargıtay İçtihatlarına göre; "...Eser sahibinin mali hakları korunurken sadece bu tecavüzün haksız fiil olduğu varsayımından hareket edilmeyecektir. Somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin edilirken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz kullananla sözleşme yapması halinde, bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel, bunun faizi 68. madde uyarınca açılacak davada dikkate alınacaktır..." Ayrıca rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif var ise başka bir deyişle rayiç bedel somuta indirgenmiş ise rayiç bedelin tespiti taraflar arasındaki sözleşme, teklif vs. ile tespit edilecektir. FSEK 68. ve 70/3 maddeleri kapsamında tazminat talep edildiği takdirde; en fazla bedele hükmedilmesi gerektiği, davacının FSEK 68. ve 70/3 maddeleri uyarınca tazminat talep ettiği ancak FSEK 70/3 maddesi kapsamında talep edilen tazminat miktarının belirtilmediği görülmekle, davacının maddi tazminat talebini FSEK 68. maddesine göre talep ettiği kabul edilmiştir. Mahkememizce itibar edilen 20/06/2022 tarihli bilirkişi kurulu 2.ek raporunda belirtildiği üzere: Davacının yazdığı yemek tarifleri karşılığında kendisine telif ödendiği, sonradan dergide yazılan yemek tariflerinin derlenerek davalı tarafından kitaplaştırıldığı, bandrol verileri doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre, FSEK 68/1 maddesine göre davacının alacağı telif tutarının 17.915,70 TL olduğu ve bu tutarın 3 katını isteyebileceği, 3 katının da 53.747,10 TL olduğu anlaşıldığından, maddi tazminat talebinin kabulüne, FSEK 68.maddeye göre belirlenen 53.747,10 TL telif bedeli-tazminatının; 10.980,00 TL'nin baskı tarihi olan 29/07/2009 tarihinden, 4.227,30 TL'nin baskı tarihi olan 21/08/2009 tarihinden, 38.539,80 TL'nin baskı tarihi olan 14/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. MANEVİ TAZİMAT TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: FSEK 70/1.maddesine göre; "Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir". Manevi hakların ihlali sebebiyle manevi tazminat davası açabilmek için, eser sahibinin kişilik haklarının da tecavüze uğramış olması şart değildir. Manevi haklarda eser sahibinin kişiliğini ilgilendiren yönler şüphesiz ki mevcuttur, ancak FSEK 70/1.maddesi manevi tazminat talebini kişilik haklarının ihlalinden bağımsız olarak hükme bağlamıştır. İki hükmün müeyyide bağladığı menfaatler birbirinden farklıdır. Manevi haklara tecavüz aynı zamanda eser sahibinin kişilik haklarını da ihlal ediyorsa, manevi tazminat talebinde bu hususun açıkça belirtilip kanıtlanması veya B.K. 56.maddeye dayanan ayrı bir dava açılması gerekir. Diğer taraftan, manevi haklara tecavüz fiili, fikri hukuk çerçevesinde değerlendirilebilmekle beraber, kusurun niteliği, derecesi ve ağırlığı BK hükümlerine göre takdir olunmalıdır. Davacıya ait ve davalı tarafça dergilerde yayınlanan yemek tariflerinin, sonradan derleme şeklinde yemek kitabı oluşturarak kullanıldığı, bu kitaplarda; davacının yemek tarifleri ile ilgili bölümde tariflerin, davacıya ait olduğunun FSEK 15. maddesinde belirtilen şekilde adının ya da müstear adının yazılmamış olduğu anlaşılmakla, davacı lehine manevi tazminat verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 29/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere DAVANIN KISMEN KABULÜNE 1-Maddi tazminat talebinin kabulüne, FSEK 68.maddeye göre belirlenen 53.747,10 TL telif bedeli-tazminatının; 10.980,00 TL'nin baskı tarihi olan 29/07/2009 tarihinden, 4.227,30 TL'nin baskı tarihi olan 21/08/2009 tarihinden, 38.539,80 TL'nin baskı tarihi olan 14/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 29/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3- Alınması gereken 4.696,11 TL ilam harcından, peşin harç ve ıslah harcının mahsubu ile eksik 3.265,66 TL harcın davalıdan tahsiline, 4-Maddi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddedilen Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan; 25,20 TL başvuru harcı 529,45 TL peşin harç, 901,00 TL ıslah harç olmak üzere toplam 1.455,65 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafın yaptığı; 573,25 TL posta ve tebligat gideri ile 7.400 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.943,25 TL yargılama giderinden; davanın kabul/red oranına göre 6.545,15 TL' sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9- Davalı tarafın yaptığı; 122,00 TL posta/tebligat yargılama giderinden; davanın kabul/red oranına göre 21,85 TL' sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talepleri halinde iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.30/11/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır