Diğer ·

2012/215 E. 2015/448 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2012/215
Karar No
2015/448
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/1558 KARAR NO:2025/912 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:02/04/2024 NUMARASI:2023/121 Esas -2024/196 Karar DAVANIN KONUSU:Trafik Kazası Nedeniyle Zarar Görenlere Ödenen Tazminatın Diğer Müteselsil Borçlulardan Rücuen Tahsili İçin Başlatılan İcra Takibine İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/06/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, İstanbul 6. İş Mahkemesi'nin 2012/215 Esas sayılı dosyasında verilen kararla davalılarla birlikte müvekkilinin de müştereken ve müteselsilen tazminat ödemeye mahkum edildiğini, ilamın ... sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, müvekkilinin; haciz işlemlerine maruz kalmamak için icra dosyasına toplam 100.611,42-TL ödemek zorunda kalındığını, tarafların birbirleri arasındaki rücu ilişkisi çerçevesinde davalıların kusurlarına isabet eden ve müvekkilince ödenen 75.458,56-TL'nin, işlemiş 669,82-TL faiziyle birlikte davalılardan tahsili için ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalıların kötü niyetle itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalıların itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının 1 yıl içerisinde açılması gerektiğini, süresi içinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, İstanbul 6. İş Mahkemesinin 2012/215 E. 2015/448 K. sayılı kararının Yargıtay 21. HD tarafından bozulduğunu, müvekkili şirketin kusur sorumluluğunun bulunmadığını, kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını, davacının davalı müvekkili şirkete rücu hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı -Karşı davacı ... Tur. San. Tic. A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kazada vefat eden ...'in ölümü üzerine mirasçıları tarafından araç sürücüsü ..., araç sahibi ..., aracı sigorta eden davacı ... A.Ş ve iş veren ... A.Ş. İle müvekkili ...A.Ş. aleyhine İstanbul 6. İş Mahkemesi Hakimliği’nin 2012/215 Esas sayılı dosyasında açılan maddi ve manevi tazminat davasının kesinleşmesinin beklemesi gerektiğini, kusur tespitinin yeniden yapılması icap ettiğini, işverenin gerekli tedbiri almamasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine ve müvekkili davalının İstanbul 6. İş Mahkemesi Hakimliğinin 2012/215 Esas ayılı dosyasının devamı esnasında ölenin murislerine ödediği ve maddi tazminattan mahsup edilen 12.000,00-TL'nin fazla olduğunu, araç sürücüsü ... ile ölen ...'in kusur durumunu yeniden incelenmesi halinde bu durumun ortaya çıkacağını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı 1.000.-TL'nin davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesinin 13/12/2019 tarih ve 2019/567 Esas 2019/1002 Karar sayılı kararı ile, davanın işlemden kaldırıldığı 18/07/2019 tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmemiş olması gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına dair karara karşı, davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu neticesinde,Dairenin 01/10/2020 tarih, 2020/1473 Esas, 2020/3435 Karar sayılı ilamı ile; ". "28/02/2018 günlü duruşmada davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşmanın 18/07/2018 tarihine bırakıldığı, ancak davacı vekiline duruşma gününün usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, dolayısıyla davacı vekilinin yeni duruşma gününden haberdar olmadığı kabul edilerek, yeni bir duruşma günü belirlenip, bu duruşma gününün davacı tarafa bildirilmesi ve ondan sonra oluşacak duruma göre işlem yapılması gerekirken, usulüne uygun bir tebligat varmış gibi kabul edilerek, 18/07/2018 günlü duruşma oturumunda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi ve bu usulsüz işlemden kaldırma kararından hareketle, daha sonra davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu.." gerekçesi ileHMK'nın 353/1.a-5 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilmiş,Kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince, 12/09/2022 tarih ve 2020/637Esas - 2022/604 Karar sayılı karar ile, ''10/05/2022 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırıldığı ve yasal 3 aylık sürede davanın yenilenmediği'' gerekçesiyle HMK'nın 150/5.maddesi hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekilince iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine Dairenin 09/02/2023 tarih ve 2023/274 Esas, 2023/164 Karar sayılı ilamı ile, ''...Tebligat Yasası ve ilgili mevzuatta duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenleme bulunmadığı gibi talep edilmemiş olsa bile davacı vekiline usulüne uygun davetiye ile duruşma gün ve saatini bildirir tebligat da yapılmadığından (ilk derece mahkemesince daha önce verilen aynı mahiyetteki kararın kaldırılmasına ilişkin dairemizin kararında açıkça vurgulandığı üzere) davacı vekiline yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi, usulüne uygun tebliğe rağmen gelmez ise dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken, mazereti kabul edilen ve yasal zorunluluğa rağmen duruşma günü ve saatinden usulüne uygun davetiye ile haberdar edilmeyen davacı vekilinin, başka bir amaçla yapılan tebligatla duruşma günü ve saatinden haberdar olduğu varsayımından hareketle 10/05/2022 tarihli celseye katılmaması nedeniyle takipsiz bırakılan davanın üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru göeülmediği (Yargıtay HGK, 17.01.2018 tarihli ve 2017/14-1760 Esas, 2018/43 Karar) '' gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-a/5.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.İkinci Kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince,'' kaldırma kararı sonrasında dosya kapsamında alınan 08/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında; davacının ... A.Ş.’den talep edebileceği rücuen asıl alacağının 20.010,57-TL ve işlemiş faizin 177,63-TL olduğu, davacının ... A.Ş.’den talep edebileceği rücuen asıl alacağının 35.509,91- TL ve işlemiş faizin 315,21-TL olduğu, davalı karşı davacı ... A.Ş.’ nin davacı ... A.Ş’ den talep edebileceği alacağının bulunmadığı mütalaa edilmiş olup, bilirkişi ek raporunun hüküm vermeye elverişli ve denetime uygun olduğu hususları da gözönünde bulundurularak istinaf kaldırma kararı doğrultusunda davacı- karşı davacı ... Sigorta A.Ş.'nin davasının kısmen kabulü ile ... sayılı takip dosyasının 55.520,48-TL asıl alacak, 492,84-TL faiz üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine, davalı- karşı davalı ... A.Ş.'nin sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle,1-Davacı- karşı davalı ... A.Ş.'nin davasının kısmen kabulü ile ... sayılı takip dosyasının 55.520,48-TL asıl alacak, 492,84-TL faiz üzerinden devamına,Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine,2-Davalı- Karşı davacı ... A.Ş.'nin sübut bulmayan davasının reddine,karar verilmiştir. Karara karşı davacı -karşı davalı vekili, davalı- karşı davacı ... A.Ş.vekili ve davalı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hükme esas alınan raporda rucu edilebilir kısımın tespitinde oranlamanın hatalı yapıldığını, müvekkili şirket aleyhine red edilen tutarı aşacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı-karşı davacı ... AŞ 2nin karşı davasının reddine karar verilmiş olup red vekalet ücretinin müvekkili lehine hükmedilmesi gerekirken davalı-karşı davacı lehine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı -karşı davacı ... A.Ş.vekili, müvekkili şirketin bu davada davalı -karşı davacı olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, zira müvekkili şirketin araç sürücüsüne ödediği 12.000-TL için İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nn de açtığı davada mahkemenin 2016/1204 Esas, 2020/517 Karar sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği halde bu husus dikkate alınmadan karşı davanın reddine karar verilmesinin ve buna bağlı olarak müvekkili aleyhine red vekalet vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından ... ( yeni ...) sayılı dosyasına yapılan 204.016,70-TL ödeme dikkate alınmadan karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.Davalı ...A.Ş. Vekili, müvekkili şirketin kazada herhangi bir kusuru bulunmadığından davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, mahkemece hükme esas alınan ek raporun hüküm vermeye elverişli olmadığını, raporun maddi hatalar barındırdığı yönündeki itirazlarının dikkate alınmadığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava; trafik kazası nedeniyle zarar görenlere davacı ZMM sigortacısı tarafından ödenen tazminatın, diğer müteselsil borçlulardan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı ... AŞ'ye ZMM poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 21.09.2010 tarihinde yaya ...'e çarparak ölümüne sebebiyet verdiği kazada, ...'in eşi ve çocukları tarafından İstanbul 6. İş Mahkemesi'nde davalı .... Sigorta AŞ, işveren ..... AŞ, yüklenici ... AŞ araç maliki .... ve araç sürücüsü ... aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 2012/215 Esas, 2015/448 Karar sayılı kararı ile; davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile, davacı eş davacı eş .... için 50.007,93-TL, davacı ... için 498,66-TL, davacı... için 1.767,63-TL maddi tazminat, davacı .... için 20.000,00-TL, diğer davacılar ....ve .... için 18.000,00-'er-TL, ..., ...ve... için 13.000,00-'er-TL manevi tazminatın davalı .... dışındaki diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiği, iş bu kararın Yargıtay derecatından geçerek 13.11.2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bahsi geçen bu karar ile hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlar ile ferilerinin ( işlemiş faiz , vekalet ücretleri ve yargılama gideri) davacı ... ve arkadaşları tarafından ... sayılı dosyasında icraya konulması üzerine, davacı ... Sigorta AŞ tarafından icra dosyasına 16.09.2015 tarihinde toplam 100.611,41-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Akabinde davacı ... Sigorta AŞ tarafından, ... sayılı dosyasında, sigortalı ... plakalı aracın yaya ....'e çarparak ölümüne sebebiyet verdiği 21.09.2020 tarihli trafik kazasına ilişkin olarak İstanbul 6. İş Mahkemesi'nin 2012/215 Esas,2015/ 448 Karar sayılı ilamının ... sayılı dosyasında icraya konulması üzerine icra dosyasına ödenen toplam 100.611,42-TL 'nin borçluların kusurlarına isabet eden 75.458,56-TL'nin borçlulardan müteselsilen tahsili istemi açıklamasıyla, davalılar aleyhine 75.458,56-TL asıl alacak ve 669,82-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 76.126,36-TL üzerinden icra takibi yapıldığı; davalıların itirazı üzerine duran icra takibine karşı davacı tarafça eldeki davanın açıldığı belirgindir.1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; İstanbul İş Mahkemesinin 2012/215 Esas, 2015/448 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ( bu dosyada kazanın meydana gelmesinde ölen yaya ....in kusuru %15, davacıya sigortalı araç sürücünün kusuru %25, davalı ... İnşaat'ın kusuru %30 ve davalı ... AŞ'nin kusuru %30 olarak belirlenmiştir.), ... sayılı dosyası, ödeme bilgileri ve bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamından, mahkemece hükme esas alınan 08.01.2014 tarihli bilirkişi ek raporunda tarafların kusur durumu ve ölen yayanın kusur oranı da nazara alınarak ve davalı ... AŞ'nin icra dosyasına ödediği rakam içindeki ( davacı ZMM manevi tazminattan sorumlu olmadığından ) manevi tazminata ve ferilerine ilişkin kalemler dışlanıp mahsup edilerek davacının, davalı ... AŞ'den rücuen talep edebileceği asıl alacak tutarı 20.010,57-TL, işlemiş faiz tutarı 177,63-TL ve davalı ... AŞ'den rücuen talep edebileceği asıl alacak tutarı 35.509,91-TL ve işlemiş faiz tutarı 315,21-TL olarak belirlenmiş olup, iş bu hesaplamada herhangi bir hata tespit edilememesine; 08.01.2014 tarihli ek raporun taraf ve yargı denetimine açık ve hükme esas alınmaya elverişli olmasına göre; asıl davaya yönelik davalı ...A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekili ve davalı ... ..AŞ vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. 2-Eldeki dava dosyasının ilk olarak Mahkemenin 2016/1204 Esas sırasında açıldığı, 01.10.2019 tarihli celsede asıl davanın iş bu dosyadan tefrikine ve karşı davanın iş bu dosya üzerinden devamına karar verildiği; asıl dava dosyasının tefriki sonrası mahkemenin 2019/567 Esas sırasına kayıt edildiği, bu dosya numarası üzerinden yapılan yargılamada 18/07/2018 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına, mahkemenin 05/11/2019 tarih, 2019/567 Esas, 2019/1002 karar sayılı kararı ile de davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, akabinde Dairenin yukarıda bilgileri yazılı ilamı ile iş bu kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrası dosyanın kayıt edildiği 2020/637 Esasta verilen davanın açılmamış sayılmasına dair kararın yine Dairenin yukarıda bilgileri yazılı ilamı ile kaldırılması üzerine son olarak dosyanın mahkemenin 2023/121 Esas sırasını aldığı ve yapılan yargılama sonunda istinaf incelemesine konu kararın verildiği anlaşılmaktadır.Karşı davanın devam ettiği mahkemenin 2016/1204 Esas sayılı dosyasında ise, 29.09.2020 tarih ve 2020/517 Karar sayılı karar ile, davanın esastan reddine, miktar itibariyle kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Bu halde, eldeki dosyada, karşı dava yönünden ortada verilen kesin bir karar bulunduğundan, karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, karşı davanın reddine dair hüküm oluşturulması doğru görülmemiştir.Hal böyle olunca, karşı davaya yönelik olarak davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusu anlamlı olmadığından reddine, davalı ... AŞ vekilinin karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, ancak bu husustaki yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın bu nedenle kaldırılıp HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, I/İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2024 tarih ve 2023/121 Esas 2024/196 Karar sayılı kararına karşı yukarıda (1) nolu bentte ayrı ayrı açıklanan nedenlerle asıl davaya yönelik davalı ...A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekili ve davalı .... A.Ş. istinaf başvurularının sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine,(2) açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karşı davadaki vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusu anlamlı olmadığından reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... A.Ş.vekili tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iş bu davalıya iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... A.Ş. tarafından yatırılması gereken 3.792,60-TL harçtan peşin yatırılan 948,00-TL harcın düşümü ile bakiye 2.844,60‬-TL harcın iş bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken 615,40-TL harcın peşin yatırılan (427,60x2) 855,20-TL harçtan düşümü ile bakiye 239,80-TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,ç/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,d/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendileri üzerinde bırakılmasına, II/İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2024 tarih ve 2023/121 Esas- 2024/196 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,1/Asıl Davanın Kısmen Kabulü ile,a/... sayılı takip dosyasının 55.520,48-TL asıl alacak, 492,84-TL faiz üzerinden devamına, b/Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine,c/Alınması gereken 3.792,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 919,45-TL harcından mahsubu ile bakiye 2.873,15-TL harcın davalı- karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,d/Davacı tarafça yapılan 948,65-TL ilk gider, 585,00-TL posta ve 3.850,00-TL bilirkişi masraflarından oluşan 5.383,65-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak 4.183,10-TL olan kısmının davalı- karşı davacıdan tahsili ile davacı- karşı davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı- karşı davalı üzerinde bırakılmasına,e/Davacı- karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarifeye göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı- karşı davacıdan tahsili ile davacı- karşı davalıya ödenmesine,f/Davalı- karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarifeye göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı- karşı davalıdan tahsili ile davalı- karşı davacıya ödenmesine,2/Karşı davada; ortada verilen kesin bir karar bulunduğundan, KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,III/Gider avansından arda kalanın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/06/2025

Atıf: Diğer undefined, E. 2012/215, K. 2015/448, T. 29.09.2020, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2012-215-e-2015-448-k-0d546b236dfc